Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

turangida

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
23 Haz 2010
Mesajlar
5,705
Aldığı Beğeniler
14,607
Takım
Galatasaray
Hikâye odur ki fakir, sefil, zelîl bir berdûş, o zamanların en zengin, en mamur, en görkemli kenti olan Basra'ya gelir. Dükkan dükkan, hane hane gezer de bir parça ekmek, bir kap yemek dilenir. Veren olmaz. Sonunda kasabın biri ya fakirin hâline acıdığından ya da onu başından savmak için adamcağızın önüne bir parça et atıverir. Ee, bu kez de dilencinin eti pişirmesi gerek, çiğ çiğ yiyemez a! Lakin ne çırası var ne taşı (O vakitler kibrit nerede?). Tekrar kapı kapı gezip çıra aramaya, bir parça köz ateş istemeye başlar. Yine kapı duvar. Dilenci ellerini açıp başlar duaya:
"Ya rabbi ateş!"
Daha cümlesi bitmemiştir ki Basra'da cehennem nârı gibi kıvılcımlar saçan bir yangın çıkıverir. Basralılar can derdindeyken aç adam ne yapsın, bir köşede etini pişirmeye başlar. O telaşede kızgın biri yanına gelerek çıkışır: "Demek aradığın ateşi sonunda buldun ha?!" "Evet," der, dilenci "buldum. Ba'de harâb-il-Basra!" (Basra harap olduktan sonra!)
Bu deyim o gün bugündür dillerde döner. İş işten geçtikten, giden gittikten sonra teşekkürün de tebriğin de ödülün de ne anlamı olur? Basra harap olmuş, yıkılan yıkılmıştır. Varsın et de çiğ kalsın.
Bilirsiniz, böyle "kıssalar" vâkıâ değil, çoğu zaman hiç olmamış olayların deyime yakıştırılmasından doğar. Mesele "kıssa"sı (hikâyesi) değil, "hisse"sidir (öğüdü).
 

...vuslat

gökyüzünü bilmeyen leke sanıyor kuşları...
 
Üyelik Tarihi
6 May 2015
Mesajlar
7,297
Aldığı Beğeniler
19,193
Konum
????
Dilenci ellerini açıp başlar duaya:
"Ya rabbi ateş!"
Daha cümlesi bitmemiştir ki Basra'da cehennem nârı gibi kıvılcımlar saçan bir yangın çıkıverir.
Burda dil3ncinin eli'ni açtığı Makam'dan çıkamadım?¿
Dünyada olup'bitenlerde katkı payımız ne derece acep?¿
Yine koccaman bilinmezlij
Şahhane!¡
 
Üst Alt