Kalabalık kentler ürkütür yüre imi
u ultular doldurur beynimi yürüdükçe
tüm gözlerden incinmiş bir bakış sızar istasyonlara
kirli vagonlarda taşınan ince bir hüzün gibi ki,
hep aynı yerimi burkan
bu yüzü kirli şehirde
kimse kimseyi sevmiyor
bilmiyor avuçları kar çiçe i kokan
bir çocu un saçlarına dokunmayı
şiirler okumayı bir alacaşafa a
kaç kez uçuruma ittiysem yüre imi
bir çift göz gördüm deltalarda
yalvaran bir ses
kırıldı içimde yıllarca gizledi im ayna
kalbime batıyor şimdi kırıkları
nehirler boyu kanıyorum
ateşler boyu yanıyorum
alın götürün beni buralardan allah aşkına
dayanamıyorum
nereye baksam denizi duman
neye dokunsam ah
hüznün acıyla öpüştü ü bir kıyıda kaldım
yok gidemem başka bir liman
anla
al bu acıları koy bir yana
kör bir sevdanın imgeminde
bir yanı Mecnundur çöllerimin bir yanı Leyla
bir yanı Yusuftur zindanımın bir yanı Züleyha
şimdi yorgunum her akşam yollara bakıp ah çekmekten
nereye baksam güz bahçeleri
nereye gitsem üstüme devrilir gök
kime nasıl anlatırım sancılarımı, kim anlar beni
hasretin bin çeşidiyle delik deşik yüre im
kimsem de kalmadı artık halime a layacak
böyle boynu bükük duruşum ondan
ondan bir yanım hep vurgun, hep yetim, hep kırgın
ömrüm vay
ömrüm vay
şiir cıvıltıları oysa gönül ormanımda
yıldız ışıltıları
uzanıpda tutamıyorum
hüznün en karanlık sularında bo uldu sevinçlerim
unutulmuş bir sokak ortasında
düş denizlerine bırakıyorum solu umu
ellerim üşüyor, yüre im, gözlerim üşüyor
kimse bölüşmüyor sevinçlerini
uzak bir kıyıda kalıyor hayallerim
bütün iskeleler yıkılıyor
bütün iskeleler yıkılıyor
hiç bir gemi almıyor beni
bir damla gözyaşı olup akıyor yüre im avuçlarıma
yüre im deliboran, yüre im delipoyraz, yüre im kan
hasret ki, kızıl alev bir güldür
koparıp gö sümden ateşlere atıyorum
hiç kimse çekip almıyor
hiç kimse çekip almıyor kalbimi ateşler içinde
kanıyor en katı yerinde gece, yanıyor yüre im
yüre im alev topu
yüre im kanrevan
yüre im nar
yüre im ateş
yüre im ah!
tutundu um dal kırık
sokuldu um kucak çiçek açmıyor
aldırmıyor çı lıklarıma sevdasına yandı ım hayat
acının ve ateşin burgacında
ince bir sızı gibi geçip gidiyor ömrüm
nasıl katlanacaksa kalbim bunca a rıya
ömrüm oy
ömrüm oy
ömrüm oy
u ultular doldurur beynimi yürüdükçe
tüm gözlerden incinmiş bir bakış sızar istasyonlara
kirli vagonlarda taşınan ince bir hüzün gibi ki,
hep aynı yerimi burkan
bu yüzü kirli şehirde
kimse kimseyi sevmiyor
bilmiyor avuçları kar çiçe i kokan
bir çocu un saçlarına dokunmayı
şiirler okumayı bir alacaşafa a
kaç kez uçuruma ittiysem yüre imi
bir çift göz gördüm deltalarda
yalvaran bir ses
kırıldı içimde yıllarca gizledi im ayna
kalbime batıyor şimdi kırıkları
nehirler boyu kanıyorum
ateşler boyu yanıyorum
alın götürün beni buralardan allah aşkına
dayanamıyorum
nereye baksam denizi duman
neye dokunsam ah
hüznün acıyla öpüştü ü bir kıyıda kaldım
yok gidemem başka bir liman
anla
al bu acıları koy bir yana
kör bir sevdanın imgeminde
bir yanı Mecnundur çöllerimin bir yanı Leyla
bir yanı Yusuftur zindanımın bir yanı Züleyha
şimdi yorgunum her akşam yollara bakıp ah çekmekten
nereye baksam güz bahçeleri
nereye gitsem üstüme devrilir gök
kime nasıl anlatırım sancılarımı, kim anlar beni
hasretin bin çeşidiyle delik deşik yüre im
kimsem de kalmadı artık halime a layacak
böyle boynu bükük duruşum ondan
ondan bir yanım hep vurgun, hep yetim, hep kırgın
ömrüm vay
ömrüm vay
şiir cıvıltıları oysa gönül ormanımda
yıldız ışıltıları
uzanıpda tutamıyorum
hüznün en karanlık sularında bo uldu sevinçlerim
unutulmuş bir sokak ortasında
düş denizlerine bırakıyorum solu umu
ellerim üşüyor, yüre im, gözlerim üşüyor
kimse bölüşmüyor sevinçlerini
uzak bir kıyıda kalıyor hayallerim
bütün iskeleler yıkılıyor
bütün iskeleler yıkılıyor
hiç bir gemi almıyor beni
bir damla gözyaşı olup akıyor yüre im avuçlarıma
yüre im deliboran, yüre im delipoyraz, yüre im kan
hasret ki, kızıl alev bir güldür
koparıp gö sümden ateşlere atıyorum
hiç kimse çekip almıyor
hiç kimse çekip almıyor kalbimi ateşler içinde
kanıyor en katı yerinde gece, yanıyor yüre im
yüre im alev topu
yüre im kanrevan
yüre im nar
yüre im ateş
yüre im ah!
tutundu um dal kırık
sokuldu um kucak çiçek açmıyor
aldırmıyor çı lıklarıma sevdasına yandı ım hayat
acının ve ateşin burgacında
ince bir sızı gibi geçip gidiyor ömrüm
nasıl katlanacaksa kalbim bunca a rıya
ömrüm oy
ömrüm oy
ömrüm oy