Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

durmuş göktekin

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
6 Tem 2011
Mesajlar
154
Aldığı Beğeniler
0
KÖLELER, ESİRLER;

Savaşta esir düşen veya bir mal gibi alınıp satılan insana, köle veya esir denir. Ya insan, kendini köleleştirmiş veya esir etmişse ona ne denir? Maddi veya siyasi güce bağlı, dıştan gelen kölelikler olduğu gibi bir de doğrudan doğruya insanın kendi kendini köleleştirmesi vardır. En tehlikeli kölelik ikincisidir. Başka bir iradenin köleliğinden kurtulmak kolaydır. Ama bir insan kendini kendine köle etmişse ondan kurtulması zordur.

Sigara, içki, uyuşturucu, kumar, daha pek çok kötü huy bağımlılıkları insanları esir almış, köleleştirmiştir. Bunlardan kurtulmaları oldukça zordur. Bunların dışında, insanı köleleştiren o kadar çok sebepler var ki saymakla bitmez. İnsanda bulunan her iyi sıfatın zıddı vardır. Onlardan pek çoğu insanı esir almış olabilir. Mesela kini, hasedi, buğzu, gıybeti, düşmanlığı, affetmeyişi, hoşgörüsüzlüğü. Yani gayri insani düşünüş ve davranışları. Bunlar gibi daha akla gelen pek çok negatif sıfatların esiri olduğumuzu pek düşünmeyiz. Bütün bunlara rağmen kalkar bir de hürriyet isteriz. Kendi nefsine esir düşenler, kendine söz geçiremeyenler hür olduklarını zannederler ve hürriyet isterler. Düşündürücü değil mi?

İnsan olarak esaret altında bulunan hemcinslerimize acırız. Fakat acınacak halimizi de görmeyiz. Bugün evlerimizde; eşyaların esaretinde değil miyiz? Yine bugün elektronik cihazların esaretinde inleyen bir toplum haline gelmedik mi? Hayat standardı çıtamızı düşünmeden ve kontrolsüz bir şekilde yükseltmedik mi? Çoğumuz atlayamayıp çıtayı düşürmüyor muyuz? Hatta çıtayı kırmıyor muyuz? Canımız pahasına da olsa alışkanlıklarımızdan vazgeçemiyoruz. Elli yıldır sigara için bir arkadaşıma rastladım. Yaşı yetmişin üzerinde. Kalb ameliyatı olmuş. Şimdi de gırtlağın iki yan tarafından akciğer veya kalbe giden damarlar daralmış stend takılacağını söyledi. Avucunda çakmak ve tek sigara var. Yakıp yakmama mücadelesi veriyor. Bakkaldan alacağı iki kiloluk yağı eve götüremediğini ifade etti. Nefes darlığı o kadar ağırlığı götürmeye bile müsaade etmiyormuş. Nefsinin esaretinden bir türlü kurtulamadığını söyledi. Dedim ki uykuda sigara içmiyorsun değil mi? Evet içmiyorum, dedi. Öyle ise kendini uykuda kabul et ve içme, dedim. Ama bütün bunları yapmak ona zor geliyor. Kendi yakınlarımdan birine diyorum ki: Af edersen rahatlarsın ve af olunursun. Gel görkü bir türlü af edemiyor ve sürekli af edememe duygusunun sıkıntısını ve rahatsızlığını yaşıyor. Kötü hasletler, patolojik hastalıktan daha ağır bir hastalık. Hastalanan bazı uzuvları ameliyat ettiriyor veya organ nakliyle o hastalıktan kurtulma imkânı buluyorsunuz. Ama huy hastalığının ilacı yok, ameliyatı yok, nakli yok.

Nefsin ve kötü huyların esaretinden kurtulmak için İslam’a uyulmalıdır. Nefis öldürücü bir zehirse, İslam, o zehrin panzehiridir. Zehirden faydalanıldığı gibi nefisten de faydalanılır. İnsan nefsi sayesinde gelişir, inkişaf eder. Nefsanî isteklere karşı dini emirler sütre edilmelidir. Nefsin sel gibi gelen hevesinden İslam’ın hükümleriyle kurtulmaya çalışmalıyız. Yani dini emirler nefsin önüne bent yapılmalıdır.
03. 04. 2013
Durmuş Göktekin
 

Geceler

Sükut_u Sonbahar
 
Üyelik Tarihi
11 Nis 2007
Mesajlar
24,205
Aldığı Beğeniler
22,175
Takım
Fenerbahçe
Cenab-i Hak razi olsun insaAllah yüreginize saglik tesekkürler
Selam ve Dualarimla......
 
Üst Alt