Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

cüneyd-i

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
4 Eyl 2005
Mesajlar
138
Aldığı Beğeniler
1
KaranliĞin İÇİnden Gelen Şeytanİ DÜzen Ve TaŞeronlari Hk. Bİlİnmeyenler...???

--------------------------------------------------------------------------------

SİYONİZMİN YENİ DÜNYA DÜZENİ...

OKUMAKTA ACİZLİK GÖSTERİRSENİZ TELAFİSİ MÜMKÜN OLMAYAN BİR HATA YAPMIŞ OLURSUNUZ...!

ÇOK ŞAŞIRACAKSINIZ...

Karanlığın içinden gelen Şeytani Düzenin AKTÖRLERİ-YÖNTEMLERİ...

Sevgili Dostlar,
Medyanın günlük yaşamınızda beyinlerimizi geçirdiği yıkama işleminden hepiniz haberdarsınız. Bu beyin yıkama işlemi dünya çapında dizayn edilmiş ve tüm insanları hedef alan bir operasyondur. Her dilden konuşan bu "beyin siliciler" davranışlarımızı, düşüncelerimizi giyim kuşamımızı,kültürel değerlerimizi,hayat şeklimizi ve kısacası hayatımızda bizi biz yapan her şeyi etki altına almıştır. Dini inançlarımız bile bu beyin yıkama cenderesinden kendini kurtaramadı.

1990 senesinde Saddamın Irakı işgali ve ardından yaşanan olaylar sonucu gelişen Çöl Fırtınası operasyonu ile başlayan gelişmeler bugünkü durumun mesajcılarından birisiydi. Dünyanın her yanından insanlar hayatlarının televizyonda canlı yayınlanan ilk savaşını merak ve korkuyla izlediler. Savaşı izleyen ve savaşın nedenleriyle olası sonuçlarını yorumlamaya çalışan dönem insanlarının bilmediği tek şey ise bu savaşın belli bir amaç doğrultusunda bir grup özel insan tarafından ayrıntısı ile dizayn edildiği ve başarıyla sahneye konulduğu gerçeğiydi.

Bu gizli grup önce bir milyon askere sahip ve nükleer güç edinmenin eşiğinde olan son derece korkunç bir "Hitler" taklidi illüzyonunu yarattı. Dizayn edilen "Saddam" karakterinin Kuveyti işgal ederek dünya petrol rezervlerinin beşte birine el koyduğu korkusu da insanların kalbine aynı ihtimam ile yerleştirildi. İşin gerçeği ise tabii ki bambaşkaydı. Saddam denilen zavallı, küresel elitlerin elindeki onlarca kukladan biriydi ve büyük planda kendisine verilen rolü yerine getiren ufacık bir piyondan başkası da değildi. Plana göre Saddamın görevi Körfez savaşına bahane oluşturup Küresel yöneticilerin planı için bir başlangıç noktası oluşturmaktı. Bu planı kuranlar yüzlerce yıldır buna benzer pek çok sahte "savaşı" çıkarmış ve konularında oldukça uzmanlaşmış zeki insanlardı.

Bu "fitne çıkarma uzmanları" perde arkasından yüzlerce yıldır onlarca savaşa,devrime ve ekonomik felaketlere imzalarını atmış olan bir grubun temsilcileriydi. Bu gizli yöneticiler siz farkında olmasanız da okuduğunuz,duyduğunuz ve gördüğünüz her şeyi ince bir şekilde dizayn ederek size sunuyorlar. Bu kişiler koca bir dünyadaki milyonlarca insanın düşünme şekillerini yeniden dizayn ettiler ve yeryüzündeki otorite merkezlerinin büyük kısmına sızdılar. Gölgelerin arasında kurdukları bu Şeytani düzene de "Yeni Dünya Düzeni" adını koydular. Yeni Dünya Düzeninde sizin içinde yaşamak zorunda kalacağınız yeni ve şeytani bir siyasi,ekonomik ve dini yapı öngördüler ve bugün tüm dünyada bu düzeni hayata geçiriyorlar.

Bu kişilerin bütün bunları yapmaktaki tek amacı tam bir dünya hakimiyeti kurmaktır ve bu amaç doğrultusunda karşılarına çıkan her engeli acımasızca ezip geçiyorlar.Bu amaçlarını artık gizlemiyorlar bile örneğin Amerikan başkanı Bushun babası eski başkan George Bush Kuveytin işgali sonrası yaptığı bir konuşmasında aynen şu kelimeleri kullanmıştı " Bugün tehlikede olan sadece küçük bir ülke değildir,Büyük bir fikirdir,YENİ DÜNYA DÜZENİ" Bunları sizlere unutturdular sevgili dostlar ama biz buradayız ve hatırlatacağız hem de birer birer.

Şimdi sizleri zamanda gerilere götürmek istiyorum. Gideceğimiz tarih 1099 senesi. O sene Fransız asıllı Papa İkinci Urban Küdüsü geri almak için Müslümanlara savaş ilan etti. Haçlı seferleri olarak bilinen bu savaş sonrası Kudüsteki Hz.Süleyman tapınağının yeri olarak bilinen bölge bir grup fanatik savaşçı papaz tarafından ele geçirildi. Kendilerine "Süleyman Tapınağının Şövalyeleri" veya kısaca "Tapınak Şövalyeleri" diyorlardı. Bense onlara kısaca "Tapınakçılar" demek istiyorum. Tapınakçılar Küdüste bulundukları dönemde Yahudi gizli öğretisi "Kabala" ile ilgilendiler. Bugünkü sosyetik anlamının dışında Kabala Yahudilerin çeşitli putperest kaynaklardan derledikleri büyücülük bilgileridir ve şeytana tapma temelli son derece karanlık ve korkunç ritüeller ve uygulamalar içerir.

Bu yeni öğrendikleri bilginin ve kazandıkları gücün etkisinde kalan şövalyeler büyük bir değişime uğradılar ve bugüne kadar sürdürdükleri Yahudi-Tapınakçı işbirliği başlamış oldu. Bu işbirliği aslında perde arkasında Yahudilerin olduğu ve Tapınakçıları operasyonel olarak kullandıkları bir ilişkidir. Tapınakçıların değişiminin farkına varan Papa 5.Klement 1314 yılında yayınladığı bir fetva ile bütün tapınakçıları "kafir" ilan etti. Bunun üzerine tapınakçılar yeraltına geçtiler. Bir kısmı da İskoçyaya gitti. İskoçyada İngilizlere karşı savaş veren ve dikkat ederseniz Mel Gibsonun "Cesur Yürek" filminde kahraman olarak sunulan Robert Bruce'un hizmetine giren Tapınakçılar onun İngilizleri yenmesine yardımcı oldular ve İskoçyada son derece etkili mevkilere yükseldiler.

Papanın fetvası ardından gelen tutuklama ve idamlardan sonra yok olmanın eşiğine gelen Tapınakçılar böylece İskoçyada kendilerine yeni bir üs kurmuş oluyorlardı. 1603 senesinde İskoç kralı 5.James'in akrabalık yoluyla İngiliz tahtına geçmesiyle Tapınakçılar İngiltereye de adım atma imkanı buldular ve etkilerini İngiliz Krallığına yaymaya başladılar. Tapınakçı kimliklerini büyük bir özenle gizleyen şövalyeler kendilerine yeni bir isim vermişlerdi. "Hür Masonlar"

Hür Masonların İngiliz kraliyet ailesine mensup ilk üyesi Wales prensi Frederick'tir. Bu kişiden sonra Kraliyet ailesine iyice sızan Tapınakçıların bugün bile Kraliyet ailesine mensup pek çok üyesi bulunmakta. Bu üyeler arasında Prens Philip,Edinburgh dükü ve pek çok soylu bulunuyor. Size şimdiden söylemek isterim ki İngiltere ve Amerikanın tek bir krallık çatısı altında birleşmesi amacı altında yakın bir gelecekte İngiltere ve Amerikada büyük karışıklık ve savaşlar görebilirsiniz. Bu konuyu şimdilik geçiyorum. Bilginin bir zamanı vardır. Her şey her zaman söylenemez ne yazık ki.

Tapınakçılar İngiltereden sonra Fransaya da sızmayı başardılar. 18.yüzyılda Fransada zengin ve soylular ile fakir halk tabakaları arasındaki uçurum iyice büyümüştü. Fransız sistemindeki bu açığı ise en iyi Tapınakçılar görüyordu ve zaten Fransızlarla görmeleri gereken çok eski bir hesapları da bulunmaktaydı. Tapınakçıların düzenlediği müthiş bir propaganda kampanyası ile Fransız halkı isyana teşvik edildi ve Fransız tarihinin en büyük isyanı çıkartıldı. Bu isyana biz şimdi "Fransız İhtilali" diyoruz. Dönemin tüm medyası ve iletişim araçlarını kontrol eden Tapınakçılar Krallarına belli bir oranda saygı besleyen tüm bir kitleyi kısa zamanda en büyük Krallık düşmanı haline getirdiler. Tapınakçılar Masonluk yolu ile etki altında tuttukları politikacı ve subaylarla müthiş bir darbe planı hazırladı. Halkın kışkırtılması ve kritik bölgedeki elemanları vasıtasıyla başarıya ulaşan darbe sonucu 1793 senesinde Kral 16.Luis idam edildi ve Fransız monarşisi tasfiye oldu. Bu darbeden sonra İngiltereden sonra Fransada Tapınakçıların kontrolü altına girdi. Bugün bu kontrol halen sürmektedir.

Fransadan sonra sıra Amerikaya gelmişti. Amerikanın kurucu babaları olarak lanse edilen kişilerin hepside Tapınakçıların etkisi altındaydı. Bu kişiler Amerikan bağımsızlık savaşı tiyatrosunu sahneye koydular. Tapınakçı kontrolü altındaki İngiltere ile Amerikadaki tapınakçı liderlerin yönetimindeki koloniler sahte bir savaş verdi. Savaşın sonunda Amerikalılar bağımsız olduk diye sevinirken aslında direkt olarak Tapınakçıların kontrolüne girmişlerdi. Üst düzey bir mason olan George Washington ile başlayan bu yeni sistemin en güzel simgesi üzerinde George Washingtonun resmi olan Amerikan 1 Dolarının üzerindeki Masonik Tapınakçı sembolü "Her Şeyi Gören Göz" resmidir. Elinize 1 dolar geçerse dikkatle bakmanızı tavsiye ederim.

Kitap konusu olan bir konuyu makaleye sığdırdığım için hızlıca geçtiğim bu olaylar sonucu Amerika,İngiltere ve Fransanın tam kontrolünü ele geçirmiş Tapınakçı bir oluşum resmini ana hatları ile çizdik. Şimdi birazda Tapınakçıların insanları kontrol yöntemlerine bakalım.


 

cüneyd-i

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
4 Eyl 2005
Mesajlar
138
Aldığı Beğeniler
1
...DEVAMI-2

Tapınakçılar şunu çok iyi bilmektedirler ki kendileri gibi sayıca az bir grubun dünya hakimiyeti amaçlarına ulaşması için büyük kitleleri kendi hedeflerine boyun eğdirmek zorundadırlar. Kendilerine karşı yönelik en büyük tehdit ise özgür düşünen ve soru soran insanlardır. Yani benim gibi,sizin gibi şüpheci ve verilenle yetinmeyen insanlar. İnanın ki bizler bu kişiler için ordulardan ve yasalardan çok daha tehlikeliyizdir. Bu tehdidi ortadan kaldırmak için Tapınakçılar ayrıntılı bir plan kurmuşlardır. Bu planın temeli ise insan hayatının her alanını kendi kontrollerine almak ve insanlara "düşünme" fırsatı vermemektir. DİKKAT! Sizin hayatınız Tapınakçıların bir numaralı hedefidir. Bu operasyonda size karşı kullandıkları silahlar hepinizin evlerinde bulunuyor,sizi ve çocuklarınızı eğlendiriyor ve siz farkına bile varmadan beyinlerinizi yıkıyorlar.

Bugünün toplumunda insanlar modern medya,televizyon,sinema,bilgisayar oyunları ve Internete zamanlarının büyük bir kısmını ayırmakta. Popüler kitap ve müzikler artık hayatlarınızın birer parçası ve gerek bilinçli gerekse de bilinçaltı olarak bilgilerin büyük kısmını bunlar sağlamakta. Beyninize yüklenen bu bilgiler sizin ideallerinizi,ahlaki görüşünüzü,doğru ve yanlış anlayışınızı ve toplumla ekonominin nasıl olması gerektiğini belirliyorlar. Artık sizler düşünmüyor sadece verilen bilgileri kopyalıyorsunuz. Medya denilen araç günlük hayatınız içinde bireysel olarak dünyaya bakışınızı ve var olan her şeyle alakalı düşüncelerinizi belirlemekte. Böylece bu bilgileri üreten ve kontrol eden grup tüm dünya insanlarını kendi amaçlarına göre yeniden eğitiyor ve programlıyor. Beyin yıkama metotları artık binlerce ama temel amaçları aynı o da kendi inançlarını,ideolojilerini ve hedeflerini size sanki sizin inanç ve fikirlerinizmiş gibi sunmak. Bu şekilde sizler Tapınakçıların hedeflerini kendi amaçlarınız sanma illüzyonuna kapılıyorsunuz ve direnme ihtiyacı duymuyorsunuz. İşte korkunç gerçek bu.

Hiç farkında değilsiniz ama kontrol altındaki eğlence sektörünün araçları belli şekillerde dizayn edilmiştir. Mesela müzik endüstrisinin ürettiği pek çok eser bilinçaltı mesajlar içermektedir. Müzik dinleyicisi hiç farkında olmadan son derece güzel bir parça dinliyorum sanır ama aslında hipnotize edilmekte ve beyni yıkanmaktadır. Bu teknikler aynı zamanda son derece yok edicide olabilmekte. İnanmayanlara bir kaç örnek verelim. Vereceğim örnekler global ve tüm insanları hedef almış örneklerdir tabii bunların yerel versiyonları da bulunmakta.

Mozart: Klasik müzikçi dostlar kızacak ama Wolfgang Mozart bir Tapınakçıdır. Bu kişi bestelediği "Sihirli Flüt" operasının konusunu tamamen Tapınakçı gelenekte büyük bir yeri olan eski Mısır destanı "Isis ve Osiris"den almıştır. Tapınakçılıkta eski Mısır efsanelerinin putperest büyü ayinleri büyük yer tutar ve bu Mısır destanı Tapınakçıların ana ilgi konusudur.

Michael Jackson: Popun kralı olarak lanse edilen bu acayip kişinin kimler tarafından kontrol edildiğini anlamanız için ufak bir örnek verelim. Michael Jacksonun "Dangerous" albümünün kapağını alıp şöyle bir incelerseniz kapakta Tapınakçı sembolü "Tek Göz"ü rahatlıkla bulabilirsiniz. Kapakta resmedilen kel kafalı adamda ünlü birisidir. Bu kişi Satanizmin kurucularından Alistair Crowley. Kendiside tapınakçı üstatlardan olan Crowley bir gün tüm kutsal kitapların kendi yazdığı "İnsanın yeni Kanunu" isimli kitapla değişeceğini iddia ediyor. Şimdi düşünün bakalım bir pop şarkıcısının albüm kapağı üzerinde masonik tek göz sembolü ve satanist lider Crowleyin resmi ne arıyor.

Madonna : Saçını sarıya boyattı diye "Türk Madonnası" denilen şahsiyet değil orijinali tabii ki. Bu kadını kontrol edenleri anlamak içinde bilinç altı mesajlama yönteminin kullanıldığı bir şarkısını örnek vereceğiz. Madonnanın ünlü şarkısı "Like a Prayer" şarkısı dinlediğiniz zaman son derece güzel ve zevkli bir parça görünümünde,teknik imkanı olan ve meraklı bir şahsiyet bu parçayı alıp "tersten" çaldırırsa anlamsız kelime yığını arasında "Oh,hear us,Satan" (Şeytan bizi duy) kelimelerini açıkça duyabilir. Şarkıyı dinlerken fark edemediğiniz bu kelimeler beyniniz tarafından aynen alınmaktadır. Madonnanın video kliplerinden birinde ise meşhur "Tek Gözün" alnından dışarı çıktığını görürüz. Yine başka bir klipte Madonna yazı gibi bir şeylerin üzerinde durmaktadır. Yakından bakılırsa bu yazıların Arapça Kuran ayetleri olduğu anlaşılır. Kuranı ayakları altına alan Tapınakçılar sembolü bu şekilde işlenmektedir. Benden ipucu bu kadar geri kalanı meraklı okurların işi,araştırırsanız Madonna klip ve parçalarında çok ilginçlikler bulabilirsiniz.

Eagles :Eskilerin popüler gruplarından Eagles'ın aynı oranda popülerlikte olan şarkısı "Hotel California" tersten çalma testine tabii tutulduğu zaman içindeki bilinç altı mesaj "Yea Satan" açıkça duyulabilir.

Mick Jagger :Baba Rockçulardan olan Jagger'ın "Sympathy for the Devil" (Şeytana Sempati) isimli bir şarkı yazdığını biliyor muydunuz ?

Simpsonlar : Sadece müzik alanında değil eğlencenin her alanını kapsayan beyin yıkama faaliyetinin bir örneği de sevilen çizgi film Simpson Ailesi. Çizgi filmin yapımcısı Mark Groening kendi itirafıyla söylediği gibi "Anarşizm" ideolojisine sahiptir. Fikirlerini yaptığı çizgi film vasıtasıyla yaydığını da hiç saklamadan kendisiyle yapılan röportajda açıkça belirtmiştir. Bu çizgi filmi seyredenlere verilen mesajlar aile ve devlet otoritesini hiçe saymak, kötü davranışlar ve itaatsizliğin size insanlar arasında statü kazandıracağı, cahilliğin "cool" olduğu ama bilgi sahibi olmanın işe yaramaz olduğu gibisinden sıralanabilir. Dizinin bir bölümünde ailenin babası "Homer Simpson" bir derneğe saplantılı bir ilgi duymaktadır. Derneğin ismi "Stone cutters" yani heykeltraşlar şeklindeydi. Biliyorsunuz masonlukta "taş ustaları" anlamına gelmektedir. Homer bu derneğe katıldığı zaman üyeler Homer'ın vücudunda bir iz bulurlar ve onu "Seçilmiş Kişi" olarak kutsarlar. Homer seçilmiş kişi olduğunu öğrendiği zaman şu kelimeleri kullanır. "Her zaman bir tanrının var olup olmadığını merak ettim. Şimdi Biliyorum. Var ve O BENİM" Sizlerde Simpsonu basit bir çizgi film sanıyordunuz galiba. Değildir ve görünen her şey göründüğü gibi değildir.

Rudyard Kipling : Kitaplardan bir örnek vermemiz gerekirse,bir tapınakçı olan ve "Orman Kitabı" isimli ünlü romanın yazarı Kiplingin yazdığı "Bir gün Kral olacak adam"ı ele alabiliriz. Kitap Hindistan taraflarında yolculuk yapan iki askerin yolculuklarını konu alır. Yolculuk sırasında askerler yerliler tarafından esir edilirler. Yerliler "Kafirler" adını taşımakta ve ülkeleri de "Kafiristan" isimlidir. Yerliler askerlerin birinin kolyesinde "tek göz" simgesi olduğunu görürler ve onu tanrıları yaparlar. (Simpsonlardaki hikayeye ne kadar benziyor değil mi) Asker önce kendini kral sonrada tanrılığını ilan eder.
 

cüneyd-i

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
4 Eyl 2005
Mesajlar
138
Aldığı Beğeniler
1
Teknolojinin gelişmesiyle beraber tapınakçılarında etkileri buna paralel olarak artmıştır. Yeni teknolojiler sayesinde artık herkes izlenebiliyor,kontrol edilebiliyor ve kaydedilebiliyor. Teknoloji sizi özgürleştirmek bir yana daha çok köleleşmenize yaramakta. Daha önce belirttiğim gibi kitlelerin kontrolü insanların yani SİZİN hayatınızın her alanının kontrol edilmesine dayanmakta. Terörizm olayları toplumun her katmanına bütün kanlı yönleriyle haber,film ve belgeseller şeklinde empoze edildiği için artık insanlar gönüllü bir şekilde özgürlüklerinin kısıtlanmasına onay veriyorlar. Her tür takip ve fişleme bu şekilde mazur gösterilmekte ve buna sesinizi çıkardığınız anda terörizm yandaşlığı ile damgalanıyorsunuz. Bu şekilde artan kontrol teknolojileri ile artık telefonda kimlerle konuştuğunuz,nerede çalıştığınız,nerede alışveriş ettiğiniz,ne yediğiniz,ne içtiğiniz, ne giydiğiniz ve kaç paranızın olduğu gibi her tür özel bilgi artık kontrolcülerin gözetiminde. Yakın bir zamanda elinize verilecek tek bir kartla hepiniz fişleneceksiniz ve hakkınızdaki tüm bilgiler kullanılarak çıkarılacak psikolojik profiliniz ile kontrol edilmeniz çok daha kolay olacak. Yine çok kısa bir zaman sonra tüm nakit para ortadan kalkacak aynı otobüs biletlerinin kalkması gibi tamamen elektronik kartlara sahip olacaksınız. Bu kartın içindeki bir chip sizin harcadığınız her parayı ve nereye gittiğinizi devamlı suretle merkeze bildirecek. Hayatınız artık sizin değil onların kontrolünde olacaktır.

Tapınakçıların dünya kontrolü tüm dünyayı ekonomik,siyasi,askeri ve hukuki birliklere sokmasından geçiyor. Hiç bir ülkenin bağımsız ekonomisi,siyaseti,yasaları ve orduları olmayacak hatta bu ortak organizasyonlara girip bağımsızlıklarını kaybetmek için birbirleri ile yarışacak ve müzakere tarihi alınca sevinçten havalara sıçrayacak kadar sevinecekler. Avrupa Birliğinin ilk kurulduğu zamanki ismi Avrupa Ekonomik Topluluğu Yeni dünya düzeni için Tapınakçıların dizayn ettiği bir pilot deneme kuruluşuydu. Bugün Avrupa Birliğine dönüşerek başarılı bir deney olduğunu göstermiştir. Avrupa Birliğinin tek paralı,tek yasalı,tek ekonomili ve tek devletli projesi dünya çapında kurulacak tek masonik devletinde prototipi oldu.

Tapınakçılar için Yahudi-Batı kökenli olmayan tüm insanlar birer hayvan derecesindedir ve sayılarının kontrol altında tutulması şarttır. 1970'lerde Avrupa ve Beyaz Amerikanın sayısal olarak diğer milletler karşısında gerilediği ortaya çıkmıştır. Bu senelerde Amerikan Başkanı Jimmy Cartera gizli bir rapor sunuldu. Global 2000 adını taşıyan bu raporda dünyanın tüm problemleri aşırı nüfusa bağlandı ve 2000 yılına gelmeden milyonlarca insanın ortadan kaldırılmasının Batının üstünlüğünü korumasının temel şartı olduğu ileri sürüldü. O zamandan bugüne yaşanan çatışmaların ve katliamların yerlerini şöyle bir düşünün bakalım.

...DEVAMI-3
...

Savaşların ve yaratılan kıtlıkların insan sayısını azaltmada yeterli olmadığı görülünce tapınakçılar yeni bir metot arayışına çıktılar. İnsan sayısı mutlaka kontrol altına alınmalıydı. 70'lerin sonrasında bir anda ortaya çıkan bir hastalık bu sorunu çözdü. AIDS adı verilen bu salgın üçüncü dünya ülkelerini kırdı geçirdi. 26 Eylül 1986 günü Sunday Express gazetesi manşetten verdiği haberinde AIDS virüsünün laboratuarlarda oluşturulduğunu iddia etti. Habere göre dünyaca ünlü iki bilim adamı Dr Seele ve Profesör Seagull virüs üzerinde yaptıkları incelemede virüsün kesinlikle "İnsan yapısı" olduğunu ortaya çıkardılar. İşin ilginç tarafı AIDS'in ortaya çıkması ile Birleşmiş Milletlere bağlı Dünya Sağlık Örgütünün dünya çapında gerçekleştirdiği aşılama kampanyaları aynı tarihe denk geliyordu. İşin özü AIDS tapınakçıların dünya nüfusunu dengelemek için buldukları laboratuar yapımı bir biyolojik savaş silahından başka bir şey değildi.

Madem virüsü yaymaktan şüphelendiğimiz kurum Birleşmiş Milletler birazda bu kurumdan bahsedeyim. Bu örgüt tapınakçıların direkt kontrolündeki üç ülkenin yani İngiltere,Fransa ve Amerikanın büyük güç olarak yönetiminde olduğu ve geçen bütün kararları kontrol ettikleri bir kurumdur. 1992 senesindeki genel sekretere göre Birleşmiş Milletler "bir dünya parlamentosu" olmalı ve "Kendi istihbarat servisine" sahip olmalıydı. Bu çağrı tek dünya devletine doğru BM in yeni rolü içinde başlangıç oldu.

Kendine ait bir ordusu olan BM bu kuvvetini oldukça seçici kullanır. Bosnada burnunun dibinde katledilen Müslümanları kurtarmak için kılını kıpırdatmayan hatta işbirliği yapan BM askerlerinden tutun,katliama uğrayan Boşnaklara silah ambargosu koymaya kadar BM in taraf olduğu konular sayısızdır. Keza Somalide Amerikan ordusunun yaptığı katliamlarda BM tarafından görmezden gelinmiştir aynen bugün Irakta yapılan katliamlara susulduğu gibi. Kısacası BM Tapınakçıların Dünya egemenliği için kurdukları bir altyapıdan başka bir şey değildir.

Bugün baktığımız zaman Tapınakçılara karşı direnme kapasitesi gösterebilecek tek varlık İslam dinidir. Tahrif edilmemiş kitabından tutun,tarihsel ve içsel dinamiklerine kadar Müslümanlar Tapınakçıların dünya egemenliği düşünün karşısındaki son kaledir. Tapınakçılar Müslümanları tam anlamıyla kendilerine boyun eğdirdikten sonra artık kendilerine karşı çıkabilecek tek bir güç bile olmadığının farkında. İşte Saddam olayı ve ardından gelen işgal ve Büyük Ortadoğu Planının gerisindeki düşüncede budur. Müslümanları önce boyun eğdirtip ardından kendilerine uydurmak.İtaat etmeyenleri ise yok etmek.

Bu manzara içinde sakın yanlış anlaşılmasın, tapınakçılar ve masonlar koalisyonun sadece bir ucudur. Bu anti-İslam ve anti-insanlık koalisyonu içinde Mesih bekleyen Siyonist Yahudiler,fanatik Protestanlar,kapitalist şirketler,emperyalist devletler ve bunlara benzer irili ufaklı yüzlerce çıkar grubu var. Sonuçta ise amaçları bir tane o da kendi yönetimleri altındaki tek bir dünya devleti ve robotlaşmış insanlar. İyi ile kötü arasındaki savaşın çağımıza bir tezahürü. Bu savaşta tarafsız kalmanıza imkan yok dostlar. Ya direneceksiniz ya da köle olacaksınız.

Direnmenin en başta gelen yolu ise "Hür düşünmektir".

ARAŞTIRMACI- ANALİST S.K
 

gazozuna_ilaç_atcam

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
30 Kas 2005
Mesajlar
177
Aldığı Beğeniler
0
Sevgili Dostlar,
Medyanın günlük yaşamınızda beyinlerimizi geçirdiği yıkama işleminden hepiniz haberdarsınız. Bu beyin yıkama işlemi dünya çapında dizayn edilmiş ve tüm insanları hedef alan bir operasyondur. Her dilden konuşan bu "beyin siliciler" davranışlarımızı, düşüncelerimizi giyim kuşamımızı,kültürel değerlerimizi,hayat şeklimizi ve kısacası hayatımızda bizi biz yapan her şeyi etki altına almıştır. Dini inançlarımız bile bu beyin yıkama cenderesinden kendini kurtaramadı.

tamamini okumadim ama siyonizm hakkinda cok sey okudum isim simdilik acele sonra mutlaka okurum paylasimini

bu kismi kopyalamamin sebebi belki bi komplo teorisi ama bi örnek verecegim
kanal7 haberde bundan bir veya iki hafta önce c1a n1n cocuklara hos görunmek için internet sitesinde cocuklara hos ve cazip gelebilecek bir cizgi film seklinde c1a n1n içini tan1tt1g1n1 ögrendim gazeteci fehmi koru da bunun hakk1nda yorumlar yapmisti

ard1ndan bi kaç gün sonra kanal d de iiki tane arka arkaya film yay1nland1 bunlar ise konusu cocuk c1a ajanlar1....

belkide sadece bi teori ama neden olmasinki....
 

TebessüM

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
1 Eyl 2005
Mesajlar
1,558
Aldığı Beğeniler
9
Gerçekten çok ilginç şaşarıdım kaldım 8o ?(
 
Üst Alt