Nefretle baktım gözlerine nasıl bir insanlıktı bu. Daha doğrusu insanlık mıydı? Dudağını beceriksiz der gibi bükmüş. Kaşlarını çatmış. Burnu kibirli bir şekilde havada olan bu insan, insan olamazdı…
Ama maalesef böyleleri de yaşıyordu. Hem de her yerde sokakta, okulda, iş yerlerinde, hatta evlerde bile acıma , merhamet duyguları satın alınmış insanlardı bunlar. Bunlarında eşleri, çocukları, anne ve babaları vardı . Ve ne yazık ki yaşıyorlardı.
İş çıkışı evde teyzem pansuman yapardı her akşam. Ben iple çekerdim akşam olmasını. Yemek yemek, çay içmek, muhabbet etmek bunlar ne güzel şeylerdi…
Teyzem bir gün akşam Özlem ablamla ile beraber geç gelmişlerdi eve. Yüzlerinde çok tatlı bir gülümse vardı. Hayrolsun inşAllah neydi ki bu düşünüyorduk ama çok gecikmedi cevap
Özlem ablamı bir isteyen vardı. Kendi mahallelerinden Vedat. Yakışıklı, uzun boylu, beyaz tenli, kara gözlü yakışıklı bir gençti. İsteme merasimi olurken biz odaya çıkmak istememiştik eniştem de gelmişti. Belki de korkmuştuk. Bu yüzden diğer odaya sığınmıştık teyzemin diğer 3 kızı, ablam, Nazlı ve ben.
Biz merak ettiğimizden kapı deliğinden incelemeye çalışıyorduk Ablam parmağını ayıp yapmayın der gibi sallıyor sonra usanıyor kalkıyor dolanıyor tekrar oturuyordu. Zaten de Vedat ağabey görünmüyordu.
Gece geç olduğu için biz uyuya kalmıştık olduğumuz yerde. Sabah güzel bir kahvaltı ile uyandırdı Özlem ablam bizi. Yüzünde güller açıyordu. Bu ne şahane bir kahvaltıydı uzun zamandır bu kadar güzel bir sofrada oturmamıştım diyordum kendime.
Teyzem:
- Dün hemen uyumuşsunuz haberi almadınız tabi Özlem ablanızın hafta Pazartesi nişanı var, dedi.
-Aaa çok sevindim Özlem abla Hayırlısı olsun inşaAllah, deyip ablama döndüm ellerimle onu anlatmaya çalışıyordum. Birden yüzü güldü dönüp Özlem ablama sarıldı. Öptü kokladı. Çok severlerdi birbirlerini...
Nişan günü gelmiş çatmıştı. Akşam hazırlıkları ile uğraşıyorduk hep beraber. Ablam Özlem ablama sürekli sarılıyor öpüyor gülüyordu. Aslında biliyordum bu gülümsemenin altında bir hüzün yattığını. Çünkü onun aklında hem sağır hem de konuşamadığından hiç kimse beni sevmeyecek sevemeyeceğim düşüncesi yatıyordu. Ama elbet Mevla bir yol gösterirdi.
Kapı çaldı Özlem ablam koşarak kapıyı açtı. Ne kadar da neşeliydi. Gülümseyerek Vedat ağabeyin elinden çiçeği aldı. Kayınvalidesi ile kayınbabasının ellerini öptü içeri davet etti.
- Hoş geldiniz
- Hoş bulduk kızım
- Nasılsınız efendim
- İyiyiz hamdolsun kızım. Sen nasılsın.
- Bizlerde iyiyiz çok şükür
Diyerek kayınbabası felan bu fasıl bayağı bir müddet sürdü.
Sonra tek tek ailenin fertleri ile tanıştırıyordu.
-Bu kardeşim Gülsüm, buda onun küçüğü Eda, bu bıcırıkta en küçüklerimiz Zehra.
- MaşaAllah Allah bağışlasın. Kızımız gibi pek güzeller Allah kaderlerini güzel eylesin dedi, Özlem ablamın kayınvalidesi.Vedat ağabeyde gülümsedi.
- Buda oğlumuz Güral vefat eden teyzemin yadigarı.Buda kardeşi Nazlı. Birde Ablaları var ama o içeride dedi.
Bir müddet oturulup konuşuldu. Sonra kapıda benim biricik güzeller güzeli ablam göründü ama yüzünde bir hüzün vardı. Gözleri dolmuş elleri titriyordu. Dudakları bükülmüş, ne yapacağını bilemez gibi dudağını ısırıyordu. Ellerini sıkmaya başladı. Başını kaldırıp derin bir nefes alarak içeri girdi.Başını hoş geldiniz der gibi eğdi.
Teyzem hemen lafa girip “ buda büyük kızımız Sevda anne babasını ve ağabeylerini bir kazada kaybetti kendide aynı kazada sesini” derken eniştem Vedat’ın gözlerinin dolduğunu fark ettim. Ablama bakıyordu. Ablamsa yere. Vedat ağabeyin yüzü değişmişti. Sararmıştı birden. Oda ellerini sıkıyordu. Kendini çok sıkmış olmalıydı ki ceketini çıkarttı. Ablama döndüm usulca. Vedat ağabeyi süzüyordu. Aniden kalktı olduğu yerde sallanıp yere yığıldı. Ne olduğunu anlayamamıştık. Telaşla ablamı koltuğa yatırdık. Kolonya ile yüzünü ıslatarak uyanmasını bekliyorduk
Ablam bizleri çok bekletmedi. Gözünü açtı. Ve hiç beklenmedik bir gelişme oldu. Tam 4 yıldır bu anı bekliyorduk.Raabim ablama sesini armağan etmişti. Ablam farkında olmadan ilk sözleri şu oldu
- Tamam, bir şeyim yok geçti Allah’a şükür dedi. Sonra gözlerini iri iri açarak ellerini ağzına götürdü durumun şokuyla. Evet, ablam konuşuyordu. Rabbim sesini ona bağışlamıştı…
Ama maalesef böyleleri de yaşıyordu. Hem de her yerde sokakta, okulda, iş yerlerinde, hatta evlerde bile acıma , merhamet duyguları satın alınmış insanlardı bunlar. Bunlarında eşleri, çocukları, anne ve babaları vardı . Ve ne yazık ki yaşıyorlardı.
İş çıkışı evde teyzem pansuman yapardı her akşam. Ben iple çekerdim akşam olmasını. Yemek yemek, çay içmek, muhabbet etmek bunlar ne güzel şeylerdi…
Teyzem bir gün akşam Özlem ablamla ile beraber geç gelmişlerdi eve. Yüzlerinde çok tatlı bir gülümse vardı. Hayrolsun inşAllah neydi ki bu düşünüyorduk ama çok gecikmedi cevap
Özlem ablamı bir isteyen vardı. Kendi mahallelerinden Vedat. Yakışıklı, uzun boylu, beyaz tenli, kara gözlü yakışıklı bir gençti. İsteme merasimi olurken biz odaya çıkmak istememiştik eniştem de gelmişti. Belki de korkmuştuk. Bu yüzden diğer odaya sığınmıştık teyzemin diğer 3 kızı, ablam, Nazlı ve ben.
Biz merak ettiğimizden kapı deliğinden incelemeye çalışıyorduk Ablam parmağını ayıp yapmayın der gibi sallıyor sonra usanıyor kalkıyor dolanıyor tekrar oturuyordu. Zaten de Vedat ağabey görünmüyordu.
Gece geç olduğu için biz uyuya kalmıştık olduğumuz yerde. Sabah güzel bir kahvaltı ile uyandırdı Özlem ablam bizi. Yüzünde güller açıyordu. Bu ne şahane bir kahvaltıydı uzun zamandır bu kadar güzel bir sofrada oturmamıştım diyordum kendime.
Teyzem:
- Dün hemen uyumuşsunuz haberi almadınız tabi Özlem ablanızın hafta Pazartesi nişanı var, dedi.
-Aaa çok sevindim Özlem abla Hayırlısı olsun inşaAllah, deyip ablama döndüm ellerimle onu anlatmaya çalışıyordum. Birden yüzü güldü dönüp Özlem ablama sarıldı. Öptü kokladı. Çok severlerdi birbirlerini...
Nişan günü gelmiş çatmıştı. Akşam hazırlıkları ile uğraşıyorduk hep beraber. Ablam Özlem ablama sürekli sarılıyor öpüyor gülüyordu. Aslında biliyordum bu gülümsemenin altında bir hüzün yattığını. Çünkü onun aklında hem sağır hem de konuşamadığından hiç kimse beni sevmeyecek sevemeyeceğim düşüncesi yatıyordu. Ama elbet Mevla bir yol gösterirdi.
Kapı çaldı Özlem ablam koşarak kapıyı açtı. Ne kadar da neşeliydi. Gülümseyerek Vedat ağabeyin elinden çiçeği aldı. Kayınvalidesi ile kayınbabasının ellerini öptü içeri davet etti.
- Hoş geldiniz
- Hoş bulduk kızım
- Nasılsınız efendim
- İyiyiz hamdolsun kızım. Sen nasılsın.
- Bizlerde iyiyiz çok şükür
Diyerek kayınbabası felan bu fasıl bayağı bir müddet sürdü.
Sonra tek tek ailenin fertleri ile tanıştırıyordu.
-Bu kardeşim Gülsüm, buda onun küçüğü Eda, bu bıcırıkta en küçüklerimiz Zehra.
- MaşaAllah Allah bağışlasın. Kızımız gibi pek güzeller Allah kaderlerini güzel eylesin dedi, Özlem ablamın kayınvalidesi.Vedat ağabeyde gülümsedi.
- Buda oğlumuz Güral vefat eden teyzemin yadigarı.Buda kardeşi Nazlı. Birde Ablaları var ama o içeride dedi.
Bir müddet oturulup konuşuldu. Sonra kapıda benim biricik güzeller güzeli ablam göründü ama yüzünde bir hüzün vardı. Gözleri dolmuş elleri titriyordu. Dudakları bükülmüş, ne yapacağını bilemez gibi dudağını ısırıyordu. Ellerini sıkmaya başladı. Başını kaldırıp derin bir nefes alarak içeri girdi.Başını hoş geldiniz der gibi eğdi.
Teyzem hemen lafa girip “ buda büyük kızımız Sevda anne babasını ve ağabeylerini bir kazada kaybetti kendide aynı kazada sesini” derken eniştem Vedat’ın gözlerinin dolduğunu fark ettim. Ablama bakıyordu. Ablamsa yere. Vedat ağabeyin yüzü değişmişti. Sararmıştı birden. Oda ellerini sıkıyordu. Kendini çok sıkmış olmalıydı ki ceketini çıkarttı. Ablama döndüm usulca. Vedat ağabeyi süzüyordu. Aniden kalktı olduğu yerde sallanıp yere yığıldı. Ne olduğunu anlayamamıştık. Telaşla ablamı koltuğa yatırdık. Kolonya ile yüzünü ıslatarak uyanmasını bekliyorduk
Ablam bizleri çok bekletmedi. Gözünü açtı. Ve hiç beklenmedik bir gelişme oldu. Tam 4 yıldır bu anı bekliyorduk.Raabim ablama sesini armağan etmişti. Ablam farkında olmadan ilk sözleri şu oldu
- Tamam, bir şeyim yok geçti Allah’a şükür dedi. Sonra gözlerini iri iri açarak ellerini ağzına götürdü durumun şokuyla. Evet, ablam konuşuyordu. Rabbim sesini ona bağışlamıştı…
Devam Edecek...
VaniLyaa
