- Üyelik Tarihi
- 5 Eyl 2011
- Mesajlar
- 3,789
- Aldığı Beğeniler
- 13,779
- Takım
- Galatasaray
Mustafa Yürekli
Kelimeler Andı Bekler
Kalbim yük altında titrediğinde Kitaptan kopan fırtınasında anmanın Tuvale besmeleyle çöküvermiş Dalgasız en beyaz yalnızlık
Boy boy sari papatyalar seherde Mühimmatsız saf tutmuş ellerine karşı falcıların Çizilmeyi bekliyor günebakanlar Uzun kirpikler arasından kurban bakışları
Resim dışı eller kirli beceriksiz Bozgunda ikbal arama sevdasına düşeli Güneş sarı sıcağıyla derinleştiriyor Gürültüsünü saygısızlığın
Rengarenk döküldü beze gözışıkları elektrikler kesik Kabe'den esen bir rüzgara asılı geride kalan kokusu Kırmızı güller kıble tarafına cömertçe dağıtır Bir fincan kahveyle değil zemzemle alınan gönüllere
Gökkuşağıyla sevişen çiçeklerden derlenmiş Masumiyetin canlı renkleri gönle kar dokunuşundaki yenileme Dağların eteğinde bir dut ağacına taş duvarlı Toprak damlı evlere emanet kelimeler içilecek andı bekler
Kardelenlerle bir gidiş çizildi tuvale Yağmur yüklü bulutlarla kırlangıçlarla da geliş Bahardan indirilmedi oysa saati karıncaların Arıların ve balıkların dansı zeytin ağaçlarının sazları
Bir iskelede ellerinden tutmayı resmettim
Daha ağır oturdu içime yıllar sürecek yokluğu Eylül bahçelerinden şiirden uzakta Selam gönderdim çoğu harfi kömür demeden
İskelede oturdum güneş notunu bırakmış batarken Kıpkızıl bir denizde Musa yürüyüşüyle Kayboldu feryadı şehrin ah ışıkları ne kadar vicdansız Toprak hazanıyla beni çağırırken
Kelimeler Andı Bekler
Kalbim yük altında titrediğinde Kitaptan kopan fırtınasında anmanın Tuvale besmeleyle çöküvermiş Dalgasız en beyaz yalnızlık
Boy boy sari papatyalar seherde Mühimmatsız saf tutmuş ellerine karşı falcıların Çizilmeyi bekliyor günebakanlar Uzun kirpikler arasından kurban bakışları
Resim dışı eller kirli beceriksiz Bozgunda ikbal arama sevdasına düşeli Güneş sarı sıcağıyla derinleştiriyor Gürültüsünü saygısızlığın
Rengarenk döküldü beze gözışıkları elektrikler kesik Kabe'den esen bir rüzgara asılı geride kalan kokusu Kırmızı güller kıble tarafına cömertçe dağıtır Bir fincan kahveyle değil zemzemle alınan gönüllere
Gökkuşağıyla sevişen çiçeklerden derlenmiş Masumiyetin canlı renkleri gönle kar dokunuşundaki yenileme Dağların eteğinde bir dut ağacına taş duvarlı Toprak damlı evlere emanet kelimeler içilecek andı bekler
Kardelenlerle bir gidiş çizildi tuvale Yağmur yüklü bulutlarla kırlangıçlarla da geliş Bahardan indirilmedi oysa saati karıncaların Arıların ve balıkların dansı zeytin ağaçlarının sazları
Bir iskelede ellerinden tutmayı resmettim
Daha ağır oturdu içime yıllar sürecek yokluğu Eylül bahçelerinden şiirden uzakta Selam gönderdim çoğu harfi kömür demeden
İskelede oturdum güneş notunu bırakmış batarken Kıpkızıl bir denizde Musa yürüyüşüyle Kayboldu feryadı şehrin ah ışıkları ne kadar vicdansız Toprak hazanıyla beni çağırırken