Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

Bir_Katre

RAHMETLE ANIYORUZ DEĞERLİ KARDEŞİM
 
Üyelik Tarihi
4 Ağu 2006
Mesajlar
5,632
Aldığı Beğeniler
50
Konum
Ağrı
Takım
Galatasaray
Kimseyi üzmedi

Hazret-i Ali'ye, Peygamber efendimiz'in meclisinde bulunan dost ve arkadaşlarına karşı nasıl davrandıklarını sorduğumda, şöyle anlattılar:

Resulullah efendimiz her zaman güler yüzlü, yumuşak huylu ve alçak gönüllü idiler. Asla asık suratli, katı kalbli, kavgacı, kusur bulucu, dalkavuk ve kıskanç değildiler. Hoşlanmadığı şeyleri görmezlikten gelir, kendisinden beklentisi olan kimseleri hayal kırıklığına uğratmaz ve onları isteklerinden tamamen mahrum bırakmazdı.

Üç şeyden titizlikle uzak dururlardı: Münakaşa, boşboğazlık ve malayani!..

Şu üç husustan titizlikle sakınırlardı:

Hiç kimseyi kötülemezler, kınamazlar ve hiç kimsenin aybı ile gizli taraflarını ögrenmeye çalışmazlardı.

Sadece yaralı olacağını ümit ettikleri konularda konuşurlardı. Hazreti Peygamber konuşurken, meclisinde bulunan dinleyiciler başlarının üzerine kuş konmuşscasına hiç kımıldamadan kulak kesilirlerdi.

Eshabının güldüklerine kendileri de güler, onların taaccüb ettikleri şeylere, kendileri de hayretlerini ifade ederdi.

Huzurlarında gelen bedevilerin kaba saba konuşmaları ile pervasızca suallerinin yol açtığı tatsizliklara sabrederlerdi. Eshabı ise, onların gelip sual sormalarını çok isterlerdi. Çünkü, soramadıkları çok şeyi böylece öğrenmiş olurlardı.

Peygamber efendimiz, "Hacetinin giderilmesini isteyen bir ihtiyaç sahibi ile karşılaştığınız zaman ona yardımcı olunuz" buyururlardı.

Hazreti Peygamber, ancak yapılan iyiliğe denk düşen ve dalkavukluğa kaçmayan övgüleri kabul eder ve haddi tecavüz etmediği müddetçe hiç kimsenin sözünü kesmezdi. Şayet yüksek huzurlarında haddi aşacak şekilde konuşulursa, o zaman ya konuşanı susturmak ya da o meclisten kalkıp gitmek suretiyle ona engel olurlardı.

Hazreti Peygamber, bilhassa lüzumsuz aşırılıkları, İslâma söz getirebilecek ölçüsüz davranışları ve temel prensipleri zedeleyici hareketleri hiç hoş karşılamazlar; bu türden olaylar kendisine intikal ettikçe üzülürler, öfkelenirler, açıktan tavır takınırlar ve sert bir dille ikaz ederek bunları önlemeye çalışırlardı.

Mesela; Eshabdan birisi, cemaate namaz kıldırırken uzun sureler okumak suretiyle namazı iyice uzatmış; bıkkınlık veren bu durumu cemaatten birisi de Peygamber efendimiz'e iletip; "Ya Resulallah, falanca zat bize namaz kıldırırken çok uzatıyor" diye şikayet etmiştir.

Bu şikayet üzerine Resulullah efendimiz ayağa kalkıp, topluluğa karşı şu veciz konuşmayı yapmıştır:

"Ey Eshabım! İçinizde, halkı bıkma noktasına getirenler var. Herhangi biriniz imamet vekiine geçip de halka namaz kıldırırsa, namazı münasip bir şekilde kısa kesin. Zira onlar arasında hasta olanlar vardır, vazifeli ve iş-güç sahibi olanlar vardır!.."

Hadiseyi anlatan Ebu Mes'ud , Hazreti Peygamberin o andaki tavrını şöyle ifade eder; "Resulullah efendimizin o günkü konuşmasındaki kadar öfkeli konuştuğunu hiçbir zaman görmedim."
 

sürmeli

Bir_Katre
 
Üyelik Tarihi
20 Ağu 2006
Mesajlar
3,305
Aldığı Beğeniler
26
Takım
Diğer
Sevgili ve çok değerli abim ne güzel bir yazı paylaşmışsın bizlerle güzeller güzeli yüreğine sağlık Rabbim senden ebeden razı olsun dualarımdasın Rabbim herşeyi gönlüne göre ve hayırlısını versin sana kötü gün yüzü göstermesin her iki cihandada... Efendimiz (sav) şefaatlerine nail olasın inşAllahu Teala
...Baki selamlarımla...
 

sude

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
21 Ağu 2006
Mesajlar
181
Aldığı Beğeniler
0
İnsanlığın İftihar tablosu canımmm feda olsun O'na (sav) =).Abim çook faydalı ve insanı yüzüne tebessüm getiren bi yazı . Rabbim razı olsun....selametle .
 

Necmeddin

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
24 Ocak 2006
Mesajlar
10,138
Aldığı Beğeniler
179
Konum
Batman
Takım
Diğer
MEVLAM bizleri onun şefaatine nail olanlardan eylesin..
 
Üst Alt