Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

keremm

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
7 Eyl 2005
Mesajlar
1,242
Aldığı Beğeniler
9
Konum
AĞRI ( İSTANBUL - İstinye)
Takım
Galatasaray
Kalbi ılık mı, kılıbık mı?


İki arkadaş cami avlusunda oturmuş konuşuyorlardı. Arkadaşlardan birisiBu akşam arkadaşlarla maç izlemeye gidece iz, sen de gelir misin diye sordu.

Soruyu soranın durumuna bakılırsa arkadaşının sevinç içerisinde evet diyerek onaylamasını bekliyordu. Ama beklenen olmadı.

Arkadaşının yüzüne ciddi bir yüz ifadesiyle bakan genç,Hayır maça gelemem. Biliyorsun ben evlendim, artık gözü yolda olan ve sürekli evde bekleyen bir eşim var. Bundan böyle hayatıma daha dikkat etmeliyim. dedi. Bu ifadeyi duyan arkadaşı önce hayretle baktı arkadaşının yüzüne, ardından alaylı bir tavırla ;Vay, vay, vay kılıbık kardeşim, yüre i sevgi dolu pek muhterem ev erke i, bakıyorum da ilk haftada boyunun ölçüsünü almışlar. Nedir bu evdekileri ihmal etmemeliyim, artık maça gelmeyece im lafları diyerek yeni evli genç arkadaşını ayıpladı.

Yeni evli genç tam a zını açmış arkadaşına bir cevap verecekti ki yan taraflarında oturan nur yüzlü bir dedenin konuşmasıyla başını o tarafa çevirdi. O zamana kadar olanları göz ucuyla takip eden dede söze karıştı.Gençler kusura bakmayın az önce konuştuklarınıza kulak misafiri oldum. Ve bu misafirlik beni yıllar öncesine götürdü. Şimdi müsaadenizle size o gün başımdan geçen ve bugün sizin sayenizde hatırladı ım olayı anlatmak istiyorum.diyerek başladı anlatmaya.

Yeni evlenmiştim, mahalleden çok sevdi imiz arkadaşlar bir program yapmış, birlikte e lenmek istemişlerdi. Tabii beni de ça ırmışlardı. Durumu eşime anlatarak gittim; ama akşam olmak üzereyken geri dönece ime dair söz verdim. Kalkmak üzere hareket edince durumu arkadaşlarıma izah etmeye çalıştım ama hepsi birden anlaşmışlar gibi az önce arkadaşının sana maça gelmiyorum dedi in için söyledi i şeyleri söylediler. Kimisi kılıbık, kimisi korkak kimisi daha önce böyle de ildin, evlendin böyle oldun tarzında şeyler söylediler. Anlayaca ınız zor durumdaydım. Ya eve gidip akşamı eşimle geçirmeyi tercih ederek korkak ve kılıbık olacak, ya da arkadaşlarımla kalarak onların baskısıyla güya kazak erkek oldu umu ispatlayacaktım. Her şeyi göze alarak oradan ayrılmaya karar verdim. Yolda gelirken evimize çok yakın olan caminin hocasıyla karşılaştım.

Durumu ona açmaya karar verdim. Söyledi i Sen kılıbık de il, kalbi ılıksın. ifadesi o kadar hoşuma gitti ki, o günden bugüne ismim hep kalbi ılık olarak kaldı. Bu yüzden ben bunca hayatım boyunca evde asıp kesen, sövüp döven, ba ırıp ça ıran, kırıp dökenlerle de il, kalbi ılıklarla oturup kalkarım. Öylelerinin aslında erkeklik dedikleri onları pohpohlayan nefislerinden başkası de il. Hz. Peygamber gerçek pehlivanı bize bakın nasıl anlatıyor:Gerçek pehlivan öfkelendi i zaman nefsine hakim olabilen kimsedir. (Müslim, Birr, 106)

Sonra beni bir kenara çekerek konu ile ilgili Hz. Peygamberin söyledi i birkaç hadisi de ekleyerek şu kalbi ılı ı evde bekleyen eşinin yanına gönderdi.

Biz bazen yabancıya bir melek gibi davranır, yüzüne güleriz de eve geldi imizde bizden sevgi bekleyen ev halkına karşı ifrit kesiliriz. Yabancı insan ne yapsın senin güzel ahlakını. Evet, elbette ki ona da güzel davranılmalı; ama, güzel davranış, yani güzel ahlak ilk başta hayatı birlikte yaşadıklarımıza lazım de il mi?

Bir başka yerde de yine en hayırlıdan bahseden Allah Resulü usvetül hasene olarak kendisini de örnek göstererek bize olmamız gereken hali anlatıyor. Hz. Aişe anlatıyor: Hz. Peygamber (sas) buyurdular ki: Sizin en hayırlınız, ailesine karşı hayırlı olandır. Ben aileme karşı hepinizden daha hayırlıyım... O gün bana korkak diyen ve kılıbık olmakla eleştiren arkadaşlarımın birço u ya eşinden ayrıldı ya da zehir zemberek bir aile hayatları oldu. Oysa Allah Resulünün sözlerini hayatıma düstur edindi im için evim çoluk çocukların oynaştı ı bir cennet köşesine döndü. Varsın bana korkak desinler. Ben Rabbimin ne dedi ine kulak verir, her zaman kalbi ılıklardan olmayı tercih ederim. Hakkınızı helal edin.

Dedenin bu anlattıklarından sonra kendisini maça davet eden arkadaşının yüzüne anlamlı anlamlı bakan genç Sen istersen bana kılıbık demeye devam et. Ben maça gelmeyerek evde dört gözle beni bekleyen eşimin yanına giderek Kalbi ılıklardan olmaya kararlıyım. diyerek ayrıldı. Dede, gencin arkasından gülerek bakıyordu.
selametle..
(alıntı)
 

zeyno

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
2 Eyl 2005
Mesajlar
1,699
Aldığı Beğeniler
6
Konum
Gümüşhane
Takım
Galatasaray
Harika bir yazı.Bak bir şey daha ö rendim." Kılıbık de il, kalbi ılık"Gönderi için teşekkürler.
 

Başak

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
25 Ağu 2005
Mesajlar
1,488
Aldığı Beğeniler
5
Biz bazen yabancıya bir melek gibi davranır, yüzüne güleriz de eve geldi imizde bizden sevgi bekleyen ev halkına karşı ifrit kesiliriz. Yabancı insan ne yapsın senin güzel ahlakını. Evet, elbette ki ona da güzel davranılmalı; ama, güzel davranış, yani güzel ahlak ilk başta hayatı birlikte yaşadıklarımıza lazım de il mi?

Allah cc Razı olsun kardeşimm..

Ben de ögrenmiş oldum sayende,

Kopyaladıgım yerde çok hoşuma gitti,

Rabbim amel edenlerden eylesinn...
 

keremm

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
7 Eyl 2005
Mesajlar
1,242
Aldığı Beğeniler
9
Konum
AĞRI ( İSTANBUL - İstinye)
Takım
Galatasaray
Orjinal Yazarı Başak
Biz bazen yabancıya bir melek gibi davranır, yüzüne güleriz de eve geldi imizde bizden sevgi bekleyen ev halkına karşı ifrit kesiliriz. Yabancı insan ne yapsın senin güzel ahlakını. Evet, elbette ki ona da güzel davranılmalı; ama, güzel davranış, yani güzel ahlak ilk başta hayatı birlikte yaşadıklarımıza lazım de il mi?

Allah cc Razı olsun kardeşimm..

Ben de ögrenmiş oldum sayende,

Kopyaladıgım yerde çok hoşuma gitti,

Rabbim amel edenlerden eylesinn...
Ecmain.inşallah daha güzel yazıları sizlere ulaştırmaya gayret ederim.selam ve dua ile
 

silaucan

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
9 Eyl 2005
Mesajlar
1,962
Aldığı Beğeniler
7
bu erkek arkadaşlar birbirlerini gaza getirmeyi
o kadar beceriyorlar ki; =)
yok kılıbık oldun,yok korkaksın; yani hikayede anlatılan
olaylar gerçekte yaşanılan şeyler =)

Peygamber Efendimiz (sallallâhu aleyhi ve sellem), bir gün:
"İnsanların en kötüsü, ailesine (hanımına, çocuklarına)
sıkıntı verendir." buyurur.
Ashab-ı kiram hazretleri sorar:
"Aileye sıkıntı vermek, nasıl olur Ya Rasulallah?"
Peygamber'imiz cevaben şöyle buyurur:
"Kişi, eve geldi inde, hanımı ürperir,
çocugu ise korkarak ondan kaçar."

evin reisi olan kocaya büyük görevler düşüyor.
O, hanımını, çocuklarını hoş tutmalı,
onlara sert ve haşin davranışlardan kaçınmalı,
aile dışında karşılaştıgı olayların sıkıntısını eve taşımamalı
ve hele başkalarına olan kızgınlıgının acısını evdekilerden
çıkarmaya asla kalkışmamalıdır.
(ailem dergisinden alınmıştır)
 

huzurumsun

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
18 Ağu 2005
Mesajlar
481
Aldığı Beğeniler
1
çok güzel bir paylaşım ders alınması lazım

erkeklere ithaf olunur :)
 

keremm

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
7 Eyl 2005
Mesajlar
1,242
Aldığı Beğeniler
9
Konum
AĞRI ( İSTANBUL - İstinye)
Takım
Galatasaray
Orjinal Yazarı huzurumsun
çok güzel bir paylaşım ders alınması lazım

erkeklere ithaf olunur :)

bizlere ithaf ettiginiz için teşekkür ederim.merak etmeyin bu forumdaki erkeklerin hepsi kalbi ılıklardandır.(acaba öylemidir ??)
 
Üst Alt