- Üyelik Tarihi
- 5 Mar 2006
- Mesajlar
- 748
- Aldığı Beğeniler
- 4
- Takım
- Galatasaray
Bir genç hafızlığını tamamlarken her gün sabaha kadar
Kur'an'ı hatmeder. Bundan dolayı da sabah derslerine yorgun ve
bitkin olarak çıkar. Durumu öğrenen hocası Kur'an'ı bu
şekilde okumasını arzu etmediği için bir gün onu karşısına
alır ve: "Evladım! Biliyorsun Kur'an, indiği gibi okunmalıdır.
Bu gece sen Kur'an'ı, karşında ben varmışım gibi oku."
tavsiyesinde bulunur.
Genç gider ve Kur'an'ı hocasına okuyormuş gibi okur. Sabah
huzura geldiğinde: "Efendim, bu gece Kur'an'ı ancak yarısına
kadar okuyabildim." der. Bunun üzerine hocası: "Pekâla bu gece
de Efendimiz'e okuyor gibi oku!" emrini verir. Talebe şaşkınlık
ve heyecan içinde Nebîler Serveri'nin huzurunda olduğu
düşüncesiyle o gece daha dikkatli okur. Ertesi gün de üstadına
Kur'an'ın ancak dörtte birini okuyabildiğini söyler. Üstadı
talebesindeki manevi yükselişi görünce: "Bugün de o emin melek
Cebrail'in Efendimiz'e (sallallahu aleyhi vesellem) tebliğ ettiği
anda dinliyor gibi oku!" der. Talebesi ertesi gün "Vallahi
üstadım, bugün ancak bir sure okuyabildim." der.
Üstadı son adımı atar: "Evladım! Şimdi de onu binlerce hicabın
verasında bulunan Yüce Rabbimiz'in huzurunda okuyor gibi oku!
Düşün ki O seni dinliyor ve Kur'an'ı senle mukabele ediyor!"
Talebe ertesi gün gözyaşları içinde üstadına gelir ve şöyle
der: "Üstadım! Fatiha'dan başladım ilk ayetleri okudum; ama
'İyyâke na'budu' demeye bir türlü dilim varmadı. Çünkü
'Sadece sana kulluk yaparım!' diyemedim.
Kur'an'ı hatmeder. Bundan dolayı da sabah derslerine yorgun ve
bitkin olarak çıkar. Durumu öğrenen hocası Kur'an'ı bu
şekilde okumasını arzu etmediği için bir gün onu karşısına
alır ve: "Evladım! Biliyorsun Kur'an, indiği gibi okunmalıdır.
Bu gece sen Kur'an'ı, karşında ben varmışım gibi oku."
tavsiyesinde bulunur.
Genç gider ve Kur'an'ı hocasına okuyormuş gibi okur. Sabah
huzura geldiğinde: "Efendim, bu gece Kur'an'ı ancak yarısına
kadar okuyabildim." der. Bunun üzerine hocası: "Pekâla bu gece
de Efendimiz'e okuyor gibi oku!" emrini verir. Talebe şaşkınlık
ve heyecan içinde Nebîler Serveri'nin huzurunda olduğu
düşüncesiyle o gece daha dikkatli okur. Ertesi gün de üstadına
Kur'an'ın ancak dörtte birini okuyabildiğini söyler. Üstadı
talebesindeki manevi yükselişi görünce: "Bugün de o emin melek
Cebrail'in Efendimiz'e (sallallahu aleyhi vesellem) tebliğ ettiği
anda dinliyor gibi oku!" der. Talebesi ertesi gün "Vallahi
üstadım, bugün ancak bir sure okuyabildim." der.
Üstadı son adımı atar: "Evladım! Şimdi de onu binlerce hicabın
verasında bulunan Yüce Rabbimiz'in huzurunda okuyor gibi oku!
Düşün ki O seni dinliyor ve Kur'an'ı senle mukabele ediyor!"
Talebe ertesi gün gözyaşları içinde üstadına gelir ve şöyle
der: "Üstadım! Fatiha'dan başladım ilk ayetleri okudum; ama
'İyyâke na'budu' demeye bir türlü dilim varmadı. Çünkü
'Sadece sana kulluk yaparım!' diyemedim.