Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

drmav i

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
14 Eyl 2005
Mesajlar
12
Aldığı Beğeniler
0

KUR'AN VE KORKU

İnsanın do umuyla birlikte gelen ve çocukla beraber gelişerek kendini ilk olarak gösteren duygular iki yönde gelişim gösterir. İçe yöneliş, Dışa yöneliş. Korku ve üzüntü daha çok insanın iç dünyasında a ırlı ını hissettirirken, öfke ve kibir dışa dönük bir yansıma gösterir.

Korku ve üzüntüde içsellik, derinlik vardır, genellikle riyası, yapmacı ı olmaz. Öfke ve kibir ise daha ziyade dışa taşarak görün tü verir, yüzeyseldir.

Korku ve üzüntüde süreklilik söz konusudur, beşikten mezara kadar, hatta ölüm ve sonrasında da insanı etkisi altında tutar. Öf ke ve kibir ise anlıktır ya da belli bir süreyi kapsar. Yaşlı insanda korku ve üzüntü olabilir ama o güçte kibirlenebilece i düşünülmez.

Korku ve üzüntü, olumlu pek çok duygu ve yetene i bloke edebilir, köreltebilir hatta öldürebilir. Sevgi gibi en temel ihtiyacımızı yok edebilir.

Önemlisi de korku ve üzüntü, insan karakterinin oluşumunda son derece etkilidir. Çocuk yaşta insanı etkiler ve hayat boyu bunların etkisi hissedilir, hatırlanır. Olumsuz pek çok alışkanlıklara da zemin hazırlayabilir.

Bu gibi sebeplerle Kur'an'da sıkça ele alınan Korku ve Üzüntüyü ilk maddeler olarak işlemeyi uygun buluyoruz.

Mahiyetimizde bulunan bu duygu, kontrol altında tutulur yerinde ve dozajında kullanılırsa insan için nimet sayılır. Özellikle ken dimizi tehlikelere karşı korumamız ve tedbir almamız açısından son derece yararlı hatta gerekli olan bir duygudur. Tehlikenin ve zararın ne oldu unu bilemedi i dönemler de çocuklarımız, ilk birkaç deneyimden sonra bu duyguyu kolayca ö renirler. Yanan sobaya dokun muşsa bir daha denemez, havlayan köpek zamanla korkulacak bir varlı a dönüşür. Anne babanın tepkilerine göre de korkmayı, a la mayı, sevinmeyi, gülmeyi ö renmiş olur.

Günlük yaşamda kullandı ımız korkuların başında gelen "Allah korkusu!" kavramı sıkça tekrar edilir. Fakat bir taraftan bunun ne anlama geldi ini, insanın neler hissetmesi gerekti ini tam çözemeyiz. Di er taraftan da çocuklu umuzdan beri bilinçaltımız, aile ve çevremiz tarafından yerleştirilen korkuların, yo un işgal ve istilasına u ramıştır.

Ayrıca ekonomik durumlar, yaşam tarzı özentileri, aile sorunları gibi engelleyici olgular, Allah ve ahiret korkusunu hissetmek için nefes alacak bir boşluk bırakmamaktadır. Buna ba lı olarak neslimiz, belli bir kısmı itibariyle, günahlara, insana ve topluma zarar veren suçlara belli oranda da olsa a- çık hale gelmiş bulunmaktadır. Kısaca dünya korkuları ukbâ korkularını kamufle etmiş sayılabilir.

Korkuların bir kısmı do amızda bulunmakla birlikte, çocuk dönemde bilinçaltımıza yerleştirilen programlar sayesinde bir ömür boyu bu duygulardan etkilenme de söz konusu olabilir. Kişisel gelişimle ilgili ço u kitapta, patern de iştirme, iç temsil yöntemi, swish modeli ya da psikodrama gibi zihinsel ve duygusal işlemlerle bu eski filim şeritlerinin ve programlamanın de iştirilebilece i üzerinde du rulur.

İnsanın yararına olan her çalışmadan yararlanmak güzeldir şüphesiz. Ne var ki biz, en son ve en mükemmel bir Kitapın sâlik leri olarak kendi vicdan kültürümüzü yaşamak, korku duygusunu, daima her şeyin gerçe ini, hakikatini söyledi ini söyleyen (Sa'd, 38/84) Cenab-ı Hakkın kelamına bakarak anlamak ve yaşamak isteriz. Psikoloji ilminin, yani insan aklının her araştırmasının sundu u gerçeklere de kapalı kalamayız; onları kendi kültür imbi imizden geçirir, her insan gibi istifade etmeye çalışırız. Nitekim yer yer benzer tavsiyeleri biz de yapmaktayız. Hatta bazen Psikolojik yaklaşımların Kuran tavsiyeleriyle bire bir örtüştü üne şahit oluyoruz.

Söz gelimi Borderline bir kişilik bozuklu u tanımıdır. Tutarsızca yo un duygular arası gelip gitme demektir ve bize Kur'an'da sa dece bir kere geçen şu ayeti hatırlatmaktadır: "Müzebzebîne beyne zâlik", "İki duygu arası durmadan gelip giderler!"(4/143). Tabi Kur' an duyguları ele alırken, temel sebeplerini ve çözümlerini de dolaylı anlatımlarla vererek ele alır. Ayet, tavsiye edilen güzel duygulara, inanç ve ibadete yönelmek durumunda bırakılan isteksiz bir insanın, inanç ve ahlaki konuda özgürlük isteyen çıkarcı Egosuyla yaşadı ı iç çatışmayı bize anlatır.

Korku konusunda da, Kur'an bize "Güzel Korku" ve "Hiç korku ve üzüntü duymama!" diyebilece imiz önemli alternatif korku tedavisi sunmaktadır. Sıkça geçen bir ayet, bilincimize, bütün korkularımızı gölgede bırakacak müthiş bir olumlu enerji yüklemektedir.

Cennet korku ve üzüntü yeri de ildir. Cennetten inip, dünya korku ve üzüntüleriyle yüzleşme durumunda kalan insano luna verilen ilk ilahî mesaj şöyledir: "Cennetten inin! Benden gelen hidayete uygun davranırsanız bir korku ve üzüntü hissetmeyeceksiniz!" (2/38). Başka ayetler de bu hidayeti, Kur'an, Peygamber, iman, ilim, ibadet, salih amel, istikamet, ihsan gibi kavramlara sahip çıkmak ve yaşamak olarak açıklar.

1-KUR'AN'DA KORKU

Korku, Kur'an'da en sık geçen iki duygudan birisidir. Ve farklı yöntemlerle insanın bu temel duygusu harekete geçirilir, işletilmesi istenir.

Korku duygusu öncelikle insanî bir duygu olarak kabul edilir ve bu konuda Peygamberlerden çokça örnek vardır. Örne in Hz. Musa ilk kez elindeki asâsını atıp yılan oldu unu görünce korkmuş, ürkerek geri çekilmiş, Allah da korkma sen üstün geleceksin deyip teselli etmiş, Allah karşısında Peygamberin korkmayaca ı konusunda uyarmıştır ( 20/67-68, 27/10) Yakup Peygamber, Yusuf'u kur dun kapabilece i konusundaki korkusunu dile getirir (12/13).

İnanan insanlar için ahirette korku ve üzüntü olmayaca ı sıkça vurgulanır. Dünyada iman eden, farzları eda eden, ameli salih yapan, istikamet içinde yaşayan muhsinlerin, kimseden korkusunun olmayaca ı (2/277/48), insanlardan de il sadece Allahtan (2/150;5/3,44;9/13) ahiret gününden (2/48,123,281;22/1) cehennemden (1/24; 3/131) günahlardan (3/76) korkulması gerekti i ısrarla ifa de edilir.

Kur'an'da korku anlamını da taşıyan "Takva" kelimesi, Allahtan ve azabından sakınmak, farzları yapıp büyük günahları terk et mek, kalbi sadece Allah'a verip her şeyi atmak anlamında kullanılmış, özlü ifadesini "Şeaire tazim-Allah'ın her hükmüne saygı kalplerin takvasındandır" (22/32) ayetinde bulmuştur.

Bu, Allah'ın Kur'an'daki hükümleri oldu u kadar, kainattaki kanunlarını, psikolojik ve sosyolojik yasalarını da içermektedir. Bu na göre, Kur'an'ın emir ve yasaklarına aykırı davranmaktan nasıl korkuyorsak, do adaki Allah kanunlarına riayet konusunda da öyle hassas davranmamız gerekmektedir. İnsanın duygu ve düşünce dünyasını ilgilendiren psikolojik durum prensiplerine de aynı derecede önem verilmeli, evrende cereyan eden terbiye prensiplerine uyum içinde, insana da duygu ve düşünce yönetim e itimi verilmelidir. İnsa nımız, korkusunu, üzüntüsü, öfkesini ve di er duygu ve düşüncelerini denetlemesini ve yönetmesini çok iyi bilmelidir.

Allah katında insanın en şerefli yüksek de ere ulaşması demek olan takva (49/13), başta korku, üzüntü ve öfkeden ibaret bu üç temel duygu olmak üzere, bütün duygu, düşünce ve davranışlarımızın, O'nun hoşnut olaca ı kıvama gelmesine de güzel bir isim ola bilir. Ve böyle bir takvayı elbise yapıp (7/26) üzerimize vasıf olarak geçirirsek, son derece besleyici bir gıda gibi (2/197) aklımıza ve kal bimize yedirirsek, korku başta olmak üzere aşamayaca ımız hiç bir olumsuz duygu ve düşünce engeli kalmayacak demektir.

Korku, üzüntü ve öfke cennete ait de il cehenneme ve cehennemliklere özgü üç baskın duygu oldu undan, inanmış kulların bunlardan uzak kalacakları çok ayette belirtilir. İnsan ebedi hayatını bu dünyada oluşturaca ına göre, önemli bir savaşta öncelikle üç stratejik tepeyi ele geçirme gibi, bu üç duyguyu yönetme becerisini elde edebilirsek, çok duygumuza rahatlıkla söz geçirebilir güzel dü şüncelere sahip olabiliriz. Bu yüzden çalışmamızı bu temel üç duygu ve düşünce karakteriyle sınırlı tutmak istiyoruz: Korku, üzüntü ve öfke...

Bütün korkulardan kurtulmanın en güzel yolu, sabır konusunda oldu u gibi korkuyu fobiler halinde, sa a sola da ıtmamak, sa dece Allah'a yöneltmek (2/150), korkuyu bir kamçı yaparak, saygıya dönüştürerek, Allah'ın Merhametine yönelmektir. Ayrıca korku konusunu iyi incelemek, o konuya başka bakış açılarından bakabilmek, olumlu yanlarını görebilmektir. Öte yandan da korkulacak konu nun hiç de korkuya de er olmadı ını kavramaktır.

Korkuya sebep olan perde arkası duygu ve düşünceleri belirlemek, onları ortadan kaldıracak psikiyatrik yardım almak da her zaman geçerlidir.

Kalbin zümrüt tepelerinde korku üç yönüyle ele alınmaktadır. Birincisi, imanlı olmanın gere i olan korku (3/175), ikincisi ilim bu udlu korku(35/"8) üçüncüsü de marifet mertebesindeki korkudur (3/28).

2-KORKU BUR İMTİHAN VESİLESİDİR
 

Hekimoglu

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
17 Ağu 2005
Mesajlar
1,861
Aldığı Beğeniler
191
Konum
Amerika
Allah razi olsun...
Okunmasi gereken bir konu...
Paylasiminiz icin Tesekkürler
 

salihin_cy

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
1 Eyl 2005
Mesajlar
133
Aldığı Beğeniler
0
Orjinal Yazarı drmav i

Söz gelimi Borderline bir kişilik bozuklugu tanımıdır. Tutarsızca yg un duygular arası gelip gitme demektir ve bize Kur'an'da sa dece bir kere geçen şu ayeti hatırlatmaktadır: "Müzebzebîne beyne zâlik", "İki duygu arası durmadan gelip giderler!"(4/143).

Tabi Kur' an duyguları ele alırken, temel sebeplerini ve çözümlerini de dolaylı anlatımlarla vererek ele alır. Ayet, tavsiye edilen güzel duygulara, inanç ve ibadete yönelmek durumunda bırakılan isteksiz bir insanın, inanç ve ahlaki konuda özgürlük isteyen çıkarcı Egosuyla yaşadıgı iç çatışmayı bize anlatır.

İnanan insanlar için ahirette korku ve üzüntü olmayacagı sıkça vurgulanır. Dünyada iman eden, farzları eda eden, ameli salih yapan, istikamet içinde yaşayan muhsinlerin, kimseden korkusunun olmayacagı (2/277/48), insanlardan degil sadece Allah'tan (2/150;5/3,44;9/13) ahiret gününden (2/48,123,281;22/1) cehennemden (1/24; 3/131) günahlardan (3/76) korkulması gerektigi ısrarla ifa de edilir.

Kur'an'da korku anlamını da taşıyan "Takva" kelimesi, Allah'tan ve azabından sakınmak, farzları yapıp büyük günahları terk etmek, kalbi sadece Allah'a verip her şeyi atmak anlamında kullanılmış, özlü ifadesini "Şeaire tazim-Allah'ın her hükmüne saygı kalplerin takvasındandır" (22/32) ayetinde bulmuştur.


Allah cc razı olsun kardeşim....

Şu anki zulümler neden işleniyor....

Allah'tan cc başka şeylerden de korktugumuz için degil mi?

Hakk oldugu yerde batıl barınamaz...

Hakkı ayakta tutamadıktan sonra...ben salih bir kişiyim diyebilirmiyiz?

Bizler oturanlarız....

Oturanların akıbeti.......
 
Üst Alt