Bilindi i gibi bazı mübarek ay, gün ve gecelere ait bir kısım faziletlerden bahsedilmiştir. Mesela, Kur'ân'ın ifadesiyle, Kadir Gecesi'ni ihya eden bir insan, bin ayı ihya etmiş gibi sevap alır. Yine Efendimiz'in (sav) ifadesiyle, vatanı korumak gayesiyle bir saat nöbet tutan insan, bir sene ibadet yapmış gibi sevap kazanır; keza bir saat tefekkür eden insan, bir sene ibadet yapmış gibi olur... Demek bu türlü az ve dar bir zaman dilimi içinde, yine hayatî önem taşıyan bir mekanda bir insanın yapaca ı bazı hususi, cüzî, zıllî şeyler, cüz'iyetten çıkıp külliyet kesbediyor, zılliyetten çıkıp asliyete inkılap ediyor ve Cenabı Hakk'ın katında aslı eda edilmiş gibi kabul ediliyor.
İmam Rabbani Hazretleri'nin Ramazan'la ilgili de erlendirmesine gelince; en başta meselenin teşvik yanı söz konusu. Yani bir insan, Ramazanı şerifi, gecelerini kıyamla, gündüzlerini de oruçla geçirirse, onun için Kadir Gecesi'nde vaat edilen İlahi lütuflar bahis mezvuu olabilir. Dolayısıyla bütün bir seneyi câmi bir mümin olarak geçirir ve böyle bir insanın sakatatı olmaz. Bu da, o insan için bir sâlih (do urgan) dairenin teşekkül etmesi demektir ki, böyle bir durumda her hayır, başka bir hayrı do urur ve derken o insan için bir hayırlar dairesi teşekkül eder.
Evet, bir insan gecesiyle gündüzüyle bir Ramazanı şerifi ihya etmekle, bütün sene hayırlara açık olabilir ve hep hayır yollarında dolaşabilir. Tabii böyle potansiyel bir lütfu İlahi herkes için söz konusudur. Ramazanı şerifi tastamam ihya eden bir insan için Efendimiz (sav), "Kim inanarak ve aynı zamanda sevabını da Allah'tan bekleyerek oruç tutarsa, işledi i bütün günahları Allah (cc) affeder." buyurur. Demek bu türlü mübarek ibadetlerde insanın niyeti, hülusu, yakîn mülahazası çok önemli ki, bunların derinli ine göre Allah (cc), bazen bire on, bazen yüz ve bazen de milyon veriyor. Tabii böyle bir sevap katlaması, o insanın ömrünün senelerini aşar.
Bunu küçük bir misalle anlatmak gerekirse, diyelim ki Ramazanı şerifte Kadir Gecesi'ni yakaladınız. Bu, bin ay hesabına göre seksen sene yapar. Buna göre, o insan sanki seksen sene yaşamış gibi sevap kazanır; başka bir ifadeyle, bin ay namaz kılmış, bin ay oruç tutmuş gibi olur. Bu ise, bir insanın ömrünü aşkın bir şeydir; zira ümmeti Muhammed'in en uzun yaşayanları bile seksen yaşını biraz aşkın yaşamışlardır/yaşıyorlar. Yine bu öyle bin ay ve öyle seksen sene ki, içinde riya yok, süm'a yok.. mesela siz namaz kılar, rükua gidersiniz ama içinizden, "çevredeki insanlar da gördü, iyi bir rüku çıkardım" diye geçirseniz; yine secdeye gider, Cenabı Hakk'ın, Efendimiz'in (sav) secdesini tarif ederken "Secde edenler arasında kıvrım kıvrım halini Allah görüyor.." ifadesinde oldu u gibi, kıvrım kıvrım bir secde eda edersiniz; ama aklınızın köşesinden, 'nasıl secde edilirmiş insanlar bir görsün' diye geçirseniz, sizin bu düşünceniz o secdeyi de, rükuu da ve onların önündeki şeyleri de alır götürür. Sadece yatıp kalkmanız ve bir de yorgunlu unuz yanınıza kâr kalır. Ama Kadir Gecesi'nde kazandı ınız şey, öyle bir netice verir ki, gecenin bir ânında ve kimsenin olmadı ı bir ortamda yaptı ınız ibadet ü taati riya, süm'a fırtınaları alıp götürmez. Yine onun içinde başka günahlar da yoktur; mesela harama bakmamış, yalan söylememiş, dini mübîni İslam'ın esaslarına aykırı hareket etmemişsinizdir.
Bir ehli tahkikten bu geceyle ilgili şöyle bir de erlendirme duymuştum; bu zat derdi ki, mesela birinin malını yemişsiniz, birine sövmüşsünüz ya da birinin gıybetini etmiş, çekiştirmişsiniz. Bütün bunların karşılı ını ötede sizin sevabınızdan alır, ona verirler. Ancak bu verilecek şeyler, sizin yaptı ınız şeylerden verilir; fazlî olan, yani Allah'ın (cc) size fazlından verdi i şeylerden verilmez. O halde, e er Cenabı Hak bir gecede size seksen senelik bir ecir vermişse, seksen bin adama borcunuz da olsa, e er sizin sadece o geceniz varsa, o geceniz alınıp onlara taksim edilir; ama Allah'ın fazlî surette size verdi i şey, seksen seneye muâdil olarak bitevî size kalır...
İşte Ramazan ayı, böylesine hayırlara, hasenata açık ve aynı zamanda önemli hayırlar do uran bir aydır. Ancak hususiyle Kur'ân hizmetkârlarının, Ramazan'ı da, başka zamanları da ayrı bir önem arz etmektedir. Çünkü günümüzde hiç kimsenin yapamayaca ı her mevsime ait işleri, Allah (cc) bu hizmet erlerine yaptırıyor. Böylece onlar, sadece Ramazan ayını de il, adeta bütün ömürlerini mücahede ruhu ile bir dantela gibi örüyorlar. İşte bu durum, İmam Rabbani Hazretleri'nin dedi i, münhasıran bir Ramazan'ı ihya etmeyi, onu de erlendirmeyi ve Ramazan'ın de erlendirilmesiyle çok engin, çok geniş hayırlara açılma işini çok çok aşar. Çünkü bu insanlar, göz doldurucu ve çok çalımlı işler yapıyor ve belki şu anda gerçek de eriyle de erlendiremeyece imiz şekilde bir tarih yazıyorlar. Bu açıdan da e er bir Ramazan ayı ihlaslı bir insana seksen senelik ömür kazandırıyorsa, her halde onlarınkini hesap etmek mümkün olmayacaktır. ***
Kim Kadir gecesini, faziletine inanarak ve alacagi sevabi Allahtan bekleyerek ibadet ve taatla geçirirse geçmis günahlari bagislanir (Buhari).