Yürüyorum, koşuyorum ve uçuyorum. Tenimi hoş koku ve ılık esinti sararken düğümlerim çözülüyor saçlarıma kelebeklerin çarptığını hissediyorum. Uzun gibi gelen çok kısa yolculuğum bir tiyatro sahnesinde son buluyor. Meğer küçük sesler oyunculardan geliyormuş. Neden buraya geldiğimi ya da getirildiğimi kestirmeye çalışırken ve işte sahne…
Oyun başlıyor…
Saçı başı birbirine karışmış biraz yaramaz ve huysuz bir çocuk. Elinde her çocuğun isteyip de pek nadirinin elde edebileceği türden güzel oyuncakları var. Şanslı bir çocukmuş diyorum içimden. Gülümsüyor ve bana dönüp göz kırpıyor. Sonra bağırıp ağlamaya başlıyor. Oyuncakları parçalamadan susmayacak derken başka bir oyun…
Gençliğe yeni atılmaya çalışan bir kız. Etrafı aynalar la çevrili. Garip olan aynaların hiçbiri gerçeği göstermiyor. Gözlerinin sımsıkı olduğu yetmezmiş gibi yüzü avuçlarının arasında. Bir ara parmaklarını arayıp göz kırpıyor bana. Aklımda sorular yığılmış cevap beklerken yine bir sahne daha…
Bu sefer genç bir kız dalga dalga saçları, ipek gibi teni, zarif şekilli bedeni ve sürekli gülümseyen güzel bir yüzü var. Bu da kibarca göz kırpıyor bana, adeta çarpılıyorum kıza. Sürekli peşinden koşup yakalamaya tutmaya dokunmaya çalışıyorlar. Sonra genç bir delikanlı nihayet tutuyor ve dokunuyor. Kızın gülümsemesi yerini ince, ama yırtıcı gözyaşlarına bırakıyor. Adeta yakarak iniyorlar ipeksi tenini. Delikanlı haince sırıtıp yok oluyor sahnede. Kız yapayalnız kimsesiz kalıyor. Yine bir sahne daha…
Bu seferki kızı ben oynuyorum. Sonsuz karanlıkta yapayalnız buluyorum kendimi. Elimde ucu yanmış sayfalar demeti. Galiba tüm sorularımın cevabı bu sayfalarda deyip karıştırmaya başlıyorum sayfalar demetini. Aman ALLAH’ım meğer tüm izlediklerim hayatımmış. Çocuk, yalnız kız, güzel kız benmişim. Etrafıma bakıyorum tek seyirci benim. Şimdi anlıyorum karanlığı, neden buraya getirildiğimi, neden her oyuncunun bana göz kırptığını. Sonum aklıma geliyor sayfaları parçalarcasına karıştırıyorum…
Kız sayfaları karıştırır, duraksar ve etrafına bakınır. Tekrar karıştırır sayfaları ve donmuşçasına kalır. SON.
Alıntı