Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

Bir_Katre

RAHMETLE ANIYORUZ DEĞERLİ KARDEŞİM
 
Üyelik Tarihi
4 Ağu 2006
Mesajlar
5,632
Aldığı Beğeniler
50
Konum
Ağrı
Takım
Galatasaray
İnsanlar hakkında her zaman hüsn-ü zanna memur olan mü’minlerin, Yüce Yaratıcı’nın muamelelerine karşı sû-i zan ifade eden hoşnutsuzlukları da asla düşünülemez.Bir mü’min her şeyden ve herkesten evvel Mevlâ-yı Müteâl hakkında hüsn-ü zan sahibi olmalıdır.Rabb-i Rahim hakkındaki güzel mülahazaların ötede nasıl afv fermanına dönüştüğü bir hadis-i şerifte şöyle anlatılmaktadır: Amel sandığında hayr u hasenâtının yanı sıra pek çok günahı da bulunan bir kulun hesabı görülür; mizanda sevap kefesi daha hafif gelince, azap ehlinden olduğuna dair hüküm verilir. Cezaya müstehak o kul derdest edilip perişan bir vaziyette, adeta sürüklene sürüklene mücâzat mahalline doğru götürülürken, ikide bir geriye döner ve bir sürpriz bekliyormuş gibi etrafına bakınır.

Cenâb-ı Hak, meleklerine “Kuluma sorun bakalım; niçin geriye bakıp duruyor?” buyurur. (Geriye bakma meselesi bizim anlayacağımız şekilde konuşmanın gereği olarak, fizik âlemiyle alâkalıdır; yoksa Zât-ı Ulûhiyet için mekân ve yön mevzubahis değildir.) Adamcağız der ki, “Rabbim!.. Hakkındaki hüsn-ü zannım böyle değildi; evet, âlem sevaplarla gelirken -maalesef- ben günah getirdim; fakat, Senin rahmetine olan inanç ve itimadımı hiçbir zaman kaybetmedim!.. Recâm oydu ki, bana da merhametinle muamele edesin ve beni de bağışlayasın!..” İşte, bu mülahazalar ve Allah Teâlâ hakkındaki hüsn-ü zan, o insanın kurtuluşuna kapı aralar; neticede adamcağız “Kulumu Cennet’e götürün!” müjdesini duyar.

Aslında, bir mü’min hayatının her diliminde Allah Teâlâ hakkında hüsn-ü zanna sarılmalı ve hep bu recayla yaşamalıdır. “Ben günahkâr olabilirim; hatta hâlâ O’na ancak pamuk ipliği ile bağlı olduğum için her an bir kopukluğa da düşebilirim. Fakat, O Gafûr ve Rahîm’dir; gufrân deryasına beni de alacağına dair inancım kavîdir!..” demeli ve bağışlanacağı ümidini beslemelidir. Şu kadar var ki, hüsn-ü zan ve reca duygusu insanı yeni yeni günahlar işlemeye sevk etmemelidir. Hâlis bir mü’min, günahtan yılandan çıyandan kaçar gibi kaçmalı; ezkaza bir cürüm işlemişse, o zaman da hemen tevbeye koşmalı ve yarlığanacağını umarak mağfiret dilenmelidir. Bu meselede çok hassas bir denge söz konusudur; günahlardan uzak durmak ile kazarâ bir cürüm işledikten sonra ye’se düşmemek arasında ince bir husus mevcuttur.

İnsan, hangi hal üzere olursa olsun, “Kur’an-ı Kerim’de kendisini Rahman u Rahîm isimleriyle vasfeden ve hayatını boşa harcayan kimselere hitap ederken bile “kullarım” diyen bir Rabbim varken niçin ümitsizliğe düşeyim ki!.. İşin doğrusu, böyle bir Rabb-i Rahim’e karşı günah işlemek de çok yakışıksız oluyor. Öyleyse, bundan sonra masiyete nasıl girebilirim ki?!.” diyebilmelidir. Evet, insan ne kendisini salmalı ne de ümitsizliğe düşmelidir.

M.Fethullah Gülen
 

Geceler

Sükut_u Sonbahar
 
Üyelik Tarihi
11 Nis 2007
Mesajlar
24,205
Aldığı Beğeniler
22,175
Takım
Fenerbahçe
Cenab-i Hak herdaim razi ve memmun olsun Bir_Katre kardesim paylasim icin tesekkürler
Selam ve Dua ile.......
 

Necmeddin

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
24 Ocak 2006
Mesajlar
10,138
Aldığı Beğeniler
179
Konum
Batman
Takım
Diğer
İnsan, hangi hal üzere olursa olsun, “Kur’an-ı Kerim’de kendisini Rahman u Rahîm isimleriyle vasfeden ve hayatını boşa harcayan kimselere hitap ederken bile “kullarım” diyen bir Rabbim varken niçin ümitsizliğe düşeyim ki!..
 

Acizane

hizmet..hicret..sehadet..
 
Üyelik Tarihi
15 Eki 2007
Mesajlar
3,148
Aldığı Beğeniler
27
Konum
ankara
Takım
Diğer
çok güzel idi rabbim hüznü zan dan ayirmasin cümlemizi

selametle ve dua ile
selamuanleyküm
 

sümeyya

SüKuT
 
Üyelik Tarihi
7 Nis 2007
Mesajlar
4,648
Aldığı Beğeniler
39
Konum
Bursa-Tokat
Takım
Galatasaray
Rabbim hiçbirzaman ümitsilziğe düşürmesin bizleri inş.Emeğine sağlık abim.rabbim azze ve celle razı olsun.
 

züleyha

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
9 Nis 2007
Mesajlar
10
Aldığı Beğeniler
0
alıntı

bir hadis-i şerifte şöyle anlatılmaktadır: Amel sandığında hayr u hasenâtının yanı sıra pek çok günahı da bulunan bir kulun hesabı görülür; mizanda sevap kefesi daha hafif gelince, azap ehlinden olduğuna dair hüküm verilir. Cezaya müstehak o kul derdest edilip perişan bir vaziyette, adeta sürüklene sürüklene mücâzat mahalline doğru götürülürken, ikide bir geriye döner ve bir sürpriz bekliyormuş gibi etrafına bakınır.

Cenâb-ı Hak, meleklerine “Kuluma sorun bakalım; niçin geriye bakıp duruyor?” buyurur. (Geriye bakma meselesi bizim anlayacağımız şekilde konuşmanın gereği olarak, fizik âlemiyle alâkalıdır; yoksa Zât-ı Ulûhiyet için mekân ve yön mevzubahis değildir.) Adamcağız der ki, “Rabbim!.. Hakkındaki hüsn-ü zannım böyle değildi; evet, âlem sevaplarla gelirken -maalesef- ben günah getirdim; fakat, Senin rahmetine olan inanç ve itimadımı hiçbir zaman kaybetmedim!.. Recâm oydu ki, bana da merhametinle muamele edesin ve beni de bağışlayasın!..” İşte, bu mülahazalar ve Allah Teâlâ hakkındaki hüsn-ü zan, o insanın kurtuluşuna kapı aralar; neticede adamcağız “Kulumu Cennet’e götürün!” müjdesini duyar.

-------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Kuranı iyice inceleyen bir müslüman çok iyi bilir ki, Allahın vaadi haktır. Allahın vaadinin nasıl gerçekleşeceğini ve mahşerde neler olacağını ise, Kur'an bütün detaylarıyla haber vermiştir. Öyleki; cennet ehli ile cehennem ehli arasındaki konuşma ve sataşmalara varıncaya dek.

Peygamber Allahın hükümlerini bilmemiş olamayacağına göre, bu rivayet edilen sözü onun söylemiş olması kabul edilemez. Zira Allah bunun tam tersini söylemektedir. Yargı gününün tek sahibi Allah olduğuna göre gelin onun nasıl bir hüküm vereceğini kendi kelamından dinleyelim.

Müminun Suresi 102: Artık kimin tartıları ağır gelirse onlar kurtulmuş olacaklardır.

Müminun Suresi 103: tartıları hafif gelenler ise kendilerini kayba uğratanlar, sürekli cehennemde kalanlar olacaklardır.

Kaaria suresi 8: Kimin tartıları hafif gelirse,

Kaaria suresi 9. Onun anası (bağrına atılacağı) haviye(uçurum)dur.

Kaaria suresi 10. Onun ne olduğunu sen nereden bileceksin?

Kaaria suresi 11. Kızgın bir ateştir.
 
Üst Alt