- Üyelik Tarihi
- 30 Eki 2007
- Mesajlar
- 872
- Aldığı Beğeniler
- 9
- Takım
- Diğer
Kar$ilayanim sen ol...!
$imdi gidiyorsun yani... Ba$ini öne egdi, gözlerini kisti. Titriyordu. Cocuk ellerini tuttu. -Gönlüm seninle.- Sustu... Öylece kalakaldilar. Dügümlendi kelimeler. Sir oldu baki$lar. Bir direni$ türküsüydü söylenen sessizlige... Saate baktilar ayni anda yelkovana takildi yürekleri. Vakit gelmi$ti. Ayaga kalktilar, birer birer döküldü parmaklar avuclardan, söz vermi$ler ki arkalarina bakmadan ayrilmaya, dönüp gitmeye ba$ladilar. Bir. Iki. Ve ücüncü adim planlarini bozdu. Ilk defa kavu$mu$ gibi sarildilar tekrar tekrar...
Dalmi$tim, acimi$ti yüregim. A$ina oldugum yollar ugruna dökülen gözya$lari bir daha dü$ündürmü$tü sevmek ve sevilmek adina... Bir ugurlayanim yoktu belki ama gitmelere aldirmamak en zoru da buydu herhalde. Dönecegini bilmek belki bir Allahaismarladik ile yetinmek. Oysa her gitme bir el sallayi$ bir umut bekler... Otogarlar, duygularin harman oldugu alevlere gebe. Her an bir dogum bir ölüm...
Yava$ yava$ doluyor otobüs ön koltuga ya$lı bir teyze oturdu belli ki yanindaki kiziydi. Analarin sesi hep ayni mı olur bir kez daha sordum kendime. Siyirdi dü$üncelerden kokusuna hasret oldugum bu ses. -Bekleme artik yavrum, koltugum rahat, iyiyim ben, bak ellerin buz gibi olmu$ hadi git artik.- Tamam, öyleyse dedi kiz usulca egildi ve bir buse kondurdu annesinin yanagina. Merhamet timsali hapsetmi$ duygularini, sükut ediyor. Ici yansa da, biraksa da canini arkada. Yüzlerce kez gitme dese de ana yüregi i$te bekleme diyor. Bir sessizlik cöküyor üstüne. Yutkunuyor hafiften ama nafile, icini cekiyor ve nihayet dökülüyor gözya$lari. Sessiz ama bir o kadar da gürül gürül agliyor. Yillarin birikimiydi sanki bu... Cantasindan kenari oyali mendilini cikarip gözlüklerinin arkasindaki billur tanelerini sildi. Sonra yeleginin cebine sokuyor elini ve Ilaha fisildamaya veriyor kendini.
Ugurlanmak beklenildigini bilmek. Gitmelerin teskini, duygularin yogurumu ve sevilmek belki. Bir kere daha sarilmalar, el sallamalar. Son anlara siki$tirilmi$ sevgi sözcükleri. Kaybetmenin verdigi aci yüregin kapladigi örtüyü indiriyor a$agi ve cözüyor dilinin bagini. Gitmeler kapi araliyor duygulara. Erteleme tutkunu insanogluna bir tokat indiriyor terk edili$ler. Zeval olmayan hatira geliyor ve asil ugurlani$. 'kalu bela $ehidna' nagmesiyle ayrili$ huzurdan ve gurbete dü$en bir tohum. Topragini aramada yalanci havada. Kulaginda hep o ses bocaliyor zamanla. Her ayrili$ hüzün veriyor, her seste ici kayniyor. Kavu$sa da doyamiyor, bulu$malardan haz etmiyor. Ba$ka dalda gözleri dagin arkasi hayali, okyanus ötesi istegi. Gidenin baki$lari bulanik mateme bürünmü$, ugurlayanin gölgesi uzun, omuzlari dik zahiren gülümsemede...
En Sevgiliyi ugurlayan Mekke! Sen nasil ugurladin bahcenin en güzel Gülünü, dagların ta$larin hele topragin sir olup dagildilar mi? Ya En Sevgili dogup büyüdügü, hatiralariyla dolu $ehri terk ediyordu. Devesini ara ara durdurup ona bir süre bakiyor sonra yoluna devam ediyordu. Hani durup Mekke'ye bakti: ^Bana, Senden daha güzel, daha sevimli yurt yoktur. Zorlanmami$ olsaydim, Senden asla ayrilmazdim...^dedi. (1) Mekke cana geldi. Kainat bu ugurlani$i seyrediyor, Efendisi'nin hüznüne katiliyor ve hallerini duaya ceviriyorlardi. Ey Rabbim O'nun yüregi yanmasin, acimasin gözleri, hasret burkmasin yüregini. Kalbine bir sizi dü$mü$, devasi sende...
Ortaligi bir serinlik kapladi, o an sadece gökyüzü döktü icini ve üfül üfül esen rüzgar müjdeyi getirdi: (Resulüm!) Kur'an'i Sana farz kilan Allah, elbette Seni (yine) dönülecek yere (Mekke'ye) döndürecektir... (2) Bu müjdeye sevindi, mübarek yüzlerinde tebessüm belirdi. Dallarda bir canlilik meyveye durdu, martilar ne$eli denize uctu ve sevda gönüllere yeniden oturdu...
Ugurlamak ya da ugurlanmak O'nun ugrunaysa gözya$lari kutsal, cekilen cile de manidardir. Ve $imdi Peygamberane duyguyu icime cekiyorum ve terennüm oluyor dudaklarimda
Ya Rabbim kar$ilayanim sen ol...!
Kaynakca:
(1)Tirmizi,age 13/280
(2) kasas,28/85
Ay$egul Tulu
$imdi gidiyorsun yani... Ba$ini öne egdi, gözlerini kisti. Titriyordu. Cocuk ellerini tuttu. -Gönlüm seninle.- Sustu... Öylece kalakaldilar. Dügümlendi kelimeler. Sir oldu baki$lar. Bir direni$ türküsüydü söylenen sessizlige... Saate baktilar ayni anda yelkovana takildi yürekleri. Vakit gelmi$ti. Ayaga kalktilar, birer birer döküldü parmaklar avuclardan, söz vermi$ler ki arkalarina bakmadan ayrilmaya, dönüp gitmeye ba$ladilar. Bir. Iki. Ve ücüncü adim planlarini bozdu. Ilk defa kavu$mu$ gibi sarildilar tekrar tekrar...
Dalmi$tim, acimi$ti yüregim. A$ina oldugum yollar ugruna dökülen gözya$lari bir daha dü$ündürmü$tü sevmek ve sevilmek adina... Bir ugurlayanim yoktu belki ama gitmelere aldirmamak en zoru da buydu herhalde. Dönecegini bilmek belki bir Allahaismarladik ile yetinmek. Oysa her gitme bir el sallayi$ bir umut bekler... Otogarlar, duygularin harman oldugu alevlere gebe. Her an bir dogum bir ölüm...
Yava$ yava$ doluyor otobüs ön koltuga ya$lı bir teyze oturdu belli ki yanindaki kiziydi. Analarin sesi hep ayni mı olur bir kez daha sordum kendime. Siyirdi dü$üncelerden kokusuna hasret oldugum bu ses. -Bekleme artik yavrum, koltugum rahat, iyiyim ben, bak ellerin buz gibi olmu$ hadi git artik.- Tamam, öyleyse dedi kiz usulca egildi ve bir buse kondurdu annesinin yanagina. Merhamet timsali hapsetmi$ duygularini, sükut ediyor. Ici yansa da, biraksa da canini arkada. Yüzlerce kez gitme dese de ana yüregi i$te bekleme diyor. Bir sessizlik cöküyor üstüne. Yutkunuyor hafiften ama nafile, icini cekiyor ve nihayet dökülüyor gözya$lari. Sessiz ama bir o kadar da gürül gürül agliyor. Yillarin birikimiydi sanki bu... Cantasindan kenari oyali mendilini cikarip gözlüklerinin arkasindaki billur tanelerini sildi. Sonra yeleginin cebine sokuyor elini ve Ilaha fisildamaya veriyor kendini.
Ugurlanmak beklenildigini bilmek. Gitmelerin teskini, duygularin yogurumu ve sevilmek belki. Bir kere daha sarilmalar, el sallamalar. Son anlara siki$tirilmi$ sevgi sözcükleri. Kaybetmenin verdigi aci yüregin kapladigi örtüyü indiriyor a$agi ve cözüyor dilinin bagini. Gitmeler kapi araliyor duygulara. Erteleme tutkunu insanogluna bir tokat indiriyor terk edili$ler. Zeval olmayan hatira geliyor ve asil ugurlani$. 'kalu bela $ehidna' nagmesiyle ayrili$ huzurdan ve gurbete dü$en bir tohum. Topragini aramada yalanci havada. Kulaginda hep o ses bocaliyor zamanla. Her ayrili$ hüzün veriyor, her seste ici kayniyor. Kavu$sa da doyamiyor, bulu$malardan haz etmiyor. Ba$ka dalda gözleri dagin arkasi hayali, okyanus ötesi istegi. Gidenin baki$lari bulanik mateme bürünmü$, ugurlayanin gölgesi uzun, omuzlari dik zahiren gülümsemede...
En Sevgiliyi ugurlayan Mekke! Sen nasil ugurladin bahcenin en güzel Gülünü, dagların ta$larin hele topragin sir olup dagildilar mi? Ya En Sevgili dogup büyüdügü, hatiralariyla dolu $ehri terk ediyordu. Devesini ara ara durdurup ona bir süre bakiyor sonra yoluna devam ediyordu. Hani durup Mekke'ye bakti: ^Bana, Senden daha güzel, daha sevimli yurt yoktur. Zorlanmami$ olsaydim, Senden asla ayrilmazdim...^dedi. (1) Mekke cana geldi. Kainat bu ugurlani$i seyrediyor, Efendisi'nin hüznüne katiliyor ve hallerini duaya ceviriyorlardi. Ey Rabbim O'nun yüregi yanmasin, acimasin gözleri, hasret burkmasin yüregini. Kalbine bir sizi dü$mü$, devasi sende...
Ortaligi bir serinlik kapladi, o an sadece gökyüzü döktü icini ve üfül üfül esen rüzgar müjdeyi getirdi: (Resulüm!) Kur'an'i Sana farz kilan Allah, elbette Seni (yine) dönülecek yere (Mekke'ye) döndürecektir... (2) Bu müjdeye sevindi, mübarek yüzlerinde tebessüm belirdi. Dallarda bir canlilik meyveye durdu, martilar ne$eli denize uctu ve sevda gönüllere yeniden oturdu...
Ugurlamak ya da ugurlanmak O'nun ugrunaysa gözya$lari kutsal, cekilen cile de manidardir. Ve $imdi Peygamberane duyguyu icime cekiyorum ve terennüm oluyor dudaklarimda
Ya Rabbim kar$ilayanim sen ol...!
Kaynakca:
(1)Tirmizi,age 13/280
(2) kasas,28/85
Ay$egul Tulu