Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧
İslâm

İsrâ

"Özlem"imsin
 
Üyelik Tarihi
22 Eki 2010
Mesajlar
6,128
Aldığı Beğeniler
12,753
Konum
Kdz.Ereğli
Takım
Galatasaray
Vaktiyle Anadolu'da bir köye takvalı, temiz, ahlaklı bir imam tayin edilir.

Kısa bir zaman zarfında imam, köy halkı tarafından çok sevilir.

Ramazan ayı gelince, Köy halkı sırasıyla imamı iftara davet ederler.

Sıra komşusunun davetine gelir.
Evin hanımı bir miktar, birikimi olan parayı, saklaması için kocasına verir. Adam parayı sehpanın üzerine koyup orada unutur.

Nitekim imam davete icabet edip, iftarlarını açarlar. Akşam namazını evde kılıp, yatsı namazını kılmak için İmam, evin beyi ile beraber, camiye gitmek için evden ayrılırlar.

Evin beyi yatsı namazını kıldıktan sonra evine döner. Sehpanın üzerine koyduğu para aklına gelir. Lakin ortada para yoktur. Hanımı der ki parayı senle ben almadığımıza göre hoca efendi almıştır der. Bunu duyan evin beyi hocadan soğur, eski muhabbeti ve sevgisin yitirir. Hiç aramaz, sormaz hatta bir düşman nazarıyla bakar hocaya.

Gel zaman, git zaman, bir sonraki Ramazan ayı gelir.

Köy halkı sırasıyla hocayı iftara davet ederler. Sıra, parası kaybolan ev sahibine gelir.

Hanımı, Kocasına,
-Belki hocaya para lazım olmuştur, utanmıştır bize söylemeye, gel biz şeytana uymayalım, nefsimize yenilmeyip hocayı iftara davet edelim der.

Bey olur der. Hocayı iftara davet ederler. İftarlar açılır, çaylar içilir. Ev sahibi, hocaya,
- Herhalde size karşı bir senedir soğuk davrandığımın farkındasınızdır der.
Hoca,
- Evet, sebebini öğrenmek isterim der.

Kusurumuza bakmazsanız geçen sene Ramazan iftarı davetimizde sehpanın üzerine belli bir miktarda para koymuştum.
Cami dönüşü, Sehpanın üzerinde parayı göremeyince sizin aldığınızı düşündük.

Bunu duyan hoca çok üzülür hatta ağlamaya başlar.
Evin sahibi hocanın ağladığını görünce, hocayı teselli etmeye başlar.
Hoca derki, ben, sizin beni hırsızlıkla itham etmenize ağlamıyorum.
Ben şurada asılı duran KUR'AN için ağlıyorum.
Zira pencereden esen rüzgar sehpanın üzerindeki paraları yere savurmuştu.
Bende onları toplayıp şurada asılı duran Kur'an ın içine koymuştum.
Siz bir yıl içinde Kuran ı açmış olsaydınız paranızın orada olduğunu görürdünüz der.
Ben sizin beni hırsızlıkla itham edişinize ağlamıyorum. KUR'AN ın öksüz oluşuna ağlıyorum.

Evet Dostlar. İmam'mı Hırsız, KURAN'mı Öksüz........
kalbimize bir soralım mı?

Ramazan ı şerifin hayrı bereketi nuru hepimizin üzerine olsun. Kur£anla şifa bulalım inşallah.
 
Üst Alt