Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

turangida

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
23 Haz 2010
Mesajlar
5,705
Aldığı Beğeniler
14,607
Takım
Galatasaray
Korana Günlerinde Siyaset

diye başlık atınca sandınız ki, siyasete bulaşacağım. Mahallenin delisi olarak, dilinize geldiği halde sizin söyleyemediklerinizi söyleyecek, hislerinize tercüman olacak, sizin yerinize küfürler edeceğim.

Boşa heveslenmeyin. Yok öyle yağma...

Siz korkunun sıcaklığına sinmiş, koyunlar gibi, başınızı sokacak bir serinlik peşindeyken, ben kendimi niye göz göre ateşe atayım. Hepinizin en salağı ben miyim.

Hem benim tuzum kuru. Gelirim kesilmedi, sıkılmadım da. İki yıldır zaten evden çıkmıyorum.

Bana ne iktidarından, muhalefetinden. Ak Partisinden, Halk Partisinden, Onun belediyesinden, bunun belediyesinden. Ben lafa değil icraata bakarım. Her kim şu zor zamanlarda, tüm partizanlıkları aşan bir zihniyeti dile getirir; milleti onlar, şunlar, bunlar diye fırkalara bölmeden kucaklar, Ülkenin ve Milletin bekası için (oy başta) karşılık beklemeksizin, samimi olarak hizmet verirse ben ona şükran duyar, tüm kalbimle daha fazlasını yapabilmesi için dua ederim. Her kim de tersini yaparsa ona da sadece "yuh" der, buğz ederim.

Benim asıl sözüm siyasetin doğasına uygun davranan, mesleğinin inceliklerini başarıyla sergileyenlere değil. Benim sözüm her şeye onların gözünden bakmayı alışkanlık haline getirmiş,yalan dolan demeden her söylediklerine inanmayı imanının gereği sayan kimselere. Sözüm siyaset, ideoloji, çıkar, rant, makam, mevki, şan, şöhret, hasılı üç kuruşluk dünya menfaati için eşine, dostuna, akrabasına, komşusuna sırtını dönen, hatta düşman olan kimselere. Sözüm toplumsal varoluşu, akli ve ahlaki ilke, yani insani değerler üzerinden değil de, belirli bir imamın, şeyhin, hocanın, liderin, reisin sözleri, emir ve talimatları üzerinden yürütmeyi görev bilenlere. Sözüm, tüm toplum ve insanlığın iyiliği için değil de, kendi cemaati, derneği, vakfı, birliği, partisi vb. zümresinin çıkarı için siyasete, siyasetçiye prim verenlere, onları başının tacı edenlere....

Çoğunuz, bunca siyasete bulaşmış olduğu halde, benden siyasi tavır bekleyenler başta, içinde olduğunuz, hala şokunda olduğunuz için, "zamanın ruhunu / vasfını" tam olarak kavrayabilmiş / idrak edebilmiş değilsiniz. Hala bu günlerin geride kalacağına, her şeyin, hiç olmamış gibi düzeleceğine, her şeye kaldığınız yerden devam edeceğinize inanıyor ve buna göre hazırlık yapıyorsunuz. Kiminiz mevzi kazanmanın peşinde, kiminiz mevkinizi tahkime uğraşıyorsunuz, kiminiz, surda gedik açma telaşında, kiminiz de fırsat bu fırsat yeni kaleler işgal etme peşinde. Çok büyük gaflet...

İşte bütün bu gaflet ve dalalet ve hatta hıyanettir insanlığı bu noktaya getiren. Binlerce yıldır, defalarca çeşitli biçimlerde ikaz edilmesine rağmen, hep tersine tersine gitmesidir insanın bugün başına gelenin sebebi. Hatalarımızın, yanlışlarımızın, günahlarımızın vebalidir bu çektiğimiz.

Bu günahın az ya da çok faili olmayan yoktur aramızda. Tabii ki en çok, kitleleri idare eden, yönlendiren, onlar adına karar veren ve uygulayanlardır baş müsebbipler. Ancak onlara o cesareti, yetkiyi, makamı, mevkiyi, gücü kudreti layık gören, teslim eden, destekçiler, sponsorlar, müritler, kullar, köleler, müntesipler, şakşakçılar, yalakalar, yaltakçılar da aynı günahın küçük büyük ortaklarıdır.

İnsanlık, "kendi fıtratına", "doğaya", "evrensel norma", yani "akla, ahlaka, vicdana" sığmayan karar, eylem, iş ve ilişkileri sıradanlaştırıp normalleştirdiği, kendi çıkarının peşinde koşarken, zararına olmadığı sürece, başta insanın insana, doğaya, çevreye, canlıya cansıza yaptığı zulme geçit verdiği, göz yumduğu, hatta ideolojisi, siyaseti, cemaati, partisi menfaati öyle gerektirdiği için destek verdiği, bizzat iştirak ettiği sürece, dünyanın bir daha eski haline döneceğini boşuna umut etmeyiniz.

Çok daha fazlası var söyleyeceğim. Yukarıdaki bir iki paragrafın içerisine tesettürlü olarak yerleştirdiğim, devlet, kurum, siyaset, para, bilim, hukuk velhasılı kelam, insanın kendisini tanrı yerine koyup kurguladığı ve eliyle yarattığı bu yapay varlıklar için çatıştığı bir dünya dozu artarak var olduğu sürece bir daha felah yok insanlığa. Siz bir an önce kendinize bakın. Kendinizi gözden geçirin, yanlışlarınızı düzeltin, eksiklerinizi giderin her şeyden önce...

Bırakın siyasetçiler de, mesleğinin gerektirdiği gibi davranmaya devam etsinler, kendilerine daha şaşalı bir gelecek tasavvur ededursunlar bir süre daha...

Nasılsa, önünde sonunda hepimize sirayet edecek bu vebal ve onları da sonsuza dek işsiz bırakacak...

Ali Şafak Balı
 
Üst Alt