- Üyelik Tarihi
- 7 Eyl 2005
- Mesajlar
- 1,242
- Aldığı Beğeniler
- 9
- Takım
- Galatasaray
bu yazıyı bir kardeşimiz mail olarak yollamış,kendisine teşekkür ederiz.bende sizlerle paylaşmak istedim umarım beyenirsiniz.buyrun..
Savaşın en kanlı günlerinden biriydi. Asker en iyi arkadaşının az ileride, kanlar içinde yere düştü ünü gördü. İnsanın başını bir saniye siperden çıkaramayaca ı gibi bir ateş altındaydılar.
Asker te menine koştu hemen:
- Komutanım, bir koşu arkadaşımı alıp geleyim mi?
"Delirdin mi ?" der gibi baktı te men...
- Gitme e de mez o lum, arkadaşın delik deşik olmuş. Büyük olasılıkla ölmüştür bile. Kendi hayatını da tehlikeye atma sakin!
Ama asker o kadar çok ısrar etti ki, te men izin vermek zorunda kaldı.
- Peki, dene bakalım!
Asker yo un ateş altında fırladı siperden ve mucize eseri, arkadaşının yanına kadar gitti, yaralı arkadaşını sırtlandı ı gibi taşıdı.
Birlikte siperin içine yuvarlandılar.
Te men koşup yaralıya bir göz attı ve nefes nefese bir kenara yıkılmış askere döndü:
- Sana hayatını tehlikeye atmaya de mez, dememiş miydim! Bu zaten ölmüş...
- De di Komutanım, de di! dedi asker.
- Nasıl de di, arkadaşın zaten ölmüş, görmüyor musun?
- Gene de de di komutanım, çünkü yanına vardı ımda henüz yaşıyordu...
Ve onun son sözlerini duymak, dünyalara bedeldi benim için...
Ve, hıçkırarak, arkadaşının son sözlerini tekrarladı:
"Gelece ini biliyordum!"
GELECEĞİNİ BİLİYORDUM!
Kalbimizde "arkadaşlık" denilen bir mucize var. Nasıl oldu unu, nasıl başladı ını bilemezsiniz. Ama bunun özel bir arma an oldu unu.
Gerçekten de arkadaşlar nadide mücevherlerdir. Yüzünüzü güldürüp, başarmanız için cesaret verirler.
Sizi dinlerler ve kalplerini açmaya hazırdırlar.
Bugün arkadaşlarınıza, onlarla ne kadar ilgilendi inizi gösterin..
Selamlar...
Savaşın en kanlı günlerinden biriydi. Asker en iyi arkadaşının az ileride, kanlar içinde yere düştü ünü gördü. İnsanın başını bir saniye siperden çıkaramayaca ı gibi bir ateş altındaydılar.
Asker te menine koştu hemen:
- Komutanım, bir koşu arkadaşımı alıp geleyim mi?
"Delirdin mi ?" der gibi baktı te men...
- Gitme e de mez o lum, arkadaşın delik deşik olmuş. Büyük olasılıkla ölmüştür bile. Kendi hayatını da tehlikeye atma sakin!
Ama asker o kadar çok ısrar etti ki, te men izin vermek zorunda kaldı.
- Peki, dene bakalım!
Asker yo un ateş altında fırladı siperden ve mucize eseri, arkadaşının yanına kadar gitti, yaralı arkadaşını sırtlandı ı gibi taşıdı.
Birlikte siperin içine yuvarlandılar.
Te men koşup yaralıya bir göz attı ve nefes nefese bir kenara yıkılmış askere döndü:
- Sana hayatını tehlikeye atmaya de mez, dememiş miydim! Bu zaten ölmüş...
- De di Komutanım, de di! dedi asker.
- Nasıl de di, arkadaşın zaten ölmüş, görmüyor musun?
- Gene de de di komutanım, çünkü yanına vardı ımda henüz yaşıyordu...
Ve onun son sözlerini duymak, dünyalara bedeldi benim için...
Ve, hıçkırarak, arkadaşının son sözlerini tekrarladı:
"Gelece ini biliyordum!"
GELECEĞİNİ BİLİYORDUM!
Kalbimizde "arkadaşlık" denilen bir mucize var. Nasıl oldu unu, nasıl başladı ını bilemezsiniz. Ama bunun özel bir arma an oldu unu.
Gerçekten de arkadaşlar nadide mücevherlerdir. Yüzünüzü güldürüp, başarmanız için cesaret verirler.
Sizi dinlerler ve kalplerini açmaya hazırdırlar.
Bugün arkadaşlarınıza, onlarla ne kadar ilgilendi inizi gösterin..
Selamlar...