İşte tekrar doluyor gözlerim…Senin bıraktığın hatıraların etkisindeyim. Beni benden alan bir ruh… Sanki bir yağmur damlası oluyor bedenim… Bedir’le sevinen yüreğim, Uhud ‘da irkilen bedenim beni alıyor, kuş kanadı kadar hafif hissettiriyor sanki varlığın…Kalbimde bir acı var Ya Resulallah !Uzaklardan,ulaşılmayandan gelen bir soğuk… Soğukluğa ne hacet?Benim feryadım masum bir yokluk…
Sen rahmettin. Her türlü kötülüğe karşı sabrettin. Ya Resulallah!Yetimler seni gördüklerinde sevinçlerinden ne yapacaklarını şaşırırlar, ancak dünya güzeli gözlerine bakarak geçirirlerdi heyecanlarını…Sende yetim büyümüştün.Yetimliğin ne demek olduğunu iyi bilirsin ey resul!
Sana olan sevgimi nasıl anlatsam bilmiyorum. Sadece isminle kifayetsiz kalan kelimeler seni sana nasıl anlatabilir ki? Nurunla aydınlanan cihan bile sana olan sevdasını varlıkların diliyle anlatırken benim yüreğimden geçen ve gitgide artan sızılar nasıl yok olur?
Hak rahmet adına yaratmıştı seni…Sen ışık oldun, rahmet oldun tüm kainata… Kelimelerin bile kifayetsiz kaldığı iki kelime; Muhammed Mustafa (s.a.v). Sen cömerttin,dürüsttün,fedakardın,paylaşımcıydın… Sana yapılan eziyet ve tehditlere karşı en büyük sevgiline, seni gül kokulu diyarlara layık gören Hakka sığındın…
Sen isteyince her şey olur ey resul! Şehadet parmağını kaldırınca, ay bölünmüştü ikiye büyük bir ihtişamla… Dilsiz çocukların ellerinden tutup “ente resulullah” deyişine şahit olmuştun… Bu yaralı kalbim gül kokulu diyarlarda ya resul! Sensizliğin ızdırabıyla yok olup giden bir kalbe sahibim… Ama sana candan, samimi olan sözlerimi yazıyorum…
Can derdine düşen canan aşkına yanamaz. Canan dileyen de can derdine kapılamaz. Benim bu dünyadaki en samimi dostum ve cananım sensin Ya Resulallah! Sohbet canan sohbeti olursa demini alır. Orda söz hep dönüp dolaşıp canana gelir.Yeryüzünün en değerli en kıymetli insanı peygamberim! En yakınında bulunan dost meclisindekiler sahabelerdir.Bu öyle bir meclistir ki bu mecliste sohbet dostlarla paylaşıldıkça, canana ait güzellikler konuşuldukça oraya gerçek cananımız olan Hak’tan ne sırlı esintiler eser bilirsin Ya Resulallah! Zaman farklılaşır, mekan mekan olmaktan çıkar. Ten kafesinden sıyrılan ruhlar kalbin zümrüt tepelerinde doyumsuz seyahatlere çıkar…
Yükseldikçe yükselirler.İnsan tadını dostlarla bulur demiştiniz efendim! Ben en büyük dostumu buldum, gayrısı yalan…Rabbim bunu bana nasip etti gerisi koca bir cihan…
Ya Resulallah! Hakk’a ve sana olan sevgim bütün ruhumu ve bedenimi sarmış durumda…
Bu yazdıklarım sadece kalbimin içindekilerden en ufak bir parça… Koskoca denizde bir kum taneciği kadar şuan sana yazdıklarım... Sen beni görüyorsun, sen seni sevenleri sünnetine uyanları yalnız bırakmasın… Ya Resulallah ! Bir ömür senin yolundan gitmek ve sıraatte sonsuz şefaatin dileğiyle…
H. Üsame Koz

