H
hayrunisa
Guest
NAHL:
1- Allah'ın emri geldi, sakın onu acele edip istemeyiniz. Allah, müşriklerin koştukları ortaklardan münezzeh ve yücedir.
2- Kendi emrinden ruh (vahiy) ile melekleri, kullarından diledi i peygamberlere indirip şu gerçe i insanlara bildirin, buyuruyor: Benden başka hiçbir ilâh yoktur. Ancak benden korkun.
3- Allah gökleri ve yeri hikmeti ile yarattı. O, kâfirlerin ortak koştukları şeylerden çok yücedir.
4- O, insanı bir meniden (spermadan) yarattı. Bir de bakarsın ki o, Rabbine karşı apaçık bir düşmandır.
5- Hayvanları da O yarattı. Onlarda sizi ısıtacak şeyler ve birçok faydalar vardır. Ve siz onlardan bir kısmını da yersiniz.
6- O hayvanları, akşam vakti getirirken ve sabahleyin salarken, onlarda sizin için bir güzellik ve zevk vardır.
7- Bu hayvanlar, ancak güçlükle varabilece iniz bir memlekete yüklerinizi taşır. Rabbiniz, şüphesiz çok şefkatlidir, çok merhametlidir.
8- Hem kendilerine binesiniz, hem de zinet olsun diye atları, katırları, ve merkepleri yarattı. Ve şu anda bilemeyece iniz daha nice şeyler yaratacak.
9- Do ru yolu göstermek Allah'a aittir. Onun e risi de vardır. Allah dileseydi, sizin hepinizi hidayete erdirirdi.
10- Sizin için gökten su indiren O'dur. İçecek su ondandır; hayvanlarınızı otlattı ınız bitkiler de o su ile yetişir.
11- Allah, sizin için, o su ile ekin, zeytin, hurmalıklar, üzümler ve her
çeşit meyveleri bitirir. Şüphesiz ki bunda düşünecek bir topluluk için büyük bir ibret vardır.(1)
12- Geceyi, gündüzü, güneşi ve ayı sizin hizmetinize O verdi. Bütün yıldızlar da O'nun emrine boyun e mişlerdir. Şüphesiz ki bunda aklını kullanan bir toplum için ibretler vardır.
13- Yeryüzünde sizin için yarattı ı de işik renklerdeki şeyleri de sizin hizmetinize sunmuştur. Elbette bunda ö üt alan kimseler için bir ibret vardır.
14- Yine denizden taze et (balık) yiyesiniz ve ondan takındı ınız süs eşyasını çıkarasınız diye, denizi emrinize veren Allah'tır. Gemilerin denizde suyu yararak gittiklerini görüyorsun. Lütfundan rızık aramanız ve şükretmeniz için Allah böyle yapmıştır.
15- Allah, yeryüzü sizi sarsmasın diye oraya sabit da lar yerleştirdi. Yolunuzu bulmanız için de nehirler ve yollar yarattı.
16- Daha birçok âlametler yarattı. İnsanlar geceleyin de Allah'ın yarattı ı yıldızlarla yönlerini bulurlar.
17- Hiç yaratan (Allah), yaratmayan (putlar) gibi olur mu? Artık siz düşünmez misiniz?
18- Halbuki Allah'ın nimetlerini teker teker saymaya kalkışsanız, onları sayamazsınız. Muhakkak ki Allah çok ba ışlayıcıdır, çok merhametlidir.
19- Allah, gizledi inizi de açıkladı ınızı da bilir.
20- Kâfirlerin Allah'tan başka yalvardıkları (putlar) ise, hiçbir şey yaratamazlar. Çünkü onlar, kendileri yaratılmışlardır.
21- O putlar, hep ölüdürler, diri de ildirler ve insanların öldükten sonra ne zaman dirileceklerini de bilmezler.
22- İlâhınız bir tek ilâhtır. Bununla beraber ahirete inanmayanların kalbleri inkârcı, kendileri de böbürlenen kimselerdir.
23- Şüphesiz ki Allah, onların gizlediklerini de açı a vurduklarını da bilir. Do rusu Allah, kendilerini büyük görüp hakkı kabul etmeyenleri sevmez.
24- Onlara: "Rabbiniz ne indirdi? denildi i zaman "Öncekilerin efsanelerini" dediler.
25- Bunu söylemelerinin sebebi şu: Kıyamet günü, kendi günahlarını tam olarak yüklendikten başka, bilgisizlikleri yüzünden saptırmakta oldukları kimselerin günahlarından bir kısmını da yükleneceklerdir. Dikkat edin, yüklendikleri günah ne kötüdür!
26- Onlardan öncekiler de tuzak kurdular. Fakat Allah onların binalarını temelinden sarstı, çatı tepelerinden üzerlerine çöktü ve azap onlara farkedemedikleri bir yönden geldi.
27- Sonra kıyamet günü Allah, O kâfirleri rezil rüsvay edecek ve diyecek ki: "Hani u runda müminlere karşı düşman kesildi iniz ortaklarım nerede?" Kendilerine ilim verilmiş olanlar: "Şüphesiz bugünün rezilli i ve kötülü ü kâfirleredir." diyeceklerdir.
28- (O kâfirler), kendilerine zulmetmiş kimseler olarak, meleklerin, canlarını aldıkları kimselerdir. O vakit onlar şöyle diyerek teslim olurlar: "Biz, bir kötülükten dolayı yapmıyorduk." (Onlara): "Hayır, Allah sizin ne maksatla yaptı ınızı elbette çok iyi bilendir."
29- "O halde içinde ebedî kalaca ınız cehennemin kapılarından girin" denir. Kibirlenenlerin yeri ne kötüdür!
30- Kötülüklerden sakınanlara: "Rabbiniz ne indirdi?" denilince: "Hayır indirdi" derler. Bu dünyada güzel amel işleyenlere güzel bir mükafat var. Elbette ahiret yurdu ise daha hayırlıdır. Allah'tan korkanların yurdu ne güzeldir!
31- O girecekleri yer, Adn cennetleridir ki, altından ırmaklar akar. Orada Allah'tan korkanlara diledikleri nimetler vardır. İşte Allah, takva sahiplerini böyle mükafatlandırır.
32- Takva sahipleri o kimselerdir ki, melekler, canlarını hoş ve rahat halde alırlar. "Selam size, yapmış oldu unuz güzel işlerin mükafatı olarak girin cennet'e..." derler.
33- Ancak kendilerine, ruhlarını alacak meleklerin gelmesini veya Rabbinin azab emrinin (kıyametin) gelip çatmasını bekliyorlar! Kendilerinden öncekiler de böyle yapmışlardı. Allah onlara zulmetmedi, fakat onlar kendilerine zulmetmişlerdi.
34- Bunun için, sonunda yaptıklarının cezası başlarına felaket oldu ve alay edip durdukları o azap, kendilerini kuşattı.
35- Allah'a ortak koşanlar dediler ki: "Allah dileseydi, ne biz, ne atalarımız O'ndan başka hiçbir şeye tapmazdık ve O'nun emri dışında hiçbir şeyi haram kılmazdık" Kendilerinden öncekiler de böyle yaptılar. Buna karşı peygamberlerin vazifesi, ancak açık-seçik bir tebli den, ibarettir.
36- Andolsun ki biz her ümmete, "Allah'a ibadet edin ve putlara tapmaktan sakının." diye bir peygamber gönderdik. Allah, bu ümmetlerden
bir kısmına hidayet etti, bir kısmına da sapıklık hak olmuştur. Şimdi yer yüzünde bir gezip dolaşın da bakın ki, peygamberleri yalanlayanların sonunun ne oldu unu bir görün?
37- (Ey Muhammed!) Sen o kâfirlerin hidayete ermelerini ne kadar istesen de Allah, saptırdı ı kimseyi hidayete erdirmez. Onların hiçbir yardımcısı da yoktur.
38- Kâfirler, "Allah ölen kimseyi diriltmez." diye en kuvvetli yeminleriyle Allah'a yemin ettiler. Hayır, bu ölüleri diriltmek, Allah'ın kendisine karşı bir vaadidir. Ancak insanların ço u bunu bilmezler.
39- Allah ölüleri diriltecek ki, o kâfirlerin, hakkında ihtilaf ettikleri şeyi onlara açıkça göstersin ve bunu inkâr edenler kendilerinin yalancı olduklarını bilsinler.
40- Biz bir şeyi diledi imiz zaman, ona sözümüz sadece "ol" dememizdir. O da hemen oluverir.
41- Zulme u radıktan sonra Allah yolunda hicret edenlere gelince, biz dünyada mutlaka onları güzel bir yere yerleştiririz. Halbuki bilirlerse ahiretin mükafatı elbette daha büyüktür.
42- O Muhacirler, müşriklerin eziyetlerine sabredenler ve Rablerine tevekkül edenlerdir.
43- (Ey Peygamber!) Senden önce de, kendilerine vahyetti imiz erkeklerden başkasını peygamber olarak göndermedik. E er bunu bilmiyorsanız Tevrat ve İncil âlimlerine sorun.
44- Biz o peygamberleri mucizelerle ve kitaplarla gönderdik. Ey Peygamberim! Sana da Kur'ân'ı indirdik ki, insanlara vahyedileni açıklayasın. Belki onlar da düşünürler.
45- Sinsice kötü tuzaklar kuranlar, Allah'ın kendilerini yerin dibine geçiremeyece inden, yahut bilemeyecekleri bir yerden azabın gelmeyece inden emin mi oldular?
46- Yahut (rızık için) dolaşıp dururlarken (Allah'ın azabının) kendilerini yakalayıvermesinden emin mi oldular? Üstelik onlar, azabı engelleyici de de illerdir.
47- Yahut ta kendilerini azar azar yakalayıp helak etmesinden emin mi oldular? Şüphesiz Rabbiniz çok şefkatlidir, çok merhametlidir.
48- Onlar, Allah'ın yarattı ı birtakım şeyleri görmediler mi ki? Gölgeleri Allah'ın kudretine boyun e ip secde ederek, sa a sola döner, dolaşır.
49- Göklerde ve yer yüzünde bulunan canlılar ve bütün melekler, kibirlenmeden Allah'a secde ederler.
50- Kendilerine hakim olan Rabblerinden korkarlar ve emrolundukları her şeyi yaparlar.
51- Allah, buyurmuştur ki: İki ilâh edinmeyin. O, ancak bir ilâhdır. Onun için yalnız benden korkun.
52- Göklerde ve yerde olan her şey yalnız O'nundur. Din de daima O'nundur. Böyle iken, siz Allah'tan başkasından mı korkarsınız?
54- Sonra Allah bu sıkıntıyı sizden kaldırdı ı zaman, bir de bakarsınız
ki, içinizden bir topluluk, hemen Rablerine ortak koşarlar.
55- Bunu kendilerine verdi imiz nimete nankörlük etmek için yaparlar. Şimdi e lenin bakalım! Fakat yakında bileceksiniz.
55- Bunu kendilerine verdi imiz nimete nankörlük etmek için yaparlar. Şimdi e lenin bakalım! Fakat yakında bileceksiniz.
1- Allah'ın emri geldi, sakın onu acele edip istemeyiniz. Allah, müşriklerin koştukları ortaklardan münezzeh ve yücedir.
2- Kendi emrinden ruh (vahiy) ile melekleri, kullarından diledi i peygamberlere indirip şu gerçe i insanlara bildirin, buyuruyor: Benden başka hiçbir ilâh yoktur. Ancak benden korkun.
3- Allah gökleri ve yeri hikmeti ile yarattı. O, kâfirlerin ortak koştukları şeylerden çok yücedir.
4- O, insanı bir meniden (spermadan) yarattı. Bir de bakarsın ki o, Rabbine karşı apaçık bir düşmandır.
5- Hayvanları da O yarattı. Onlarda sizi ısıtacak şeyler ve birçok faydalar vardır. Ve siz onlardan bir kısmını da yersiniz.
6- O hayvanları, akşam vakti getirirken ve sabahleyin salarken, onlarda sizin için bir güzellik ve zevk vardır.
7- Bu hayvanlar, ancak güçlükle varabilece iniz bir memlekete yüklerinizi taşır. Rabbiniz, şüphesiz çok şefkatlidir, çok merhametlidir.
8- Hem kendilerine binesiniz, hem de zinet olsun diye atları, katırları, ve merkepleri yarattı. Ve şu anda bilemeyece iniz daha nice şeyler yaratacak.
9- Do ru yolu göstermek Allah'a aittir. Onun e risi de vardır. Allah dileseydi, sizin hepinizi hidayete erdirirdi.
10- Sizin için gökten su indiren O'dur. İçecek su ondandır; hayvanlarınızı otlattı ınız bitkiler de o su ile yetişir.
11- Allah, sizin için, o su ile ekin, zeytin, hurmalıklar, üzümler ve her
çeşit meyveleri bitirir. Şüphesiz ki bunda düşünecek bir topluluk için büyük bir ibret vardır.(1)
12- Geceyi, gündüzü, güneşi ve ayı sizin hizmetinize O verdi. Bütün yıldızlar da O'nun emrine boyun e mişlerdir. Şüphesiz ki bunda aklını kullanan bir toplum için ibretler vardır.
13- Yeryüzünde sizin için yarattı ı de işik renklerdeki şeyleri de sizin hizmetinize sunmuştur. Elbette bunda ö üt alan kimseler için bir ibret vardır.
14- Yine denizden taze et (balık) yiyesiniz ve ondan takındı ınız süs eşyasını çıkarasınız diye, denizi emrinize veren Allah'tır. Gemilerin denizde suyu yararak gittiklerini görüyorsun. Lütfundan rızık aramanız ve şükretmeniz için Allah böyle yapmıştır.
15- Allah, yeryüzü sizi sarsmasın diye oraya sabit da lar yerleştirdi. Yolunuzu bulmanız için de nehirler ve yollar yarattı.
16- Daha birçok âlametler yarattı. İnsanlar geceleyin de Allah'ın yarattı ı yıldızlarla yönlerini bulurlar.
17- Hiç yaratan (Allah), yaratmayan (putlar) gibi olur mu? Artık siz düşünmez misiniz?
18- Halbuki Allah'ın nimetlerini teker teker saymaya kalkışsanız, onları sayamazsınız. Muhakkak ki Allah çok ba ışlayıcıdır, çok merhametlidir.
19- Allah, gizledi inizi de açıkladı ınızı da bilir.
20- Kâfirlerin Allah'tan başka yalvardıkları (putlar) ise, hiçbir şey yaratamazlar. Çünkü onlar, kendileri yaratılmışlardır.
21- O putlar, hep ölüdürler, diri de ildirler ve insanların öldükten sonra ne zaman dirileceklerini de bilmezler.
22- İlâhınız bir tek ilâhtır. Bununla beraber ahirete inanmayanların kalbleri inkârcı, kendileri de böbürlenen kimselerdir.
23- Şüphesiz ki Allah, onların gizlediklerini de açı a vurduklarını da bilir. Do rusu Allah, kendilerini büyük görüp hakkı kabul etmeyenleri sevmez.
24- Onlara: "Rabbiniz ne indirdi? denildi i zaman "Öncekilerin efsanelerini" dediler.
25- Bunu söylemelerinin sebebi şu: Kıyamet günü, kendi günahlarını tam olarak yüklendikten başka, bilgisizlikleri yüzünden saptırmakta oldukları kimselerin günahlarından bir kısmını da yükleneceklerdir. Dikkat edin, yüklendikleri günah ne kötüdür!
26- Onlardan öncekiler de tuzak kurdular. Fakat Allah onların binalarını temelinden sarstı, çatı tepelerinden üzerlerine çöktü ve azap onlara farkedemedikleri bir yönden geldi.
27- Sonra kıyamet günü Allah, O kâfirleri rezil rüsvay edecek ve diyecek ki: "Hani u runda müminlere karşı düşman kesildi iniz ortaklarım nerede?" Kendilerine ilim verilmiş olanlar: "Şüphesiz bugünün rezilli i ve kötülü ü kâfirleredir." diyeceklerdir.
28- (O kâfirler), kendilerine zulmetmiş kimseler olarak, meleklerin, canlarını aldıkları kimselerdir. O vakit onlar şöyle diyerek teslim olurlar: "Biz, bir kötülükten dolayı yapmıyorduk." (Onlara): "Hayır, Allah sizin ne maksatla yaptı ınızı elbette çok iyi bilendir."
29- "O halde içinde ebedî kalaca ınız cehennemin kapılarından girin" denir. Kibirlenenlerin yeri ne kötüdür!
30- Kötülüklerden sakınanlara: "Rabbiniz ne indirdi?" denilince: "Hayır indirdi" derler. Bu dünyada güzel amel işleyenlere güzel bir mükafat var. Elbette ahiret yurdu ise daha hayırlıdır. Allah'tan korkanların yurdu ne güzeldir!
31- O girecekleri yer, Adn cennetleridir ki, altından ırmaklar akar. Orada Allah'tan korkanlara diledikleri nimetler vardır. İşte Allah, takva sahiplerini böyle mükafatlandırır.
32- Takva sahipleri o kimselerdir ki, melekler, canlarını hoş ve rahat halde alırlar. "Selam size, yapmış oldu unuz güzel işlerin mükafatı olarak girin cennet'e..." derler.
33- Ancak kendilerine, ruhlarını alacak meleklerin gelmesini veya Rabbinin azab emrinin (kıyametin) gelip çatmasını bekliyorlar! Kendilerinden öncekiler de böyle yapmışlardı. Allah onlara zulmetmedi, fakat onlar kendilerine zulmetmişlerdi.
34- Bunun için, sonunda yaptıklarının cezası başlarına felaket oldu ve alay edip durdukları o azap, kendilerini kuşattı.
35- Allah'a ortak koşanlar dediler ki: "Allah dileseydi, ne biz, ne atalarımız O'ndan başka hiçbir şeye tapmazdık ve O'nun emri dışında hiçbir şeyi haram kılmazdık" Kendilerinden öncekiler de böyle yaptılar. Buna karşı peygamberlerin vazifesi, ancak açık-seçik bir tebli den, ibarettir.
36- Andolsun ki biz her ümmete, "Allah'a ibadet edin ve putlara tapmaktan sakının." diye bir peygamber gönderdik. Allah, bu ümmetlerden
bir kısmına hidayet etti, bir kısmına da sapıklık hak olmuştur. Şimdi yer yüzünde bir gezip dolaşın da bakın ki, peygamberleri yalanlayanların sonunun ne oldu unu bir görün?
37- (Ey Muhammed!) Sen o kâfirlerin hidayete ermelerini ne kadar istesen de Allah, saptırdı ı kimseyi hidayete erdirmez. Onların hiçbir yardımcısı da yoktur.
38- Kâfirler, "Allah ölen kimseyi diriltmez." diye en kuvvetli yeminleriyle Allah'a yemin ettiler. Hayır, bu ölüleri diriltmek, Allah'ın kendisine karşı bir vaadidir. Ancak insanların ço u bunu bilmezler.
39- Allah ölüleri diriltecek ki, o kâfirlerin, hakkında ihtilaf ettikleri şeyi onlara açıkça göstersin ve bunu inkâr edenler kendilerinin yalancı olduklarını bilsinler.
40- Biz bir şeyi diledi imiz zaman, ona sözümüz sadece "ol" dememizdir. O da hemen oluverir.
41- Zulme u radıktan sonra Allah yolunda hicret edenlere gelince, biz dünyada mutlaka onları güzel bir yere yerleştiririz. Halbuki bilirlerse ahiretin mükafatı elbette daha büyüktür.
42- O Muhacirler, müşriklerin eziyetlerine sabredenler ve Rablerine tevekkül edenlerdir.
43- (Ey Peygamber!) Senden önce de, kendilerine vahyetti imiz erkeklerden başkasını peygamber olarak göndermedik. E er bunu bilmiyorsanız Tevrat ve İncil âlimlerine sorun.
44- Biz o peygamberleri mucizelerle ve kitaplarla gönderdik. Ey Peygamberim! Sana da Kur'ân'ı indirdik ki, insanlara vahyedileni açıklayasın. Belki onlar da düşünürler.
45- Sinsice kötü tuzaklar kuranlar, Allah'ın kendilerini yerin dibine geçiremeyece inden, yahut bilemeyecekleri bir yerden azabın gelmeyece inden emin mi oldular?
46- Yahut (rızık için) dolaşıp dururlarken (Allah'ın azabının) kendilerini yakalayıvermesinden emin mi oldular? Üstelik onlar, azabı engelleyici de de illerdir.
47- Yahut ta kendilerini azar azar yakalayıp helak etmesinden emin mi oldular? Şüphesiz Rabbiniz çok şefkatlidir, çok merhametlidir.
48- Onlar, Allah'ın yarattı ı birtakım şeyleri görmediler mi ki? Gölgeleri Allah'ın kudretine boyun e ip secde ederek, sa a sola döner, dolaşır.
49- Göklerde ve yer yüzünde bulunan canlılar ve bütün melekler, kibirlenmeden Allah'a secde ederler.
50- Kendilerine hakim olan Rabblerinden korkarlar ve emrolundukları her şeyi yaparlar.
51- Allah, buyurmuştur ki: İki ilâh edinmeyin. O, ancak bir ilâhdır. Onun için yalnız benden korkun.
52- Göklerde ve yerde olan her şey yalnız O'nundur. Din de daima O'nundur. Böyle iken, siz Allah'tan başkasından mı korkarsınız?
54- Sonra Allah bu sıkıntıyı sizden kaldırdı ı zaman, bir de bakarsınız
ki, içinizden bir topluluk, hemen Rablerine ortak koşarlar.
55- Bunu kendilerine verdi imiz nimete nankörlük etmek için yaparlar. Şimdi e lenin bakalım! Fakat yakında bileceksiniz.
55- Bunu kendilerine verdi imiz nimete nankörlük etmek için yaparlar. Şimdi e lenin bakalım! Fakat yakında bileceksiniz.