Ve öyle bir günden korkun ki kimsenin kimseye hiçbir faydası olamaz" buyruğundaki emir tehdit anlamındadır. "Takva"nın mahiyetine dair açıklamalar önceden yapılmıştır. "Bir gün"den kastedilen, o gündeki azap ve dehşetlerdir, sözkonusu gün, Kıyamet günüdür.
"Kimsenin kimseye hiçbir faydası olamaz" buyruğu, hiçbir kimse başkasının günahından dolayı sorumlu tutulamaz ve kimse başkasının başına gelecek azabı bertaraf edemez, demektir. harf-i cerri ile geçişli yapıldığı gibi ( v) harf-i cerri ile de geçişli yapılır. Âyet-i kerimede geçiş birincisi ile yapılmıştır. ( v-«) harfi ile geçişe örnek de şairin şu beyitidir:
"Sözde durmamak insanlar arasında bir utançtır
Hür bir kimse ise (kaçan düşmanın) topukları ile yetinir."
Hz. Ömer yoluyla gelen hadiste de şöyle denilmektedir:
"Suyu suya döktüğün takdirde bu sana yeterli gelir." Demek istiyor ki, sen suyu yerde bulunan sidiğin üzerine dökersen ve o su da o yer üzerinden akarsa orası temiz olur. Bunun için ayrıca o yeri yıkamaya, suyu bir bezle veya başka bir şeyle kurutmaya -çoğu kimsenin yaptığı gibi- gerek yoktur.
Sahih hadiste de Ebû Burde b. Niyar'dan, gelen rivayette kurban kesme ile ilgili olarak şöyle buyurulmaktadır: "Senden sonra artık kimse için yeterli olmayacaktır."
Buna göre âyet-i kerimede geçen "faydası olamaz" buyruğunun anlamı, eğer sorumlu olmayacaksa bile hiçbir nefsin bir başka nefse faydası olmaz, onu korumaya yeterli gelmez. Şayet günahı varsa, o takdirde her bir nefsin sahip olduğu hasenat, iyilikler, onun üzerindeki haklar karşılığında, onun tercihi sözkonusu olmaksızın (hak sahiplerine) fayda verir, onun üzerindeki haklar ödenir ve hak sahibine menfaat sağlar. Nitekim Ebû Hureyre'den gelen rivayete göre Rasulullah (s.a) şöyle buyurmuştur: "Her kim müslüman bir kardeşinin namusuna yahut herhangi bir hakkına karşı bir zulüm işlemiş ise, dinarın ve dirhemin bulunmayacağı bir gün gelmeden önce ondan helallik dilesin. Çünkü (o günde haksızlık yapanın) şayet salih bir ameli var ise, yaptığı haksızlık kadar o salih amelinden alınır. Eğer hasenatı yok ise haksızlık yaptığı arkadaşının günahlarından alınır, ona yükletilir." Bu hadisi Buhârî rivayet etmiştir. Bunun bir benzeri de Hz. Peygamber'in müflis hakkındaki diğer hadis-i şerifidir. Biz, bu hadis-i şerifi Tezkire (adlı) eserimizde zikretmiş bulunuyoruz. Bunu da Müslim rivayet etmiştir.
Âyet-i kerimede geçen kelimesi şeklinde, te ve sondaki hemze harfleri ötreli olarak da okunmuştur.
Bu şekildeki okuyuşa göre anlamın değişmeyeceği söylenmiştir. Kimileri aralarında fark gözeterek birinci okuyuşa göre ödemek ve mükâfat vermek anlamındadır. İkinci okuyuşa göre ise, fayda vermek ve yeterli gelmek anlamına gelir denilmiştir. Şair'in şu beyitinde olduğu gibi:
"Bütün âlemlerin işlerine yeterli geldin fakat Ancak kamil oğlu kamil olan kimse yeterli olur."
3- Şefaat Kelimesinin Sözlük Anlamı:
Yüce Allah'ın: "kimsenin şefaati kabul olunmaz" buyruğunda yer alan "şefaat" kelimesi iki, çift anlamına gelen "eş-şePden alınmadır. Meselâ; tek iken onu çift kıldım, demek isterken bu tabir kullanılır. Şuf a kelimesi de buradan gelmektedir. Çünkü şuf a kelimesiyle ortak, ortağının malını kendi malına katar. Şefi', şuf a hakkının sahibi ve şefaat sahibi demektir. "Şâfi' dişi deve" ise; arkasından gelen yavrusu olduğu halde hamile kalan dişi deve demektir. "Şefti' dişi deve* ise, bir defada iki defa kadar süt veren dişi deve demektir. Bir kimseden şefaat dilemeyi ifade etmek için "istişfâ'" masdarından gelen kelimeler kullanılır.
Buna göre "şefaat" kendi makamına ve aracı yaptığına başkasını da ilave edip katman demektir. O halde "şefaat" gerçek anlamı ile kendisi katında şefaat istenilen (el-müşaffa')ın yanında şefî'in (şefaati istenenin) makamını açığa çıkarmayı ve onun menfaatini meşfua (kendisine şefaat edilene) ulaştırmayı ifade eder.
"Kimsenin kimseye hiçbir faydası olamaz" buyruğu, hiçbir kimse başkasının günahından dolayı sorumlu tutulamaz ve kimse başkasının başına gelecek azabı bertaraf edemez, demektir. harf-i cerri ile geçişli yapıldığı gibi ( v) harf-i cerri ile de geçişli yapılır. Âyet-i kerimede geçiş birincisi ile yapılmıştır. ( v-«) harfi ile geçişe örnek de şairin şu beyitidir:
"Sözde durmamak insanlar arasında bir utançtır
Hür bir kimse ise (kaçan düşmanın) topukları ile yetinir."
Hz. Ömer yoluyla gelen hadiste de şöyle denilmektedir:
"Suyu suya döktüğün takdirde bu sana yeterli gelir." Demek istiyor ki, sen suyu yerde bulunan sidiğin üzerine dökersen ve o su da o yer üzerinden akarsa orası temiz olur. Bunun için ayrıca o yeri yıkamaya, suyu bir bezle veya başka bir şeyle kurutmaya -çoğu kimsenin yaptığı gibi- gerek yoktur.
Sahih hadiste de Ebû Burde b. Niyar'dan, gelen rivayette kurban kesme ile ilgili olarak şöyle buyurulmaktadır: "Senden sonra artık kimse için yeterli olmayacaktır."
Buna göre âyet-i kerimede geçen "faydası olamaz" buyruğunun anlamı, eğer sorumlu olmayacaksa bile hiçbir nefsin bir başka nefse faydası olmaz, onu korumaya yeterli gelmez. Şayet günahı varsa, o takdirde her bir nefsin sahip olduğu hasenat, iyilikler, onun üzerindeki haklar karşılığında, onun tercihi sözkonusu olmaksızın (hak sahiplerine) fayda verir, onun üzerindeki haklar ödenir ve hak sahibine menfaat sağlar. Nitekim Ebû Hureyre'den gelen rivayete göre Rasulullah (s.a) şöyle buyurmuştur: "Her kim müslüman bir kardeşinin namusuna yahut herhangi bir hakkına karşı bir zulüm işlemiş ise, dinarın ve dirhemin bulunmayacağı bir gün gelmeden önce ondan helallik dilesin. Çünkü (o günde haksızlık yapanın) şayet salih bir ameli var ise, yaptığı haksızlık kadar o salih amelinden alınır. Eğer hasenatı yok ise haksızlık yaptığı arkadaşının günahlarından alınır, ona yükletilir." Bu hadisi Buhârî rivayet etmiştir. Bunun bir benzeri de Hz. Peygamber'in müflis hakkındaki diğer hadis-i şerifidir. Biz, bu hadis-i şerifi Tezkire (adlı) eserimizde zikretmiş bulunuyoruz. Bunu da Müslim rivayet etmiştir.
Âyet-i kerimede geçen kelimesi şeklinde, te ve sondaki hemze harfleri ötreli olarak da okunmuştur.
Bu şekildeki okuyuşa göre anlamın değişmeyeceği söylenmiştir. Kimileri aralarında fark gözeterek birinci okuyuşa göre ödemek ve mükâfat vermek anlamındadır. İkinci okuyuşa göre ise, fayda vermek ve yeterli gelmek anlamına gelir denilmiştir. Şair'in şu beyitinde olduğu gibi:
"Bütün âlemlerin işlerine yeterli geldin fakat Ancak kamil oğlu kamil olan kimse yeterli olur."
3- Şefaat Kelimesinin Sözlük Anlamı:
Yüce Allah'ın: "kimsenin şefaati kabul olunmaz" buyruğunda yer alan "şefaat" kelimesi iki, çift anlamına gelen "eş-şePden alınmadır. Meselâ; tek iken onu çift kıldım, demek isterken bu tabir kullanılır. Şuf a kelimesi de buradan gelmektedir. Çünkü şuf a kelimesiyle ortak, ortağının malını kendi malına katar. Şefi', şuf a hakkının sahibi ve şefaat sahibi demektir. "Şâfi' dişi deve" ise; arkasından gelen yavrusu olduğu halde hamile kalan dişi deve demektir. "Şefti' dişi deve* ise, bir defada iki defa kadar süt veren dişi deve demektir. Bir kimseden şefaat dilemeyi ifade etmek için "istişfâ'" masdarından gelen kelimeler kullanılır.
Buna göre "şefaat" kendi makamına ve aracı yaptığına başkasını da ilave edip katman demektir. O halde "şefaat" gerçek anlamı ile kendisi katında şefaat istenilen (el-müşaffa')ın yanında şefî'in (şefaati istenenin) makamını açığa çıkarmayı ve onun menfaatini meşfua (kendisine şefaat edilene) ulaştırmayı ifade eder.