Sana tavsiye: İhsan edildiğin hiçbir hayrı kimseye söyleme... İsterse bu dostun olsun...
Nimeti bulmadan bulmuş gibi görünüp şükretmek, içinde bulunduğun bir felaketi şikayet etmekten daha iyidir.
Nimet-i İlâhiyeden mahrum olan tek kişi gösterebilirmisin? Hayır!.. İşte âyet:
- Allahın nimetlerini saymağa kalksanız bitiremezsiniz...
Sende o kadar Nimet-i İlâhiye var ki; hiç birini görmek istemiyorsun...
- Allah sana bir zarar verecekse alacak yine Odur. Şayet sana bir hayır murat edecekse, o hayrı senden çevirecek yoktur.
İhsanını istediği kullara verir. O hem rahim, hem de Gafurdur...
Hakikaten şekva(*) etmekten sakın. Etlerin makaslarla parça parça doğransa da itiraz yoluna sapma.
Sakın ha sakın itiraz etme:
- "ALLAH, ALLAH"
De... Kurtuluş iste. O, erhamerrahimin olduğu halde, nasıl Ondan şikayet edilir? Hakim, Habir; kullarına en çok acıyan ve lütfunu esirgemeyen o olduğu halde, nasıl Ondan dert yanılır? O, kullarına zulmetmez. Kuvvetli, işinden iyi anlayan bir doktora kızılır mı? Evladına acıyan bir ana cinayetle itham edilir mi?
Peygamber S.A efendimiz şöyle buyuruyor:
- "Allah-ü Taâla kuluna çok merhamet eder; bir ananın evladını o kadar esirgemesi imkansızdır."
Ey zavallı, Allaha karşı edep tavrını takın. Zorla gelen belaya sabret, sabretmeğe çalış.
Allahın emirlerine uymağa bak. Böyle olmak, yolumuzda ilk basamağı teşkil eder. İkincisi velayet halidir. Burada da sakin ol. Hiçbir işe karışma. Nefsini güzelleştirmeğe bak. Haddi hiçbir zaman aşma.
Beladan korkma.... Onlar günahlara kefaret olur. Nasıl ki; Peygamber S.A. efendimiz bu hali işaret ederek:
- "Bir günlük sıtma, bir yıllık günaha kefaret sayılır."
Buyurmuştur. Zahirde bela gibi görünen haller, seni daha da olgunlaştırır; Kalbin nurlanır, gönlün açılır. Lisanında bir fesahet olur. Bu fesahetin sebebiyle hikmetli konuşmalar yaparsın. Sana muhabbet, sevgi yolları açılır, hep bunları anlatırsın... Sendeki bu üstünlük sebebi ile herkesin sevdiği bir varlık olursun. İnsanlar da seni sever, başka yaratılmışlar da... Dünya da sana koşar, ahiret de....
Kullarına doğru yolu o nasip eder, o süphandır, en iyiyi bilen Odur...
A.Kadir Geylani k.s
Nimeti bulmadan bulmuş gibi görünüp şükretmek, içinde bulunduğun bir felaketi şikayet etmekten daha iyidir.
Nimet-i İlâhiyeden mahrum olan tek kişi gösterebilirmisin? Hayır!.. İşte âyet:
- Allahın nimetlerini saymağa kalksanız bitiremezsiniz...
Sende o kadar Nimet-i İlâhiye var ki; hiç birini görmek istemiyorsun...
- Allah sana bir zarar verecekse alacak yine Odur. Şayet sana bir hayır murat edecekse, o hayrı senden çevirecek yoktur.
İhsanını istediği kullara verir. O hem rahim, hem de Gafurdur...
Hakikaten şekva(*) etmekten sakın. Etlerin makaslarla parça parça doğransa da itiraz yoluna sapma.
Sakın ha sakın itiraz etme:
- "ALLAH, ALLAH"
De... Kurtuluş iste. O, erhamerrahimin olduğu halde, nasıl Ondan şikayet edilir? Hakim, Habir; kullarına en çok acıyan ve lütfunu esirgemeyen o olduğu halde, nasıl Ondan dert yanılır? O, kullarına zulmetmez. Kuvvetli, işinden iyi anlayan bir doktora kızılır mı? Evladına acıyan bir ana cinayetle itham edilir mi?
Peygamber S.A efendimiz şöyle buyuruyor:
- "Allah-ü Taâla kuluna çok merhamet eder; bir ananın evladını o kadar esirgemesi imkansızdır."
Ey zavallı, Allaha karşı edep tavrını takın. Zorla gelen belaya sabret, sabretmeğe çalış.
Allahın emirlerine uymağa bak. Böyle olmak, yolumuzda ilk basamağı teşkil eder. İkincisi velayet halidir. Burada da sakin ol. Hiçbir işe karışma. Nefsini güzelleştirmeğe bak. Haddi hiçbir zaman aşma.
Beladan korkma.... Onlar günahlara kefaret olur. Nasıl ki; Peygamber S.A. efendimiz bu hali işaret ederek:
- "Bir günlük sıtma, bir yıllık günaha kefaret sayılır."
Buyurmuştur. Zahirde bela gibi görünen haller, seni daha da olgunlaştırır; Kalbin nurlanır, gönlün açılır. Lisanında bir fesahet olur. Bu fesahetin sebebiyle hikmetli konuşmalar yaparsın. Sana muhabbet, sevgi yolları açılır, hep bunları anlatırsın... Sendeki bu üstünlük sebebi ile herkesin sevdiği bir varlık olursun. İnsanlar da seni sever, başka yaratılmışlar da... Dünya da sana koşar, ahiret de....
Kullarına doğru yolu o nasip eder, o süphandır, en iyiyi bilen Odur...
A.Kadir Geylani k.s