Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

Necmeddin

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
24 Ocak 2006
Mesajlar
10,138
Aldığı Beğeniler
179
Konum
Batman
Takım
Diğer
KALBE GELEN HAVATIRIN BİLİNMESİ
Meleğin ve şeytanın insanın üzerinde yönlendiren etkisi vardır.

Havatırı tefrike aid arzı ve istek, müridin himmeti. talebi, iradesi ve Cenab-ı Hakk'ın takdir ve ettiği nasib kadardır.

Havatır Allah (cc)'ın kuluna gönderdiği elçilerdir.

Kalp lekelendiği zaman şeytan onu arzu ederek ona doğru yaklaşır.

Kalbin saffeti, zikir ve murakebe ile muhafaza altına alınmıştır. Zikrin kendine ait bir nuru vardır.

Zikrin kapısı takva ile açılır. Kul organlarını ilahi yasaklardan korumadıkça takvaya eremez.

Takva önce yasaklardan, sonra da lüzümsuz meşgalelerden alıkor, hatta nefsin vesveselerinden bile alıkor.

Nefsin söyledikleri genel olarak telakki edilmeli.

Nefsin hak ve hazları ancak üzere iki ihtiyacı vardır.

Nefis, vesvese ile eşyayı gerçeğe ve hakikate aykırı bir şekilde, sahibine ters yüz ederek göstermeye böylece kişiyi eğri tarafa çekmeye çalışır.

İnsanların bir kısmına havatırın yönü konusunda, haz tarafını bırakarak hak tarafını yapması dışında başkası caiz değildir.

Havatır hakkında şüpheye düşen insanlardan bir kısmı da Allah (cc)'tan kendilerine verilen güçlü ilmin tesiriyle, haz tarafına meyleden havatırı ve onun gereğini yapma yoluna gider.

Uruç eden kişi, bu halini muhafaza ederek normal durumuna iner. Fakat hali aynı şekilde devam etmez. İnişi ile birlikte nefsin istek ve ihtiyaçları menziline tekrar girer.

Bütün fiiller, kendilerinden önce bulunan havatırdan doğar.

Yediği içtiği haram olan kimse ilham ile vesveseyi birbirinden ayırdedemez.

Havatır konusunda şüpheye sevkeden sebepler:

1- Yakin zayıflığı

2- Nefsin sıfatlarını tanımadaki ilim azlığı

3- Heva ve hevese uyma

4- Dünya, makam, mevki ve hubb-u cah sevgisi.

Cüneyd:

"Hakk'tan gelen havatırın birincisi diğerinden daha kuvvetlidir."

Allah'ın hatırı bazen meleklerden bazen de nefisten gelir.

Hal, sabit ve kalıcı değildir.

Bir şey önce "hal" olarak başlar, bilahere makam haline gelir.

"Muhasebe hali"nefsin vatanı, yerleşme yeri ve makamı haline gelir. Bunun devamlı hale gelmesi ve muhasebenin kulda yerleşik duruma yükselmesi halinde, muhasebe halinden, muhasebe makamına yükselmiş olur.

Bütün hallerin en yücesi, Hakka'l yakin halidir. Mevhibe-i İlahidir.

Makamlar kesbi, haller vehbidir.

Haller, Cenab-ı Hakk'ın gönülde uyandırdığı şeyler, makamlar ise bunların yollarıdır.

Haller devamlı olmaz ve peşpeşe gelmezse hal değil, tevih ve besadih adını alır. Bu hallerin başlangıcıdır. Devam ederse hal olur.

Kul, makamlara yükselmeye, hallerin artması ve fazlalaşması ile devam eder.

Kul, gerçek tevbeye erişinceye kadar, hal olan tevbe ile tekrar tevbe etmeye devam eder.

Tevbenin başında meydana gelen zecr ve meş hali üç şekilde tezahür eder:

1- İlim yoluyla mez

2- Akıl yoluyla mez

3- İman yoluyla mez

Rıza hali de kul, rıza makamında mutmain oluncaya kadar gidip gelmesine devam eder.



 
Üst Alt