- Üyelik Tarihi
- 2 Eyl 2005
- Mesajlar
- 2,975
- Aldığı Beğeniler
- 2
Kadın ve Cihâd
Hz. Peygamber (s.a.v.) Efendimizin devrinden günümüze kadar İslâm kadını, hem ordular için dünyânın en cesûr mücâhidlerini ve en mert yi itlerini yetiştirmiş, hem de zaman zaman bizzat harbe iştirâk ederek büyük kahramanlık örnekleri vermiştir.
Hz. Peygamber (s.a.v.) Efendimiz zamanında, kadınlık, İslâm u runda ilk şehîdini vermiştir. Kadın, İslâmın en ızdıraplı Mekke devrinde dîni u runda erkekle birlikte her türlü işkenceye katlanmış, gerekti inde yurdunu terkedip hicret etmiş, müslümanlara tatbik edilen muhâsara ve açlık yüzünden gözü önünde cân veren evlâdının dayanılmaz acısını çekmiştir.
Kadın, İslâm ordusunun yaptı ı seferlerin bir ço una katılmış ve ordunun yaralı gâzîlerini nakil ve tedâvî etmek, şehîdleri taşımak, mezâr kazmak, yemek pişirmek, su taşımak, levâzım muhâfızlı ı yapmak gibi birçok hizmetler îfâ etmiştir. Ayrıca, bizzat kılıç ve ok kullanmış, düşmanları öldürmüş, kendisi de gâzî veya şehîd olmuştur.
ça ımızda ise, savaş metodları de işmiş olup artık e itim ve kültür savaşları yapılmaktadır. Ana hedef, müslüman hanımının örtüsü, hayâsı, iffeti ve çocu udur. Günümüzün müslüman kadınının en büyük cihâdı ise, nâmûsunu korumak, çocu unu küfür ve ahlâksızlık bata ından kurtarıp, îmânlı bir nesil olarak yetiştirmek, kocasına itâat etmek ve İslâma uygun örtünerek Allâha kulluk etmektir. Bütün bunları başaran kadın, gerçek bir mücâhidedir. Bu cihâdın bayra ı, onun şerefli örtüsü, silâhı da, yetiştirdi i îmânlı gençliktir.
Osman Ersan -İslam'da Kadının De eri ve Hakları kitabından alıntıdır.
Hz. Peygamber (s.a.v.) Efendimizin devrinden günümüze kadar İslâm kadını, hem ordular için dünyânın en cesûr mücâhidlerini ve en mert yi itlerini yetiştirmiş, hem de zaman zaman bizzat harbe iştirâk ederek büyük kahramanlık örnekleri vermiştir.
Hz. Peygamber (s.a.v.) Efendimiz zamanında, kadınlık, İslâm u runda ilk şehîdini vermiştir. Kadın, İslâmın en ızdıraplı Mekke devrinde dîni u runda erkekle birlikte her türlü işkenceye katlanmış, gerekti inde yurdunu terkedip hicret etmiş, müslümanlara tatbik edilen muhâsara ve açlık yüzünden gözü önünde cân veren evlâdının dayanılmaz acısını çekmiştir.
Kadın, İslâm ordusunun yaptı ı seferlerin bir ço una katılmış ve ordunun yaralı gâzîlerini nakil ve tedâvî etmek, şehîdleri taşımak, mezâr kazmak, yemek pişirmek, su taşımak, levâzım muhâfızlı ı yapmak gibi birçok hizmetler îfâ etmiştir. Ayrıca, bizzat kılıç ve ok kullanmış, düşmanları öldürmüş, kendisi de gâzî veya şehîd olmuştur.
ça ımızda ise, savaş metodları de işmiş olup artık e itim ve kültür savaşları yapılmaktadır. Ana hedef, müslüman hanımının örtüsü, hayâsı, iffeti ve çocu udur. Günümüzün müslüman kadınının en büyük cihâdı ise, nâmûsunu korumak, çocu unu küfür ve ahlâksızlık bata ından kurtarıp, îmânlı bir nesil olarak yetiştirmek, kocasına itâat etmek ve İslâma uygun örtünerek Allâha kulluk etmektir. Bütün bunları başaran kadın, gerçek bir mücâhidedir. Bu cihâdın bayra ı, onun şerefli örtüsü, silâhı da, yetiştirdi i îmânlı gençliktir.
Osman Ersan -İslam'da Kadının De eri ve Hakları kitabından alıntıdır.