Peygamber SAS buyurmuş ki:
459/10. (Vedidtü ennî lakiytü ihvânî) "Ah, canım istedi ki, keşke ihvanım ile karşılaşsaydım, kardeşlerimle bir araya gelseydim!" demiş. İhvân kelimesini kullanmış, Arapça kardeşlerim demek... "Kardeşlerimle bir araya gelmeyi, buluşmayı, karşılaşmayı temenni ettim, sevdim, istedim." buyurmuş.
(Kàlû: Yâ rasûlallah, elesnâ ihvâneke?) Onun üzerine sahabe-i kiram merakla sormuşlar, demişler ki:
"--Yâ Rasûlalllah, biz senin ihvânın değilmiyiz, kardeşlerin değilmiyiz?.."
(Kàle: Entüm ashàbî) Efendimiz, bu sorunun cevabında buyurmuşlar ki:
"--Siz benim ashabımsınız!"
Yâni siz benim sohbetdaşımsınız, siz benim meclislerimde oturuyorsunuz, kalkıyorsunuz, görüyorsunuz, dini benden görerek öğreniyorsunuz. Ben sizin nümûne-i imtisâlinizim. Siz benimle ömrünüzü beraber geçiren, hayatı müşterek olan sàhibim, sohbetdaşımsınız. Sàhib, sohbetdaş demek... Sohbet de ayni kökten geliyor. Musahib, sohbet; bunlar hep aynı kökten geliyor.
"Siz benim ashabımsınız. (Ve ihvânî) Benim ihvanım dediğim kimseler, (kavmun) bir takım insanlardır ki, (yecîûne min bağdî) benden sonraki zamanda gelirler dünyaya..." Yâni benim zamanıma, asrı saadetime ait insanlar değildir; benden sonraki zamanlarda gelecekler. (Yü minûne bî velem yerevnî) "Benden sonra gelecekler, beni görmedikleri halde bana inanacaklar. İşte onlar benim ihvanımdır, kardeşlerimdir. Onlara ah kavuşsam, görsem diye arzuladım." buyurmuş.KEVSER HAVUZUNUN BAŞINDA KAVUŞMAK DUASI İLE EFENDİM BİZ SENİ GÖRMEDEN ÖLÜMÜNE SEVDİK !
459/10. (Vedidtü ennî lakiytü ihvânî) "Ah, canım istedi ki, keşke ihvanım ile karşılaşsaydım, kardeşlerimle bir araya gelseydim!" demiş. İhvân kelimesini kullanmış, Arapça kardeşlerim demek... "Kardeşlerimle bir araya gelmeyi, buluşmayı, karşılaşmayı temenni ettim, sevdim, istedim." buyurmuş.
(Kàlû: Yâ rasûlallah, elesnâ ihvâneke?) Onun üzerine sahabe-i kiram merakla sormuşlar, demişler ki:
"--Yâ Rasûlalllah, biz senin ihvânın değilmiyiz, kardeşlerin değilmiyiz?.."
(Kàle: Entüm ashàbî) Efendimiz, bu sorunun cevabında buyurmuşlar ki:
"--Siz benim ashabımsınız!"
Yâni siz benim sohbetdaşımsınız, siz benim meclislerimde oturuyorsunuz, kalkıyorsunuz, görüyorsunuz, dini benden görerek öğreniyorsunuz. Ben sizin nümûne-i imtisâlinizim. Siz benimle ömrünüzü beraber geçiren, hayatı müşterek olan sàhibim, sohbetdaşımsınız. Sàhib, sohbetdaş demek... Sohbet de ayni kökten geliyor. Musahib, sohbet; bunlar hep aynı kökten geliyor.
"Siz benim ashabımsınız. (Ve ihvânî) Benim ihvanım dediğim kimseler, (kavmun) bir takım insanlardır ki, (yecîûne min bağdî) benden sonraki zamanda gelirler dünyaya..." Yâni benim zamanıma, asrı saadetime ait insanlar değildir; benden sonraki zamanlarda gelecekler. (Yü minûne bî velem yerevnî) "Benden sonra gelecekler, beni görmedikleri halde bana inanacaklar. İşte onlar benim ihvanımdır, kardeşlerimdir. Onlara ah kavuşsam, görsem diye arzuladım." buyurmuş.KEVSER HAVUZUNUN BAŞINDA KAVUŞMAK DUASI İLE EFENDİM BİZ SENİ GÖRMEDEN ÖLÜMÜNE SEVDİK !

saws