Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

CeyliN

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
28 Kas 2010
Mesajlar
158
Aldığı Beğeniler
1
Konum
Ankara
Takım
Beşiktaş
Benim çocukluğumda annelerimiz çalışmazdı.
Okuldan eve geldiğimde boynumdaki anahtarla kapıyı hiç açmadım.
Hatta babamın bile anahtarı yoktu.

Annem evimizin bir parçası gibiydi hep evdeydi.
Her yere birlikte giderdik zaten öyle çok da gidilecek bir yer yoktu ki...

En büyük eğlencemiz sokaklarda oynamaktı.
"Sokakta oynamak" diye bir kavram vardı yani.
Cafelerde alış-veriş merkezlerinde buluşmazdık.
Okula arkadaşlarımızla gider birlikte çıkar oynaya-zıplaya yürüyerek gelirdik eve...

Servis falan yoktu.

Ayakkabılarımız eskirdi.
Hatta öyle olurdu ki; çantalarımızı kaldırımlara koyar oyuna bile dalardık...

Annelerimiz bu durumu bildiklerinden kardeşlerimizle bizlere ekmek arası bir şeyler hazırlar gönderirdi.
Mahallemizdeki teyzeler annemiz gibiydi. Susayınca girer evlerine su içerdik.
Ya da pencereden bir sürahi bir bardak uzatılır hepimiz aynı bardaktan kana kana içerdik...

Kısacacı içimizden evine gidip gelen (ki sadece çişi gelen giderdi evine) elinde mutlaka yiyecekle dönerdi.
Anneleri o arada çocuğuna verdiği şeyden bizlere de gönderirdi.
Bu bazen bir kurabiye bazen bir meyve olurdu...


Cebimizde harçlığımız olduğunda düşmesin diye çıkarır çantamızın üstüne koyar oyun bitince geri alırdık.
Çok garip ama kimse almazdı...



Sokaklarımız evimiz kadar güvenli idi.
Düşünce kaldırılır kavga edince barıştırılırdık.

Polisler gelmezdi kavgalarımıza zabıtlar tutulmazdı...

Sonra kavgalarımız da öyle usturayla falçatayla olmazdı
onlar nedir bilmezdik bile asla kanla falan da bitmezdi;
en fazla birbirimizin saçından çeker hayvan adları sayar tekme atar yine oyuna dalardık...

Birbirimizin suyundan içer elmasından dişlerdik.
Misket oynamaktan parmaklarımız kanar yine de mikrop kapmazdık.
Azar işitip acillere taşınmazdık...

Düşerdik kafamızı çarpardık ekmek çiğner basarlardı alnımıza oyuna devam ederdik.
Röntgenlere ultrasonlara girmezdik...

Ben bizim çocukluğumuzu çok özledim.
Sokaklarımız ruhsuzlaştı sanki...


Komşumu tanımıyorum ama evinin camında temizliğe gelen kadını haftada bir görür kolay gelsin der konuşurum.
Onun dışında orada kim oturur hiç bilmem...



Evimizi kendimiz temizlerdik hepimizin elinde bezler güle oynaya bitirirdik işleri...


Evlerimiz var içinde yaşayan yok.
Parklarımız var içinde oynayan çocuk yok.
Ama her yıl sökülüp yenilenen kaldırımlar lüks binalar ışıl ışıl vitrinler ve buralara girip çıkan yapay insanlar...


Ruh yok buz gibi; bu biz değiliz...

Tahta iskemlelerimiz de oturan yaşlılarımız; onlara dede nene diye hatırını soran çocuklarımız yok oldu.


Ben kapılarında ''vale''lerin ''badigard'' ların beklediği yerlerden hep korkmuş çekinmişimdir.
Kapısını çarparak örtüyor diye çocuğuna kızıp taksidini bitiremediği arabanın anahtarını hiç tanımadığı birine vermek ters gelir bana.
Benim değildir bu kültür.
Ne ruhuma ne kültürüme ne de cüzdanıma hitap eder.
Nedir bunlar?


Reklamlarla desteklenen beyni ve ruhu ele geçirilmiş insanlar olduk.
Birbirimize yabancı yalnızlıklarımızla yaşar olduk.
İyi de neden böyle olduk?

Biz mi istemiştik? Yoksa hak mı ettik?



Ya sizce?
 

semerkand

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
27 Tem 2008
Mesajlar
4,468
Aldığı Beğeniler
40
Konum
Başakşehir-istanbul
Takım
Diğer
Keşke öyle bir imkan olsaydı.! mükemmel bir paylaşım ceylin kardeşim Allah razı olsun inşAllah veselam
 

Necmeddin

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
24 Ocak 2006
Mesajlar
10,138
Aldığı Beğeniler
179
Konum
Batman
Takım
Diğer
yüregine sağlık ALLAh nur eylesin....
 

uhibbu

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
4 Eki 2007
Mesajlar
18,383
Aldığı Beğeniler
39,770
Konum
istanbul
Takım
Galatasaray
' Nasıl yaşarsanız öyle muamele görürsünüz ' :o

Rabbim razı olsun Ceylin..
Manidar bir paylaşımdı :gul:
 

CeyliN

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
28 Kas 2010
Mesajlar
158
Aldığı Beğeniler
1
Konum
Ankara
Takım
Beşiktaş
Cumlemizden inş evet manidar bi yazı benimde cok hoşuma gitti bizi anlatan bi yazı yazanada ayrıca tesk :)
 

Katre-i Matem

Men câle nâle.
 
Üyelik Tarihi
2 Eki 2009
Mesajlar
4,267
Aldığı Beğeniler
49
Konum
İstanbul
Takım
Fenerbahçe
Benim çocukluğumda annelerimiz çalışmazdı.
Okuldan eve geldiğimde boynumdaki anahtarla kapıyı hiç açmadım.
Hatta babanım bile anahtarı yoktu. Annem evimizin bir parçası gibiydi,hep evdeydi.
Her yere birlikte giderdik, zaten öyle çok da gidilecek bir yer yoktu ki
En büyük eğlencemiz sokaklarda oynamaktı.
...Sokakta oynamak diye bir kavram vardı yani.
Cafelerde, alış veriş merkezlerinde buluşmazdık.
Okula arkadaşlarımızla gider, birlikte çıkar, oynaya, zıplaya yürüyerek gelirdik.
Servis falan yoktu. Ayakkabılarımız eskirdi.
Hatta öyle olurdu ki; çantalarımızı kaldırımlara koyar oyuna bile dalardık.
Annelerimiz bu durumu bildiklerinden,
kardeşlerimizle bizlere ekmek arası bir şeyler hazırlar gönderirdi.
Mahallemizdeki teyzeler annemiz gibiydi. Susayınca girer evlerine su içerdik.
Ya da pencereden bir sürahi bir bardak uzatır, hepimiz aynı bardaktan kana kana içerdik.
Kısacacı evine girip gelen (ki sadece çişi gelen giderdi evine) elinde mutlaka yiyecekle dönerdi.
Anneleri o arada çocuğuna verdiği şeyden bizlere de gönderirdi.
Bu bazen bir kurabiye bazen bir meyve olurdu.
Cebimizde harçlığımız olduğunda düşmesin diye çıkarır çantamızın üstüne koyar oyun bitince geri alırdık.
Çok garip ama kimse almazdı. Sokaklarımız evimiz kadar güvenli idi.
Düşünce kaldırırlar, kavga edince barıştılırdık. Polisler gelmezdi
kavgalarımıza, zabıtlar tutulmazdı.
Sonra kavgalarımız da öyle ustura, falçata ile olmaz,
onlar nedir bilmezdik bile, asla kanla falan da bitmezdi,
en fazla saçlarımızdan çeker, hayvan adları sayar, tekme atar, yine oyuna dalardık.
Birbirimizin suyundan içer, elmasına diş atardık.
Misket oynamaktan parmaklarımız kanar yine de mikrop kapmazdık.
Azar işitip, acillere taşınmazdık.
Düşerdik ekmek çiğner basarlardı alnımıza, oyuna devam ederdik.
Röntgenlere, ultrasonlara girmezdik.
Ben bizim çocukluğumuzu çok özledim.
Sokaklarımız ruhsuzlaştı sanki.
Komşumu tanımıyorum ama evinin camında temizliğe gelen kadını haftada bir görür kolay gelsin der konuşurum.
Onun dışında orada kim oturur hiç bilmem.
Evimizi kendimiz temizlerdik, kapı silmece; bilmem kaç kuruş
hepimizin elinde bezler güle oynaya bitirirdik işleri.
Evlerimiz var içinde yaşayan yok.
Parklarımız var içinde oynayan çocuk yok.
Ama her yıl sökülüp yenilenen kaldırımlar, lüks binalar, ışıl ışıl vitrinler, girip çıkan yapay insanlar…
Ruh yok, buz gibi buz, bu biz değiliz..
Tahta iskemlelerimiz de oturan yaşlılarımız, onlara dede, nene diye hatırını soran çocuklarımız yok oldu.
Ben kapılarında ” vale ” lerin, ” bady ” lerin beklediği yerlerden hep korkmuş çekinmişimdir.
Kapısını
çarparak örtüyor diye çocuğuna kızıp, taksidini bitiremediği arabanın
anahtarını, hiç tanımadığı birine vermek ters gelir bana.
Benim değildir bu kültür.
Ne ruhuma, ne kültürüme ne de cüzdanıma hitap eder.
Nedir bunlar?
Reklamlarla desteklenen beyni, ruhu ele geçirilmiş insanlar olduk.
Birbirimize yabancı, yalnızlıklarımızla yaşar olduk.
İyi de neden böyle olduk ?
Biz mi istemiştik?

Yoksa hak mı ettik?

ya sizce ?
 

dilsitan

Ya HaY
 
Üyelik Tarihi
24 Ağu 2009
Mesajlar
14,031
Aldığı Beğeniler
9,655
Takım
Galatasaray
hakkettik ki geldi basimiza
tesekkürler katrem ..
 

Fatıma Tüz Zehra

(Z)ama'n/sız...!
 
Üyelik Tarihi
3 Mar 2011
Mesajlar
498
Aldığı Beğeniler
2
Konum
Acının acıya mesken tuttugu acıdan...!
Takım
Diğer
Ne ruhuma, ne kültürüme ne de cüzdanıma hitap eder.
Nedir bunlar?
Reklamlarla desteklenen beyni, ruhu ele geçirilmiş insanlar olduk.
Birbirimize yabancı, yalnızlıklarımızla yaşar olduk.İyi de neden böyle olduk ?
Biz mi istemiştik?

Yoksa hak mı ettik?

ya sizce ?

Hazin...
Rahman c.c Razı Olsun...
 
Üst Alt