- Üyelik Tarihi
- 7 Eyl 2005
- Mesajlar
- 1,242
- Aldığı Beğeniler
- 9
- Takım
- Galatasaray
Kardeşimizin etini yemeyelim!
İnsan olarak sahip oldu umuz kötü huylardan biri de gıybettir. Dedikodu, ko uculuk, laf taşımak, arkadan birini çekiştirmek, gıybetin Türkçedeki karşılı ını oluşturmaktadır.
Bir kişinin işitti i zaman hoşlanmayaca ı şeyleri arkasından söylemeye gıybet denir. Bu Kuranımızın yasakladı ı çok büyük ve haram bir davranış olup ahlâk dışı bir harekettir. Dedikodu, başkalarında kusur arama alışkanlı ının, sürekli memnuniyetsizli in, can sıkıntısının, hiçbir işi başaramamış olmanın sonucudur. Bazıları kendi kusurlarını görüp düzeltecekleri yerde, başkalarının eksiklerini araştırıp etrafa yaymaya çalışırlar. Yapma, konuşma günahtır! dendi inde de Yalan de il ki, ben bunu onun yüzüne de söylerim! derler. Zaten do ru olan bir şeyi o kişinin haberi olmadan arkasından konuşmaya gıybet denir. E er söylenen şey yalan olsaydı, ona gıybet de il, iftira denirdi.
Gıybet, Kurân-ı Kerimde kesin olarak yasaklanmıştır: Bir kısmınız di er bir kısmınızı çekiştirmesin. Hiç sizden biriniz ölü kardeşinizin etini yemek ister mi? Bundan tiksinirsiniz de il mi? (Hucurât/12)
Hz. Peygamberden (sas) rivayet edilen birçok hadis-i şeriflerde de dedikodunun kesin bir şekilde çirkinli i vurgulanmakta ve yasaklanmaktadır:
Gıybet, zinadan daha kötüdür. Çünkü bir adam zina eder, Allaha tövbe eder ve Allah onun tövbesini kabul eder. Ama dedikodu eden kimse, ancak gıybetini yaptı ı kimsenin affıyla ma firete u rar. (el-Münziri, a.g.e. V, 155)
Gıybet kul hakkı sınıfında
Bediüzzaman, Mektubat adlı eserinde bu ayetleri şöyle tefsir ediyor: (22. Mektubun sonu)
1. Soru edatı olan ilk harf diyor ki: Acaba, soru sorma ve cevap verme yeri olan aklınız yok mu ki, bu kadar çirkin bir şeyi anlamıyor?
2. Hoşlanır mı? kelimesi diyor ki: Acaba, sevme ve nefret etme yeri olan kalbiniz bozulmuş mu ki, en nefret edilen bir işi seviyor?
3. Sizden biri ifadesi diyor ki: İctimai ve medeni hayatınız ne hale gelmiş ki, hayatınızı zehirleyen böyle bir işi kabul ediyor?
4. Yemekten hoşlanır mı? ifadesi diyor ki: İnsanlı ınıza ne olmuş ki, arkadaşınızı canavarcasına dişinizle parçalamaya çalışıyorsunuz?
5. Ölmüş kardeşinin etini ifadesi diyor ki: Kendi hemcinsinize acımanız yok mu ki, birçok yönden kardeşiniz olan mazlum bir insanın manevi kişili ini insafsızca dişliyorsunuz? Ve hiç aklınız yok mu ki, kendi âzânızı kendi dişinizle deli gibi ısırıyorsunuz? Vicdanınız nerede? Yaratılışınız bozulmuş mu ki, en muhterem bir halde iken, ölü bir kardeşinizin etini yemek gibi en çirkin bir işi yapıyorsunuz?
Her açından kötü bir davranış
Gıybet, akıl açısından, kalb yönünden, insanlık olarak, vicdanen, yaratılış gayesi açısından kötü ve çirkin bir fiildir. Bu anlamıyla gıybet etmek; düşmanlı ı, kıskançlı ı ve inatçılı ı bir meslek olarak seçen insanların kullandıkları baya ı bir silahtır. Şeref ve onur sahibi bir insan böyle bir şeye tenezzül edip kullanmaz. Gıybet etmek, mükerrem bir varlık olan insanlı a karşı bir günahtır. İnsanın şerefini ayaklar altına alan bir suçtur, sırttan hançerleme gibi kalleşçe bir tavırdır. Bundan dolayı iman nimetini kalbinde taşıyan bir insanın böyle bir hataya bile isteye düşmesi tahayyül edilemez.
Gıybetin caiz olabilece i yerler
1. Kötü bir adamın yaptıklarını o işi halledebilecek ve yetkili durumdaki birisine şikâyet etmek.
2. E er bir insan ticaret yapaca ı veya evlilik ba ı kuraca ı birisi hakkında biriyle istişare ederse, o kişi gerçe i söylemedi i takdirde önemli bir kötülü ün veya zararın meydana gelece inden korkulursa, o zaman başka zaman gıybet diyebilece imiz konuşma yapılabilir.
3. Bedensel özürlü birisini tarif etmek için.
4. Büyük günahları (içki, kumar, fuhuş, şirk) utanmadan açıkça işleyen adam hakkında konuşmak. Bunlar gıybet sayılmaz. Çünkü burada iyi niyetle, hak olan bir mesele dile getirilmektedir.
İnsan olarak sahip oldu umuz kötü huylardan biri de gıybettir. Dedikodu, ko uculuk, laf taşımak, arkadan birini çekiştirmek, gıybetin Türkçedeki karşılı ını oluşturmaktadır.
Bir kişinin işitti i zaman hoşlanmayaca ı şeyleri arkasından söylemeye gıybet denir. Bu Kuranımızın yasakladı ı çok büyük ve haram bir davranış olup ahlâk dışı bir harekettir. Dedikodu, başkalarında kusur arama alışkanlı ının, sürekli memnuniyetsizli in, can sıkıntısının, hiçbir işi başaramamış olmanın sonucudur. Bazıları kendi kusurlarını görüp düzeltecekleri yerde, başkalarının eksiklerini araştırıp etrafa yaymaya çalışırlar. Yapma, konuşma günahtır! dendi inde de Yalan de il ki, ben bunu onun yüzüne de söylerim! derler. Zaten do ru olan bir şeyi o kişinin haberi olmadan arkasından konuşmaya gıybet denir. E er söylenen şey yalan olsaydı, ona gıybet de il, iftira denirdi.
Gıybet, Kurân-ı Kerimde kesin olarak yasaklanmıştır: Bir kısmınız di er bir kısmınızı çekiştirmesin. Hiç sizden biriniz ölü kardeşinizin etini yemek ister mi? Bundan tiksinirsiniz de il mi? (Hucurât/12)
Hz. Peygamberden (sas) rivayet edilen birçok hadis-i şeriflerde de dedikodunun kesin bir şekilde çirkinli i vurgulanmakta ve yasaklanmaktadır:
Gıybet, zinadan daha kötüdür. Çünkü bir adam zina eder, Allaha tövbe eder ve Allah onun tövbesini kabul eder. Ama dedikodu eden kimse, ancak gıybetini yaptı ı kimsenin affıyla ma firete u rar. (el-Münziri, a.g.e. V, 155)
Gıybet kul hakkı sınıfında
Bediüzzaman, Mektubat adlı eserinde bu ayetleri şöyle tefsir ediyor: (22. Mektubun sonu)
1. Soru edatı olan ilk harf diyor ki: Acaba, soru sorma ve cevap verme yeri olan aklınız yok mu ki, bu kadar çirkin bir şeyi anlamıyor?
2. Hoşlanır mı? kelimesi diyor ki: Acaba, sevme ve nefret etme yeri olan kalbiniz bozulmuş mu ki, en nefret edilen bir işi seviyor?
3. Sizden biri ifadesi diyor ki: İctimai ve medeni hayatınız ne hale gelmiş ki, hayatınızı zehirleyen böyle bir işi kabul ediyor?
4. Yemekten hoşlanır mı? ifadesi diyor ki: İnsanlı ınıza ne olmuş ki, arkadaşınızı canavarcasına dişinizle parçalamaya çalışıyorsunuz?
5. Ölmüş kardeşinin etini ifadesi diyor ki: Kendi hemcinsinize acımanız yok mu ki, birçok yönden kardeşiniz olan mazlum bir insanın manevi kişili ini insafsızca dişliyorsunuz? Ve hiç aklınız yok mu ki, kendi âzânızı kendi dişinizle deli gibi ısırıyorsunuz? Vicdanınız nerede? Yaratılışınız bozulmuş mu ki, en muhterem bir halde iken, ölü bir kardeşinizin etini yemek gibi en çirkin bir işi yapıyorsunuz?
Her açından kötü bir davranış
Gıybet, akıl açısından, kalb yönünden, insanlık olarak, vicdanen, yaratılış gayesi açısından kötü ve çirkin bir fiildir. Bu anlamıyla gıybet etmek; düşmanlı ı, kıskançlı ı ve inatçılı ı bir meslek olarak seçen insanların kullandıkları baya ı bir silahtır. Şeref ve onur sahibi bir insan böyle bir şeye tenezzül edip kullanmaz. Gıybet etmek, mükerrem bir varlık olan insanlı a karşı bir günahtır. İnsanın şerefini ayaklar altına alan bir suçtur, sırttan hançerleme gibi kalleşçe bir tavırdır. Bundan dolayı iman nimetini kalbinde taşıyan bir insanın böyle bir hataya bile isteye düşmesi tahayyül edilemez.
Gıybetin caiz olabilece i yerler
1. Kötü bir adamın yaptıklarını o işi halledebilecek ve yetkili durumdaki birisine şikâyet etmek.
2. E er bir insan ticaret yapaca ı veya evlilik ba ı kuraca ı birisi hakkında biriyle istişare ederse, o kişi gerçe i söylemedi i takdirde önemli bir kötülü ün veya zararın meydana gelece inden korkulursa, o zaman başka zaman gıybet diyebilece imiz konuşma yapılabilir.
3. Bedensel özürlü birisini tarif etmek için.
4. Büyük günahları (içki, kumar, fuhuş, şirk) utanmadan açıkça işleyen adam hakkında konuşmak. Bunlar gıybet sayılmaz. Çünkü burada iyi niyetle, hak olan bir mesele dile getirilmektedir.