Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

zeyno

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
2 Eyl 2005
Mesajlar
1,699
Aldığı Beğeniler
6
Konum
Gümüşhane
Takım
Galatasaray
'Kadın-erkek eşitli i' konusu tartışılmaya devam ede dursun, iki cinsin de vücut ve organ yapılarıyla ilgili gerçekleştirilen bir araştırma ilginç sonuçlar ortaya koydu.

Buna göre, kadınlara göre daha 'su'lu ve 'kan'lı olan erkek, boyda, kiloda ve el uzunlu unda karşı cinse fark atarken, kadına oranla daha kısa yaşıyor.

Erke in beyni yüzde 14 oranında daha a ır. Erke in kalbi de daha büyük ancak, yavaş atıyor. Erke in kalbi dakikada ortalama 72, kadının kalbi ise 80 kez çarpıyor. Erkeklerde 4.5 litre kana karşılık, kadınlarda 3.6 litre kan bulunuyor.

İhlas Haber Ajansı (İHA) muhabirinin derledi i bilgilere göre, erkek vücudunun yüzde 60-70'i sudan ibaret iken, kadınlarda ise bu oran yüzde 50-60 arasında. Erkekler hareketsiz vaziyette, vücudun metrekaresi başına ortalama 39.5 kalori, kadınlar ise 37 kalori yakıyor. Erkek günlük 2 bin 700 kaloriye, kadın ise 2 bin kaloriye ihtiyaç duyuyor.

Erkeklerde, kadınlarınkinin yarısı kadar ya dokusu var. Kadınlarda ya dokusu vücudun yüzde 27'sini, erkeklerde yüzde 15'ini oluşturuyor. Kadın vücudunda erkeklerden 3.5 kg daha fazla ya bulunuyor.

Erkekler, hayatları boyunca ortalama olarak kadınlardan 40 gün daha az hastalanıyor. Erkeklerin toplam 1.8 metrekare, kadınların 1.6 metrekare derisi var.
Her 105 erkek çocu a karşılık 100 kız çocuk do uyor. Erkek beyni yüzde 14 oranında daha a ır. Buna karşılık kadınların iki beyin yarım küresindeki iletişim daha iyi olup, beyindeki kan dolaşımı da daha sa lıklı gerçekleşiyor.

Erkek elinin ortalama uzunlu u 19.7 santimken, kadın eli ise 17.3 santimetre.
Erkekler ileri yaşlara kadar, kadınlar ise menopoza kadar (yaklaşık 50 yaş civarı) dölleyebilme ve döllenebilme yetene ine sahip. Kadınların yüzde 20'sinde, erkeklerin ise sadece yüzde 8'inde safra kesesi taşı oluşuyor.

Erkekler kadınlardan daha hızlı yaşlanıyor. 55 yaşındaki bir kadın, beden gücünün yüzde 90'ına sahip. Oysa aynı yaştaki erkekte bu oran yüzde 70. 35 yaşındaki erke in damar sistemi, 50 yaşındaki kadınınkine eşde er. Buna karşılık, kadında sadece cilt daha ince oldu u için daha erken yaşlanıp kırışıyor. Kadınlar yaşlanma olayını, psikolojik olarak erkeklerden daha güçlükle kabulleniyor.

Erkekler, kadınlardan yüzde 50 oranında fazla kas hücresine sahip bulunuyor. Bulu ça ında erkeklerde kas hücrelerinin sayısı 20 misli, kadınlarda 10 katı artıyor. Erkek vücudunun yüzde 40'ı, kadın vücudunun yüzde 35'i kaslardan oluşuyor. Kadınlardan üçte bir oranında daha güçlü olan erkekler, bacakları daha uzun ve daha kaslı oldu u için kadınlardan daha iyi koşup daha uza a zıplayabiliyor.

Ortalama erkek 175 santim boyunda ve 73.5 kg a ırlı ında. Gö üs çevresi 98.5 santim, beli 80.4 santim. Ortalama kadın 160 santim boyunda olup 61.2 kg'dir. Gö üs çevresi 90.1 santim olup kalça genişli i 96.5 santim ve beli de 74.3 santimdir. Gırtlaktaki 'Adem elması' adı verilen çıkıntı da sadece erkeklere hastır.

"KADINLAR DAHA UZUN ÖMÜRLÜ"
Erkekler dakikada ortalama 16 kez, günde de 23 bin kere soluk alıp veriyor. Kadınlar ise dakikada 20-22 kez, günde 30 bin kez kere nefes alıp veriyor. Her iki cins de 12 bin litre hava soluyor.

Erkekler ortalama 71.5 yıl, kadınlar 78 yıl yaşıyor.
Erkeklerde 4.5 litre, kadınlarda 3.6 litre kan bulunuyor. Erkeklerin 140/88 olan tansiyonu da kadınlarınkinden yüksek. Bu de er kadınlarda 130/80 şeklindedir.
Erkeklerin omuzları daha geniş, kolları ve bacakları daha uzun, kemikleri daha a ır, eklemleri de daha büyüktür. Buna karşılık kadınların kalça kemikleri daha geniş, eklemleri de daha oynaktır.

Kadınların ses telleri daha kısa oldu u için sesleri de daha tizdir. Kadınların işitme ve koklama duyuları daha güçlüdür. Buna karşılık erkekler parlak ışı a karşı daha hassastır. Erkek gözü ayrıntıları daha iyi seçer.

Erkeklerin vücut ısısı kadınlardan daha yüksektir. Kadınların saçları daha sık ve telleri daha dirençlidir. Saç kökleri kafa derisinden 2 milim daha derinde oldu u için erke inki kadar çabuk dökülmez.

Kadınlar daha çok antikor üretir, bu sebeple de erkeklere kıyasla bakteri ve virüs hastalıklarına daha seyrek yakalanır.
Erkeklerin sivilce sorunu daha fazladır. Bu da daha çok testosteron üretmesinden kaynaklanır. Bu hormon ya bezelerini uyarır ve derideki gözeneklerin tıkanmasına, dolayısıyla sivilceye sebep olur.

Sadece her 4 AIDS hastasından biri kadındır. Kadınlar, deri altındaki ya tabakasının fazlalı ı sebebiyle erkeklerden daha iyi yüzer.
 

muzdelife

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
12 Eyl 2005
Mesajlar
387
Aldığı Beğeniler
0
Erkekler kadınlardan daha hızlı yaşlanıyor. 55 yaşındaki bir kadın, beden gücünün yüzde 90'ına sahip. Oysa aynı yaştaki erkekte bu oran yüzde 70. 35 yaşındaki erke in damar sistemi, 50 yaşındaki kadınınkine eşde er


ALLAH razı olsun...
 

Maximillian

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
25 Eyl 2005
Mesajlar
231
Aldığı Beğeniler
3
FİZİKSEL OLARAK BARİZ FARKLAR VAR ELBETTE...ANCAK BU FARKLAR KİŞİLERİ EŞİTLİK ANLAMINDA BİRBİRİNDEN ÜSTÜN KILMIYOR.ÖNEMLİ OLAN TAKVA...ZATEN HER KONUDA EŞİT OLMALARI GEREKMİYOR.YÜCE YARTICININ TAKDİRİ...YALNIZ BİR ŞEY VAR Kİ HER YÖNDEN BİRBİRLERİNİ TAMAMLIYOR KADIN VE ERKEK...YÜCE YARATICININ BİRBİRLERİNE MUHTAÇ YARATTIGI İKİ GÜZİDE VARLIK.ZİRA ONUN YARATIŞINDA HEP BİR HİKMET GİZLİ.........
 

konyali-kiz

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
15 Eyl 2005
Mesajlar
1,033
Aldığı Beğeniler
8
ben kadinlarin erkeklerden daha erken vücut ve yapi olarak cöktügünü biliyordum ?( ?(
 

fzehra

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
25 Ağu 2005
Mesajlar
9,365
Aldığı Beğeniler
1,490
Konum
İstanbul
Kadın sorunu

· Kapitalizmde kadın sorunu çözülebilir mi?

Kadın sorunu sınıflardan ba ımsız olarak ele alınabilecek bir sorun de ildir. Marksizm, kadın sorununun da, tıpkı sınıflı toplum, özel mülkiyet ve devlet gibi her zaman var olmadı ını, kadınların ezilmesinin toplumun sınıflara bölünmesine ba lı oldu unu gösterir. Bundan ötürü, kadın sorununun ortadan kalkması da, sınıfların ortadan kalkmasıyla, yani sosyalist devrimle mümkün olacaktır. Yaşam koşullarında devrimin gerçekleştirece i radikal de işim sayesinde, erkeklerle kadınlar arasındaki ilişkilerde ve onların tüm düşünce ve hareket tarzlarında bir dönüşümün yolu açılacaktır. Böyle büyük bir sıçrama olmaksızın, insan psikolojisinin ve davranışlarının de işiminden söz etmek, aldatmaca olur. Sosyal varlık bilinci belirler.

Üretici güçler bir kez özel mülkiyetin ve ulus devletin deli gömle inden kurtuldu unda, hayal edilmemiş bir ekonomik refah düzeyine hızla ulaşmak mümkün hale gelecektir. Korkunun, hırsın, kıskançlı ın ve açgözlülü ün egemen oldu u eski zihniyet, onu do uran maddi koşullar ortadan kalktı ı ölçüde yok olacaktır.

Bu, kadınların ezilmesinin, işçi sınıfı iktidarı aldı ı zaman otomatik olarak ortadan kalkaca ı anlamına gelmez. Erkekle kadın arasında gerçek insani ilişkilerin kurulması için gereken toplumsal koşullar yaratıldı ı zaman, sınıfsal barbarlı ın psikolojik mirasının üstesinden de nihai olarak gelinecektir. Fakat işçi sınıfı kapitalizmi yıkıp, sınıfsız toplum için gereken koşulları hazırlamadıkça, kadınların gerçek kurtuluşu mümkün de ildir. Okuma Listesi

· Kadınla erkek eşit olamaz mı?

Sınıflı toplumların yarattı ı genel erkek egemen düşüncenin, kadın-erkek eşitli i konusunda en sık başvurdu u argümanlardan biri de kadınla erke in do aları gere i eşit olamayaca ı iddiasıdır. Kapitalizm, iş eme in sömürüsüne geldi inde, kadınla erke i hemen her alanda aynı çalışma ortamının içine sürüklemekten geri durmamıştır. Dolayısıyla zekâ, yetenek, beceri gibi konularda, kadınla erkek arasında var oldu u iddia edilen adeta genetik eşitsizli in hiç de olmadı ını bizzat kapitalizm kanıtlamıştır. Ne var ki, bazı feministlerin yapmaya çalıştı ı gibi, yaşamı kadınla erke in fiziksel güç de dahil olmak üzere her alanda bire bir eşit oldu unu kanıtlamaya çalışan bir yarışa dönüştürmek de bir o kadar yanlıştır. Bu, kapitalizmin emekçi sınıfları burjuva ve küçük-burjuva feminizmi temelinde bölmeye ve sınıf mücadelesinden uzaklaştırmaya çalışırken en sık başvurdu u yollardan biridir. Kadın-erkek eşitli i dendi inde anlaşılması gereken, kadınlarla erkeklerin her açıdan bir ve aynı olması de il, kelimenin en geniş anlamında tüm dünya nimetlerinden yararlanmada ve kendini özgürce geliştirmede eşit haklara sahip olması, hiçbir ayrımcılı a tâbi tutulmamasıdır. Marksistlerin görevi, temelde fizyolojik farklılıklar olmak üzere birtakım farklılıklar barındırması gayet do al olan erkek ve kadını, aynı mücadelenin, kapitalizmi yıkma mücadelesinin eşit haklar ve sorumluluklar yüklenen özgür savaşçıları haline getirmektir. Bu mücadeleyi zevkle ve gönüllü olarak sürdüren kadın ve erkek arasında, anlamsız çekişmeler, kıskançlıklar ve yarışlar da olmayacaktır. Okuma Listesi

· Feminizm çare mi?

Marksistlere göre, her çeşit toplumsal baskının temel nedeni toplumun sınıflara bölünmüşlü üdür. Birçok feministe göreyse kadının ezilmesi, erke in do asından kaynaklanır. Bu, bilimsellikten tümüyle uzak, statik bir anlayıştır. Erkeklerin do asında kadınları ezmelerine yol açan bir şey oldu unu iddia etmeye varan bu anlayışa göre, kadınlar erkekler tarafından her zaman ezilmişlerdir ve ezilmeye de devam edeceklerdir.

Feminizm, kadın sorununu sınıflar üstü bir sorun olarak ele alıp, kadınla erkek arasındaki çatışma olarak görmektedir. Feminist akımlar ne kadar radikal görünmeye çalışırlarsa çalışsınlar, kapitalist sisteme esaslı bir karşı duruş içinde de ildirler. Sorunun özünü, yani sınıfsal niteli ini kavramaktan aciz olan feminizmin, soruna çare olması da mümkün de ildir. Okuma Listesi

· Tüm kadınların sorunu bir mi?

Kadın sorunu sınıfsal bir sorundur ve insanlı ın bir parçası olan kadınlar da sınıflara bölünmüşlerdir. Sınıflı toplumun başlangıcından bu yana var olan kadının ezilmişli i sorunu, her sınıftan kadında farklı farklı yansımasını bulmuştur. Ezilen sınıfların kadınları ezilmişli i ve çift kat sömürüyü had safhada yaşarken, ezen sınıfın kadını bu ezme ve sömürme ilişkisinde erke inin saflarında yer almıştır. Bu kapitalist toplumda da aynen geçerlidir.

Sınıfların arası açıldıkça, bu sınıflara mensup olan kadınların yaşadıkları sorunlar arasındaki uçurumlar da derinleşmektedir. İşçi sınıfının kadınları en kötü koşullarda ve en düşük ücretlerle a ır bir sömürüye tâbi tutulurken, her türlü eşitsizli e maruz bırakılırken, işin yanı sıra bir de evin yükünü sırtlanırken, burjuva kadınlar bütün bunlardan uzakta, işçilerin el koyulan artı-de erini kocalarıyla paylaşmakla meşguldürler.

Birileri günde 12 saat çalışıp, bütün yorgunlu unun yanı sıra çocuklarının, eşinin ve kendi karnının nasıl doyurulaca ını düşünmekten uyuyamazken, birilerinin uykusu olsa olsa hangi eşyayı, hangi arabayı, hangi evi alaca ına, hangi restaurantta tıkınaca ına, tatilini dünyanın hangi köşesinde geçirece ine karar verememekten kaçmaktadır.

Sorunun sonunda gelip ekonomiye dayandı ı kapitalist toplumun gerçekli i böyleyken, kadınların kadın olmaktan gelen ortak sorunlarını bulmak da olanaksızlaşmaktadır. Dolayısıyla bir olan sorun kadınların de il, emekçi sınıfın kadınlarının sorunudur.
 
Üst Alt