Bir zamanlar bir padişah vardı.Çok muazzam bir köşk yaptırmıştı.İçini her türlü dünya süsleriyle ziynetleriyle donatmıştı Birgün taraflara Allah dostlarından birinin yolu düştü Padişah ihtimamla yaptırdığı sarayını o Allah dostuna da göstermiş sarayında gezdirmişti.ve sormuştu:
"Nasıl sarayım güzel olmuşmu?Beğendinmi?
Allah dostu;
"Padişahım sarayında iki büyük ayıp gördüm deyince padişah bu cevaba sinirlenmiş ve;
_Nasıl olurda sarayımda iki büyük ayıp görebiliyorsun ben hiçbir noksan bırakmadım onu dünyanın altın ve gümüşlerini harcarayak süsledim senelerce emek verip bütün gücümü bu sarayın yapımında kullandım sen ise iki büyük ayıp gördüğünü söylüyorsun Allah dostu olan zat cevaben;
"Darılmayın padişahım sizin sarayınızda gerçekten iki büyük ayıp var birincisi yapılan saray birgün yıkılacak bunca emek boşa gidecek ikincisi ise bu sarayı binbir ihtimamla yapan zat da nihayet birgün ölecek sarayı bıakıp gidecek deyince padişah o zaman hakikatı görebilmiş başlamış ağlamaya ve;
"Çok doğru söylüyorsun demiş gözümüş kör olmuştu böyle bir gerçeği göremedik.Bu saray yıkılacak sonunda taprağa karışacak ne kıymeti olabilir ve neticede o sarayı yaptıran sahibide ölecek artık o neye yarar hakikat böyledir biz bu iki ayıbı maalesef görememişiz"(Bursevi,Ruhul-Beyan 4/36 Abdülhakim el-Hüseyni k.s. sohbetler)
"Nasıl sarayım güzel olmuşmu?Beğendinmi?
Allah dostu;
"Padişahım sarayında iki büyük ayıp gördüm deyince padişah bu cevaba sinirlenmiş ve;
_Nasıl olurda sarayımda iki büyük ayıp görebiliyorsun ben hiçbir noksan bırakmadım onu dünyanın altın ve gümüşlerini harcarayak süsledim senelerce emek verip bütün gücümü bu sarayın yapımında kullandım sen ise iki büyük ayıp gördüğünü söylüyorsun Allah dostu olan zat cevaben;
"Darılmayın padişahım sizin sarayınızda gerçekten iki büyük ayıp var birincisi yapılan saray birgün yıkılacak bunca emek boşa gidecek ikincisi ise bu sarayı binbir ihtimamla yapan zat da nihayet birgün ölecek sarayı bıakıp gidecek deyince padişah o zaman hakikatı görebilmiş başlamış ağlamaya ve;
"Çok doğru söylüyorsun demiş gözümüş kör olmuştu böyle bir gerçeği göremedik.Bu saray yıkılacak sonunda taprağa karışacak ne kıymeti olabilir ve neticede o sarayı yaptıran sahibide ölecek artık o neye yarar hakikat böyledir biz bu iki ayıbı maalesef görememişiz"(Bursevi,Ruhul-Beyan 4/36 Abdülhakim el-Hüseyni k.s. sohbetler)