- Üyelik Tarihi
- 1 Eyl 2010
- Mesajlar
- 776
- Aldığı Beğeniler
- 10
- Takım
- Galatasaray
Saatler sabah 9.00’ı gösteriyordu.Sebepsiz bir şekilde uyandım.Çevreme göz gezdirerek , saate baktım..Hızlı bir şekilde yataktan kalktığımda etrafın dağınıklığı beni yatağa itti nedense..Biraz yatakta oturduktan sonra ; kalkmak için yeltendim.Seçim arabasının yüksek sesli müziği sinirlerimi germişti.Ne diye yüksek sesle sokakta geziyorlar anlam veremiyordum.Balkona çıkıp sokağa göz gezdirmeye başladım.Tam karşıdaki bakkala başımla günaydın ifadesini verdikten sonra,derin bir esneme ile havaya baktım.Hava sakindi.Yani güneş vardı fakat bulutlar adeta onu örtüyor ve çevreye loş bir görüntü verdiriyordu.
Bugün dışarı çıkıp biraz alışveriş biraz gezmek istiyordum.Hazırlıklarımı yapıp evden çıkarken , kapıda üst komşu Yusuf Amca ile karşılaştım.Yusuf Amca ; başının ortasında saç olmayan,gülümsemeyi seven cana yakın bir insandı..Hal hatır sorduktan sonra yola koyuldum.
Dışarda yürüdükten sonra güneşin kızgın ışıkları , sadece beni değil vaktiyle insanları bunaltmaya başlamıştı.Alışveriş için markete girdiğimde market görevlisinin masum tebessümü ile karşılandım.İnsaların ihtiyaç duyduğu bir tebessümdü belki de..Çoğu şeyin önüne geçebilecek bir tebessüm.Hayırlısıyla alışverişi yaptıktan sonra yorgun argın eve gelmiştim.Kapının önünde bir zarf vardı.Merakla ne olduğunu öğrenmek için zarfı yırtıp içindeki kağıdı çıkarttım.Bir mektuptu..Fakat okumak için uygun yerde değildim.İçeri girdim okumaya başladım.Çok eski bir dostumdan gelmişti..Hatırlıyorum sanki..Rıdvan Yılmaz..Evet evet hatırlıyorum ! Ömrüm hayatım boyunca kardeşliğine sadık kaldığım Rıdvan’dı..Ama epey yıllar geçmişti aradan..O polis olduktan sonra atandığı Yozgat’a,bense Samsun’’da psikologluk yapmaya…Telefonunu değiştirmişti..Haberleşmek konuşmak istemiştim ki ; nafile..Beni nasıl buldu bilinmez mektupta yakın zamanda görüşüp hasret gidermek istediğini adresini ve numarasını ekleyerek mektubunda bana bizzat belirtmişti.Bugünün yorgunluğunu almıştı bu mektup sanki…Hemen telefona sarılıp aradım..2-3 saate yakın konuştuk..İyi olduğunu yuva kurup mutlu mesut yaşadığını öğrendim.Yakın bir zamanda tatile Trabzon-Giresun tarafına geleceğini ve o zaman görüşebileceğimizi söyledi..
Saatler geçiyor ben yapacak bir şey bulamadığımdan sıkılarak bir o yana bir bu yana dönüyordum koltukta..Sıkılarak tv kumandasını aldım..Seçim,seçim,seçim..Açmamla kapatmam aynı anda oldu nerdeyse…
Saat 19.30..Çalışma odama geçtim..Yarın pazartesiydi ve yine erken kalkarak iş başı yapacaktım.Fakat insanların sorunlarıyla ilgilenmek bana mutluluk veriyordu.Küçüklükten beri geliyordu bu haz..Fakat bir hastama anlam veremiyordum..Aşık olduğunu yıllardır hasretini çektiğini ama O’na bir türlü ulaşamadığını söylüyordu..Kim bu dediğimde ise bana cevap vermiyor , aramızda diyordu..Konuşuyor musunuz dediğimdeyse ‘Bana belli şeyleri iletiyor hepsi de yazılı’..Kariyerim boyunca böylesini görmemiştim..Kağıda farklı farklı iletişim şekilleri çizerek düşündüm durdum..Nasıl bir aşktı ve buna akiben hasta olduğunu söylüyordu..Ya benimle kafa buluyorsa dedim..Ama hep kağıda kalp çizerek ‘A’ harfi yazması bu düşüncemi yokediyordu.Kafaya koymuştum..Yarın irdeleyeceğim diye..Düşünceli şekilde yattım sabahı beklemeye başladım uykumda…
Saati kurmadığımı bilmiyordum..Fakat seçim arabasının bir işe yarayacağını tahmin dahi etmiyordum.Uyandığımda saatin 6.48 olduğunu görünce derin bir ohh çektim..Hızlıca kahvaltı,giyinmek derken muayaneme doğru yol aldım..
İlk randevusu olan Ali Bey geldi..Aile içi sorunlarından dolayı konuşup çözümler üretiyorduk..Bu kez içeri sevinçli bir şekilde elinde bir kutu baklava ile geldi..
-Oooo , hoşgeldeldiniz , diyerek karşıladım ..
-Sağolun efendim.Sayenizde bu sorunları hallettik Allah’ın izniyle , diyerek baklavayı uzattı.
-Estağfurullah , zahmet ettiniz diyerek teşekkürlerimi ilettim.
-Neyse ben zamanınızı almayayım izninizle diyerek kapıya yöneldi.
-Müsaade sizin diyerek selametledim…
Yaklaşık 10-11 kişiyle daha terapi yaptıktan sonra Kemal Bey geldi..Kaç gündür düşündüğüm aşık buydu .. Kısa ve beyazımsı saçları,hafif kirli sakalı,üstünden hiç ayırmadığı uzunca paltosu ve yine vazgeçemediği rengi soluk şapkasıyla içeriye girdi.Şapkasıyla selamladıktan sonra ‘buyrun oturun’ diyerek koltuğu gösterdim.
-Eee Aşık Kemal Bey nasılsınız bakalım ?
-Aynı hocam..Dün yine konuştuk..Yalvarırcasına..Ama hiçbir cevap ses gelmedi..Yine o yazılı mesajlarını okudum durdum..
-Yahu bunun ismi ne ?
-İsmi de cismi de bende saklı hocam..
-Düşündüm durdum..Nerede bu git konuş diyeceğim yine cevap veremeyeceksin..
-Gideceğim elbet , bu zaten O’nun elinde hocam..Her şeyin zamanı var..
Epey konuştuktan sonra hayırlı günler diyerek çıktı..Ben böyle aşk görmemiştim..Böyle bağlılık…
Sıkıntılı bir hafta daha geçti…1 hafta sonra yine randevuya gelecekti…Bekledim bekledim..Kimseler yoktu ortada..İçeriye giren sekretere nerede acaba unuttu mu diyecektim ki bir zarf uzattı ;
-Efendim Kemal Bey yolladı..
Açtım başladım okumaya ;
‘Değerli doktorum..Benimle aylarca ilgilendin sağolasın..Artık benim sevdiğimin yanına gitme vaktimdir.Sanırım karşılık verdi sevgime beni istediğini söyledi bana bir aracıyla..Hakkını helal et hocam .. Sevgilerle..’
Haydi hayırlısı diyerek zarfı sakladım..Çıkışta yürüyerek gitmek istedim..Eve ulaşmak için caminin yanından geçtim. Akşam ezanı okunuyordu..Abdest alıp kılmak istedim..Camiye girip namazı kıldık cemaatle..Cemaatin bir söylentisi kulağıma takıldı..Kemal Uzunselvi…Öldüğünü söylüyorlardı şok olmuştum..Yanlarına gidip sordum..’Bu , şu beyazımsı saçlı kirli sakallı uzun paltolu Kemal mi dedim ? ‘
-Evet dediler…
Eve gittim oturdum … Düşündüm saatlerce..Son yolladığı mektupla beraber..
A harfi…Yalvararak konuşma..Günde 5 kez buluşma…Ve o sevgilinin ona yazılı şekilde aynı şeyleri iletmesi…Gözlerimden düşen yaşları sildikten sonra bu sevgilinin ismini ; Kemal Beyin kalp yaptığı kağıda tamamıyle yazdım…’Allah’…
Bugün dışarı çıkıp biraz alışveriş biraz gezmek istiyordum.Hazırlıklarımı yapıp evden çıkarken , kapıda üst komşu Yusuf Amca ile karşılaştım.Yusuf Amca ; başının ortasında saç olmayan,gülümsemeyi seven cana yakın bir insandı..Hal hatır sorduktan sonra yola koyuldum.
Dışarda yürüdükten sonra güneşin kızgın ışıkları , sadece beni değil vaktiyle insanları bunaltmaya başlamıştı.Alışveriş için markete girdiğimde market görevlisinin masum tebessümü ile karşılandım.İnsaların ihtiyaç duyduğu bir tebessümdü belki de..Çoğu şeyin önüne geçebilecek bir tebessüm.Hayırlısıyla alışverişi yaptıktan sonra yorgun argın eve gelmiştim.Kapının önünde bir zarf vardı.Merakla ne olduğunu öğrenmek için zarfı yırtıp içindeki kağıdı çıkarttım.Bir mektuptu..Fakat okumak için uygun yerde değildim.İçeri girdim okumaya başladım.Çok eski bir dostumdan gelmişti..Hatırlıyorum sanki..Rıdvan Yılmaz..Evet evet hatırlıyorum ! Ömrüm hayatım boyunca kardeşliğine sadık kaldığım Rıdvan’dı..Ama epey yıllar geçmişti aradan..O polis olduktan sonra atandığı Yozgat’a,bense Samsun’’da psikologluk yapmaya…Telefonunu değiştirmişti..Haberleşmek konuşmak istemiştim ki ; nafile..Beni nasıl buldu bilinmez mektupta yakın zamanda görüşüp hasret gidermek istediğini adresini ve numarasını ekleyerek mektubunda bana bizzat belirtmişti.Bugünün yorgunluğunu almıştı bu mektup sanki…Hemen telefona sarılıp aradım..2-3 saate yakın konuştuk..İyi olduğunu yuva kurup mutlu mesut yaşadığını öğrendim.Yakın bir zamanda tatile Trabzon-Giresun tarafına geleceğini ve o zaman görüşebileceğimizi söyledi..
Saatler geçiyor ben yapacak bir şey bulamadığımdan sıkılarak bir o yana bir bu yana dönüyordum koltukta..Sıkılarak tv kumandasını aldım..Seçim,seçim,seçim..Açmamla kapatmam aynı anda oldu nerdeyse…
Saat 19.30..Çalışma odama geçtim..Yarın pazartesiydi ve yine erken kalkarak iş başı yapacaktım.Fakat insanların sorunlarıyla ilgilenmek bana mutluluk veriyordu.Küçüklükten beri geliyordu bu haz..Fakat bir hastama anlam veremiyordum..Aşık olduğunu yıllardır hasretini çektiğini ama O’na bir türlü ulaşamadığını söylüyordu..Kim bu dediğimde ise bana cevap vermiyor , aramızda diyordu..Konuşuyor musunuz dediğimdeyse ‘Bana belli şeyleri iletiyor hepsi de yazılı’..Kariyerim boyunca böylesini görmemiştim..Kağıda farklı farklı iletişim şekilleri çizerek düşündüm durdum..Nasıl bir aşktı ve buna akiben hasta olduğunu söylüyordu..Ya benimle kafa buluyorsa dedim..Ama hep kağıda kalp çizerek ‘A’ harfi yazması bu düşüncemi yokediyordu.Kafaya koymuştum..Yarın irdeleyeceğim diye..Düşünceli şekilde yattım sabahı beklemeye başladım uykumda…
Saati kurmadığımı bilmiyordum..Fakat seçim arabasının bir işe yarayacağını tahmin dahi etmiyordum.Uyandığımda saatin 6.48 olduğunu görünce derin bir ohh çektim..Hızlıca kahvaltı,giyinmek derken muayaneme doğru yol aldım..
İlk randevusu olan Ali Bey geldi..Aile içi sorunlarından dolayı konuşup çözümler üretiyorduk..Bu kez içeri sevinçli bir şekilde elinde bir kutu baklava ile geldi..
-Oooo , hoşgeldeldiniz , diyerek karşıladım ..
-Sağolun efendim.Sayenizde bu sorunları hallettik Allah’ın izniyle , diyerek baklavayı uzattı.
-Estağfurullah , zahmet ettiniz diyerek teşekkürlerimi ilettim.
-Neyse ben zamanınızı almayayım izninizle diyerek kapıya yöneldi.
-Müsaade sizin diyerek selametledim…
Yaklaşık 10-11 kişiyle daha terapi yaptıktan sonra Kemal Bey geldi..Kaç gündür düşündüğüm aşık buydu .. Kısa ve beyazımsı saçları,hafif kirli sakalı,üstünden hiç ayırmadığı uzunca paltosu ve yine vazgeçemediği rengi soluk şapkasıyla içeriye girdi.Şapkasıyla selamladıktan sonra ‘buyrun oturun’ diyerek koltuğu gösterdim.
-Eee Aşık Kemal Bey nasılsınız bakalım ?
-Aynı hocam..Dün yine konuştuk..Yalvarırcasına..Ama hiçbir cevap ses gelmedi..Yine o yazılı mesajlarını okudum durdum..
-Yahu bunun ismi ne ?
-İsmi de cismi de bende saklı hocam..
-Düşündüm durdum..Nerede bu git konuş diyeceğim yine cevap veremeyeceksin..
-Gideceğim elbet , bu zaten O’nun elinde hocam..Her şeyin zamanı var..
Epey konuştuktan sonra hayırlı günler diyerek çıktı..Ben böyle aşk görmemiştim..Böyle bağlılık…
Sıkıntılı bir hafta daha geçti…1 hafta sonra yine randevuya gelecekti…Bekledim bekledim..Kimseler yoktu ortada..İçeriye giren sekretere nerede acaba unuttu mu diyecektim ki bir zarf uzattı ;
-Efendim Kemal Bey yolladı..
Açtım başladım okumaya ;
‘Değerli doktorum..Benimle aylarca ilgilendin sağolasın..Artık benim sevdiğimin yanına gitme vaktimdir.Sanırım karşılık verdi sevgime beni istediğini söyledi bana bir aracıyla..Hakkını helal et hocam .. Sevgilerle..’
Haydi hayırlısı diyerek zarfı sakladım..Çıkışta yürüyerek gitmek istedim..Eve ulaşmak için caminin yanından geçtim. Akşam ezanı okunuyordu..Abdest alıp kılmak istedim..Camiye girip namazı kıldık cemaatle..Cemaatin bir söylentisi kulağıma takıldı..Kemal Uzunselvi…Öldüğünü söylüyorlardı şok olmuştum..Yanlarına gidip sordum..’Bu , şu beyazımsı saçlı kirli sakallı uzun paltolu Kemal mi dedim ? ‘
-Evet dediler…
Eve gittim oturdum … Düşündüm saatlerce..Son yolladığı mektupla beraber..
A harfi…Yalvararak konuşma..Günde 5 kez buluşma…Ve o sevgilinin ona yazılı şekilde aynı şeyleri iletmesi…Gözlerimden düşen yaşları sildikten sonra bu sevgilinin ismini ; Kemal Beyin kalp yaptığı kağıda tamamıyle yazdım…’Allah’…
