Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

hakan_48

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
22 Eyl 2005
Mesajlar
580
Aldığı Beğeniler
5
Kur'an'a Saygımız Nasıl Olacak?



Bir gün Mescid-i Nebevi'nin Babu'l-Mecid kısmında oturuyordum. Biraz ileride bir siyahî, Kur'an-ı Kerim okuyordu. Yüzünde öyle bir nur, melâhat-ı iman vardı ki, güzelliği tasvir edilemez.

Büyük bir huzur ve vecd içinde ara sıra sahifeleri çeviriyordu. Bir saat kadar geçmişdi. Hangi sûreyi okuduğunu merak et-dim, yaklaşdım. Bir de ne göreyim? Sahifeleri tersine koymuş. Yani sahifelerin alt tarafını üste getirmiş. Yalnız sahifedeki satırlara bakıyordu. Çok hayret ettim. Sonra düşündüm ve, Cenab-Hakk'ın bu ümmî kuluna, bilenden daha fazla bir iltifatı olduğuna kanâat getirdim. Belki de bu imânı tam siyahî, o sahifeleri çevirdikçe Cenab-ı Hakk'ın azametini, saltanatını, gaffarlığını, rahmanlığını tefekkür ediyordur da diğer yüzünden okuyanlardan daha fazla istifade ediyordur, Allahu âlem.

Gene orada ümmî Şamlı Abdullah efendi isminde (manevi ismi Mehmed) bir şahıs vardır. Yılın sekiz ayını Medine-i Münevvere'de dört ayını da Şam'da geçirir. Şam'da bulunduğu zamanda daima Şeyhül-Ekber Muhyiddin-i Arabî türbesi kurbündeki camide bulunur. Okuması yazması yoktur. Gençliğinde bir gece yatıyor, sabah kalktığında (Cenab-ı Hakk'ın izni ile) kendisini Kur'an-ı Kerim hafızı buluyor. Manevi erlerden olsa gerek. Cenab-ı Hakk'ın kendisine bahşettiği bu büyük nimeti gaib etmemek için şükrâne olarak iki günde bir hatim indirirdi. Kavî imanı ile Allah dostlarındandı.

Bir hacı, Mescid-i Nebevî'deki Kur'an-ı Kerimleri elindeki temiz bir bezle siliyor, öpüyor, aldığı raflara tertiplice koyuyordu. Kaldığı müddetçe bu vazifeye devam etti. O bu yaptığı hizmeti öyle bir hulûs-ı kalb, aşk ve neşe içinde ifâ ediyor idi ki kendimi onu seyretmekten alamıyordum.

Bunu muhterem Üstazımız Hazretlerine anlattım. Çok memnun kaldıklarını, o gül yüzlü simâlarındaki sürûrlarından anlamış oldum. Çünkü o kişi yaptığı hizmet, tazim sayesinde Cenab-ı Hakkın rızasını kazanmış oluyordu.

Bu bahsetmiş olduğum şahıslar Kur'an-ı Kerim'e olan saygı edeb ve tazimleri dolayısıyla Allah Teâlâ'nın rızasını kazananlardan idiler.

***

Resûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- buyurdular:

"Sizin en şerefliniz, Kur'an'ı öğrenen ve öğretendir."

Gavsü-l Azam Abdülkâdir Geylânî hazretlerinin kudsî nasihatlerinde buyuruyorlar ki:

"Ey ahâli! Kurana olan sevginizi onun ahkâmı ile amel ederek gösteriniz. Ondan alacağınız öğütleri, onun esaslarına uyarak alınız. Yoksa, Onun üzerinde mücadelelere girişerek ona bağlılığınızı göstermeğe ve ondan öğüd almağa kalkışmayınız. İnanç esasları, pek az bir kaç cümleden ibarettir. Ameller ise pek çoktur. Size Kur'an'a inanmak ve onun ahkâmına riayet etmek gerek. Allah'ın kelâmını kalblerinizle tasdik ediniz. Uzuvlarınızla da ameller işleyiniz, eda ediniz. Size dünyevî ve uhrevî-faydası olan şeylerle meşgul olunuz. Hakikatleri olduğu gibi idrak etmekden âciz olan denî akıllara asla iltifat etmeyiniz. Onları asla dinlemeyiniz. (Fethur-Rabbânî 11. sohbetten)

Ebü'l Mevâhib kuddise sirruh buyurur:

" Resûl-i Ekrem sallallahu aleyhi vesellem'-i rüyada gördüm. Bana şöyle buyurdu:

"Ey Muhammed! Nedir bu gaflet halin? Bu ne uykudur? Bu yüz çeviriş neden? Sana neler oldu ki Kur'an okumayı bırakdın? Kur'an okumak karşısında bu virdciklerin sözü mü olur? Bir daha böyle yapma. Her gün Kur'an oku, isterse iki hizib olsun. Her güne düşen daha az olmasın."

Bu yüce mukaddes kitabımızı hakkını eda etmek için büyük tazim, hürmet göstererek, sekînet ve huşu içinde, hurufatları tane tane söyleyerek, özümleyerek yutarak okumamız gerekir.

Hörmetsiz ve gafletle çok okumaktan ise, az fakat devamlı huzur ve uyanıklıkla okumak daha evlâdır.

Allah Teâlâ ve Tekaddes hazretleri, bazı velilerine zaman içinde zaman nasib etmişdir, kimisi bir rekatde kimisi de iki rekatde Kur'an'ı hatmetmiştir. Buna rağmen bu has kullar bu tilâvet anında en ufak bir gaflet, dalgınlık göstermezler, kalbleri kırık ve Rabblarının kurbunda olduklarını bilirler. Onlarda huşu hali hiç eksik olmaz.

Her müslümanın evinde Kur'an-ı Kerim bulunduğuna göre bu ulvi kitaba karşı daima hörmetli bulunmamız gerekir. Kütübhanemizin en yüksek yerinde temiz bir örtüye sarmak suretiyle muhafaza etmeliyiz. Okuyacağımız zaman büyük bir saygı ile açmalıyız ve öyle okumalıyız.
 

MeLeK

Benim aşkım askı Verene!
 
Üyelik Tarihi
29 Kas 2005
Mesajlar
5,547
Aldığı Beğeniler
49
Konum
DuA taşan YüreK
Her müslümanın evinde Kur'an-ı Kerim bulunduğuna göre bu ulvi kitaba karşı daima hörmetli bulunmamız gerekir. Kütübhanemizin en yüksek yerinde temiz bir örtüye sarmak suretiyle muhafaza etmeliyiz. Okuyacağımız zaman büyük bir saygı ile açmalıyız ve öyle okumalıyız.

cok guzel ve faydalı bılgılerdı..hatrlatmalardı...Allah razı olsun
 

fzehra

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
25 Ağu 2005
Mesajlar
9,365
Aldığı Beğeniler
1,490
Konum
İstanbul
ellerine sağlık kardeşim çok güzel ve luzumlu bir konuyu paylaşmışsın

RABBİM bzilerede amil olmayı nasip ve müyesser eylesin


Peygamber Efendimiz (s.a.v) buyurdu ki;

Yüce Allah'ın kitabıyla ki; onda sizden öncekilerin haberleri, sizden sonrakilerin haberleri ve sizin aranızdaki mes'elelerle alâkalı hükümler vardır. O bir eğlence vâsıtası değildir, Hak ile bâtılı ayıran ilâhi bir kelâmdır. Kim onu kibirlenerek terk ederse Allah onun belini kırar. Kim de doğru yolu ondan başkasında ararsa, Allah onu sapıklığa düşürür. O Allah'ın sağlam bir ipidir. Apaçık bir nurudur. Dosdoğru bir yoldur. Yine o öyle bir kitaptır ki, onun sayesinde insan sapıtmaz, bâtıl fikirlere kanmaz, insanları doğru itikat ve sâlih amellere irşad eder. Alimler ona doymaz, müttekîler ondan usanmazlar. Onun ilmini bilen ilerler, onunla amel eden sevap kazanır. Onunla hûkmeden adil olur, ona sımsıkı sarılan doğru yolu bulur.

Onun lafzını okumak da bir ibâdettir. Mânâsı bilinmese de okuyan, bu fazilete nail olur. Rasülullah (s.a.v) Muhakkak demirin paslandığı gibi kalpler de pas tutar. buyurdular: Ashâbı Kiram (Aleyhimürrıdvân): Onun cilâsı nedir Ya Rasûlullah diye sordular. O da Kur'ân-ı Kerîmi okumak ve ölümü hatırlamaktır..
 

hakan_48

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
22 Eyl 2005
Mesajlar
580
Aldığı Beğeniler
5
ORiJiNAL YAZARI : fzehra
ellerine sağlık kardeşim çok güzel ve luzumlu bir konuyu paylaşmışsın

RABBİM bzilerede amil olmayı nasip ve müyesser eylesin


Peygamber Efendimiz (s.a.v) buyurdu ki;

Yüce ALLAH'ın kitabıyla ki; onda sizden öncekilerin haberleri, sizden sonrakilerin haberleri ve sizin aranızdaki mes'elelerle alâkalı hükümler vardır. O bir eğlence vâsıtası değildir, Hak ile bâtılı ayıran ilâhi bir kelâmdır. Kim onu kibirlenerek terk ederse ALLAH onun belini kırar. Kim de doğru yolu ondan başkasında ararsa, ALLAH onu sapıklığa düşürür. O ALLAH'ın sağlam bir ipidir. Apaçık bir nurudur. Dosdoğru bir yoldur. Yine o öyle bir kitaptır ki, onun sayesinde insan sapıtmaz, bâtıl fikirlere kanmaz, insanları doğru itikat ve sâlih amellere irşad eder. Alimler ona doymaz, müttekîler ondan usanmazlar. Onun ilmini bilen ilerler, onunla amel eden sevap kazanır. Onunla hûkmeden adil olur, ona sımsıkı sarılan doğru yolu bulur.

Onun lafzını okumak da bir ibâdettir. Mânâsı bilinmese de okuyan, bu fazilete nail olur. Rasülullah (s.a.v) Muhakkak demirin paslandığı gibi kalpler de pas tutar. buyurdular: Ashâbı Kiram (Aleyhimürrıdvân): Onun cilâsı nedir Ya Rasûlullah diye sordular. O da Kur'ân-ı Kerîmi okumak ve ölümü hatırlamaktır..
Rabbim bizlerede nasip etsin bu ögrendiklerimizle amel etmeyi Rabbim Sizlerden razı olsun ablacım...
 

FurkanCan

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
30 Mar 2006
Mesajlar
1,775
Aldığı Beğeniler
6
Her müslümanın evinde Kur'an-ı Kerim bulunduğuna göre bu ulvi kitaba karşı daima hörmetli bulunmamız gerekir. Kütübhanemizin en yüksek yerinde temiz bir örtüye sarmak suretiyle muhafaza etmeliyiz. Okuyacağımız zaman büyük bir saygı ile açmalıyız ve öyle okumalıyız.

ALLAH ccrazı olsun kardeşim .
 
Üst Alt