Ablam 20 yaşında hem sağır hemde dilsiz bir genç kız, kardeşim ise 12 yaşında adı gibi Nazlıydı.Kimsemiz yoktu yaradandan başka.Ablam yaşadıklarından olsa gerek yaşından oldukça büyük gösteriyordu.Annemin annesine olan hasretinden ablama annesinin adını koymuş, "Sevda'm ana kokulu güzel kızım" diyerek sever okşar oyunlar oynatırdı...
Bundan 5 sene önce ablam, ağabeyim, annem ve babam.Büyükbabamın cenaze işlemleri için memlekete gitmiş.Bizimde okulumuz olduğu için komşumuz Selma teyzeye emanet etmişlerdi.Biz çocuk aklı oyunlara dalmış oyun oynayıp şarkı söylerken odaya Selma teyze girdi.Yanıma yaklaşarak başımı okşamış ve 'Güral ablan gelmiş ama biraz rahatsızlanmış yanına gidelim mi?' demişti.Sevinmiştim, nerden bilebilirdim ki bu sevincin bir felaket habercisi olacağını...
-Annem, babam, abim onlar gelmemiş mi, diye hafif tedirgin bir edayla sordum Selma teyzeye.
-Hayır evladım onlar artık orada kalacaklarmış belki yakın bi zamanda belki de daha sonra sizleride yanlarına alacaklar, demişti.
O zamanlar ben bu " belki yakın bi zamanda belki de daha sonra " sözünü artık bizi istemiyorlar mı ki ne zaman alacakları belli değil diye yorumlamıştım.Ben bunları düşüne düşüne Nazlı ile benim kolumdan tutmuş Hastaneye getirmişti bile Selma teyze.Hastaneye girdiğimizde ablam yatakta kolları ve kafası sarılı bir biçimde yatıyordu.Beni ve nazlıyı görünce sarılmış ve içinden boğuk boğuk gelen sese hiç aldırmadan hıçkırarak ağlamaya başlamıştı.
Ben bir anlam verememiştim bu olanlara.Annem ve babam neden gelmediler? Abim nerede? ablam neden tek geldi ve neden böyle ağlıyor? Yüzüne ve sesine ne olmuştu? kolları ve kafası neden sargıdaydı, diye düşünürken gerçekler bir ok gibi beynime tek tek işlemeye başlamıştı...
devam edicek...
Bundan 5 sene önce ablam, ağabeyim, annem ve babam.Büyükbabamın cenaze işlemleri için memlekete gitmiş.Bizimde okulumuz olduğu için komşumuz Selma teyzeye emanet etmişlerdi.Biz çocuk aklı oyunlara dalmış oyun oynayıp şarkı söylerken odaya Selma teyze girdi.Yanıma yaklaşarak başımı okşamış ve 'Güral ablan gelmiş ama biraz rahatsızlanmış yanına gidelim mi?' demişti.Sevinmiştim, nerden bilebilirdim ki bu sevincin bir felaket habercisi olacağını...
-Annem, babam, abim onlar gelmemiş mi, diye hafif tedirgin bir edayla sordum Selma teyzeye.
-Hayır evladım onlar artık orada kalacaklarmış belki yakın bi zamanda belki de daha sonra sizleride yanlarına alacaklar, demişti.
O zamanlar ben bu " belki yakın bi zamanda belki de daha sonra " sözünü artık bizi istemiyorlar mı ki ne zaman alacakları belli değil diye yorumlamıştım.Ben bunları düşüne düşüne Nazlı ile benim kolumdan tutmuş Hastaneye getirmişti bile Selma teyze.Hastaneye girdiğimizde ablam yatakta kolları ve kafası sarılı bir biçimde yatıyordu.Beni ve nazlıyı görünce sarılmış ve içinden boğuk boğuk gelen sese hiç aldırmadan hıçkırarak ağlamaya başlamıştı.
Ben bir anlam verememiştim bu olanlara.Annem ve babam neden gelmediler? Abim nerede? ablam neden tek geldi ve neden böyle ağlıyor? Yüzüne ve sesine ne olmuştu? kolları ve kafası neden sargıdaydı, diye düşünürken gerçekler bir ok gibi beynime tek tek işlemeye başlamıştı...
devam edicek...
inşAllah devamı gelecek evet acıları bitmeyecek ama dediği gibi kapılarının biri kapanırken biri açılacak inş. .gif)