- Üyelik Tarihi
- 3 Nis 2007
- Mesajlar
- 200
- Aldığı Beğeniler
- 4
- Takım
- Galatasaray
KARDEŞİNİ NEFSİNE TERCİH ETMEK
Eğer arkadaşlardan birisi, kardeşinin kendisi için tercih edip vermek istediği şeyi kabul etmeyiponu kendisine tercih eder ve ondan kardeşliğin hakkı olan şeyi istemezse, bu güzel bir şeydir.Ashaptan Abdurrahman b. Avf (r.a) böyle yapmıştır. Kendisiyle kardeş yapılan Sa'd b. Rabi (r.a),malından ve nefsinden fedakarlık yapıp onu kendisine tercih edince, Abdurrahman b. Avf (r.a):Allah ailene ve malına bereket versin diyerek, onun kendisi için yaptığı fedakarlığa karşı o da onutercih etmiştir.Bu sözüyle o, kardeşinin bağışını almaktan çekinmiştir; çünkü Sa'd (r.a), nefsinincömertliğinden, gerçek zühdü/maldan gönlü çekmeyi elde ettiğinden ve sevgisinde sadıkolduğundan, elindeki şeyleri Abdurrahmana mülk olarak vermekteydi. Bu durumda, Sa'd (r.a),malını kardeşi ile bölüşmüş; Abdurrahman (r.a) ise, isarı/kardeşini tercihi seçmiş olmaktadır. Budavranışı ile Abdurrahman (r.a), kardeşini ileri geçmiş olmaktadır. Bu, Muhacirlerin Ensara üstünlüğünden ileri gelmektedir; çünkü malını kardeşi ile bölüşmek, onu nefsine tercih etmektendaha alt seviyede bir ahlaktır.Mudar b. İsa443 ve Süleyman demişlerdir ki: Kim bir kimseyi sever de, sonra onun hakkınıkorumada gevşek davranırsa, o, sevgisinde yalancıdır. Ebu Süleyman ed-Dârânî de derdi ki: Böyle bir kimse, sevgisinde sadık olabilir; fakat onunhakkını vermede kusurludur. Sonra Hazret demiştir ki:Eğer bütün dünya benim olsa ve ben hepsini Allah için sevdiğim kardeşimin ağzına koysam,bunu onun için az bulurum. O, başka bir sözünde de söyle der: Ben kardeşlerimden birisinin ağzına lokma korum, ona birşeyler ikram ederim, o yedikçe tadını boğazımda bulurum/sanki kendim yemiş gibi tat alırım. Şunu bil ki; Allah için sevilen din kardeşlerine ikram ve ihsanda bulunmak, böyle olmayanyabancı kimselere verilen sadakadan kat kat faziletlidir. Kardeşlere yapılan ihsan ve ikramlar, birkimsenin ailesine ve yakın akrabasına yaptığı harcamalar derecesindedir.Hz. Ali'nin (r.a) şöyle dediği rivayet edilmiştir: Yüce Allah için sevdiğim bir din kardeşime ondirhem gümüş para vermem, bana, fakirlere bin dirhem sadaka vermemden daha sevimlidir.
Yine Hz. Ali (r.a) demiştir ki: Bir yemek hazırlayıp Allah için sevdiğim kardeşlerimle başınaoturmam bana, bir köle azat etmekten daha hayırlıdır.Hikmet ehlinden birisi, oğluna şu tavsiye bulundu: Oğlum! Düşmanlar arasına gir, fakatdostlar arasına girme! Oğlu: Bu nasıl olur? diye sordu, babası: Düşmanlar arasına girmek (veonları barıştırmak için çalışmak insana) doğruluk kazandırır; dostlar arasına girmek (ve aralarınıaçmak ise) düşmanlığa sebep olur.
Kaynak: Kalplerin azığı (kutu'l kulub)
Eğer arkadaşlardan birisi, kardeşinin kendisi için tercih edip vermek istediği şeyi kabul etmeyiponu kendisine tercih eder ve ondan kardeşliğin hakkı olan şeyi istemezse, bu güzel bir şeydir.Ashaptan Abdurrahman b. Avf (r.a) böyle yapmıştır. Kendisiyle kardeş yapılan Sa'd b. Rabi (r.a),malından ve nefsinden fedakarlık yapıp onu kendisine tercih edince, Abdurrahman b. Avf (r.a):Allah ailene ve malına bereket versin diyerek, onun kendisi için yaptığı fedakarlığa karşı o da onutercih etmiştir.Bu sözüyle o, kardeşinin bağışını almaktan çekinmiştir; çünkü Sa'd (r.a), nefsinincömertliğinden, gerçek zühdü/maldan gönlü çekmeyi elde ettiğinden ve sevgisinde sadıkolduğundan, elindeki şeyleri Abdurrahmana mülk olarak vermekteydi. Bu durumda, Sa'd (r.a),malını kardeşi ile bölüşmüş; Abdurrahman (r.a) ise, isarı/kardeşini tercihi seçmiş olmaktadır. Budavranışı ile Abdurrahman (r.a), kardeşini ileri geçmiş olmaktadır. Bu, Muhacirlerin Ensara üstünlüğünden ileri gelmektedir; çünkü malını kardeşi ile bölüşmek, onu nefsine tercih etmektendaha alt seviyede bir ahlaktır.Mudar b. İsa443 ve Süleyman demişlerdir ki: Kim bir kimseyi sever de, sonra onun hakkınıkorumada gevşek davranırsa, o, sevgisinde yalancıdır. Ebu Süleyman ed-Dârânî de derdi ki: Böyle bir kimse, sevgisinde sadık olabilir; fakat onunhakkını vermede kusurludur. Sonra Hazret demiştir ki:Eğer bütün dünya benim olsa ve ben hepsini Allah için sevdiğim kardeşimin ağzına koysam,bunu onun için az bulurum. O, başka bir sözünde de söyle der: Ben kardeşlerimden birisinin ağzına lokma korum, ona birşeyler ikram ederim, o yedikçe tadını boğazımda bulurum/sanki kendim yemiş gibi tat alırım. Şunu bil ki; Allah için sevilen din kardeşlerine ikram ve ihsanda bulunmak, böyle olmayanyabancı kimselere verilen sadakadan kat kat faziletlidir. Kardeşlere yapılan ihsan ve ikramlar, birkimsenin ailesine ve yakın akrabasına yaptığı harcamalar derecesindedir.Hz. Ali'nin (r.a) şöyle dediği rivayet edilmiştir: Yüce Allah için sevdiğim bir din kardeşime ondirhem gümüş para vermem, bana, fakirlere bin dirhem sadaka vermemden daha sevimlidir.
Yine Hz. Ali (r.a) demiştir ki: Bir yemek hazırlayıp Allah için sevdiğim kardeşlerimle başınaoturmam bana, bir köle azat etmekten daha hayırlıdır.Hikmet ehlinden birisi, oğluna şu tavsiye bulundu: Oğlum! Düşmanlar arasına gir, fakatdostlar arasına girme! Oğlu: Bu nasıl olur? diye sordu, babası: Düşmanlar arasına girmek (veonları barıştırmak için çalışmak insana) doğruluk kazandırır; dostlar arasına girmek (ve aralarınıaçmak ise) düşmanlığa sebep olur.
Kaynak: Kalplerin azığı (kutu'l kulub)