Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

ilminur

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
30 Ara 2007
Mesajlar
8,908
Aldığı Beğeniler
128
Takım
Fenerbahçe
Kelimelerin gönlünü almaya geldim…

Kelimeleri küstürmekten korkuyorum ben. Dudağımın sıcağını hak ettiği halde hiç dudağıma değdirmediğim sesler için üzülüyorum. Bir dolmakalemin mürekkebine tutunup aşk kokulu bir sayfanın kucağına sessizce kuruluvermeyi umarken, akla gelmeyen, kalbe düşmeyen cümlelere acıyorum. Bir şiirin berceste mısrası olmaya adayken, şairinin uykusuyla boşluğa terk edilmiş, nisyan uçurumlarına itilmiş bir ifadenin hıçkıra hıçkıra ağladığını hayal ediyorum.

Bir lügatin soğuk sayfalarında unutulmuş, sıcacık odalardan kovulmuş, hayattan sürgün edilmiş kelimeler vardır meselâ: “Mühür gözlüm!” Haksızlığa uğramışları da vardır belki; en çok o hak ettiği halde dillere düşmeyi, eşanlamlı olduğunu iddia eden yoz bir sözcük işgal etmiştir ağızları.

Bir olasılık daha var, öyle mi? Katledilmişler de vardır meselâ; karnı deşilmişler, ruhu çalınmışlar, uzatması yahut şapkası düşürülüp kötürüm kalmışlar. Ne kadar yağmur yağarsa yağsın, “kırkikindi”ler dokunmuyor artık yeryüzüne. Sokağa atılmışları da vardır; kesin. Dim dik dururken omurgası kırılmışlar, boynu bükülmüşler, yüzü kızartılmışlar. “Hassas mevzu bunlar!” Muhteşem bir bilgelik taşıdığı halde, yaşlı diye gözden düşmüşler, eski diye bir kenara bırakılmışlar da var aralarında.

İhanete uğramış olanları da var, nihai tahlilde. Nahoş anlamlar için tüketilenler, kötü bir politikacının ağzında kirletilip de bir daha kendini aklayamayanları da çok gördüm “netekim”. Yoldan çıkarılmışları da vardır herhalde, namusuyla otururken cümlelerin ortasında, sokak ağzına itilmiş olmalılar.

O dertli lügat hangi çığlıklara sus işareti çekiyordur acaba? Nasıl da üşütmemek için sıkı sıkıya kapatıyordur sayfalarını! Şöyle bir nazar ediyorum da, içim parçalanıyor: Merdiven altlarına atılmış kırık dökük heceler. Tavan arasında unutulup kulaklara varmaz olmuş deyimler. Kulağa küpe olası güzellikte inciler iken, argo çöplüğüne atılmış sözler. Hep yanlış yerlere konulup baş aşağı sürüklenmiş kelimeler. Bir zamanlar aşkın sultanlarınca baş tacı edilmişken, şimdi dudak bükülen asil satırlar…

Eyvallah, eyvallah da… Yüreğimi en fazla burkanı söylemem gerek: Anlamı çok güzel ve derin olduğu halde, laf olsun diye geçiştirilen cümleler, nabza şerbet harcanan ifadeler. Yalakalığın ayakları altına paspas edilmiş hitaplar: “Saygımız sonsuz.” Hep dillerde sımsıcak dolaştığı halde bir türlü kalbe dokundurulmayan ifadeler: “Dükkân senin!” Asil bir hayranlığı seslendirmek için eğitildiği halde, orta yere tahkir diye sürülenler: “Acayip!” Sevdayı taşırmak için, aşkı taşımak için çırpındıkları halde, vardığı kulağın zarına çarpıp tuz buz olan içtenliksiz sözcükler. Haksızlığa uğruyorlar. Yıllarca güvey olmak üzere hazırlandıkları düğünden yüz geri ediliyorlar. Sevdikleri ellerinden alınıyor. Sokulgan çağrışımları insafsızca budanıyor. Şefkatle uzanan ses parmakları doğranıyor.

Ömür boyu biriktirdikleri sermayeleri yağmalanıyor. “Ah!”
Dedim ya; benimkisi bir hastalık belki. Zannımca çaresi yok. Ki ben bu çaresizliği çarem bilirim. Bakın, buraya kadar geldim işte. Yukarıdan aşağıya tekrar okuyacağım yazdıklarımı. Hakkını verebilseydim bu yazının, pencere önünde bekleseydim kimi nazlı kelimelerin, onları da katardım bu denemeye…

Yüzlerini yerden kaldırır, yeni vakitlerin başrolünü bahşederdim onlara.
Kim bilir hiç hak etmediği halde hangi kelimeyi tekrarladım. Klişe ifadelerin içine sokuşturup utandırdığım da olmuştur kelimeleri. Tembel zihnimin bir türlü evine kabul etmediği kalbi olan kelimeler yerine kalp kelimelere yüz verdiğim de vakidir. Tanışmış olsaydım şimdiye kadar, nazlarını çekseydim azıcık, şimdi benimle birlikte olurlardı, büyük ihtimal.

Bir gün ama bir gün hesap sormak için yakama yapışacaklar; bu muhakkak. En iyisi, zarif bir denemecinin öğrettiğince küstürdüğüm kelimelerin yerine üç nokta bırakmak. Evime kabul etmedim; bari kapıyı açık bırakayım.


alinti..
 

Hafız_70

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
29 Eyl 2007
Mesajlar
8,243
Aldığı Beğeniler
6,432
Takım
Fenerbahçe
Yüreğinize sağlık Allah razı olsun kardeşim.
Selam ve dua ile.
 

Geceler

Sükut_u Sonbahar
 
Üyelik Tarihi
11 Nis 2007
Mesajlar
24,205
Aldığı Beğeniler
22,175
Takım
Fenerbahçe
EyvAllah canim cok güzel bir yaziydi kalbi tesekkürler
Cenab-i Hak razi olsun herdaim
Selam ve Dualarimla........
 

Fahl_

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
18 Haz 2011
Mesajlar
1,821
Aldığı Beğeniler
30
Konum
Antalya
Takım
Beşiktaş
dertli lügat hangi çığlıklara sus işareti çekiyordur acaba? Nasıl da üşütmemek için sıkı sıkıya kapatıyordur sayfalarını! Şöyle bir nazar ediyorum da, içim parçalanıyor: Merdiven altlarına atılmış kırık dökük heceler. Tavan arasında unutulup kulaklara varmaz olmuş deyimler. Kulağa küpe olası güzellikte inciler iken, argo çöplüğüne atılmış sözler. Hep yanlış yerlere konulup baş aşağı sürüklenmiş kelimeler. Bir zamanlar aşkın sultanlarınca baş tacı edilmişken, şimdi dudak bükülen asil satırlar…

Bir gün ama bir gün hesap sormak için yakama yapışacaklar; bu muhakkak. En iyisi, zarif bir denemecinin öğrettiğince küstürdüğüm kelimelerin yerine üç nokta bırakmak.

Çok güzeldi..Bir canlı gibi hal-i lisan halinde ruh ve yazı..
Bazen en yakın sırdaşımız,bazen en özel anlatımız,bazen en içli ifadelerimiz olurlardı..

Allah razı olsun yüreğinizden
 

uhibbu

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
4 Eki 2007
Mesajlar
18,383
Aldığı Beğeniler
39,770
Konum
istanbul
Takım
Galatasaray
Yüreğine sağlık abla güzeldiii
 

katresu

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
8 Haz 2011
Mesajlar
1,624
Aldığı Beğeniler
14
Konum
Adana
Takım
Diğer
Gerçekten okunabilirliği olan bir yazıymış ve ben, nasıl gözden kaçırmışım...:(

Emeğinize sağlık kardeşim.
 

Beste

Dert etme Duâ et..
 
Üyelik Tarihi
13 Eki 2009
Mesajlar
11,177
Aldığı Beğeniler
18,751
Konum
Sessiz
Takım
Galatasaray
Güzeldi ablam Allah razi olsun insAllah.
 
Üst Alt