Önce edebi yazmalı kalem.
Önce edebi anlatmalı kelime.
Önce edebi idrak etmeli insan
Edep güzel; edep yüce
İnsan güzele müştak, insan yüceye sevdalı&
Kâinatın en büyük hakikati iman , imanın en büyük hakikati edep.
Edep; hâl ehlinin lügatinde :
Mâ-fevkini (üstündekini) çok görmemek, mâ-dûnunu ( aşağısını) tahkir etmemek, herkesi haliyle hoş görüp Hâlıkın hatırı için mahlûka merhamet edip sevmektir.
diye izah edilir.
Edep hakikatin büyüklüğü karşısında iki büklüm olmak, Onun kemaliyle kendinden geçmektir. Yunusun odunları misali daldan pürüzden budanmaktır. Elif gibi dimdik, ok gibi dosdoğru olmaktır.
Kurânı hayata hayat yapma yolunda, ilahî hedefi Kurân ahlakıyla on ikiden vurmaktır. Gerek dünya gerek ukbâ adına atılan her adımı itidal ve denge üzre atmaktır. Elhasıl kulluk şuuruna ermek, ruhu ve bedeni sünnet-i seniyyenin nuruyla huzura erdirmektir. Habib-i Zişanı bu yolda kayıtsız-şartsız rehber kabul etmektir.
Edep, Onun gibi oturmak, Onun gibi kalkmak, Onun gibi bakmak, Onun gibi yaşamaktır (s.a.s) Onun gibi Hakkın teveccühünü kazanmaktır
Hz. Osman edep timsaliydi. Sünnet-i Seniyyeyi aklında, cisminde ve ruhunda bütün incelikleriyle yaşamıştı. Ahmed bin Hanbelin Hasan-ı Basrîden rivâyet ettiğine göre kapalı kapılar ardında bile elbiselerini çıkarmaktan çekinirdi .
Edebinin derinliğinden dolayı Efendimiz (s.a.s) kendilerini ümmet-i Muhammed içinde herkese nasip olmayan bir pâyeye layık görmüşlerdi. Hz. Osmanı :
Ashabım içinde bana en çok benzeyendir
diyerek kendilerine benzetmişlerdi.
Herkesin cennette bir dostu vardır. Benim dostum da Osmandır.
hadisiyle Hz. Osmanı dostu olmakla müjdelemişlerdi. ALLAH (c.c) da Resulünü hislendiren bu emsalsiz edep karşısında Hz. Osmana (r.a) Kurân ilmini nasip etmişti.
Tarih, Kurân karşısında edebinden sabaha dek uyumayan bir başka Osmanı daha kaydeder. Rabbim, Kuran karşısında sabaha kadar edeple el-pençe divan duran kul Osman Gazinin soyuna da koskoca bir imparatorluk çınarını büyütmeyi layık görmüştü.
Bizim de şu acımasız dönemde; edebi, edepsiz ham ruhlara ilim yoluyla anlatacak yeni Osmanlara dair dualarımız vardır.
Edebin aydınlığında cehlin karanlığını yok etmek ne büyük lütuf. Edebin ruha kazandırdığı zarafetle ilim yolunda insanlığa hadim olmak ne güzel&
İlim sadece kulu Rabbine ulaştırırsa ilimdir. Edepsiz ilim Hakka ve yarattığı her şeye karşı edepsizliktir. Gaye âlim olmaksa âlim olmanın şartı edepten ibarettir. Çünkü:
Edep ehl-i ilimden hâlî olmaz
Edepsiz ilim okuyan âlim olmaz
Halkın içinden, Hakka açılan kapılar vardır. Kapıların ardında insanı kucaklamayı bekleyen dostun şefkat dolu kolları &
İnsanı halkta bırakıp yükselişine engel olan dünya ve nefistir. İnsanı Hakka götüren âlâ-yı illiyine çıkaran, yücelten ise akıl, kalp, marifet ve yakîndir.
Edep, dünya ve nefsin oyun ve desiselerini bilip akıl anahtarıyla kalp kapısını aralamaktır. İrfan sırrına erip her adımını Onu (c.c) kaybetme korkusuyla atmaktır.
Ruhun akıl öncülüğünde dünyadan ulvi hakikate doğru yola çıkmasıdır. Nefis düşmanıyla mücadele edip yol almasıdır. Her adımını danışarak usulüne göre atması, benliğini bu yolda yok saymasıdır.
Edep yolunun yolcuları şunu gayet iyi bilmelidirler.
Usülsüz , vüsûl olmaz