Bizim yerimize kimse bir şey yapmaz.
Bizim yerimize yemez, içmez, uyumaz, çalışmaz.
Bizim yerimize merhametli, yardımsever olmaz.
Bizim yerimize işe yetişmeye çalışmaz.
Kitap okumaz, yazı yazmaz.
Bizim yerimize hayal kurmaz, çocuk, yetişkin ve yaşlı olamaz.
Bizim yerimize ağlamaz, gülmez, kederlenmez.
Bizim yerimize kimse yaşayamaz.
Peki bu beklenti niye?
Bütün varlığını başkasından gelecek olana sıkıştıran insanın,
huzur ve mutluluk nasıl konsun gönül hanesine?
Başkasının sözüne, bakışına, kalbinden geçirdiklerine asılı kalan insan,
kendini nasıl inşa eder?
Kendine karşı merhametli olmayı haktan saymıyor insan.
@Hacirebükümyılmaz