Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

serhendli

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
13 Nis 2008
Mesajlar
21
Aldığı Beğeniler
0
ÖNSÖZ
Perşembe, 01 Mart 2007
Eûzü billâhi mineş-şeytânir-racîm
Bismillahir-rahmânir-rahîm

Bizleri yoktan var eden, varlıkta durduran ve muhtaç olduğumuz her türlü nimeti lutfeden Allahü teâlâya hamd ü senâlar olsun.

Âlemlere rahmet olarak gönderilen Seyyidül-kevneyn, Resûlüs-sekaleyn, Hâtemül-Enbiyâ ver-Rusül Hazret-i Muhammed Mustafâya ve temiz Âline ve yüksek Eshâbına da salât ü selâm olsun.




Burada, Konya İmam-Hatip Lisesi ve Ankara Üniversitesi İlâhiyat Fakültesi mezûnu olup, ayrıca Bağdâd Üniversitesinde ilmî araştırmalarda bulunan, Bursada mihrâb hizmetinden başlıyarak, Ankarada vâizlik, Diyânet İşleri Başkanlığında Dîn İşleri Yüksek Kurulu Raportörlüğü, A. Ü. İlâhiyat Fakültesinde Tefsîr Öğretim Üyeliği, kezâ Selçuk Üniversitesi İlâhiyat Fakültesinde Öğretim Üyeliği, Bölüm Başkanlığı, Dekan Yardımcılığı ve Dekanlık görevlerinde bulunan Merhûm Prof. Dr. Orhan Karmış Hocanın hâzırlayıp TGRTde Huzûra Doğru Programında, [açılış tarihi olan 1993ten itibâren 2001 yılında vefâtına kadar] senelerce sunduğu Tefsîrinden istifâde ederek bazı bilgiler sunacağız.

Merhûm Orhan Karmış bey, çalışması esnâsında fırsat buldukça 4 mezhebe âid muhtelif tefsîrlere bakıyordu; bunları şöyle sıralıyabiliriz:

Hanefî Mezhebinden:
1- Et-Tefsîrul-Mazharî [Senâullah-i Pânipütî (Dehlevî), (v. 1225 / 1810)],
2- İrşâdul-Aklis-Selîm İla Mezâyâl-Kurânil-Kerîm [Şeyhulislâm Ebus-Suûd Efendi (v. 982 / 1574)],
3- Medârikut-Tenzîl [en-Nesefî (v. 642 / 1244)]
4- Lübâbut-Tevîl fî Meânît-Tenzîl [el-Hâzin (v. 741 / 1341)]
5- Rûhul-Beyân [İsmâîl Hakkı Bursevî (v. 1137 / 1724)]
6- Kâdî Beydâvî Tefsîrinin Şeyhzâde Hâşiyesi [Şeyhzâde Muhammed Efendi (v. 951 /1544)]

Şâfiî Mezhebinden:
1- Envârut-Tenzîl ve Esrârut-Tevîl [Kâdî Beydâvî (v. 685 / 1286)]
2- et-Tefsîrul-Kebîr [Fahruddîn er-Razî (v. 606 / 1209)]
3- en-Nüket vel-Uyûn [İmâm Mâverdî (v. 450 / 1058). Merhûm Orhan hoca, bu konuda doçentlik tezi hazırlamıştı.]

Mâlikî Mezhebinden:
Câmiul-ahkâm [İmâm Kurtubî (v. 671 / 1272)]

Hanbelî Mezhebinden:
Zâdül-Mesîr [Ebul-Ferec Abdurahmân İbnül-Cevzî (v. 597 / 1202)]

Gereken yerlerde, ilim âleminde en muteber tefsîrlerden sayılan Tefsîr-i Mazharî, Tefsîr-i Ebis-Suûd ve Tefsîr-i Kâdî Beydâvî ile Hâşiyesinden ilâveler yapılacaktır.

Çünkü Kâdî Beydâvî, İslâm âlimlerince müfessirlerin baş tâcı sayılmış, tefsîri hakkında, tefsîrlerin en kıymetlilerindendir denilmiş; bunun üzerine Şeyhzâde Muhammed Efendinin yazdığı şerhi hakkında da meşhûr ve pek kıymetlidir buyurulmuştur. Ayrıca Tefsîrlerin en kıymetlisi Şeyhzâde ve Ebüssü'ûd tefsîrleridir. Müslümanlara faydalı olmak istiyen, bu tefsîrleri türkçeye tercüme etmelidir buyurulmuştur.

Gayret bizden, muvaffak kılmak Allahü teâlâdandır.

01 Mart 2007 / 11 Safer 1428 Perşembe
Prof. Dr. Ramazan Ayvallı
[M. Ü. İlâhiyat Fakültesi Öğretim Üyesi]

MEÂL-İ ŞERÎFİ

1-Bismillahir-rahmânir-rahîm: Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın ismiyle (başlıyorum).
2-Hamd (övme ve övülme), âlemlerin Rabbi (sâhibi, yetiştiricisi) Allah'a mahsûstur.
3-(O) Rahmân'dır, Rahîm'dir.
4-Dîn (cezâ ve mükâfât) gününün mâliki(sâhibi)dir.
5-(Ey Rabbimiz!) Ancak Sana ibâdet (kulluk) ederiz ve yalnız Senden inâyet (yardım) bekleriz (medet umarız).
6-Bize doğru yolu göster (bizi doğru yola ilet).
7-Kendilerine nimet verdiğin, lütuf ve ikrâmda bulunduğun (mesûd)kimselerin yoluna eriştir; gazaba uğramışların ve sapmışların yoluna değil.

TEFSÎR

Kurân-ı kerîmin tefsîrine başlamış bulunuyoruz. İslâm âlimlerinin, Kurân-ı kerîmi açıklama uğrunda söyledikleri sözleri, mümkün olduğu kadar aslına sâdık kalmak kaydıyla sizlere aktaracağız.

Şimdi Fâtiha sûresiyle işe başlıyoruz. Allahü teâlâ nasîp ederse, bundan sonra sıra ile Kurân-ı kerîmin Bakara sûresi ve diğer sûrelerindeki âyet-i kerîmeleri îzâh edip açıklamağa ve bu sûretle onlardan istifâde etmeğe gayret edeceğiz.

"Fâtiha", bildiğiniz gibi Başlangıç manasına gelir. Fâtiha-i şerîfe sûresi, Kurân-ı kerîmin ilk sûresi olması bakımından bu isim ile adlandırılmıştır. Kurân-ı kerîmin başlangıç sûresi olması bakımından da buna lâyıktır. Fâtiha-i şerîfenin daha başka isimleri de vardır: Fâtiha sûresi, "Es-seb'ul-mesânî", "Ümmül-kitab" gibi isimlerle de isimlendirilmektedir. Aslında Kurân-ı kerîmdeki bilgilerin, insanlara gösterilmek istenilen hedeflerin aslını ve esâsını teşkîl etmesi bakımından, hakîkaten "Ümmül-Kurân" ismine tâm manâsıyla lâyık bir sûre-i şerîfedir. Bu sûre-i celîlenin bu özelliklerini nazar-ı itibâra alarak, manâsını iyice öğrenen müslümanlar, müminler, Fâtiha-i şerîfeden azamî derecede istifâde ederek, onun manâsını gönüllerine, rûhlarına sindirmelidirler.

Bilindiği gibi müslümanlar, Fâtiha sûresini, günün bütün namazlarının her rekâtında, kıyâm esnâsında okumaktadırlar ve tekrârlamaktadırlar. Fâtiha, bizim ölülerimize gönderdiğimiz en kıymetli hediyedir; tabîî sevâbını gözeterek, Allahü teâlâdan ecir bekleyerek. Cenâb-ı Hakka ricâ ve minnet sadedinde arz ettiğimiz en güzel duâlarımızdan bir tanesidir. Hem bir Kurân sûresidir, hem de duâ mâhiyetinde okunmaktadır. Bu bakımdan Fâtiha sûresini müminlerin manâ ve muhtevâ olarak öğrenmelerinde büyük faydalar söz konusudur.
[Bismillahir-rahmânir-rahîm]

Fâtiha-i şerîfe bilindiği gibi "Besmele" ile başlamaktadır. İmâm-ı Şâfiî hazretleri "Bismillahir-rahmânir-rahîm" cümlesini, Fâtiha sûresinin içinden bir âyet olarak kabûl etmiştir.

İmâm-ı a'zam Ebû Hanîfe hazretleri ise Besmele-i şerîfeyi Fâtihadan [bir âyet] telakkî etmemiştir; [fâsıla olarak kabûl etmiştir.]

Hadd-i zâtında "Bismillahir-rahmânir-rahîm"in Kurân-ı kerîmden bir âyet olduğu konusunda tereddüt yoktur. Neml sûresinde: O mektûp Süleymân'dandır; Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın adıyla (başlamakta) dır [Neml, 30] âyet-i kerîmesinde "Bismillahir-rahmânir-rahîm"in Kurân-ı kerîmden bir bölüm olduğu, bir âyet-i kerîmenin bir cüz'ünü teşkil ettiği gâyet açık bir şekilde ortaya konulmuştur.

[Fâtiha-i şerîfenin tefsîrine başlamadan önce şunu belirtelim ki, Kur'ân okuduğun (okumak istediğin, okuyacağın zaman), önce o kovulmuş şeytândan Allah'a sığın (Nahl, 98) emri gereğince, aslında her âyetin başında bizim istiâze okumamız lâzım. Eûzü billâhi mineş-şeytânir-racîm, Bismillâhir-rahmânir-rahîm diyerek Cenâb-ı Hakka sığınmamız ve Onun rahmet-i İlâhiyyesine ilticâ ederek okumamız lâzım.]
Bu bakımdan biz Fâtihayı okurken de Bismillahir-rahmânir-rahîm ile başlıyoruz ve bu sûretle, ister Fâtihanın kendisinden bir parça olsun, ister müstakil bir âyet olarak bulunsun yahut ta fâsıla olarak gelmiş olsun, Fâtiha-i şerîfe ile birlikte devâmlı sûrette "Bismillahir-rahmânir-rahîm"i okuyoruz. Kurân-ı kerîmdeki 114 sûreden 113ünün başında Besmele-i şerîfe vardır; yeri geldiğinde arzedeceğimiz vechile, sâdece Tevbe (Berâe) sûresinin başında bulunmamaktadır.

"Bismillahir-ranmânir-rahîm":

Bildiğiniz gibi "Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın ismiyle başlarım veya başlamam gerekir" diye bir manâ ifâde etmektedir. "Bismillahir-rahmânir-rahîm", Cenâb-ı Hakkın adını anarak hayırlı ve faydalı işlerde mutlakâ okunan ve müslümânların genel olarak "Besmele" tabîr ettikleri bir cümledir. Yanî hadd-i zâtında fiil-i mukadder olarak gelmiştir; zikredilmemiştir ama âlimler tarafından "Bismillahir-rahmânir-rahîm": Rahmân ve Rahîm olan Allahü teâlânın adıyla başlıyorum veya başla manâsında emir olarak açıklanmıştır.

Kurânı kerîme, Fâtiha sûresine, Allah'ın adını zikrederek, anarak başlıyorum demek sûretiyle, biz işin başlangıcında Cenâb-ı Hakk'ın rahmet-i ilâhiyesine dehâlet etmiş, sığınmış oluyoruz. Ondan istimdât etmiş oluyoruz.

"Ya Rabbi, Senin Rahmetinle, inâyetinle, faydalı ve hayırlı işlere ben cüret, tâkat ve kuvvet buluyorum. Bunları senin lutfunla, rahmetinle gerçekleştirebiliyorum" diyerek, Cenâb-ı Zül-celâl hazretlerinin rahmet-i ilahiyesinin önemine biz bu sûretle işâret etmiş bulunuyoruz.

Bu Kurân-ı kerîmde ilk sûreyi okurken, devâmlı söylediğimiz Besmele-i şerîfeyi, aynı zamanda hayırlı ve faydalı işlerde de zikrediyoruz. Peygamber Efendimiz, bir hadîs-i şerîflerinde: Bir işe Besmele ile başlanmamışsa, o işin sonu yoktur, o akîmdir, yani netîcesizdir. Ondan bir bereket ve fayda elde edilemez buyurmuşlardır. Onun için müminler, bütün faydalı ve lüzûmlu, hayırlı işlerinde devâmlı sûrette Bismillahir-rahmânir-rahîm demeyi, Allah'ın ismiyle hayırlı işlere başlamayı, kendileri için bir vazîfe telakkî etmişlerdir. Bunu güzel bir âdet hâline getirmişlerdir.

DİPNOT:
E'ÛZÜ ve BESMELE HAKKINDA AÇIKLAMA

E'ûzü Nedir? Nerelerde ve Nasıl Okunur?

Eûzü okumak, Eûzü billahi mines-şeytânir-racîm demekdir. Ma'nâsı, Allahın rahmetinden uzak olan ve gazabına uğrayarak dünyada ve âhirette helâk olan şeytandan, Allahü teâlâya sığınırım, korunurum, yardım beklerim demekdir.

Kur'ân-ı kerîm okumaya E'ûzü& ile başlamak, okurken konuşmamak, şayet konuşursa, tekrar E'ûzü okuyarak başlamak lâzımdır. Abdullah ibn-i Abbâs diyor ki: Resûlullah (sallallâhü aleyhi ve sellem) buyurdu ki: Kurân-ı kerîme saygı göstermek, E'ûzü okuyarak başlamakla olur ve Kurân-ı kerîmin anahtarı, Besmeledir. Allahü teâlâ, Nahl sûresinin doksanyedinci âyetinde meâlen, Peygamberine (sallallâhü aleyhi ve selem) Kur'ân-ı kerim okuyacağın zamân E'ÛZÜ... söyle buyurmuştur.

Kur'ân-ı kerîmi abdestli olarak okumak, sağ el ile tutmak, dizden aşağı koymamak, bitirince açık bırakmamak, başka şey yaparken kapayıp yüksek bir yere koymak, okurken konuşmamak, konuşursa, tekrar E'ûzü okuyarak başlamak lâzımdır. Sûre veya âyet okumağa başlarken E'ûzü okumak vâcibdir. Okumayı bitirince Sadakallahül-azîm demelidir. Mushafı [ve Kur'ân-ı kerîm bulunan teybi] ayağa kalkarak almalıdır.

Gadaba gelince, öfkelenince Eûzü besmele ve iki Kul Eûzüyü okumalıdır. Hadîs-i şerîfde, Gadab, şeytânın vesvesesinden hâsıl olur. Şeytân, ateşden yaratılmışdır. Ateş, su ile söndürülür. Gadaba gelince, abdest alınız buyuruldu.

E'ûzü İle Başlayan Bazı Kıymetli Dualar

1-Her sabâh veya akşam devamlı olarak üç kerre E'ûzü billâhis-semî'il-alîmi mineş-şeytânir-racîm diyerek Haşr sûresinin sonunu okuyanlar Âhıret şehîdi olurlar. Hiç harâm lokma yimemiş, Takvâ ehli çürümez. Çürümenin, şehîdlik ile alâkası yokdur.

2-Göz değen kimseye, Peygamber Efendimizin bildirdiği şekilde E'ûzü bi-kelimâtillâhit-tâmmâti min şerri külli şeytânin ve hâmmetin ve min şerri külli aynin lâmmetin duasını okumalıdır. Bu ta'vîz (duâ) her sabâh ve akşam üç defa okunup kendi üzerine veyâ yanındakilerin üzerine üflenirse, göz değmesinden ve şeytânların ve hayvanların zararından korur. Bir kimseye okurken, E'ûzü yerine Ü'îzüke denir. İki kişiye okurken Ü'îzü-kümâ denir. İkiden fazla kimseye okurken, Ü'îzü-küm demelidir,

3-Her müslümân, sabâh ve akşam, şu îmân duâsını okumalıdır; Allahümme innî e'ûzü bike min en-üşrike bike şey-en ve ene a'lemü ve estağfîrü-ke li-mâ lâ-a'lemü inneke ente allâmül-ğuyûb: Allahım! Sana bilerek herhangi bir şeyi ortak koşmaktan Sana sığınırım; bilmediğim şeylerden dolayı da Senden mağfiret istiyorum; muhakkak ki Sen gaybları en iyi bilensin. Sabâh duâsı gece yarısında okumağa başlanır. Akşam duâsı zevâlden başlar.

4-Hadîs-i şerîfde buyuruldu ki, Bir yere gelen kimse Eûzü bikelimâtillâhi-ttâmmâti min şerri mâ haleka okursa, o yerden kalkıncaya kadar, ona hiçbirşey zarar, kötülük yapmaz.

[Korkulu şeyden kurtulmak ve bir dileğe kavuşmak için, Tâhâ sûresinin otuzyedinci âyetinden Velekaddan, otuzdokuzuncu âyetin sonuna alâ aynîye kadar kâğıda mürekkeble yazıp, bir şeye yedi kerre sarıp, yanında taşımalıdır. Fâidesi çok görülmüşdür.

Korkulu yerlerde ve düşman karşısında ve emin ve râhat olmak için Li-îlâfi sûresini okumalıdır. Tecribe edilmişdir. Her gün ve her gece, hiç olmazsa, onbirer defa okumalıdır.

Besmele Nedir ve Faziletleri Nelerdir?

Besmele okumak, Bismillahir-rahmânir-rahîm demekdir. Besmelenin ma'nâsı: Her var olana, onu yaratmakla iyilik etmiş ve varlıkda durdurmakla, yok olmakdan korumakla iyilik etmiş olan Allahü teâlânın yardımı ile, başlıyorum. Ârifler, Onu ilah olarak tanıdı. Âlemler, Onun merhameti ile rızk buldu. Günâh İşliyenler, Onun rahmeti ile Cehennemden kurtuldu demekdir.

1-Peygamberimiz (sallallahü aleyhi ve sellem), Besmelenin faziletleri hakkında buyurdu ki:

Hoca çocuğa, Besmele okur, çocuk da söyleyince, Allah-ü Teâlâ, çocuğun, anasının, babasının ve hocasının Cehenneme girmemesi için sened yazdırır.

Besmele ile başlamıyan her mühim iş bereketsiz olur.

Yazarken Besmele çekin. Hâcet kolay yerine gelir, Allahü teâlâ da râzı olur.

Eve girerken Şeytan da sizinle birlikte girmeye çalışır. Fakat girerken Besmele çekilince şeytan, "Bu eve girmeme imkan yok" diyerek döner.

Bir vartaya [zor duruma] düşen, "Bismillâhirrahmânirrahîm, lâ havle ve la kuvvete İllâ billahil-aliyyil-azîm" derse, Allahü teâlâ, onu her türlü belâ ve musîbetten korur.

Allahü teâlâ, işine Besmele ile başlayanı affeder.

2-Abdullah ibni Mesud "radıyallahü anh" diyor ki: Cehennemde azab yapan ondokuz melekden kurtulmak istiyen, Besmele okusun! Besmele, ondokuz harfdir. Levh-i mahfuzda, ilk yazılan, Besmeledir. Âdeme (âleyhisselam) ilk gelen, Besmeledir. Mü'minler, Besmele yardımı ile, Sıratdan geçer. Cennet davetiyyesinin imzası Besmeledir.

Besmele Nerelerde okunur?

1-Hayvan keserken, av hayvanına ok atarken, ava, talim edilmiş, öğretilmiş köpeği gönderirken, Bismillah veya Allahü ekber demek vâcibdir. Besmeleyi, Bismillahir-rahmânir-rahîm diye tam söylemek de olur.

2-Her rekatte, imâmın ve yalnız kılanın Fatihadan önce, Besmele okuması sünnettir. Fatihadan sonra besmele çekmek lâzım değildir. Çekilirse iyi olur.

3-Akşam, sabâh Bismillahir-rahmânir-rahîm, bismillahillezî lâ yedurru ma'asmihî şey'ün fil-erdi velâ fis-semâi ve hüves-semîul-alîm duasını okuyan kimse, sihr ve zâlimlerin şerrinden ve belâlardan emîn olur.

4-Abdest almağa, yimeğe, içmeğe ve her faideli işe başlarken, Besmele çekmek sünnetdir. Yürümeğe, oturmağa, kalkmağa başlarken okumak mubahdır.

Yemeğin evvelinde, Besmele-i şerîfeyi söylemeyen kimse, üç zarara uğrar:
a) Şeytân kendisiyle birlikde yemek yer.
b) Yediği yemek bedenine maraz, hastalık olur.
c) Yemekte bereket olmaz.

Yemekten önce Besmele söylemenin üç faidesi vardır:
a) Şeytân yemeğe ortak olmaz.
b) Yemek bedenine şifâ olur.
c) Yemekte bereket olur. Yimeğe başlarken Besmele söylemeği unutursa, hâtırladığı zemân Bismillâhi evvelehû ve ahirahû söylemelidir

Besmele Nerelerde Okunmaz?

1-Avret yerini açarken, necaset bulunan yere girerken, Besmele çekmek mekruhdur.

2-Berâe suresini, evvelki sureye bitişik okurken, Besmele çekmek mekruhdur.

3-Sigara içmeğe ve bunun gibi, fena kokulu şeyleri, mesela soğan, sarımsak gibi şeyleri yimeğe ve sakal traşı olmağa başlarken, Besmele çekmek mekruhdur.

4-Haram işlemeğe başlarken, Besmele çekmek haramdır. Hatta, domuz eti ve şarap gibi kat'î haram olan şeyleri yerken ve içerken, bile bile, Besmele çeken kâfir olur dediler.

5-Kurân-ı kerîm niyyeti ile, cünübün Kuran-ı kerîm okuması haramdır.


devamını arzu edenler lütfendinimizislam.comdaki ramazan ayvallı linkinden okuyabilirler




aldatan aldanandır
ecel emelin önündedir
emeli artanınelemi artar
 

sümeyya

SüKuT
 
Üyelik Tarihi
7 Nis 2007
Mesajlar
4,648
Aldığı Beğeniler
39
Konum
Bursa-Tokat
Takım
Galatasaray
Gün içerisinde 3 konudan fazla konu açamıyoruz kardeş.Burda herkezin birşeyler paylaşma hakkı var.Herkez gün içerisinde 5den fazla konu açarsa hizmet olmaz emeğe saygı olmaz.Yazılan konuların çoğunluğu okunmadan geçer.Lütfen form kurallarına uyarım.Gün içerisinde 3den fazla konu açmayalım.Hak helal edin.
 
Üst Alt