Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

hüzün yağmuru1

Gavsım seni çok Özledim♥♥
 
Üyelik Tarihi
26 Eki 2010
Mesajlar
1,166
Aldığı Beğeniler
5
Takım
Galatasaray
bende ara ara namaz kıldım ancak nefis belkide seytanın vesveseleriyle namazımı terk ettim şimdi yeniden ve daha bilinçli karralı olarak başldım bu sefer öğrenerek anlıyarak yapıyorum ibadetimi ama bu başlığı görünce kafam karıştı evet kaza namazlarım çok onları yerine getirene kadar nafile namazlarımı kılamayacakmıyız lütfen bi açıklama cvp veririmisiniz

Esselamu aleyküm kardeşim fetva mercii değilim ama nacizane hocalarımızdan öğrendiklerimiz;kaza namazı oln kişi nafile namaz kılamaz mevzusu,şafii mezhebinde kat'i bi durumdur şafii mezhebinde kaza namazı olanlar nafile ibadet etmezler.önce olan borcumuzu ödeyelim diye :gul: lakin Hanefi mezhebine göre kazası olan kardeşlerimiz ki (hepimizn mutlak vardır)bunlar da hem kaza namazını eda ederler hem de nafile ibadetlerini ifâ ederler:gul: Büyüklerimiz kaza borcu ile Rabb'imizin huzuruna borçlu çıkmamak adına bu düsturu uygun görmüşlerdir;yani kaza borcu olan nafile ibadet etmesin öncelik kaza borcundadır diye.İnşaAllah kaza borcumuz olmadan Rabbimzin huzuruna gideriz..amin:gul:
 

hüzün yağmuru1

Gavsım seni çok Özledim♥♥
 
Üyelik Tarihi
26 Eki 2010
Mesajlar
1,166
Aldığı Beğeniler
5
Takım
Galatasaray
Ayrıca şu da bilinmeli ve unutulmamalıdır ki nafile ibadetlerimiz ahiret günü Rabbimzin huzuruna çıktığımızda farz olan namazlarımız eksik gelirse Rabbimiz getirin kulumun nafile ibadetlerini diyecek ve kılmış olduğumuz nafile namazlar (teheccüd,evvabin,duha..) eksik olan namazlarımıza ilave edilip tammlanacak inşaAllah :gul: bu yüzden hem kaza namazlarımızı hem de nafile namazlarımızı asla bırakmayalım.ve asla farz olan namazlarımızı kaçırmayalım vaktinde eda edelim inşaAllah :gul:
 

seylan_54

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
23 Ocak 2011
Mesajlar
3,957
Aldığı Beğeniler
1,393
Amacım fetva vermek değil. Öyle birşeye kalkışmak haddim de değil. Ama bu konuda kendi düşüncemi söylemek istiyorum.

İslamiyetin en temeli kolaylıklar dini olmasıdır. Buradaki kolaylıktan kasıt keyfiyet değil, mecburiyet durumudur.

Öncelikle dinimizin kesin emirlerini hiyerarşik olarak sıralarsak; Farz, Vacip, Sünnet, müstehap...

Bu anlamda namaz konusunda bizler için öncelik her zaman farz olandır. Vacip ise farz kadar kesin olmamakla birlikte dinimizin yapılmasını emrettiği ibadetlerdir. Sünnet ise Peygamberimizin, farz ve vacip olmayarak yaptığı dini görevlerdir. Buna göre sünnet, dinde farz ve vacip olmaksızın yapılması istenen ve Peygamber Efendimiz tarafından pek terk edilmeyen işlerdir.

Dinimizde namaz konusunda farz olan şey günde 5 vakit namazın kılınmasıdır. 5 vakit namazı yerine getirebilmek için ise her namazın farzını kılmak yeterlidir. Aslında bizim her vakit namazda kıldığımız sünnetler (müekkede veya gayri müekkede) birer nafile ibadettir.

Şimdi biri çıkıp bana "kardeşim sen manyak mısın? Peygamberimizin vakit namazlarında kıldığı rekâtlar nafile değil sünnettir" diyebilir. Elbette sünnettir. Olaya şu açıdan bakarsak demek istediğim daha net anlaşılır. Peygamberimiz vakit namazları haricinde namaz kılmıyor muydu? Elbette kılıyordu. Bu namazlar ne namazıdır? Nafile namaz. Peygamberimiz kıldığı için de aslında her nafile namaz bizim için birer sünnet namazdır.

Peki, durum böyleyse yani vakit namazı eda etmek için sadece farzını kılmak yetiyorsa bizim kıldığımız sünnet rekâtlar nedir? Aslında onlarda birer nafile namazdır. Yani bizler her vakitte zaten nafile namaz kılıyoruz. Olayı bu açıdan değerlendirirsek kaza namazı olanın nafile namaz kılamaması gibi bir durum söz konusu olamaz. Yani bizler her vakitte zaten nafile namaz kılıyoruz.

Bu noktada konu ile ilgili bahsi geçen hadisleri iyi değerlendirmek anlamak gerekir. Sadece okuduğumuzu anlarsak büyük bir yanılgıya düşeriz. Sizlerde takdir edersiniz ki, dinimizin emirlerini, peygamberimizin hadislerini anlamak o kadar basit değildir. Eğer öyle olmuş olsaydı tefsir, hadis, fıkıh gibi ilimler olmazdı.

Anılan hadisler bir kişinin namazın önemini kavradıktan sonra (ki birçok insan namazı sadece spor hareketi olarak görüyor, önemsemiyor); farz namazın mutlak kılınması, bilerek kaçırılmaması; eğer böyle bir durum söz konusu olursa kazalar yapılmadan nafile yapılamayacağına yöneliktir.

Kaldı ki birde olayı şu açıdan değerlendirirsek; bir kimse 50 yaşında. Müslüman olarak yetişmiş ama o yaşına kadar namaz kılmamış. 50 yaşında Allah'ın izniyle gerçeklerin farkına varmış ve namazlarına başlamış, gerektiği gibi Allah'ın rızasını kazanmaya çalışıyor. Bu kimsenin de Allah bereketini artırıyor. O kimse bunların karşılığı olarak bir şükür namazı kılamayacak mı? Şükür namazı bir nafile namaz ise ve bizler bahsi geçen hadisi okuduğumuz gibi anlar isek bu kimse bu şükür namazı kılamaz. Buyrun burdan yakın. Kaldı ki bu kimsenin 35 yıllık kaza namazını eda etmesi de mümkün gözükmemektedir. 35 yıllık kaza namazı kılınabilir bir şekilde yetişir diyen olursa örnekler çoğaltılabilir. O kimse 50 değil de 70 yaşında olsa denilebilir.

Eğer İslamiyet kolaylıklar dini ise ve kendi içinde çelişmiyorsa ki, hiçbir zaman çelişmez (eğer çelişiyorsa hak din değildir) bu nedenle bu kimse şükür namazını Allah'ın izniyle kılması gerekir.

Hüzün Yağmuru Hanımında dediği gibi “Ayrıca şu da bilinmeli ve unutulmamalıdır ki nafile ibadetlerimiz ahiret günü Rabbimzin huzuruna çıktığımızda farz olan namazlarımız eksik gelirse Rabbimiz getirin kulumun nafile ibadetlerini diyecek ve kılmış olduğumuz nafile namazlar (teheccüd,evvabin,duha..) eksik olan namazlarımıza ilave edilip tammlanacak inşaAllah”. Bizler buna inandık inanıyoruz. Eğer aksi bir durum varsa halimiz harap zaten.

Şu bir gerçek, varsa kazalarımız mümkün olduğunca kılmalıyız. Ama kazarlımızın olması nafile kılmamıza engel olmaz. Hadis-i Şerifi iyi anlamak gerekir diye düşünüyorum.
 

Musafir

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
22 Nis 2011
Mesajlar
20
Aldığı Beğeniler
0
Takım
Diğer
Ayrıca şu da bilinmeli ve unutulmamalıdır ki nafile ibadetlerimiz ahiret günü Rabbimzin huzuruna çıktığımızda farz olan namazlarımız eksik gelirse Rabbimiz getirin kulumun nafile ibadetlerini diyecek ve kılmış olduğumuz nafile namazlar (teheccüd,evvabin,duha..) eksik olan namazlarımıza ilave edilip tammlanacak inşaAllah :gul: bu yüzden hem kaza namazlarımızı hem de nafile namazlarımızı asla bırakmayalım.ve asla farz olan namazlarımızı kaçırmayalım vaktinde eda edelim inşaAllah :gul:

Esselamu aleykum!

Bunu da unutmiyalim:
dinimizde karar cikarmak sadece alimlerge ait!

(Tamam yapılmamış olan namaz, zekat ve başka farzlar, nafilelerle tamamlanır) hadis-i şerifini İbni Âbidin hazretleri şöyle açıklıyor: İmam-ı Beyheki, "Bu hadis-i şerif, yapılmış olan farzlar içindeki sünnetler noksan kalırsa, nafilelerin bunları tamamlayacağını bildirmektedir. Yoksa yapılmamış farzların yerine nafilelerin geçeceğini bildirmiyor" dedi. Şu halde, nafileler, terkedilmiş olan farzları değil, noksan olarak kılınan namazlardaki kusurları tamamlar. (Redd-ül muhtar)

İmam-ı Rabbani hazretleri buyuruyor ki:
Zekat niyeti ile fakire bir altın vermek, yüz bin altın sadaka vermekten daha sevaptır. Çünkü zekat vermek, farzı yapmaktır. Sadakalar ise, nafile ibadettir. Farz ibadetin yanında nafile ibadetlerin hiç kıymeti yoktur. Deniz yanında, damla bile değildir. Şeytan aldatarak, kazaları kıldırtmayıp ve zekat verdirmeyip, nafileleri güzel gösteriyor. (3/17)

İnsanı Allahü teâlânın rızasına kavuşturacak işler, farzlar ve nafilelerdir. Farzların yanında nafilelerin hiç kıymeti yoktur. Bir farzı vaktinde yapmak, bin yıl nafile ibadetten daha çok faydalıdır. Hangi nafile olursa olsun, ne kadar halis niyetle yapılırsa yapılsın hepsi böyledir. Hatta farzları yaparken, bu farzın sünnetlerinden bir sünneti, hatta bir edebi gözetmek de böyle çok faydalıdır. (1/29)

Bir hadis-i şerifte, (Allah’ın bir kulunu sevmemesi, onun faydasız şeylerle uğraşmasından anlaşılır) buyuruluyor. Bir farzı yapmayıp, bir nafile ibadeti yapmak da, boşuna uğraşmaktır. (1/123)

Nafilenin kıymeti, farzın yanında hiç gibidir, okyanus yanında bir damla gibi bile değildir. Sünnet de farzın yanında okyanus yanındaki bir damla su gibidir. (1/260)
 

hüzün yağmuru1

Gavsım seni çok Özledim♥♥
 
Üyelik Tarihi
26 Eki 2010
Mesajlar
1,166
Aldığı Beğeniler
5
Takım
Galatasaray
Esselamu aleykum!

Bunu da unutmiyalim:
dinimizde karar cikarmak sadece alimlerge ait!

(Tamam yapılmamış olan namaz, zekat ve başka farzlar, nafilelerle tamamlanır) hadis-i şerifini İbni Âbidin hazretleri şöyle açıklıyor: İmam-ı Beyheki, "Bu hadis-i şerif, yapılmış olan farzlar içindeki sünnetler noksan kalırsa, nafilelerin bunları tamamlayacağını bildirmektedir. Yoksa yapılmamış farzların yerine nafilelerin geçeceğini bildirmiyor" dedi. Şu halde, nafileler, terkedilmiş olan farzları değil, noksan olarak kılınan namazlardaki kusurları tamamlar. (Redd-ül muhtar)

İmam-ı Rabbani hazretleri buyuruyor ki:
Zekat niyeti ile fakire bir altın vermek, yüz bin altın sadaka vermekten daha sevaptır. Çünkü zekat vermek, farzı yapmaktır. Sadakalar ise, nafile ibadettir. Farz ibadetin yanında nafile ibadetlerin hiç kıymeti yoktur. Deniz yanında, damla bile değildir. Şeytan aldatarak, kazaları kıldırtmayıp ve zekat verdirmeyip, nafileleri güzel gösteriyor. (3/17)

İnsanı Allahü teâlânın rızasına kavuşturacak işler, farzlar ve nafilelerdir. Farzların yanında nafilelerin hiç kıymeti yoktur. Bir farzı vaktinde yapmak, bin yıl nafile ibadetten daha çok faydalıdır. Hangi nafile olursa olsun, ne kadar halis niyetle yapılırsa yapılsın hepsi böyledir. Hatta farzları yaparken, bu farzın sünnetlerinden bir sünneti, hatta bir edebi gözetmek de böyle çok faydalıdır. (1/29)

Bir hadis-i şerifte, (Allah’ın bir kulunu sevmemesi, onun faydasız şeylerle uğraşmasından anlaşılır) buyuruluyor. Bir farzı yapmayıp, bir nafile ibadeti yapmak da, boşuna uğraşmaktır. (1/123)

Nafilenin kıymeti, farzın yanında hiç gibidir, okyanus yanında bir damla gibi bile değildir. Sünnet de farzın yanında okyanus yanındaki bir damla su gibidir. (1/260)

Ve aleyna aleyküm selam..

dinimizde karar cikarmak sadece alimlere ait!

Evet fetva vermek yalnızca Alim zatlara mahsusdur..
Burda kimsenn fetva verdiği de yoktur..

Söylenn sözler çarpıtılmaz ve başka yerlere çekilmezse sevinirm..
orda ifade etmeye çalıştıklarımız zaten;İbni Âbidin hazretlerinn ifade ettiği: İmam-ı Beyheki, "Bu hadis-i şerif, yapılmış olan farzlar içindeki sünnetler noksan kalırsa, nafilelerin bunları tamamlayacağını bildirmektedir. Yoksa yapılmamış farzların yerine nafilelerin geçeceğini bildirmiyor" dedi. Şu halde, nafileler, terkedilmiş olan farzları değil, noksan olarak kılınan namazlardaki kusurları tamamlar. (Redd-ül muhtar)
Budur..
Tabiki "Farz";nafilelerden ve sünnetten öncedir..aksini iddia eden olmadı ki mübarek?
Selam ve dua ile..
Paylaştığınız değerli bilgiler için teşekkürler Mevlam razı olsun:gul:
 

Musafir

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
22 Nis 2011
Mesajlar
20
Aldığı Beğeniler
0
Takım
Diğer
Ve aleyna aleyküm selam..

dinimizde karar cikarmak sadece alimlere ait!

Evet fetva vermek yalnızca Alim zatlara mahsusdur..
Burda kimsenn fetva verdiği de yoktur..

Söylenn sözler çarpıtılmaz ve başka yerlere çekilmezse sevinirm..
orda ifade etmeye çalıştıklarımız zaten;İbni Âbidin hazretlerinn ifade ettiği: İmam-ı Beyheki, "Bu hadis-i şerif, yapılmış olan farzlar içindeki sünnetler noksan kalırsa, nafilelerin bunları tamamlayacağını bildirmektedir. Yoksa yapılmamış farzların yerine nafilelerin geçeceğini bildirmiyor" dedi. Şu halde, nafileler, terkedilmiş olan farzları değil, noksan olarak kılınan namazlardaki kusurları tamamlar. (Redd-ül muhtar)
Budur..
Tabiki "Farz";nafilelerden ve sünnetten öncedir..aksini iddia eden olmadı ki mübarek?
Selam ve dua ile..
Paylaştığınız değerli bilgiler için teşekkürler Mevlam razı olsun:gul:

Mevlamiz cumlemizden razi olsun,

Konu'mizin adi "Kaza borcu olan nafile namaz kılamaz" degilmi?

Bular sizin sozleriniz:
"bu yüzden hem kaza namazlarımızı hem de nafile namazlarımızı asla bırakmayalım".

Bakin, mubarek: hem -kaza- diyorsiz, hem de -nafilelerni asla birakmayalim- diyorsiz.
"Kaza borcu olan nafile namaz kılamaz" deyseidiniz, problem kalmazdi. Hem de konuyu tamamlardik artik.
Hepimiz anlardik ki kazalarimizin yerine getirmeyince nafilelerle ve sunnetlerle ograsmak en azdan mantiksiz.

Burada İmam-ı Rabbani hazretlerin sozleri yeterli oluyor:
"Şeytan aldatarak, kazaları kıldırtmayıp ..., nafileleri güzel gösteriyor".

Sizde burada "Tamam" deseniz, hepimiz de "Tamam" deriz, mesele de kalmaz, degilmi? ))

Selam ve dua ile...
 

seylan_54

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
23 Ocak 2011
Mesajlar
3,957
Aldığı Beğeniler
1,393
Eğer söyleyecek bir şeylerimiz var ise bunu kırmadan incitmeden söylemek gerekir. Allah rızası için bir konu hakkında sohbet ediyorsak, bu sohbeti kırmadan dökmeden yapmak daha yerinde olur.

Tam bir görüş birliğine varılmamış konularda insanın bildiğiyle amel etmesi gerektiğini düşünüyorum.

Açıkçası günümüzde namazları kılın. Farzları mecburen kılacağız. Sonra kaza mı kılıyorsunuz, nafile mi kılıyorsunuz o size kalmış. Yeter ki kılın. Borç varken alacaklıya hediye vermek pek mantıklı değil muhakkak ama böyle bile olsa alacaklı hediyeden dolayı hoşnut olacaktır. Borçlu borcunu ödeyemeyecek durumda ise aldığı hediyeleri son tahlilde borcuna karşılık yapılmış ödemeler sayacaktır.

Bu durum dinen ne kadar caizdir orasını bilemem ama yine söylüyorum: "Farz namazları kılın. Daha sonra ne namazı kılıyorsanız kılın."
 

Musafir

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
22 Nis 2011
Mesajlar
20
Aldığı Beğeniler
0
Takım
Diğer
Kaza namazlarıyla ilgili Orijinal Vesikalar - 1

 

hüzün yağmuru1

Gavsım seni çok Özledim♥♥
 
Üyelik Tarihi
26 Eki 2010
Mesajlar
1,166
Aldığı Beğeniler
5
Takım
Galatasaray
Allah razı olsun mübarek,değerli bir paylaşım.

Evvela tabikiiii farz..sonra da kişi kılabiliyorsa hem kazasını hem de nafilesini kılar..
Dikta mı etmeli kişilere ?Kaza borcun varsa nafile kılma diye?
Neden nafile namazdan mahrum kalalım ki?
Mümkün olduğunca farz olan vakit namazlarını kaçırmamalı..
ve mümkün olduğunca hem kaza hem de nafile namazlara devam edilmeli..

(nefsime..)
 
Üst Alt