Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...

Katre-i Matem

Men câle nâle.
 
Üyelik Tarihi
2 Eki 2009
Mesajlar
4,267
Aldığı Beğeniler
49
Konum
İstanbul
Takım
Fenerbahçe
4kirmizi-baslikli-kiz.jpg


Her gün yaptığım gibi ormanı temizlemeye çıkmıştım.Orman benim evim, temiz tutmak da benim görevim. Derken bir kız beliriverdi. Kırmızı başlık ve peleriniyle çok şüpheli bir görünümü vardı. Kimin aklına gelir bu garip kıyafeti giymek. Bir kurnazlık peşindeydi mutlaka. Bir süre dikkatle
izledim bu garip kızı. Elinde taşıdığı üzeri örtülü sepette kim bilir ne
taşıyordu!.. Yürüyüşü bile normal değildi. Yanına yaklaşıp ne yaptığını sorunca bana büyükannesinin evine gittiğini söyledi ama gel de
inan. Yine de bıraktım peşini kendi işime döndüm. Ama aklım o kıza takıldı bir kere... Bir gidip bakayım doğru mu söyledikleri dedim kendi kendime;
gerçekten böyle bir büyükanne var mı? Siz olsaydınız gerçekliğini kontrol
etmek istemez miydiniz?

Orman benim evim. Ben hem ev sahibiyim, hem de diğer orman sakinlerine karşı sorumluyum. Neyse uzatmayayım...
Gittim, baktım ve gerçekten bir büyükanne buldum. Sorduğumda "evet o küçük kız benim torunum" dedi. Ben de sorumlu bir kişi olarak; "bu küçük kız yabancılarla konuşulmayacağını öğrenmemiş daha!..." dedim ve anlattım küçük kızla karşılaşmamızı...

Büyükanne de ürperdi ve birlikte küçük kıza bir ders vermeye karar verdik. O yatağın altına saklandı, ben Onun geceliğini giydim, başlığını taktım ve yatağına yattım. Küçük kız birazdan içeri girdi. Seslendi cevap verdim. Ne şaşkın bir çocuk!.. Beni büyükannesi sanıvermişti.

Ben benim büyükannemi değil sesinden, kokusundan bile tanırım oysa ki!!!
Neyse bunlar bir şey sayılmaz, daha neler yaptı bilseniz.
Kulaklarımın niçin büyük olduğunu sordu. Ne ayıp şey hiç sorulur mu!...
Yine de çocukluğuna verip yumuşak bir sesle cevapladım. "Seni iyi dinlemek için"...
Ama bu sefer kalkıp da burnumun niçin büyük olduğunu sormaz mı!..
Küçük kız hiç mi hiç terbiye almamış. Ben zaten burnumu kendime kompleks haline getirdim, özgüvenim sallantıda. Psikologlar, estetikçiler... Dünya para harcıyorum ama nafile. Yine aldırmamaya çalışırken bu sefer de ağzımın kocaman olduğunu yüzüme vurmaz mı! Tabi ki kızdım, siz olsanız kızmaz mıydınız?

O sinirle ayağa fırlayıp peşinde koşturmaya başladım. Birden ne olsa beğenirsiniz! Bir kocaman avcı elinde tüfek kapıdan dalıverdi.
Beni "seni hain kurt, büyükanneyi yedin değil mi?.."diye suçlamaz mı !..
Halbuki büyükannenin kılına bile dokunmadım, O da saklandığı yerden çıkıp beni korumaya çalışmadı. Malum yaşlılık, kulakları iyi duymuyor. Avcı mahkeme yapmadan infaz kararımı verdi. Tabi ben de adalet bulamayacağımı, hatta canımı yitireceğimi anlayıp pencereden zor attım kendimi.

Geçirdiğim büyük korkunun sarsıntısı yetmiyormuş gibi o gün - bu gün ormanda bile yüzümü rahat gösteremez oldum. Adım haine çıktı. Yeter Artık... Ben Suçsuzum...
 

ilminur

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
30 Ara 2007
Mesajlar
8,908
Aldığı Beğeniler
128
Takım
Fenerbahçe
:hihi: :hihi: Yazık bu zamana kadar hep kurtu kötü bildik meğer suç bizim küçük kırmızı başlıklı kızdaymış ..Emeğine sağlık çok hoştu sağolasın...
 

an-ı seyyale

br garip gezgin
 
Üyelik Tarihi
27 Ağu 2009
Mesajlar
1,673
Aldığı Beğeniler
16
Konum
bir garip dünya
Takım
Diğer
ilginç bi versiyon teşeekürler paylaşım iin

aslında masal diye küçükken bize neler yutturmuşlar ne o öyle kurdun karnını diridiri kesip büyükkanneyi çıkarıyolar sevmezdim bu masalı o yüzden küçücük çocuğa öbyle vahşi şeyler anlatılırmıX(

bide pamuk prenses var sevmeyen yüzlerce kere okumayan izlemeyen dinlemeyen kız çocuğu yoktur o nuda vahşice buluyom
küçücük çocuğu ormana gönder kalbini iste üvey müvey böyle insan olurmu avcıda merhametli ya:Dayak: masum ceylanı öldür kalbini kraliçeye götür
 

Katre-i Matem

Men câle nâle.
 
Üyelik Tarihi
2 Eki 2009
Mesajlar
4,267
Aldığı Beğeniler
49
Konum
İstanbul
Takım
Fenerbahçe
Hepimiz aşağı yukarı aynı masallarla büyüdük. İyi kalpli, güzel ve acı çektirilen prensesler, onlara acı çektiren kötü kalpli, nedense hep çirkin ama güç sahibi kadınlar ve onların oyunları... Çocukluğumu yokladığımda, bu masalları okurken hiç işin öbür yüzünü düşündüğümü hatırlamıyorum. Yani anneme hiç kraliçenin niye Pamuk Prenses'e sürekli temizlik yaptırdığını, ya da Külkedisi'nin neden üvey ablaları ve annesi tarafından bir odaya kilitlendiğini sorma gereksinimi hissetmemişim.
 

an-ı seyyale

br garip gezgin
 
Üyelik Tarihi
27 Ağu 2009
Mesajlar
1,673
Aldığı Beğeniler
16
Konum
bir garip dünya
Takım
Diğer
sanki bu masalları çocuklarına üvey annenin şerlerini anlatmak için kıskanç anneler yazmış:hihi:kocalarını korumak için :Dance: bi varsayım sadece benimki ;)
 

Katre-i Matem

Men câle nâle.
 
Üyelik Tarihi
2 Eki 2009
Mesajlar
4,267
Aldığı Beğeniler
49
Konum
İstanbul
Takım
Fenerbahçe
Kuru söz akılda kalır mı?
Bir kulaktan girer diğerinden çıkar
Bu yüzden eski çağlardan beri hikayeler anlatılır
İnsanları olaylarla etkilemek daha kolaydır
Her insan dinlediği ya da okuduğu hikayeden kendince bir ders çıkarır
Eskiden yazının olmadığı ve insanların yazıyı az kullandığı zamanlarda hikayeler sözlü anlatılırmış
Son birkaç yüzyıldır kitaplardan okunurken internette daha fazla hikaye görür olduk ;)
 
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Üst Alt