Mevlana Hz. Felsefe ile uğraşan birileri gelir, Mübarek
bakar delillerden senetlerden anlamıyorlar, onları Şemsi
Tebriziye yollar. İnkârcılar içlerinden birini sözcü yaparlar.
Bu kendisindebaşkasını dinlemeyen gürültücünün tekidir.
“Önce Allah var
diyorsunuz ama gösteremiyorsunuz.” diye sırıtır. Sonra o ki
şeytan ateşten yaratıldı cehennem neylesin hiç ateş ateşe
azap verir mi” diye alay eder. Üçüncü sorusu daha acaiptir.
“Madem ahirette herkes hakkını alacak öyleyse insanlara
karışmayın hiç değilse dünyada istediklerini yapsınlar.!..”
Şems hz. Cevap bile vermez. Yerden aldığı kerpici adamın
kafasında paralar. Ortalık birden karışır. İş kadıya intikal eder.
Mübarek “Ben sadece cevap verdim” buyurur. Sorarlar iyi ama
bu nasıl cevap?”
Büyük veli güler, “ Bir kere başının acıdığı ne malum” der.
Buyursun ağrısını göstersin. Hem o ki ateş ateşe azap edemiyor,
toprak toprağa neylesin Az evvel bırakın insanları, ne istiyorlarsa
yapsınlar demiyor muydu izni veren kendisi, istediğimi yaptım.”