Seydişehir evliyasından Hacı Abdullah Efendi bir yaz mevsiminde bir dâvete katıldı. Davet sahibi zatın üzüm bağı ve meyve ve sebze bahçesi vardı. Fakat bahçede suyu olmadığı için bağından ve bahçesinden verim alamıyor, sıkıntı çekiyordu. Bağın veya bahçenin içinden bir su çıkarabilmeyi çok istiyor, fakat bu işi nasıl yapabileceğini bilemiyordu.
Hacı Abdullah Efendi dâvet sırasında:
"Ahmet! Bana bahçeni gezdir!" dedi.
Bahçeyi birlikte gezdiler.
Üzüm bağına gelince Hacı Abdullah Efendi etrafın toprağını bir süre inceledikten sonra: "Ahmet! Şurayı kaz oğlum! Burada inşallah istediğini bulursun!" dedi.
Ahmet Efendi orayı bir taş koyarak tesbit etti. Misafirlerini uğurladıktan sonra da yatsı vaktinde hemen kollarını sıvadı. Bir fener yaktı ve fenerin ışığında işaret edilen yeri kazmaya başladı.
Yarım metre kazmamıştı ki, berrak, soğuk ve tertemiz bir su çıktı. Ahmed Efendi sevincinden şükür secdesine kapandı. Bağın ve bahçenin verimi bu su ile birlikte arttı.
(Evliyalar Ansiklopedisi, 6/318
Hacı Abdullah Efendi dâvet sırasında:
"Ahmet! Bana bahçeni gezdir!" dedi.
Bahçeyi birlikte gezdiler.
Üzüm bağına gelince Hacı Abdullah Efendi etrafın toprağını bir süre inceledikten sonra: "Ahmet! Şurayı kaz oğlum! Burada inşallah istediğini bulursun!" dedi.
Ahmet Efendi orayı bir taş koyarak tesbit etti. Misafirlerini uğurladıktan sonra da yatsı vaktinde hemen kollarını sıvadı. Bir fener yaktı ve fenerin ışığında işaret edilen yeri kazmaya başladı.
Yarım metre kazmamıştı ki, berrak, soğuk ve tertemiz bir su çıktı. Ahmed Efendi sevincinden şükür secdesine kapandı. Bağın ve bahçenin verimi bu su ile birlikte arttı.
(Evliyalar Ansiklopedisi, 6/318