Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

Destina1

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
29 Eyl 2005
Mesajlar
310
Aldığı Beğeniler
1
Dün teke tek programının konugu Ömer Çelakıl'dı..

Çelakıl'ın iddiası bi açıdan mantıklı bi açıdan mantıksız geliyor bana..

Çünkü mantıklı olan tarafı Kur'an-ın gelecekten haber vermesidir.Mesela; Rumların İranlıları yenecegi Kur'an ayetlerinde bildirilmişti.Kureyşliler buna inanmasada ayetin inmesinden 9 sene sonra bu olay gerçekleşti.Bunun gibi birçok olaylar da var.

Mantıksız olan tarafı ise ayetlerin harf sayısına göre şifreli bir mana içermesi.

Allah buyuruyor ki, Resülüne ''Kur'an-ı apaçık olarak teblig et'' Buda Çelakıl'ın şifre iddiasına ters düşmüyormu??

Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz??
 

Habibemsin

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
2 Nis 2007
Mesajlar
950
Aldığı Beğeniler
0
Kurani Kerim Bilmece bulmaca sifre cözme kitabi deyildir...
Kurani Kerim tabiki gelecekten bahsetmektedir ama bunlari sifreyle cözmeye gerek yok.Rabbim dilediginin zamanini mekanini bildirmistir ve gizli kalmasini istedigini ise (kiyamet saati ) kimse cözemez. Bazi kendini bilmezler Kiyamet gününü sifreli hesaplayip günü söylemislerdir oysa Rabbimiz acik bir sekilde Kiyametin saati gizlidir buyurmustur.
Kimse o günü cözemez...
 

*perwerder*

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
2 Eyl 2005
Mesajlar
2,975
Aldığı Beğeniler
2
insanogluna ilmin %2 si verilmişken kimin haddine şifreçözmek vs...
Kur-anı Kerim apaçık gerçek ve delillerle sabittir ......ondaki hikmeti herkes anlayamaz.... 8) 8)
 

fzehra

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
25 Ağu 2005
Mesajlar
9,365
Aldığı Beğeniler
1,490
Konum
İstanbul
bilmem sizi ne kadar inandırır ama bir bakın bakalım

çünkü ebcet hesabı diye bir olay var
bunların şifresiylede bazı olaylar aydınlanıyor


SAYILARLA YAŞAMAK

Nurettin Çalışkan



Modern bilimin en şaşırtıcı yönü Pisagorculu a dönüşüdür.
Bertrand Russell


Yüzyıllar boyunca insanlar sayılara özel bir önem verdiler, onlara rakamsal de erlerinin ötesinde bir anlam yüklediler. Matemati in bir aracı olan sayıların insanın kişili inin gizli yanlarını gösterdi i düşünüldü. Pek çok insan sayıların u uruna ya da u ursuzlu una inandı.

M.Ö. II binde İbraniler, Yunanlılar, Latinler ve Araplar baş tanrıların her birine bir sayı verdiler. Mayalar, oluşturdukları 260 günlük tören takviminde, takvimi her biri bir Tanrının adını taşıyan 20 günlük devrelere böldüler. Her tanrının adına 1-13 arası de işen bir sayı da vermişlerdi. Böylece, 260 günlük takvimin her gününün, Tanrılarla ilişkili özel bir adı ve başka bir gün için yinelenmeyen bir sayısı vardı.

Pisagorcular sayıların aklı, sa lı ı, adaleti ve evlili i etkiledi ini düşünüyorlardı. Onlara göre, bütün sayıların başlangıcı olan 1, birli i ve tekli i temsil ediyordu. Çift sayılar dişildi, ilk çift sayı olan 2 farklı düşüncelerin simgesiydi ve çeşitlili i temsil ediyordu. 1 ve 2 sayılarının toplamından oluşan ilk tek sayı 3 erildi ve uyumun simgesiydi. 4 sayısı adaleti, ilk dişil ve eril sayıların toplamından oluşan 5 evlili i, 6 yalnızlı ı, 7 sa lı ı ve 8 aşkı temsil ediyordu. Pisagorcuların sisteminde ilk dört sayının toplamı olan 10 en mükemmel sayıydı. Onlara göre yıldız türünden gökte dolanan 10 cisim olmalıydı. Fakat görünen sadece 9 cisim varken onlar özel bir onuncu cisim oluşturdular; görünmez bir karşı dünya.

Platon, sayıların gizemi ile ilgilendi. Republic (Devlet) adlı kitabında "iyi ve kötünün efendisi"olarak niteledi i mistik sayı konusunda yazdı ama bu sayının ne oldu unu belirtmedi. Daha sonra bu sayı üzerine birçok çalışma yapıldı. Bir görüşe göre, Hint ve Babil gizemcili inde önemli bir yeri olan, 60 veya 12.960.000 sayısı Platon'un mistik sayısı idi. Onun için bu sayılara Platonik sayılar adı verildi.

Taocu düşüncede ise, bir ikiyi, iki de üçü yaratmıştır. Bir Tao'dur, iki Yin ve Yang, üç ise cennet, dünya ve insanlı ı temsil eder.

Bir dönem gizem, kahinlik ve büyü alanlarında bir sözcü ü oluşturan harflerin de erlerinin toplamı ile u raşıldı. Bu koşullarda sözcükler sayısal de er kazandılar.
 

fzehra

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
25 Ağu 2005
Mesajlar
9,365
Aldığı Beğeniler
1,490
Konum
İstanbul
Bu konudaki en güzel örnek, Arapların Ebcet hesabıdır.

Hemen her alfabedeki harflerin çok eskiden beri rakam olarak birer karşılı ı bulundu u bilinmektedir. Bunlar arasında en çok tanınan İbrani-Süryani, Grek ve Latin harf-sayı sistemidir. "Ebcet hesabı" denilen ve Arap alfabesinin ebcet tertibine dayanan rakamlar ve hesap sistemi Müslüman milletler arasında kullanılmaktadır.

Ebcet, Arap alfabesindeki harflerin kolay ö renilmesi için düzenlenmiş sözcüklerdir. Sekiz sözcükten oluşur. Bu sekiz sözcük içinde 28 harf bulunmaktadır. İlk dokuz harf 1-9'u, ikinci dokuz harf 10-90'ı, üçüncü dokuz harf 100-900 sayılarını ve son harf 1000'i gösterir.

Ebcedin her harfinin bir Tanrı adına ve do al güçlere karşılık oldu u sayılmıştır; bir yandan harf ve sayılar arasındaki ilişkiler, öte yandan bunlara karşılık gelen simgeler sayesinde gizemli bir yol oluşturulmuştur.
Ebcet sistemi İslam dünyasında özellikle tasavvuf, astronomi, astroloji, edebiyat ve mimari alanlarıyla sihir ve büyücülükte kullanıldı.

İslam dünyasında kitap düzenlemelerinde ebcetten faydalanıldı. Arap alfabesinin kullanıldı ı ülkelerde kitapların başında eserden ayrı bilgiler verilece i zaman bu kısım ebcet harfleriyle numaralanıyordu. Ülkemizde harf devriminden sonra bunun yerini Batıda kullanılan Romen rakamları almıştır. Ayrıca, kitaplarda önsöz, sunuş, içindekiler ve dizin gibi kitabın asıl bölümlerinden ayrı olan sayfalarda sayfa numarası olarak kullanıldı ı görülür.

Ebcet mimaride de kullanılıyordu. Mimar Sinan tarafından yapılardaki oranların belirlenmesinde ve modüler düzenin oluşumunda bu kelimelerin karşılı ı sayılardan faydalanmak suretiyle kullanılmıştır.

Ebcedin fizik, matematik ve astronomide kullanılışı ise daha çok 'hesab-i cumüle' dayanmaktadır. Ancak astronomik gözlemlerde kullanılan çeşitli gözlem araçlarında ebcet harfleri rakam yerine kullanılmıştır.
Ebcet halk arasında da çeşitli maksatlarla kullanılıyordu. Bunlardan biri, do um yılını veren harflerin bir araya getirilmesiyle ortaya çıkan kelimenin çocu a ad olarak konulmasıdır. Mesela hicri 1290 (1873) yılında do an Mehmet Akif Ersoy'un adı babası tarafından bu usulle Ragıyf olarak konulmuş, fakat bu alışılmamış kelime, babasının ölünceye kadar Ragıyf demekte ısrar etmesine ra men yakın çevresi tarafından Akif şekline dönüştürülmüştür.

Bazı sözcüklerin sayısal de eri o sözcüklerin simgesi olarak kullanıldı; örne in Muhammed adının sayısal de eri olan 92, Hz. Muhammed'i ça rıştırıyordu. "31 çekmek" çocukluk döneminde sokaktan edindi imiz kavramdır, o dönemlerde erkeklerin mastürbasyona ulaşmasında elinin hareketinin sayısı olarak ö renilse de, gerçekte 31 sayısı mastürbasyon kelimesinin Arap alfabesindeki sayısal de eridir. Benzer şekilde Mahbub (erkek sevgili) sözcü ünün ve buna eş anlamlı olan di er bir sözcü ün sayısal de eri 58'dir ve bu sayı kötü şeyleri anımsattı ı için, "elli sekiz" sözü bir aşa ılamayı içermektedir. Güney Anadolu'da hala ö rencilerin bu numarayı alması istenilmez. Argo olarak kullanılan "beşlik" kavramı da Arapçada sayısal de eri 5 olan harfin görünümüyle ilgilidir. Yuvarlak bir biçimi olan bu harfin görünümü, 5 sayısına farklı bir anlam yüklemiştir.

Tarih düşürme, herhangi bir tarih olayını ebcedin sayı de erleriyle saptama işidir. Harflerin toplamı belirli bir hicret yılını gösteren bir sözcük, bir tamlama bulmak; tümce, mısra ya da bir beyit düşürme yoluyla yapılır. Ebcet hesabı, evlenme, ölüm, do um, toplumsal olaylar ve hatta günlük önemsiz olaylar için tarih düşürmede de kullanıldı. Bu tarihini belirlemek için rakamlar kullanmak yerine, rakamların karşılı ı olan harflerle üzerine şiir ya da özel bir yazı yazılıyordu.

Örne in; Fransızların 1213 tarihinde Mısır'a girmeleri üzerine
Hiyanetle França girdi Mısra
çıkış tarihleri olan 1216 için,
Kahire fatihi Sultan Selim oldu yine
mısralarını yazıyordu ki bu mısraları oluşturan kelimelerin ebcet hesabındaki de erleri bu yılları veriyordu.

Mezar taşlarına ölüm yılını yazmak yerine, ebcet hesabında bu yılı veren mısralar kullanılıyordu; örne in 1231 Hicri yılında ölen birisi için mezar taşına Arapça harflerle
Süleyman İzzet Allaha emanet
yazılıyordu. Büyü ve muskalarda harfler sayı de erlerine göre toplanmış ve toplamın cinler dünyasıyla ilişi i bulundu u varsayılmıştır. Gazali'nin üç sıralı bir karedeki ebcet harfleri buna örnektir. Bu bilinen üçlü sihirli karedir.

Bu karenin güç durumlarda çözüme yardımcı oldu una inanılırdı. Do um yapmakta olan bir kadına gösterilerek, rahminin üzerine konuldu unda do umun kolay olaca ına inanılırdı. Karenin çift rakamları ya da harfleri iyi dilekler için kullanılırdı; bunları taşıyan kadın ve erkek arasında yakınlık ve sevginin artaca ına, yolcuların esenlik bulaca ına inancı vardı. Dilek bir kötülük ise, tek rakamlar ya da harfler kullanıldı.
Allah'ın adlarının veya Kurandaki surelerin başlarındaki gizemli harflerden kareler oluşturulur ve bunlar da büyü ve muskalarda kullanılırdı. Hala kullanılmakta olan bu yöntemle, üçlü, dörtlü, ..., dokuzlu sihirli kareler hazırlanarak de işik amaçlar için muska hazırlanır.

Bayra ımızda ki hilal neyi sembolize ediyor dersiniz?. Allah kelimesinin Arapça yazılımında bir "elif", iki "lal" ve bir de "he" harfi vardır. Bu harflerin ebcet de erleri toplamı 66'dır. Hilal kelimesinin Arapça yazılımında bir "elif", iki "lal" ve bir "he" harfinden oluşur, onun da ebcet hesabı 66'dır. "Allah" ve "hilal" kelimelerinin ebcet de erleri 66'ya eşit oldu undan Türk bayra ındaki hilal, Allah'ı sembolize eder. Dikkat edildi inde bütün Müslüman ülkelerin bayraklarında hilal bulundu u görülecektir. Bu gerçek bütün di er Müslüman ülkelerin bayrakları için do rudur. Ayrıca Türkçe bir deyim olan "işi 66'ya ba lamak" da bu sebeple meseleyi Allah'a havale etmek şeklinde açıklanır.

Ebcet tasavvufta ayrı bir öneme sahiptir. özel olarak Hurufilik ile Bektaşilik'te ve bütün tasavvufi edebiyat genelinde ebcet harflerinin sayı de erleri ile kullanıldı ı birçok örnek bulunabilir. XX. yüzyılda Said Nursi'nin bu yöntemle Kuran'ın otuz yerinde Nur risalelerine işaret edilmiş oldu unu açıklamaya çalıştı ı görülür.

İslami gelenekte çok yaygın olan ebcet hesabına benzer hesaplamalar Batıda da kullanılıyordu.
Yahudiler YAHWEH sözcü ünü oluşturan ünsüz harflerin simgeledi i rakamların toplamı olan 26 sayısını kutsal saydılar. (Y+H+W+H=10+5+6+5=26)

16. yüzyılda yaşamış Katolik ruh bilimci ve nümerolog Petrus Bungus, Martin Luther adının 666 de erinde oldu unu tanıtlamak için 700 sayfalık bir sayı bilimi kitabı yazıyordu.

Havari Yuhanna'nın Vayhi 13:18'de, harflerin sayısal de erleri hesaplanarak, 666 sayısının kıyamet hayvanı DECCAL'in sayısı oldu u söyleniyordu. İsimlerinin ya da do um tarihlerinin rakamsal de erlerine bakılarak, Roma'yı yakan Neron'un, 20. yüzyılın katili Hitler'in gerçekte birer "Deccal" oldu unu ispatlamaya çalışanlara rastlanıyordu.

Günümüzde de Pisagorcuların yaklaşımına benzer olarak, ad ve soyada, do um yerine ve do um tarihine göre kişilerin u ur sayıları bulunuyor ve bu sayılar simge olarak kullanılarak insan yazgısı ifade edilmeye çalışılıyor. İşin güzel yanı her insanın birden fazla u ur sayısının olması. Ad ve soyadınıza, do du unuz yere, do um tarihinize ve burcunuza göre 4 farklı sayıyı u ur sayısı olarak alabilirsiniz. Do um tarihinize göre u ur sayınızı bulmak için do um tarihini oluşturan sayıların toplamını alın, elde etti iniz sayı iki rakamlı ise, bu sayıların yeniden toplamını alın, sonuçta buldu unuz 1 ile 9 arasındaki sayı sizin u ur sayınız olacaktır. Di er u ur sayılarını ise aşa ıda verilen tabloya göre harflerin karşılı ındaki sayıların toplamını alarak bulabilirsiniz.
 

fzehra

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
25 Ağu 2005
Mesajlar
9,365
Aldığı Beğeniler
1,490
Konum
İstanbul
U ur sayınızı buldunuz. "Kişilik testi"ni de yapmak isterseniz, size bir fal kitabından "aşırdı ım" sayıların karşılı ını veriyorum.

1- U urlu sayınız olan (1) dik bir rakamdır. Diklik, sertli in, do rulu un, dürüstlü ün, üstünlü ün simgesidir. U urlu sayınız gibi siz de "dosdo ru" ve "dimdik" bir insansınız. E ilmez, bükülmez, çelik bir iradeniz var.

2- U urlu sayınız (2) adet (1)'in yani (1) artı (1)'in birleşmesinden do ar. İki ayrı elemandan oluştu u için kendisinde de elemanlara ayırma, yani analiz gücü vardır. Olumlu ile olumsuz arasında bir ayrım yaptıktan sonra senteze varıyorsunuz. İnsanlara iyilik yapmak arzusuyla dolup taşıyorsunuz. Dostlu a, insanlara, yeni bir çevre edinmeye büyük önem veriyorsunuz. Kendi kabu unda sessizce yaşamayı da seviyorsunuz.

3- Sayılar dünyasında (1) baba, (2) anne, (3) ise çocuktur. Üç sayısı (1) ile (2)'nin birleşmesinden do ar. Soyu üretecek sayı da (3) oldu una göre bu rakam sayılar dünyasında yaşamsal bir önem taşıyor ve gelecek zamanı simgeliyor. U urlu sayınıza göre çok yanlı bir görünümünüz var. Yaşama yeni gelen bir çocuk gibi çevreyi tanımaya çalışıyor ve her şeye ilgi duyuyorsunuz. Gördü ünüz yeni şeyler ve yaşadı ınız yeni olaylar sizde büyük coşku ve heyecan uyandırıyor.

4- Dörtlü sistem düş gücüne çok az yer verir, somuttur. Kendisini tamamlamıştır. U ur sayısı olarak (4) sayısına sahip olanlar kişiliklerini tamamlamış, kişiliklerine kavuşmuşlardır. Gerçekçidir ve somut olaylardan hareket ederler.

5- U urlu sayınız 5, dişi olan 4 ile erkek olan 1'in birleşmesinden do ar. Her ikisinin de özelliklerini taşıyor. Her iki sayının güçlü yanlarıyla birlikte zayıf yanlarını da içeriyor. Zaman zaman ölçülü, kararlı ve dengeli, zaman zaman ise dengesizsiniz. Bu de işikliklerinizle çevrenizdekileri de şaşırtıyorsunuz. Ayrıca u urlu sayınız gibi yetkinlik ve düzen simgesisiniz.

6- Sayılar dünyasında 6 zenginlik ve görkemin simgesidir. Düşüncelerinizde katıksız bir idealist, his yaşamınızda aşırı duygusalsınız. Düş kurmayı seviyor, kendi içinize kapanıyorsunuz.

7- U ur sayınız gibi çök yönlü ve çok yanlısınız. Çok sevildi iniz için sevgi yaşamınızda ön planı tutuyor. Uyumlu, durmuş oturmuş, sıcak bir aile yuvası içinde yetişmeniz, fazla ilgi görmeniz sizi bencil yapmış. Aşık denecek derecede kendinizi seviyorsunuz. Bu nedenle de verici de il alıcısınız.

8- Bu sayı sayılar dünyasında dişi bir rakamdır. Bütün dişiler gibi sevmek ve sevilmeye büyük a ırlık verirler. Siz de sevilmek ve sevmek istiyorsunuz. Hele sevildi inizi ö renmek çok hoşunuza gidiyor. Ama aşkda ihtiyatlısınız. Karşınızdakine kolay kolay açılmıyorsunuz. Bireysel duygu ve düşüncelerinizi açı a vurmayı bir zaaf gibi görüyorsunuz.

9- Sayılar dünyasının son rakamı olan 9 yetkinlik örne idir. Siz de u ur sayınız gibi yetkin bir insansınız. Büyük fikirlerin, projelerin peşinde koşuyorsunuz. Hırslı kararlı yapınızla bunları gerçekleştirebiliyorsunuz. Duygu yönünden de zenginsiniz ama coşkularınıza gem vuruyorsunuz. Bilinçlisiniz, sa lam de er yargılarınız var.


U ur sayınızın sizin kişili inizi ne kadar açıkladı ını bilemeyiz, ama e er böylesi bir yöntemin bilimsel olmadı ını, sayıların insan yapısını ortaya koyamayaca ını düşünüyorsanız ve bir takım psikolojik yorumlar oluşturuyorsanız, dikkat etmelisiniz. Psikanalizin "babası" sayılan Sigmund Freud'dun da sayılarla olan ilişkisi yabana atılacak türden de ildir. Freud, sayıların insan yaşamındaki gizemli gücüne inanır, psikanaliz tedavilerde bireylerin rüyalarında gördü ü sayıların yorumu ile tanılar oluştururdu. Freud, "Günlük yaşamın psikopatolojisi" adlı kitabında, kardeşlerinin en küçü ü olup küçük yaşında babasını yitirmiş bir sayrının başından geçen ve u ur sayısına dayalı bir olguyu anlatıyordu:

"Neşeliyken usuna 426.718 sayısı gelmiş. Kendi kendine şu soruyu sormuş: -Bu sayı sana neyi anımsatıyor?-. Usuna önce bir yerde duydu u şu tümce gelmiş: -E er so uk algınlı ı için doktora gidersen, doktor 42 günde sa altır, gitmezsen 6 haftada geçer-. Bu, şu demektir: 42=6x7.

Bu ilk çözümü izleyen engelleme evresinde dikkatini şu noktaya çektim: Seçti i 6 basamaklı sayı 3 ve 5 dışında tüm ilk sayıları kapsıyordu. Çözümün sonrası da kendili inden geldi. -Biz 7 kardeştik, ben en küçükleriydim. Do um sırasına göre kız kardeşim A. 3 numaradır, erkek kardeşim L. ise 5 numaradır. İkisi de benim düşmanımdır. Küçükken her gün tanrıya dua eder ve ikisinin de ölmesini isterdim. 3 ve 5 sayılarını atmakla da bu iste imi gerçekleştirmiş oluyordum-.

- E er bu sayı kardeşlerini simgeliyorsa, sondaki 18'in anlamı nedir? Hepiniz 7 kardeştiniz-.

- E er babam yaşasaydı en küçük çocuk ben olmayacaktım diye düşündüm. E er bir kardeş daha gelseydi 8 olacaktık. Böylece benden küçük bir kardeşim olacaktı, ben de ona büyüklük taslayacaktım-.

Tüm sayı iki iste inin gerçekleşmesini içeriyordu. Birincisi, kötü olan iki kardeşin ölmesi, ikincisi ise kendinden sonra yeni bir kardeşin do ması. Ya da kısaca söyle diyebiliriz: Babam ölece ine keşke o iki kardeşim ölseydi!"

Psikolojide birçok korku tanımı yapılmıştır. Yükseklik korkusu, karanlık korkusu, yalnız kalma korkusu gibi 13 korkusu da (Triskaidekaphobia) bunlardan biridir. Bu korkuya sahip insanlar ayın 13. gününde önemli işler yapmaktan kaçınma, 13 kişi ile birlikte aynı anda ve aynı yerde bulunmama gibi tavırlar içindedirler. En büyük korku ise ayın 13. gününün cuma gününe gelmesidir, o gün bütün kötülüklerin ortaya çıkaca ı düşünülür.

13 sayısının u ursuzlu u, Hıristiyan gelene inde, 13. sakirtin İsa'ya ihanet etti i düşünüldü ünden oluşmuştur. 13 sayısı, cehenneme özgü mertebelerin sayısı oldu u ve cadıların 13'lü gruplar halinde ortaya çıktı ı için de u ursuzdur. Bu sayının u ursuzlu una en büyük gerekçe, İsa'nın 13. gece ölmüş olması sayılır.

13 sayısının u ursuzlu u gibi, 7 sayısı da u ur sayısı olarak kabul edilir. Özellikle bu konuda daha önce hiç kafa yormayan insanlara sorulan "u ur sayınız nedir?" sorusuna verilen yanıt, ço unlukla 7 olmuştur.
7 sayısını u urlu yapan şey ne olabilir?

Pisagorculara göre tek sayı olan 7 erkekti ve u uru temsil ediyordu. Philolaus 7 için "her şeyin hakimi ve lideri, bir tanrı gibi ebedi, metin, hareketsiz, yalnız kendine benzeyen, bütün di erlerinden farklı olan tanrıça Athena'ya benzer" yorumunu yapıyordu.

Kuran'a göre Allah yeri ve gö ü 7 tabaka halinde yarattı. Hac sırasında Kabe'nin etrafında dolanma, Tavaf ve Safa ile Merve tepeleri arasındaki koşu da 7 kere yapılmalıdır. Mekke'de belli bir mevkide hacı 7 kere "Allahu ekber" diye ba ırır. Haccın sonunda şeytan 7 taşla taşlanır.

7 sayısını u urlu yapan bir başka önemli neden vardır.

Kız çocukları 7 ayda süt dişlerini çıkarır, 7 yaşında düşürürler. 2x7 yaşında ergenli e ulaşırlar, 7x7 yaşında menopoza girerler. Aybaşı 4x7 günde tekrar eder, hamilelikleri son aybaşından sonra 40x7 gün sürer.
Kadına ait bunca olaylarda önemli bir rol oynadı ından 7 sayısı kadını akla getiriyor olabilir mi?

Sanırım hepiniz Kenan Evren ismini çok yakından biliyorsunuz. 12 Eylül 1980de darbe ile cunta liderli ine soyunan ve o dönemde yaptırdı ı Anayasa oylamasıyla birlikte kendisinin de Cumhurbaşkanlı ını onaylatan, ülke tarihine işkence, idam ve sansür kelimelerinin bolca yazılmasını sa layan biri nasıl olurda tanınmaz ki?

Mezun oldu um dönem sonunda bir yıllık hazırlama çabası içine girmiştik. Hazırladı ımız yıllık için Matematikçi olmasalardı ne olurlardı başlıklı bir yazı da hazırlanıyordu. Bir arkadaşımızla yaşadı ımız bir anı üzerine, onun için Cumhurbaşkanlı ını uygun bulduk. Denetime giden yıllı ımız, bu söz üzerine sansüre takılmıştı. Gerekçe ise Cumhurbaşkanımızın lisede matematik dersinden başarısız kalması ve sonra Harp okuluna başvurması oldu unu, bir şekilde Cumhurbaşkanımızın kula ına gitti inde bu konunun bir rahatsızlık verece i söyleniyordu. Bunun üzerine, aslında iyi bir matematikçi olan arkadaşımızı, Cumhurbaşkanlı ından alıverdik.
 

fzehra

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
25 Ağu 2005
Mesajlar
9,365
Aldığı Beğeniler
1,490
Konum
İstanbul
Bu yazıda Kenan Evrenin anılmasının gerçek nedeni, sayılarla Atatürkün yaşamında bir ba ıntı kurması ve bunu konuşmalarında aktarması oluşturuyor.

Kenan Evren, 15 Ocak 1981de bir konuşmasında Türk Ulusu, yaşamının en büyük talihini, ulu önder Atatürkü kendisine bahşeden Tanrı lütfuna borçludur yorumunda bulunuyordu. Bu konuşmasını destekleyen görüşlerini ise, 13 Şubat 1981de Harp okulunda yaptı ı konuşmada açıklıyordu. Atatürkün 19 Mayıs 1919da Samsuna çıktı ını, 3 tane 19un toplamı olan 57 yaşında öldü ünü hatırlatarak Atatürkün hayatında 19 rakamının önemi oldu unu söylüyordu. Cunta lideri birçok konuşmasında sözlerini pekiştirmek için Atatürkün sözlerinden ve nutkundan alıntılarla beraber Kurandan da sureler aktarıyordu.

Kenan Evrenin Atatürkün yaşamında 19 sayısının mucizesinden bahsetmesi aslında pek de yabana atılabilecek bir konu de ildi. Cenk Koray bu konuyla ilgili ciddi açıklamalar yaptı ı bir kitap çıkarmıştı. Aynı konunun üzerine daha da bilimsel olarak e ilen ve yaptı ı araştırmaları kitaplaştıran başka bir isim daha vardı; Edip Yüksel.

Edip Yüksel, İmam Hatip mezunu ve hayatını ABD'de sürdüren bir "araştırmacıdır". "Araştırmalarını" İslam dini ve Kuran üzerine yo unlaştıran Yüksel'e göre "...Matematiksel mucize beraberinde rasyonel düşünmeyi ve bilgiye dayalı kesin bir inancı getiriyor. Nitekim, bu mucizeye tanık olanlar, Tanrının buyru unu din adamlarının buyru una tercih ederek, sadece dinlerinin kayna ı olan Kuran'ı dinlemekte ve daha önce Tanrının hükmüne ortak koştukları di er kurumları ve kitapları reddetmektedirler." Yüksel kitap olarak yayımladı ı çalışmasında, 19 sayısının Tanrı tarafından kod olarak seçildi ini ve Kuran'ın yazımında önemli bir rol oynadı ını öne sürüyordu. Yaptı ı "araştırmada" Kuran'ın 19 sayısı ile olan ilişkisini şu şekilde belirliyordu:

Kuran'ın ilk ayeti olan Besmele 19 harfe sahiptir.

Kuran 114 (19x6) sureden oluşur.

Kuran'da, numarasız Besmeleler dahil 6346 (19x334) ayet vardır.

Besmelenin ilk kelimesi "isim" kuranda 19 kez geçer. İkinci kelime "Allah" 2698 (142x19) kez, üçüncü kelime "Rahman" 57 (3x19) kez ve dördüncü kelime "Rahim" 114 (6x19) kez geçer. Besmelenin ilk dört kelimesinin tekrar etti i sayıların toplamı 152 dir ve bu sayı 19'un katıdır.

Yüksel bunlar dışında Kuran'ın bazı surelerindeki harflerin sayısına bakarak 19 sayısını buralarda aramıştır.

42. ve 50. surelerde toplam 114 (6x19) Q(Qaf) vardır. 7. surede 97, 19. surede 26 ve 38. surede 29 S (Sad) harfi vardır; bu üç suredeki toplam S harfi 152 (8x19) tanedir. 40, 41, 42, 43, 44, 45 ve 46. surelerindeki toplam H, M (Ha, Mim) sayısı 2147 (113x19) dir. 19. suredeki K (Kef), H (He), Y (Ye), A (Ayn) ve S (Sad) harflerinin sayısı 19'un katı olan 798'dir. 68. surede N (Nun) harfinin sayısı 133 olup bu sayı 19'un 7 katıdır.

Kuran'ın temel mesajı Allah'ın birli idir. Nitekim Allah'ın VAHİD (BİR) isminin ebcet de eri 19'dur.

Yüksel, yine aynı çalışmasında; " şeytani bir hilafete son veren Mustafa Kemal Atatürk'ün hayatını kuşatmış bulunan 19 sistemi, 41:53 ayetinde belirtilen işaretlerden biridir. (...) Kuran'ın mesajını gelenekçi ö retilerin oluşturdu u parazitler yüzünden net olarak alamadı ımdan Atatürk'ü "deccal" zannediyordum. Tanrıya ham dolsun, şimdi asıl deccallerin kimler oldu unu çok iyi biliyorum: Atatürk'ün, minarelerine ot tıkamaya çalıştı ı hurafeci din adamları." yorumunu verdikten sonra, Atatürk'ün hayatında 19 sayısının önemi ile ilgili örnekler veriyordu.

Mustafa Kemal Atatürk adında 19 harf bulunuyordu. 1881'de (99x19) do du, 1938 (102x19) yılında, 57 (3x19) yaşında iken öldü. Nüfus cüzdanı numarası 992814 (19x52306), nüfus kütük numarası 19'du. Harp okulunu Türk subayları arasında 19'uncu bitirdi. 19 Mayıs 1919 yılında ba ımsızlık mücadelesini başlatmak üzere Samsun'a geldi. Kendisine verilen madalya sayısı 19. İstanbul Akaretlerdeki ev numarası 76. Cenaze töreninde 19 notalı 19'uncu Şopen marşı çalındı. Cenazesinin nakli 19 Kasım 1938 tarihinde yapıldı.

Edip Yüksel'in yaptı ı çalışmaya benzer bir çalışmayı da Niyazi Bekki yapıyordu. Niyazi Bekki, "Namazın Sayısal Mucizesi üzerine" yaptı ı "araştırmada" ebcet hesabının kullanımıyla namazın şifresini açıklıyordu.

"...tesadüf diyebilir misiniz ki: salaat kelimesinin ebcet de eri 31x17=527 dir. Kuran'da geçen "es-salat" kelimelerinden beş tanesi numaraları 17'yi gösteren ayetlerde geçer. Bunlardan ilki Bakara suresinin 153. ayetidir. Allah'ın "el-Ma'bud" isminin ebcet de eri 153'tür. Bu sayı 17'nin 9 katı oldu u gibi 1 den 17 ye kadar sayıların da toplamıdır. Son ayet ise 31. surenin 17. ayetidir ki bu iki sayının çarpımı 527 olup "salad" kelimesinin ebcet de eridir. Demek ki en büyük ibadet olan namazın şifresi 17'dir ve bu da "el-Ma'bud" ismine göre düzenlenmiştir."

Yaşadı ımız dönemin deccal'i kim olabilir dersiniz? Akdo an Özkan, ComputerWorld dergisindeki Bir rüya ve şeytani düşünceler başlıklı köşe yazısında şunları yazıyordu;

Bill Gatesin gerçek adı, William Henry Gates III. Ancak Bill Gates III olarak biliniyor. Adamın adını alıp ASCII karakter tablosundaki de erlere çevirdim. Bakın nasıl bir sonuç elde ettim.

BILL GATES III (66+73+76+76+71+65+84+69+83)+3=666!!

Bir tesadüf olabilir miydi? Bilemiyordum. Ancak, çalışmalarımı Gatesin en önemli ürünleri üzerinde yo unlaştırmaya karar verdim. İşte sonuçları.

MS-DOS 6.21 77+83+45+68+79+83+32+54+46+50+49=666
WINDOWS 95 87+73+78+68+79+87+83+57+53+1=666

Sayı mistisizminin edebiyatçıları da fazlaca etkiledi i görülebilir.

Amerikalı astronom ve yazar Carl Sagan Contack adlı bilim kurgu romanında transandantal sayıların gizemi üzerinde duruyordu;
..Evreni yapan her kimse, on beş milyar yıl sonra oluşan zeka sahibi canlılar tarafından okunsun diye transandantal sayılarda mesajlar gizliyor. İlk karşılaşmamızda bunu anlamadı ınız için seni ve Rankini eleştirmiştim. Tanrı, kendisinin var oldu unu bilmemizi isteseydi, bize apaçık ve anlaşılır bir mesaj göndermez miydi? diye sormuştum. Anımsıyor musun?

Çok iyi anımsıyorum. Sen Tanrıyı bir matematikçi sanıyorsun.

Öyle bir şey. E er bize anlatılanlar do ruysa. E er bu beyhude bir arayış de ilse. E er pi sayısında bir mesaj gizliyse ve o başka transandantal sayıların sonsuzlu unda de ilse. Bir sürü e erlere ba lı bu.

Sen matematikte bir vahiy arıyorsun. Ben daha iyi bir yol biliyorum

Umberto Eco, Kabala, gül-haç ve sayıbilimi gibi gizemli olguları içeren Foucault Sarkacı isimli kitabında, tarikatlar, bilim-gizem ilişkisi üzerine farklı yorumlar koyuyordu.

" Demek, sayıbilimin hiçbir türüne inanmıyorsunuz,' dedi Diotallevi, düş kırıklı ına u ramıştı.

'Ben mi? Kesinlikle inanıyorum; evrenin sayısal denkliklerden oluşan, ola anüstü bir senfoni oldu una, sayıların okunmasının ve bunların simgesel yorumlarının, ayrıcalıklı bir bilgiye ulaşmanın yolu oldu una inanıyorum. Ama dünya, hem altı, hem üstüyle, her şeyin birbirini ayakta tuttu u bir denklikler dizgesiyse, her ikisi de insan elinden çıkma kulübe bir piramidin, yapılarında evrenin uyumlarını bilinçsizce yeniden ortaya koymaları do aldır. Bu sözde piramit bilimciler, inanılmaz derecede dolambaçlı yollardan, dosdo ru bir gerçe i, çok eski, çoktan bilinen bir gerçe i ortaya çıkarıyorlar. Çarpık olan, araştırma, keşif mantı ıdır; çünkü bu mantık, bilimin mantı ıdır. Bilgeli in mantı ının keşiflere gereksinimi yoktur, çünkü zaten bilir o."
 

Destina1

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
29 Eyl 2005
Mesajlar
310
Aldığı Beğeniler
1
Orjinal Yazarı fzehra

Kuran'ın ilk ayeti olan Besmele 19 harfe sahiptir.

Kuran 114 (19x6) sureden oluşur.

Kuran'da, numarasız Besmeleler dahil 6346 (19x334) ayet vardır.

Besmelenin ilk kelimesi "isim" kuranda 19 kez geçer. İkinci kelime "Allah" 2698 (142x19) kez, üçüncü kelime "Rahman" 57 (3x19) kez ve dördüncü kelime "Rahim" 114 (6x19) kez geçer. Besmelenin ilk dört kelimesinin tekrar etti i sayıların toplamı 152 dir ve bu sayı 19'un katıdır.

Yüksel bunlar dışında Kuran'ın bazı surelerindeki harflerin sayısına bakarak 19 sayısını buralarda aramıştır.

42. ve 50. surelerde toplam 114 (6x19) Q(Qaf) vardır. 7. surede 97, 19. surede 26 ve 38. surede 29 S (Sad) harfi vardır; bu üç suredeki toplam S harfi 152 (8x19) tanedir. 40, 41, 42, 43, 44, 45 ve 46. surelerindeki toplam H, M (Ha, Mim) sayısı 2147 (113x19) dir. 19. suredeki K (Kef), H (He), Y (Ye), A (Ayn) ve S (Sad) harflerinin sayısı 19'un katı olan 798'dir. 68. surede N (Nun) harfinin sayısı 133 olup bu sayı 19'un 7 katıdır.

Kuran'ın temel mesajı Allah'ın birli idir. Nitekim Allah'ın VAHİD (BİR) isminin ebcet de eri 19'dur.

quote]


Bu gerçekten ilginç Allah razı olsun abla verdigin bilgiler için.

Ayrıca bayragımızdaki hilal resmin'in Allah'ı sembolize etmesi de çok ilginç.Yazıda dogum tarihinden yola çıkılırak hesaplanan ugurlu sayım '3' çıktı. Ve 3 rakamının açıklamasıda benim kişisel özelliklerimi yansıtıyor. Bu konu bence araştırma gerektiriyor ilgimi çekti velhasılkelam :)

Aslında Çelakıl'ında dikkat çekmek istedigi konu bura.Kur'an-ı Kerimdeki birden çok tekrarlanan kelimelerin aynı rakama denk geldigini ve bunun Allah'ın bir ispati ve mucizesi olduguna inanıyor.

Ve diyorki ''gaybı Allah'tan başka kimse bilemez'' Ben sadece inceliyorum ve okuyorum.
 

YaMusaB

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
1 Eyl 2005
Mesajlar
1,716
Aldığı Beğeniler
5
Peki apaçık olan şeyleri herkesin bilmesi gereken şeyler olma, di er şifreleride herkesin bilmesinde bir mecburiyet olmayan bilgilerin olma ihtimali olamaz mı...
 
Ş

ŞEVVAL

Guest
kuran-ı kerimde bir çok ipuçları verildi..ve bunları herkes görüp herkes çözemez..elektirik vs bir çok buluşların şifreleri kuranı kerimde açık bir şekilde verilmişti diye biliyorum ve bulan kişiler de ordan bakarak bulmuşlar...ben açık bir şekilde belirtildi ini düşünüyorum ama tabiki bazı konularda da ALLAH dan başka kimsenin bilmeyece i şeyler var ki onlarıda kimse göremez diye düşünüyorum..
 
Üst Alt