Kibir çok kötü bir arkadaştır. Kibir çok kötü bir huy ve sıfattır. Kibrin özü şudur: Kibirli, kendisini başkalarından üstün ve iyi görür. Kendisini başkalarından üstün ve iyi görmesi o kişiye sevinç ve mutluluk verir; işte bu sevinç ve mutluluk onun kibrinin görüntüsüdür. Kibir o kadar kötü bir haldir ki, Resulullah (S.A.V.) şöyle buyurdu:
–Kibirden ALLAH'a sığınırım.
Bir kişide kibir alametleri belirmeye başladığında, o kişi, yanında bulunanları kendisinden aşağı görmeye başlar. Yanında bulunanları küçümser, hor görür. "Sen kim oluyorsun da benimle aynı ortamda bulunursun, aynı şeyleri paylaşıyorsun." der.
Kibir çok kötüdür.
ALLAH ü Teâlâ kullarına secde etmeyi emretmiştir. Secde sadece Âlemlerin Rabbine yapılır. Eğilerek, en aşağı inerek, nefsini paspas ederek, secdenin hakkını vererek ALLAH 'a secde eden, kibirden uzak olur.
Kibir belasından kurtulamayan kişi her işte kendisine öncelik yapılmasını ister. Yürürken önde, otururken önde, her işte önde olmayı ister. Başkasının nasihatini kabul etmez. Biri kendisine nasihat etti mi, ona hakaret eder.
Resulullah (S.A.V.) bir gün ashabına sormuş:
–Mütekebbir kimdir? Resulullah (S.A.V.) cevap vermiş:
ALLAH 'a boyun eğmeyen, insanlara aşağılık gözle bakan ve hakaret edendir.
Bu iki hal ALLAH ile kul arasında çok çetin bir perde olur,ALLAH 'a boyun eğmemek ve insanlara aşağılık gözle bakmak… Bütün kötülüklerin başlangıç noktası bu iki haslettir. Kimde bu iki haslet varsa, ebedi kaybedenlerden olmuştur. Bu iki haslet, insanda güzel ahlaktan eser bırakmaz, insanı alçaltır.
Bu hasletleri kendisinde bulunduran kişide tevazudan eser olmaz. Tevazünün yerini kin, nefret, hile, aldatma, öfke ve gıybet duyguları alır. Kim bu duygularla bezenirse, vay onun haline
–Kibirden ALLAH'a sığınırım.
Bir kişide kibir alametleri belirmeye başladığında, o kişi, yanında bulunanları kendisinden aşağı görmeye başlar. Yanında bulunanları küçümser, hor görür. "Sen kim oluyorsun da benimle aynı ortamda bulunursun, aynı şeyleri paylaşıyorsun." der.
Kibir çok kötüdür.
ALLAH ü Teâlâ kullarına secde etmeyi emretmiştir. Secde sadece Âlemlerin Rabbine yapılır. Eğilerek, en aşağı inerek, nefsini paspas ederek, secdenin hakkını vererek ALLAH 'a secde eden, kibirden uzak olur.
Kibir belasından kurtulamayan kişi her işte kendisine öncelik yapılmasını ister. Yürürken önde, otururken önde, her işte önde olmayı ister. Başkasının nasihatini kabul etmez. Biri kendisine nasihat etti mi, ona hakaret eder.
Resulullah (S.A.V.) bir gün ashabına sormuş:
–Mütekebbir kimdir? Resulullah (S.A.V.) cevap vermiş:
ALLAH 'a boyun eğmeyen, insanlara aşağılık gözle bakan ve hakaret edendir.
Bu iki hal ALLAH ile kul arasında çok çetin bir perde olur,ALLAH 'a boyun eğmemek ve insanlara aşağılık gözle bakmak… Bütün kötülüklerin başlangıç noktası bu iki haslettir. Kimde bu iki haslet varsa, ebedi kaybedenlerden olmuştur. Bu iki haslet, insanda güzel ahlaktan eser bırakmaz, insanı alçaltır.
Bu hasletleri kendisinde bulunduran kişide tevazudan eser olmaz. Tevazünün yerini kin, nefret, hile, aldatma, öfke ve gıybet duyguları alır. Kim bu duygularla bezenirse, vay onun haline
Son düzenleme: