Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

*sümeyye*

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
2 Mar 2006
Mesajlar
99
Aldığı Beğeniler
1
Takım
Galatasaray

Gerçi bazı huyları değiştirmek güçtür. Fakat imkânsız değildir. Tedavi sayesinde bazı hastalıklar, tesirsiz bir hâle geldiği gibi, terbiye ve mücadele sayesinde de bazı huylar, hiç olmazsa tesirini gösteremez bir hâle gelir, güzel huyların karşısında siner, kalır.

Hakikî imân, kalbi her türlü şirkten, inkârdan, şüphe ve nifaktan boşaltıp arındırır ve orayı ilâhî tecellinin aynası hâline getirip feyiz ve rahmet kaynağı kılar. Hiç şüphe yok ki, insan aslında düzgün bir tabiata sahiptir. Ulûhiyet fikrini kavramıştır. Artık insana, bu düzgün tabiatına aykırı bir harekette bulunması, kötü inanç ve ahlâkla kendini kirletmesi hiç yakışır mı?
İnsan, nefsini bâtıl inançlardan temizlemeye çalışmalı, ahlâkını da düzeltmeye gayret göstermelidir. Kimi insanlar derler ki:


"Ahlâk denilen ruhî melekeler, yaratılıştan gelmektedir; bunları değiştirmek mümkün değildir." Fakat bu fikir doğru değildir. Ahlâk; "ister yaratılıştan gelsin ve ister kimilerin dediği gibi insandaki gelişimin neticesi veya kabiliyetinin bir eseri olsun, düzeltilmesi mümkündür."
Bilindiği üzere, bir meyve çekirdeğinin büyük bir kabiliyeti vardır. Bu çekirdek, nice ağaç ve meyve verme gücüne sahiptir. Bu çekirdek yetiştirildiği takdirde nice ağaçlar elde edilir, o ağaçlar yeşil yapraklar, rengârenk çiçeklerle bezenir ve çeşit çeşit meyveler verir. İşte insanda da tohum hâlinde ahlâk kabiliyeti vardır. İnsan çalışır, nefisle mücadelede bulunursa, kendisindeki bu kabiliyet açığa çıkar, güzel ahlâklar meydana gelir ve kötü ahlâklar yok olup gider veya pasif hâlde kalıp aktif hâle geçmez.
Düşünmelidir ki, birtakım vahşî hayvanlar bile terbiyenin tesiriyle âdeta tabiatlarını değiştiriyorlar ve evcil hayvanlar arasına giriyorlar. Birtakım yabanî bitkiler dahi terbiye sayesinde başka bir renk ve canlılık ile bahçelerimizi süslüyorlar.
Yine bazı âdi taş parçaları da kapkara bir hâlde iken yapılan işlemler sayesinde parlıyor. Birer pırlanta ve elmas olarak gözlerimizi kamaştırıyor. Öyleyse en seçkin varlık olan insanın ahlâkı niçin düzelmeye müsait olmasın?
İnsanların ahlâkı değişebilir. Çirkin huylar güzel huylara dönüşebilir buna "tehzibi ahlâk" denir.

Bunun için Nebiyyi Zişan Efendimiz:


"Ahlâkınızı güzelleştiriniz." diye buyurmuştur.
Nefisleriyle mücadele eden nice zatların ne güzel huylar kazandıkları çokça görülmektedir. Riyazet, terbiye; hayvanlara, otlara, çiçeklere, hatta taşlara tesir edip dururken insanlara tesir etmez mi? "Huy canın altındadır, can çıkmadıkça huy çıkmaz." sözü her yönüyle doğru değildir. Gerçi bazı huyları değiştirmek güçtür. Fakat imkânsız değildir. Tedavi sayesinde bazı hastalıklar, tesirsiz bir hâle geldiği gibi, terbiye ve mücadele sayesinde de bazı huylar, hiç olmazsa tesirini gösteremez bir hâle gelir, güzel huyların karşısında siner, kalır.

Güzel inanç ve güzel ahlâktan mahrum olmak ne büyük bir felakettir!
 

Onur

Geliştirici
 
Üyelik Tarihi
1 Eki 2005
Mesajlar
7,571
Aldığı Beğeniler
4,846
Konum
Karaman
Takım
Galatasaray
Gizli mesaj silinmiştir..
 

*sümeyye*

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
2 Mar 2006
Mesajlar
99
Aldığı Beğeniler
1
Takım
Galatasaray
Vaad edilen zamanı yaşıyoruz



Kâinatın Efendisi ümmetinin geleceği ile ilgili endişeleri olmuştur. Zamanın bozulacağı, bozulan zamanda insanlığın ve de mü'minlerin bozulacağını açık bir ifade ile haber vermiştir. Kâinatın Efendisi'nin ümmetinin geleceği ile ilgili haberlerini incelediğimizde bugün bu haberlerle yüz yüze olduğumuzu görmekteyiz. Şimdi sizleri Efendimizin mübarek sözleri ile baş başa bırakıyoruz:

Kâinatın Efendisi buyurdu ki:

"Öyle bir zaman gelecek ki, insanlardan faiz yemeyen kalmayacak, yemese bile tozu onlara bulaşacaktır."
Bahsi geçen zamanı yaşıyoruz, direkt olarak faiz alışverişi yapılmasa bile, sistem vaize dayalı olduğundan her şeyimizin temelinde faiz mevcuttur. Faiz, ismini değiştirmiş, vade farkı olmuş, kâr ortağı olmuş, kârzarar olmuş vs. Faiz isim değiştirerek hayatımızın her safhasına girmiştir.


Kâinatın Efendisi buyurdu ki:

"İçkiyi devletler teşvik edecekler ve muhtelif isimler altında içilecek."
Bu durumu da bizzat yaşıyoruz, devlet toplantılarında içki içmeyenler aşağılanıyor, irticacılıkla suçlanıyor. Devlet kurumlarında içki içilmiyor diye yer yerinden oynuyor. Devlete ait olup da umuma açık yerlerde nasıl içki içilmez? Bir üst düzey yönetici anlatıyor: "Ben inançsız bir insanım, ancak içki içmeyi de sevmem. Katıldığım bir toplantıda beni bilen bir arkadaşım beni uyardı: "İçki iç aksi hâlde fişlenirsin." Ben de zorda olsa bir bardak içtim, beni öyle çarptı ki; üç gün hasta yattım." İşte idarenin içkiye bakışı..
Bunun yanında içki üretimi devlet eli ile yapılıyor.

Kâinatın Efendisi buyurdu ki:

"Erkekler erkeklerle, kadınlar kadınlarla münasebetsiz ilişkiler kuracaklar."
Tarihin hiçbir döneminde olmadığı kadar günümüzde çirkinlikler yaşanmaktadır. Ülkemizde sapık ilişkiler yaşanmakta, bu sapık ilişkiler suç sayılmamaktadır. Yaşanması bir yana, bu sapık ilişkilere yasal yol bulma çalışmaları yapılmaktadır. Erkekle erkek, kadınla kadın istedikleri sapıklığı yaşıyorlar. Şimdi de bunlara yasal bir zemin hazırlayarak evlilikleri sağlanacak. Avrupa'da bunlar yaşanmaktadır.

Kâinatın Efendisi buyurdu ki:

Söz kadınlarda olacak ve zina yaygınlaşacak."
Kadın hareketleri o kadar ileri boyuta geldi ki, Feminizm adı altında yapılan faaliyetlerde, kadınlara üstünlük istenmektedir. Önce yasal düzenleme ile "ailenin reisi erkektir" genel kuralını ortadan kaldırdılar. Zinaya gelince, zina normal bir hâdise imiş gibi bakılıyor. Zina suç olsun noktasında yapılan yasal düzenlemelere, toplumun değişik kesiminden tepkiler geldi. Hangi çağda yaşıyormuşuz, bu çağda zina suç olur muymuş?

Kâinatın Efendisi buyurdu ki:

"Haram işlemeyi kolaylaştıran imkânlar artacak, gençler günah işlemeye ve kötülük yapmaya çok meyledecekler."
Günah araçları arttı. Her an, her yerde günah işleyecek bir araç bulmak mümkündür. Özellikle iletişim araçları ve internet yoluyla fuhuş ve kumarın her çeşidi işlenebiliyor. Cep telefonları da büyük günahların işlenmesine aracılık yapıyor. Evlerdeki televizyonlar, sokaklardaki kahvehaneler ve gençlerin gittikleri eğlence salonları. Gençlerin günah işlemesine gelince, attıkları her adım onların kolayca günah işlemeleri için sebep ve araçlarla dolu.

Kâinatın Efendisi buyurdu ki:

"Hayırlar ve yağmurlar azalacak, depremler ve taşkınlıklar artacak."
Yağmur rahmettir. Yağmurlar yağıyor; ancak rahmetten çıkarak zahmete dönüşüyor, felâket oluyor. Yağmurun rahmet olmaktan çıkması efendimizin buyurduğu zamanın geldiğinin işaretidir. Depremlerin arttığı açık bir şekilde ortadadır. Özellikle son on yıl içinde gerek ülkemizde gerekse yerkürede sayılamayacak kadar çok deprem meydana geldi. Taşkınlıklara gelince, dünyanın her bölgesi içten içe kaynamaktadır.

Kâinatın Efendisi buyurdu ki:

"Zenginlere itibar edilecek, cimrilik artacak, zekât ağır bir borç olarak kabul edilecek."
Herkes zengin olana, malı mülkü, serveti bol olana itibar etmektedir. İlim ehli, hocalar, yazarlar dahi zenginlere itibar etmekte, zenginin malı, mülkü nasıl kazandığına bakılmaksızın, kendisine şartsız itibar edilmektedir. Cimriliğe gelince, Allah rızası için istendiğinde kırk dereden su getirilir. Ancak nefsin isteklerine ve lüks yaşama gelince, su gibi maddiyat akıtılır. Kırkta bir olarak verilen zekât, zekât sisteminin en aşağı tabakasıdır. Zekâtı vermemek için akla hayale gelmeyen hilei şeriyyelere başvurulmaktadır.

Kâinatın Efendisi buyurdu ki:

"Ümmetimin erkekleri şişmanlayacak ve semizleşecek."
Efendimizin binlerce yıl önce buyurduğu aynen çıkmaktadır. Özellikle ilimle meşgul olan hocalara baktığımızda, her birinin şişmanladığını görürüz. Hocalar şişman da mü'minler zayıf mı? Mü'minlerin de büyük çoğunluğu kiloludur.

Kâinatın Efendisi buyurdu ki:

"Herkes 'kazanamadığından ve geçinemediğinden' şikâyetçi olacak..."
Bu hadisi şerif bugünlerle birebir uygunluk göstermektedir. Herkesin dilinde bir şikâyet, bir sıkıntı almış gidiyor: "Geçinemiyoruz, kazanamıyoruz, para kazanalım." "Çocuklarıma iyi bir gelecek hazırlayacağım, para kazanmam lâzım." Herkesin derdi ve sıkıntısı para kazanmak olmuş, büyük çoğunluk kendilerine para kazanmayı hedef edinmiş.

Kâinatın Efendisi buyurdu ki:

"Yalancı şahitlik ve boşanmalar artacak, anî ölümler sık görülecek."
Amaç menfaat ve çıkar olunca yalancı şahitlik yapmak, meşru hâle gelmiş. Yeter ki sen paradan haber ver, bırakın yalancı şahitliği, yalancı fetva bile verilir. Yapılan istatistiklere göre, son on yılda boşanmalar yüzde beş yüz artmış.
Anî ölümlere gelince, onlarda da çok hızlı bir artış gözlenmektedir. Her birimizin çevresinde, "Yattı, bir daha kalkamadı.", "Gitti, bir daha gelmedi.", "Oturdu kalkamadı." gibi haberleri sıkça duymaktayız.

Kâinatın Efendisi buyurdu ki:

"Sabah giyilen elbise başka, akşam giyilen başka olacak. Önümüze gelen yemeklerden biri gelip diğeri gidecek ve Kâbe'nin örtüldüğü gibi evlerimizin duvarları halılarla süslenecek."
Giyim ve kuşamda insanlık tarihi en bol ve rahat dönemini yaşamaktadır. Sofralarımızdaki yemeklerin ise, haddi hesabı yok. Evlerimizin süsü, halılardan duvar kâğıtlarına varıncaya kadar her birimizin evleri eski zaman saraylarından geri kalır değil.

Kâinatın Efendisi buyurdu ki:

"Dünya işlerine dalınıp Âhiret unutulacak. Allah'ın Kitabıyla hükmetmek, ayıp sayılacak."
Dünya öyle bir hâl almış ki, her şeyin bir bedeli ve fiyatı oluşmuş. O fiyat ve bedel bulununca (hâşâ) ne Allah kalıyor, ne Resûlü, ne Kur'an, ne de mukaddesat. Varsa yoksa dünyalık.
Bir mü'min için tek referans kaynağı vardır, o da "Kur'anı Kerim"dir. Bugün Müslümanlara baktığımızda, Allah, Resûlullah ve Kur'an'ı referans vermekte utanıyorlar. Bir terzi kendisine referans olarak, "Ben eskiden sosyete terzisi idim." diyerek referansını sosyete olarak veriyor. Bir aşçı, "Ben yabancı liderlere yemek yapmıştım."; bir başkası "Bizimkisi eski mankenlerdendir.", Bir başkası : "Fransa'da yollar şöyle yapılmıştır." diyor. Bu örnekleri çoğaltabiliriz.

Kâinatın Efendisi buyurdu ki:

"Büyükler merhametsiz, küçükler hürmetsiz olacak. Çocukları terbiye, köpekleri terbiyeden daha zor olacak."
Merhamet duygusu toplumdan hemen hemen kalkmıştır. Büyükler, ellerinde güç ve kuvveti bulunduranlar, altlarındakilere merhamet nazarı ile bakmamaktadır. Dünyalık çıkar ve menfaat söz konusu olunca, uygulanabilir en ağır şiddet uygulanıyor, merhametten eser kalmıyor. Büyüklerdeki merhamet ve sevgi duygusunun eksikliği, küçüklerde hürmetsizlik olarak ortaya çıkmıştır. Küçüklerin büyüklere hürmeti tamamen ortadan kalkmıştır. Çok basit bir örnekle ne durumlara düştüğümüzü gözler önüne sereceğiz. Bir belediye otobüsüne binmek yeterlidir, küçüklerin büyüklere saygısızlığını görmek için&
Yabanî hayvanların evcilleştirilerek, insanlarla aynı ortamda yaşamaları çoğalıyor. Aynı anne babadan doğan çocuklar söz dinlemiyor. Anne babaya, topluma asi oluyor. Vahşî hayvanlar eğitiliyor; ama çocuklar eğitilemiyor.
Kâinatın Efendisi buyurdu ki:

"Kişiye şerrinden korkulduğu için ikramda bulunulacak. Görünüşte dost; fakat esasında düşman olanların sayısı artacak. Sözler hep yalan ve bir birine muhalif olacak. Âmir ve memur çok, doğru iş yapan az olacak."
İnsanlar yağcılık ve yalakalıkta birbiri ile yarışıyor. Zalime iltifat ediliyor, zalimin şerrinden korkulduğu için hem iltifat, hem de ikram ediliyor. Yüz yüze herkes birbirine dost, güler yüzlü, samimî görünüyor. Kişi arkasını döndü mü, dedikodu, yalan, karalama başlıyor. Herkes birbirinin arkasından konuşuyor, yalan, dolan, hile almış başını gidiyor.
Herkes bir yerlere başkan olmuş, reis olmuş, müdür olmuş. Elini sallasan başkana, reise ve müdüre değecek; ancak oturduğu makamın hakkını veren yok. Yüz tane makamı dikkatlice inceleyin, bu makamlarda oturan yüz kişiden doksan dokuzu oturduğu makamın hakkını vermiyor.

Kâinatın Efendisi buyurdu ki:

"Faize alış veriş, rüşvete hediye denilecek. Tefecilik artacak, helâl haram unutulacak. "Para gelsin de nereden gelirse gelsin." denilecek."
Faiz normal oldu. "Ben paramın değerini nasıl koruyacağım?" Allah seni dünyaya niçin gönderdi; bana kulluk edin diye mi? Yoksa paranın değerini koru, paranı enflâsyonda eritme diye mi? Faizin adı, kârzarar ortaklığı, vade farkı oldu. Rüşvet; hediye bahşiş, oldu. Çocuklarımızın önüne şu şarkı kondu: "Para kazan, parayı kazan da nasıl kazanırsan kazan."

Kâinatın Efendisi buyurdu ki:

"Birçok kişi az bir dünyalık karşılığında dinini feda edecek."
Bugün her hâli ile iyi bir mü'min görüyorsun. İçinden diyorsun ki, "Ne kadar güzel bir insan, inancını yaşıyor." Tam gıpta ile baktığın zamanda o şahısla bir dünyalık menfaat için karşı karşıya geliyorsun. Aman Allah'ım! Bu o gıpta ettiğim mü'min mi? demeden edemiyorsun. O güzel mü'min gitmiş, yerine âdeta kudurmuş, gözü paradan başka bir şey görmeyen bir canavar gelmiş.

 

Necmeddin

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
24 Ocak 2006
Mesajlar
10,138
Aldığı Beğeniler
179
Konum
Batman
Takım
Diğer
ALLAH razı olsun,paylaşımın için,


Allah'ın dininden uzaklaşmanın, haramları işlemenin şeref sayıldığı bu asırda, saadet ve gerçek yaşam ancak Allah'ın dinine sarılmak ve bu yolda devam etmekle mümkündür.

Zamanımızda fısk ve fücur çoğaldı, gaflet ve dünya sevgisi artıp, Allah ile aramıza perde oldu. Bu büyük ve dehşetli günahlar karşısında biz de gayretimizi arttıralım, çok çalışalım. Amellerimizin Allah rızası için olmasına gayret edelim.

Sevgi ve beraberlik, kuvvetin esasıdır. Ayrılığa düşen bir millet mutlaka yıkılmaya mahkumdur. Eğer Müslümanlar arasında birlik ve beraberlik olursa Allah'ın şeriatı olan İslam dini eskiden olduğu gibi tekrar yeryüzüne hakim olacaktır. Allah bizlere birlik ve beraberliği sağlayacak bir akıl versin

Cenab-ı Allah muhasebe günü olan o dehşetli mahşer günü için hazırlanmayı, hazırlanmak için de lazım olan aklı ve kabiliyeti cümlemize nasip eylesin. Cenab-ı Allah bize öyle bir akıl ve şuur versin ki, dünya lezzetleri etrafında dolaşmanın boş olduğunu anlayalım. Asıl önemli olanın Allah'a dönmek ve kıyamet günü için hazırlanmak olduğunu anlamamızı nasip etsin.

İyi bir Müslüman olduğumuzu, insanların elimizden ve dilimizden selamette olmalarıyla ispat etmemiz lazım. İmanımızın varlığına, kalplerin safiyeti ile, nefislerin temizliği, söz ve işlerimizin güzelliği ile delil getirmemiz gerekir.

şeyh MUHAMMED elhaznevi k.s.

www.haznevi.net
 

MuhacirEnsar

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
31 Eki 2005
Mesajlar
6,511
Aldığı Beğeniler
40
Konum
MEDİNE
Takım
Fenerbahçe
"Hayırlar ve yağmurlar azalacak, depremler ve taşkınlıklar artacak."
Yağmur rahmettir. Yağmurlar yağıyor; ancak rahmetten çıkarak zahmete dönüşüyor, felâket oluyor. Yağmurun rahmet olmaktan çıkması efendimizin buyurduğu zamanın geldiğinin işaretidir. Depremlerin arttığı açık bir şekilde ortadadır. Özellikle son on yıl içinde gerek ülkemizde gerekse yerkürede sayılamayacak kadar çok deprem meydana geldi. Taşkınlıklara gelince, dünyanın her bölgesi içten içe kaynamaktadır.

allah razi olsun....
 

ExELaNcE

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
3 Eyl 2005
Mesajlar
3,446
Aldığı Beğeniler
13
O ne söylemişse zaten doğrudur..Zamanı gelince elbet bir bir çıkacaktır..
O sözleri hayatına tatbik eden,ibret alan kullarından olmayı Allah cümlemize nasip etsin..
 

*sümeyye*

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
2 Mar 2006
Mesajlar
99
Aldığı Beğeniler
1
Takım
Galatasaray
Kâinatın Efendisi buyurdu ki:

"Birçok kişi az bir dünyalık karşılığında dinini feda edecek."
Bugün her hâli ile iyi bir mü'min görüyorsun. İçinden diyorsun ki, "Ne kadar güzel bir insan, inancını yaşıyor." Tam gıpta ile baktığın zamanda o şahısla bir dünyalık menfaat için karşı karşıya geliyorsun. Aman ALLAH'ım! Bu o gıpta ettiğim mü'min mi? demeden edemiyorsun. O güzel mü'min gitmiş, yerine âdeta kudurmuş, gözü paradan başka bir şey görmeyen bir canavar gelmiş.



ewt ahır zaman alametlerı pekii biz sadece buna sıgınıyoruz .

acaba bızım nefsımızın hıç suçu yok mu..
 

*sümeyye*

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
2 Mar 2006
Mesajlar
99
Aldığı Beğeniler
1
Takım
Galatasaray
ORiJiNAL YAZARI : Tigris
evet düzelir...

"Ahlâkınızı güzelleştiriniz." diye buyurmuştur.
Nefisleriyle mücadele eden nice zatların ne güzel huylar kazandıkları çokça görülmektedir.
 

zeyno

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
2 Eyl 2005
Mesajlar
1,699
Aldığı Beğeniler
6
Konum
Gümüşhane
Takım
Galatasaray
"Vaad edilen zamanı yaşıyoruz" konusu "Kötü ahlak güzelleşir mi" konusu ile birleştirilmiştir.Günde 3 konu sınırlandırılması olduğu için bu konu birleştirilmiştir canım.Selam ve dua ile.
 
Üst Alt