Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

Hira

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
9 Eyl 2005
Mesajlar
301
Aldığı Beğeniler
0
Batı dünyasında çok üzerinde durulan bir konu olarak zamanın verimli kullanımı hakkında düzenlenen kurslardan birinde, ögretmen, her biri birer meslek erbabı olan ögrencilerine pratik bir ders vermeyi düşünür ve masanın üzerine kocaman bir kavanoz koyar. Sonra, bir torbadan irice kaya parçaları çıkarır, dikkatlice üst üste koyarak kavanozun içine yerleştirir. Kavanozda taş parçaları için yer kalmayınca, sınıfa sorar:

"Kavanoz doldu mu?"

Sınıftaki herkes, "Evet, doldu" cevabını verir.

"Demek doldu" der ögretmen. Hemen egilip bir kova küçük çakıl taşı çıkarıp kavanozun tepesine boşaltır. Sonra kavanozu eline alıp sallar. Böylece, küçük parçalar büyük taşların sagına soluna yerleşirler.

Ögretmen, yeniden sorar: "Kavanoz doldu mu?"

İşin sanıldıgı kadar basit olmadıgını sezmis olan ögrenciler, bu kez, "Hayır" cevabını verirler. "Hayır, tam da dolmuş sayılmaz."

Zamanı verimli kullanma dersi veren ögretmen, "Dogru" diye tasdik eder onları. Sonra da, masanın altından bir kova dolusu kum çıkarır. Kumu, kaya parçaları ve küçük tasların arasındaki bölgeler tümüyle doluncaya kadar döker. Ve yeniden sınıfa yönelir: "Kavanoz doldu mu?"

Yine, "Hayır, dolmadi" cevabını alır.

Tekrar, "Dogru" diyerek onları tasdik eder ve bir sürahi su çıkarıp kavanozun içine dökmeye başlar.

Kavanoz artık dolmuş ve iş "kıssadan hisse"ye kalmıştır.

Ögretmenin "Bu gördüklerinizden nasıl bir ders çıkardınız?" sorusuna, atılgan bir ögrenci, hemencecik şu karşılıgı verir;

"Şu dersi çıkardık: Günlük iş programınız ne kadar dolu olursa olsun, her zaman yeni işler için zaman bulabilirsiniz."

Bu, yabana atılır bir ders degildir. Ama, ögretmenin vermek istedigi "asıl ders" bu de ildir. Ögrenciye "Hayır" dedikten sonra, şunu şöyler:

"Çıkarılması gereken asıl ders şudur: " Eger büyük taş parçalarını baştan kavanoza koymazsanız, daha sonra asla koyamazsınız."

Bu muazzam hayat dersinden sonra da, ö rencilerinden bir sorgulama talep eder:

"Hayatınızdaki büyük taş parçaları hangileri? Onları ilk iş olarak kavanoza koyuyor musunuz? Yoksa kavanozu kumlarla ve suyla doldurup büyük parçaları dışarıda mı bırakıyorsunuz?"
 

Hira

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
9 Eyl 2005
Mesajlar
301
Aldığı Beğeniler
0
Bir vesileyle haberdar oldugum bu tecrübenin, gönlü her daim iman ve ubudiyetten ve de iman hizmetinden yana olan, fakat buna yeterli bir zaman ayıramayan, hatta hiç zaman bulamayan şu zamanın çok insanı için de, içine düştükleri şeytan dügümünü çözer bir mahiyet arzettigini düşündüm.

Öyle görünüyor ki, biz hayatımızı iman ve ubudiyet yolunda yaşamaya ve de iman hizmetinde bulunmaya karar verince, her hayırlı işin engeli olan mel'un şeytan "vazifedarlık" desisesini kullanarak karşımıza çıkıyor.

Zaman kavanozumuzu, büyük taşlar hükmündeki imanî vazifelere bedel, küçük taşlar, kumlar, hatta su mesabesindeki daha küçük meseleler ile dolduruyor. Baştan zaman kavanozumuza büyük taşları koyamadı ımız için de, kalben ne kadar istersek isteyelim, fiiliyatta küçük taşlar ve kumlarla meşguliyetten büyük taşlar için zaman harcamaya vakit bulamıyoruz.

Bu bakımdan, gerçekten iman hizmetinin hadimlerinden olmak, hakikaten ümmet-i Muhammed'i sahil-i selamete çıkaran bir gemide çalışan hademeler olarak bulunmak istiyor isek, işe baştan başlayalım:

Zaman kavanozumuzu elden geçirelim ve ilk iş olarak, büyük taşları yerli yerine koyalım ve asla onları kavanozun dışında bırakmayalım.

"Ya küçük taşlar, kumlar ve sular ne olacak?" derseniz, tecrübenin anlattıgı üzere, böylesi iş-güç için zaman ve zemin zaten kalıyor!

Velhasılı;

Öyle görünüyor ki, biz hayatımızı iman ve ubudiyet yolunda yaşamaya ve de iman hizmetinde bulunmaya karar verince, her hayırlı işin engeli olan melun şeytan vazifedarlık desisesini kullanarak karşımıza çıkıyor.
 

zeyno

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
2 Eyl 2005
Mesajlar
1,699
Aldığı Beğeniler
6
Konum
Gümüşhane
Takım
Galatasaray
Orjinal Yazarı Hira

Eger büyük taş parçalarını baştan kavanoza koymazsanız, daha sonra asla koyamazsınız."

Öyle görünüyor ki, biz hayatımızı iman ve ubudiyet yolunda yaşamaya ve de iman hizmetinde bulunmaya karar verince, her hayırlı işin engeli olan melun şeytan vazifedarlık desisesini kullanarak karşımıza çıkıyor.[/B]

Harika bir yazı.Ö renece imiz o kadar çok şey var ki.Rabbim zihin açıklı ı versin.Gönderi için teşekkürler hira.
 

KIRIKMIZRAP

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
3 Eyl 2005
Mesajlar
910
Aldığı Beğeniler
1
Takım
Galatasaray
Hira Allah Razı Olsun.. Sabah sabah çok iyi geldi bu yazı.. Ellerine saglık dostum..
 
Ş

ŞEVVAL

Guest
allah razı olsun kardeşim gerçekten çok güzel bir konuydu ..yazıdan çıkarılacak ders çok bence..o çocu un söyledikleride mantıklı geldi bana..
 

Bayram

LA İLAHE İLALLAH
 
Üyelik Tarihi
1 Eyl 2005
Mesajlar
7,283
Aldığı Beğeniler
51
Konum
Ankara
Takım
Galatasaray
Bundan ders çıkardım bak her zaman aklımın bi köşesinde olacaktır.Önce büyük taşlar yerine konması lazım.sonra çakıllar sonra kum ve en son da su ne güzelmiş
bu. :)
 

Hasbi

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
5 Eyl 2005
Mesajlar
317
Aldığı Beğeniler
1
Hira abla harika bir paylaşım bu ilim ölçülemez de erdedir bu yazıda o de erler arasında...

Çıkaraca ımız çok dersler var.Allah(c.c.) muvaffakiyet sa lasın.

Paylaşım için Allah(c.c.) razı olsun.
 

Sebep

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
6 Eyl 2005
Mesajlar
2,935
Aldığı Beğeniler
3,661
Takım
Galatasaray
ablacım bu olayı yıllar önce okulda bir hocamızda bize anlatmıstı ve gerçekten cok sasırmıstık... teşekkür ediyorum beni geçmişe götürdün..
 
Üst Alt