Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

YaMusaB

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
1 Eyl 2005
Mesajlar
1,716
Aldığı Beğeniler
5
...biz bütün düşünce, söz ve tavırlarımızı O'na göre belirlemeliydik. O'na göre davranmalı, sesimizi, sözümüzü O'na göre ayarlamalıydık.. O'nu görüyor ve duyuyor gibi yaşamalıydık. Recâizâde'nin bir yerde dedi i gibi teşbihe takılmamaya dikkat ederek "Nerede ayakların yüzümü süreyim." duygusuyla dopdolu olmalıydık. Başımız dest i Kudret tarafından okşanıyor gibi hissetmeli, fakat teşbih ve tecsime düşme korkusuyla hislerimize hakim olmaya çalışmalıydık. "Künh ü Bâri, nâkâbil i idrâktir" diyen Geothe'den daha ileri giderek, O'nun idrak edilemeyece ini dille beraber kalbimizle ilan etmeli ama gönüllerimizi de bir beyt i Hüdâ olarak, Sahibi'nin nüzul eylemesi için daima hazır bulundurmalıydık.

Günümüzün müminleri tahkîki imana sahip olursa, hakîkî müminlere vadedilen nimetler, onlar için de geçerlidir. Yoksa, iman ve salih amel sırrına erememiş insanların nimet beklentileri ve ihsan ummaları sadece bir kuruntu ve ümniyeden ibaret kalır...
 

YaMusaB

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
1 Eyl 2005
Mesajlar
1,716
Aldığı Beğeniler
5
...Selefi salihîn arasında, gerçekten çok ciddi şekilde, rekâike tevcih gayreti vardı; zühd mülahazasını yerleştirme, kalbin zümrüt tepelerinin eteklerinde dolaşma, sonra o zümrütten yamaçlara tırmanma ve nihayet o tepenin zirvelerine ulaşma; Üstad'ın yaklaşımıyla, insanları hayvaniyetten çıkarma, cismâniyetten kurtarma, kalb ve ruhun derece i hayat seviyesine yükseltme gayreti vardı. Hatta onlar arasında yaşayan öyle kalb, muhasebe, murakabe ve haşyet insanlarından bahsedilmektedir ki, ötelere ait bir mesele okurken korkudan kalbleri duruvermiştir. Mesela, Abdullah b. Vehb, kıyametin yüreklere ürperti salan sahnelerini okudu u bir anda kalbi havf ve haşyetle dolmuş, hıçkırı a tutulmuş, kendinden geçmiş, kollarına girip evine götürdükleri zaman korkudan dolayı kalbinin durdu unu görmüşlerdi. Ebu Osman en Nehdî bayılana kadar namaz kılıyor, bazen okudu u ayetlerin tesiriyle bayılıp düşüyordu. İnsanlar o kadar hüşyar ve yürekler de öyle titrekti...
 
Üst Alt