Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

Hekimoglu

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
17 Ağu 2005
Mesajlar
1,861
Aldığı Beğeniler
191
Konum
Amerika
Mekkenin fethinden sonra İslâmı kabul edenler arasında Hz. Ebû Bekirin babası Ebû Kuhâfe de bulunuyordu. Yaşı sekseni aşmış, âmâ bir kişi olan Ebû Kuhâfe, Hz. Peygamberin huzurunda hidayete ermekte geç kalmışlığını telâfi edercesine aşkla kelimei şehâdet getiriyordu. Bu esnada sevinmesi gereken ''Sıddîk'' (yürekten tasdik edip, şüphesiz halde bağlanmak) lakaplı Ebû Bekir ağlıyordu.

Fakat bu ağlayış bir sevinç ağlayışı değil üzüntü ağlayışıydı. Bu, meclisteki herkesin hayretine sebep olmuştu. Sordular: "Ey Ebû Bekir, neden sevinilecek bir günde gözyaşı döküyorsun?" Cevap verdi: "Allahın Resulünün en büyük arzusu amcası Ebû Talibin Müslüman olmasıydı. Fakat bu dileği bir türlü gerçekleşmedi. Ben isterdim ki şu anda benim babamın yerinde şehadet getiren Ebû Talib olsun, babamın Müslüman olmasından dolayı benim gönlüm hoşnut olacağına, amcasının Müslüman olmasından dolayı Allah Rasûlünün gönlü hoşnut olsun. İşte bu olmadığı için ağlıyorum." Elbette ki, Hz. Ebubekir'in hüznü, kendi yaşadığı mutluluğu Efendimiz'in yaşayamamış olmasından dolayı idi. Yoksa babasının imanına sevinmemiş olması düşünülemez.
 

FurkanCan

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
30 Mar 2006
Mesajlar
1,775
Aldığı Beğeniler
6
Hz. Ebû Bekir, yeni Müslüman olmasının aşk ve şevkiyle, Mescid-i Harâma vardığında, dayanamayıp, müşrikler tarafına dönerek seslendi:

- Bütün kâinâtın yaratıcısı olan Allahü teâlâyı bırakıp, niçin gidip, bu âciz putlara tapıyor, onlara yüz sürüyorsunuz. Gelin, Allaha ve Onun resûlü Muhammed aleyhisselâma îmân edin!

Bunun üzerine müşrikler, hep birlikte üzerine yürüdüler. Kendisini çok fecî şekilde dövdüler. Kabîlesinden gelen bazı kimseler, kendisini baygın bir hâlde evine götürdüler.

Hz. Ebû Bekir, uzun bir süre kendisine gelemedi. Ayılması için yapılan bütün gayretlerden bir netîce alınamıyordu. Artık, ümitsiz bir şekilde başında beklemeye başladılar. Nihâyet akşam üstü biraz kendine gelir gibi oldu. Gözünü açar açmaz, ağzından çıkan ilk kelâm şu oldu:

- Resûlullah, ne yapıyor, O ne hâldedir? Ona birşey oldu mu?

Annesi Ümmülhayr sevinç içinde dedi ki:

- Yavrum, bir şey arzû eder misin, yiyip içmek ister misin?

- Anneciğim, ben Resûlullaha birşey oldu mu diye soruyorum. Onun hakkında bana bilgi getirmediğin takdîrde, ne bir lokma yerim, ne de birşey içerim.
 

Onur

Geliştirici
 
Üyelik Tarihi
1 Eki 2005
Mesajlar
7,572
Aldığı Beğeniler
4,846
Konum
Karaman
Takım
Galatasaray
Sagolasın abi bilgilerin için..
 

mabed

Bir_Katre
 
Üyelik Tarihi
24 Eki 2005
Mesajlar
2,864
Aldığı Beğeniler
20
Rabbim razı olsun bilgiler için...
 

ExELaNcE

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
3 Eyl 2005
Mesajlar
3,446
Aldığı Beğeniler
13
bu ne bağlılık ya rabbi..
Allah razı olsun..
 

Bayram

LA İLAHE İLALLAH
 
Üyelik Tarihi
1 Eyl 2005
Mesajlar
7,283
Aldığı Beğeniler
51
Konum
Ankara
Takım
Galatasaray
Tam bağlılık bu olsa gerek.

Allah razı olsun hekimoğlu kardeşim bu güzel paylaşımından dolayı.
 

HACI BORAN

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
4 Eyl 2005
Mesajlar
2,198
Aldığı Beğeniler
6
onun icin canını veren daha ne yapsan azdır...
 

hazan

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
9 Nis 2006
Mesajlar
1
Aldığı Beğeniler
0
Allah razı olsun... Paylaşımın için teşekkürler.
 
Üst Alt