Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

birguldeste

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
5 Eki 2005
Mesajlar
22
Aldığı Beğeniler
0
Huylu huyundan vazgeçer mi? Eskiler, Can çıkar huy çıkmaz derler.

Demek ki, bu adamlar, yani kartelin belli köşe başlarını tutup her fırsatta toplumun değer yargılarına sövenler, her Ramazan bıkmadan yine faaliyetlerine devam ediyorlar.

Bugün Çarşamba, bugün de yine provokasyon organize etmiş olabilirler ama ben size geçen hafta Fatih Çarşamba pazarında yaşanan, fakat en ufak bir şey elde edilmeyen bir provokasyon denemesini yazacağım.

Görgü şahitlerinin anlattıkları şöyle:

Fatih Çarşamba pazarı, hemen hemen, İstanbulun her semtinden insanların geldiği bir pazaryeridir. Alıcısıyla satıcısıyla her çeşit insan vardır. Ateistinden tutun da, Hıristiyanı, Ortodoksu, Yahudisi, Ermenisi, Rumu ve Müslümanı hemen herkes vardır.

Yıllardır bu pazaryerinde insanlar alışverişlerini yapar ve kimsenin aklına kimin ne olduğu gelmez, insanlar ihtiyaçlarını gidermek için buralara gelmiştir, ihtiyaçlarını giderirler ve giderler. Kimse kimsenin kaşıyla gözüyle, ağzıyla, diliyle ilgilenmez.

Ayrıca bu pazara gelenler ve gidenler, uzun yıllar Ramazan-ı Şerifte de alışveriş yaparlar. Ne oldu, nasıl olduysa bu Ramazan garip bir şey yaşadık ve şimdiye kadar böyle bir şey görmemiştik. Demek ki, medya terörü dedikleri böyle bir şey olsa gerek.

Pazaryerinin üst kısmına bir minibüs yaklaştı, içinden uzun saçlı, karışık sakallı, siyah giyinmiş, kulaklarında küpeler olan erkekler ile hırpani kılıklı kız çocukları indiler, birkaçının elinde kamera ve fotoğraflar vardı.

Ellerinde taşıdıkları poşetlerle pazarın alt başına kadar yürüdüler, küçük bir boşluk bulup poşetleri açmaya başladılar. Poşetlerden ekmek, domates, beyaz peynir, kaşar peyniri ve sivri biber çıkarıp yere serdiler.

Sandık ki, sandviç yapacaklar ve oruçlu olmayan insanlara satacaklar. Gayet normaldir. Sandviçleri yaptıktan sonra ellerine aldılar ve kırk yıldır açlarmış gibi yiyerek pazarın alt başından üst başına doğru yürümeye başladılar.

Yürürken de dürüst yürüseler iyi, pazarcı esnafına ve müşterilere sarkıntılık yaparak yürüyorlardı. Ellerindeki sandviçleri bir güzel yiyerek pazarın sonuna kadar geldiler ve hiç kimse bunlara bir şey söylemedi.

Kameramanlar omuzlarından kameraları indiremediler, farenin peyniri gözlediği gibi gözlediler ama onlar da umduklarını bulamadılar. Olaya şahit olanlar acı acı gülümsediler. Sonra bir pazarcı esnafı, pazarcıların ve halkın enayi olmadığını söylemek için sandviç yiyen gençlere şöyle dedi:

Böyle yaparak insanları tahrik edecek, sonra da olay çıkmasına sebep olacaksınız öyle mi? Ne geçecek körpe kuzularım elinize. Çok gençsiniz ve zavallı olmayacak kadar da akıllı kimselere benziyorsunuz. Kim bilir kaç lira aldınız bu işi yapmak için, kullanıldığınızın farkında değil misiniz? Sizlerin de eminim bir annesi babası vardır, annenizin babanızın hakkı için, böyle sapıklıklar yaparak kendinize de ceddinize de küfrettirmeyin, varın gidin şuradan diye kibarca uyardı.

Evet, bu hafta kartelin sahneye koyduğu ve koydurduğu oyun devam eder mi etmez mi bilmem ama geçen hafta bunlar yaşanmış. Sadece Fatihte değil, benzeri muhafazakar semtlerin pek çoğunda kartel medyası böyle oyunlar sahneye koyduruyormuş.

Geçtiğimiz Pazar günü de yazdım. Hiç kimse hiç kimsenin oruç bekçisi değildir. Allah hiçbir kula böyle bir yetki vermemiştir. İbadet Allah rızası için yapılan bir eylemdir. İbadet; imani ve vicdani bir meseledir, kişinin kendisiyle ilgilidir ve kişiye özeldir.

Kartel medyası artık İslâm dininin insanlara tanıdığı özgürlüğü anlamalı ve algılamalıdır Bu örümcek kafalıların şerrinden bütün Müslümanları koru Allahım.
 
Üst Alt