- Üyelik Tarihi
- 1 Eyl 2005
- Mesajlar
- 1,716
- Aldığı Beğeniler
- 5
...biz bütün düşünce, söz ve tavırlarımızı O'na göre belirlemeliydik. O'na göre davranmalı, sesimizi, sözümüzü O'na göre ayarlamalıydık.. O'nu görüyor ve duyuyor gibi yaşamalıydık. Recâizâde'nin bir yerde dedi i gibi teşbihe takılmamaya dikkat ederek "Nerede ayakların yüzümü süreyim." duygusuyla dopdolu olmalıydık. Başımız dest i Kudret tarafından okşanıyor gibi hissetmeli, fakat teşbih ve tecsime düşme korkusuyla hislerimize hakim olmaya çalışmalıydık. "Künh ü Bâri, nâkâbil i idrâktir" diyen Geothe'den daha ileri giderek, O'nun idrak edilemeyece ini dille beraber kalbimizle ilan etmeli ama gönüllerimizi de bir beyt i Hüdâ olarak, Sahibi'nin nüzul eylemesi için daima hazır bulundurmalıydık.
Günümüzün müminleri tahkîki imana sahip olursa, hakîkî müminlere vadedilen nimetler, onlar için de geçerlidir. Yoksa, iman ve salih amel sırrına erememiş insanların nimet beklentileri ve ihsan ummaları sadece bir kuruntu ve ümniyeden ibaret kalır...
Günümüzün müminleri tahkîki imana sahip olursa, hakîkî müminlere vadedilen nimetler, onlar için de geçerlidir. Yoksa, iman ve salih amel sırrına erememiş insanların nimet beklentileri ve ihsan ummaları sadece bir kuruntu ve ümniyeden ibaret kalır...