Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

izzetin

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
3 Eki 2008
Mesajlar
47
Aldığı Beğeniler
0
Takım
Galatasaray
Kurban Bayramı 1.Gün Vaazı Tel-İrfan 2008
Seyh Muhammed Muta El-Haznevi (k.s)

Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla sözlerime başlıyorum. Alemlerin Rabbi olan Allah’a hamdü senalar, Hazreti Muhammed’e, aline ve ashabına salat ve selamlar olsun.Değerli kardeşlerim, babam Şeyh hazretlerinden(k.s.) bir seferinde şöyle duymuştum:Bir müridin fayda görebilmesi,istifade edebilmesi,Yüce Allah’ın(c.c.) rızasına kavuşabilmesi için öncelikle gerçek bir itikat ve tam teslimiyet sahibi olması gerekmektedir..

Değerli kardeşlerim,Hazreti Peygamber’in(a.s.) sahabilerinin Allah onlardan razı olsun, o üstün makama varmalarının sebebi;Yüce Allah’tan(c.c.) Hazreti Peygamber’e(a.s.) inen hükümlere tam olarak inanmaları,Hazreti Peygamber’in(a.s.) tüm tebligatına itaat etmeleri, emirlerini tam olarak yerine getirmeleri, nehiylerden uzak kalmalarıdır.Sahabiler (r.anhüm) Hazreti Peygamber’e (a.s.) tam teslim oldular.Yüce Allah (c.c.) ayeti kerimelerde buna dikkat çekmiştir;’Peygamber(a.s.) kendisine indirilene iman etti.Onunla birlikte olan müminlerde iman ettiler.’ buyurmuştur.

Değerli kardeşlerim,Nakşibendi-Haznevi tarikatına mensup olan,Yüce Allah’ın (c.c.) kendisine bu intisabı ikram ettiği,bu tarikatın hak adaplarıyla amel etme arzusunda olan,bundan gelecek faydaları elde etmeyi isteyen birisi eğer itikad ve teslimiyet sahibi değilse nasıl bu arzularına varacaktır?

Değerli kardeşlerim,babam Şeyh hazretlerinden (k.s.) şöyle bir kıssa duymuştum:Bir zamanlar dört kişi dünyayı dolaşmaya çıktılar.Amaçları bir mürşidi kamil bulup,ona tabi olmaktı.Çölde gidiyorlardı.Karşılarına bir deve sürüsü çıktı.Sürünün başında siyahi bir çoban vardı.Çobanın yanına geldiler.Çoban kendilerine sordu;’Yolunuz nereye doğru?’Onlar;’Biz bir mürşidi kamili arıyoruz.Bunun için dolaşmaktayız.’dediler.

Değerli kardeşlerim,çoban hemen rabıtaya geçti,bir müddet düşündü.Sonra gözlerini açtı ve ‘Ben tüm dünyayı dolaştım.İnceledim,tefekkür ettim, benden başka istifade edeceğiniz bir mürşid göremedim, bulamadım.’dedi. O dört kişiden ikisi hemen o çobana tabi oldular. Ondan ahit aldılar,ona intisap ettiler.Yanında amel etmeye başladılar.Ondan istifade ettiler. Ama diğer iki arkadaşları teslim olmaktan kaçındılar.Geç kaldılar, geride kaldılar.Feyizden yararlanamadılar. Onu tam olarak reddetmediler ama kalplerinde tereddüt oluşmuştu.’Nasıl biz böylesi bir çobana teslim olacağız,ondan nasıl istifade edeceğiz.’diye vesveseye kapılmışlardı.

Değerli kardeşlerim, Yüce Allah'ın (c.c.) rızasına varmak,ancak Allah'a itaat etmek,gayret etmek, edepli olmak,mütevazi olmak,teslimiyetli olmak,tam itikat sahibi olmak ve Hazreti Muhammed Mustafa ' nın (a.s.) ahlakıyla ahlaklanmak ile mümkündür.Kendi nefsi arzularına tabi olan,nefsine uyan,dünya melezzetlerinden uzak kalmayan,kendisini korumayan bir kimse bu yolda ilerleyemeyecek ve yolda kalacaktır.Nasıl ki bir araba sahibi yolda giderken aracı arızalanır. Bundan dolayı ya şiddetli bir eziyet görür ya da helak olur.Aynen bunun gibi nefse tabi olan kişide ya çok şiddetli meşakkatlerle karşılaşır ya da hedefine varamaz,helak olur gider.

Değerli kardeşlerim,eğer bizler gerçekten Yüce Allah'ın (c.c.) lutfu keremini idrak ediyor,O’nun yarattığı nimetlerin hakikatinin ne olduğunu biliyor,Yüce Allah'ın (c.c.) bize verdiği nimetlerin değerini anlıyorsak,işte o zaman bizim kalbimiz Allah'a (c.c.) iştiyak ile yanacaktır.Eğer bunu duymuyorsak, o zaman bizim kalbimiz yüce Allah'tan uzak kalmış demektir.

Değerli kardeşlerim,teessüf ediyorum,üzülerek söylüyorum ki kalpler Allah'tan (c.c.) uzaklaşmıştırDünya melezzetleri,fani olan dünyanın halleri kalbimizi yüce Allah'tan (c.c.) uzaklaşmıştır.Kalp eğer Allah'tan (c.c.) uzaklaşırsa,zikirden uzak kalırsa,evliyadan,evliyaların adabından uzak kalırsa, peki o zaman bu kalp nasıl isteğine ulaşacak,nasıl hedefine varacaktır?

Değerli kardeşlerim,gayreti olmayan,kendi noksanlıklarını gidermeyen bir kimse nasıl maksadına varacaktır.Şairin dediği gibi tatmayan kimse bu güzelliği bilmiyor ama bu tadı alan kimse bu yolda ruhunu feda ediyor.Onun için değerli müminler,özellikle bizlerin Şeyh hazretlerinin müridi olarak kendimizi daha fazla Yüce Allah'ın(c.c.) ibadetine, takvasına,edep ve terbiyeye vermemiz gerekmektedir.

Değerli kardeşlerim,buraya gelmenizden maksat manevi bir fayda elde etmek içindir.Çoğunuz babam Şeyh hazretlerini(k.s.) gördünüz.Onun vaaz ve nasihatlerini dinlediniz.Onun irşadlarında bulundunuz.Bizlere gereken öncelikle duyduklarımızla amel etmenizdir.Daha sonra çocuklarımıza, ailelerimize,arkadaşlarımıza,komşularımıza bu adapları iletmeniz lazımdır.

Değerli kardeşlerim,bizlerin diğer insanlardan ahlakımızla, ibadetlerimizle, edep ve terbiyemizle farklı olmamız gerekmektedir.Eğer böyle bir farkımız yoksa,demek ki biz bu adaplardan bir şey anlamamışız.Eşimizi,çoluk çocuğumuzu terk ederek buraya gelmemize rağmen, istifadeden mahrum kalmışız demektir.

Değerli kardeşlerim,bahsedilen makamları,zikredilen kemalleri kazanabilmek için bizde tahammül ve sabrın olması lazımdır.Çünkü yüce Allah'a (c.c.) ibadet etmek,sadatların adaplarıyla amel etmek ancak sabır ile mümkündür.Değerli kardeşlerim,babam şu beyti sık sık dile getiriyordu; Ey nefis, sen üstün ve değerli şeyleri ucuz bir şekilde elde etmek istiyorsun.Oysa kovandan bal almak isteyen kişi,arıların sokmasına tahammül etmek zorundadır.

Değerli kardeşlerim,bizlere emredilenler kolay şeyler değildir.Bu iş kolay değildir.Gayret lazımdır.Çalışmak lazımdır. Eğer gayret ve çalışmak yoksa insan maneviyata ulaşamaz.Çünkü insanda yaptığı işin alametlerinin görünmesi gerekmektedir.Amel etmek,ilim öğrenmek, marifet sahibi olmak,Allah’ın (c.c.) rızasına kavuşmak isteyen kimse, buraya geldiği zaman mutlaka sadatın sohbetine kulak vermelidir.Şeyh hazretlerinin(k.s.) adabını dinlemeli ve öğrendiğiyle amel etmelidir.Amel bilgiden daha zordur.Amelden daha zor olan ise ihlastır.İhlas ; tüm hal ve hareketlerin Allah (c.c.) için olmasıdır.Allah’ın (c.c.) yüzü suyu hürmetine olmasıdır.Ben iyiyim, takvalıyım,müridim,muhlisim bunu görsünler diye olmamalıdır.Kibirlenmemek gerekmektedir.

Değerli kardeşlerim,ihlas her şeyden daha zor bir şeydir.Evet insanın amel etmesi,amelin onda görülmesi şarttır.Fakat ihlas daha önemlidir.Eğer bir mürid, kendi yaptıklarında ihlaslı değilse, gösteriş için amel ediyorsa,insanlar bu takvalıdır,edeplidir,terbiyelidir desinler için uğraşıyorsa, en sonunda bakacaksınız ve bileceksiniz ki o kimse muflistir, iflas etmiştir.Hiç birşey bulamamıştır.

Yüce Allah’tan (c.c.) temenni ve niyaz ediyorum ki bizi gerçek itikada ve teslimiyete muvaffak eylesin. Şeyh hazretlerinin (k.s.) adaplarıyla amel etmeye bizi muvaffak eylesin ve tüm amellerimizi kendi vechi kerimi hürmetine kabul eylesin.Şüphesiz Rabbim her şeye kadirdir.
 

Necmeddin

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
24 Ocak 2006
Mesajlar
10,138
Aldığı Beğeniler
179
Konum
Batman
Takım
Diğer
Yüce Allah’tan (c.c.) temenni ve niyaz ediyorum ki bizi gerçek itikada ve teslimiyete muvaffak eylesin. Şeyh hazretlerinin (k.s.) adaplarıyla amel etmeye bizi muvaffak eylesin ve tüm amellerimizi kendi vechi kerimi hürmetine kabul eylesin.Şüphesiz Rabbim her şeye kadirdir.

amin abim RABBIm cc bizleri vefalı kılsın o gönül dostlarına
 

Hak-Aşığı

aşkına talibim ALLAH'ım
 
Üyelik Tarihi
8 Ağu 2008
Mesajlar
138
Aldığı Beğeniler
1
Konum
mardin
Takım
Galatasaray
RABBİM bizleri onlara layık eyleyip onların yolundan izinden gitmeyi nasip etsin
 

izzetin

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
3 Eki 2008
Mesajlar
47
Aldığı Beğeniler
0
Takım
Galatasaray
Selamlar..

2009 Kutlu Doğum çerçevesinde Suriye'nin Tel İrfan Beldesinde Şeyh Muhammed Muta (Kuddisesirruh) hazretlerinin katılımıyla Fahr-i Kainat, Hazreti Muhammed Mustafa (Aleyhi Salat-u Selam) Hazretlerinin Mevlidi ihya edilmiştir.Gerek Suriye ve çevredeki ülkelerden (Ürdün,Arabistan,Lübnan başta olmak üzere),gerekse Türkiye ve Avrupa'dan onbinlerin iştirak ettiği Kutlu Doğum Mevlidi'nde,çok sayıda tanınmış İslam Alimleride katıldı.

Nakşibendi-Haznevi Tarikatı'nın Mürşidi,Tarikat mensuplarının göz nuru,Yaratılmışların en hayırlısı olan Hz. Muhammed Mustafa (Aleyhi Salat-u Selam)'ın yolunda ilerlemek için insanların elinden tuttukları Kamil-i Mükemmel rehber olan Şeyh Muhammed Muta El-Haznevi (Kuddisesirruh) Hazretleri,Efendimiz (Aleyhi Salat-u Selam)'ın vasfını vermek ve O'nun güzel ve tertemiz sünnetini övmek üzere cemaate vaaz ve nasihatta bulundu.Hanif din olan İslam'ın gerektirdiği şartları ve vacipleri yerine getirmekte zorlandığımız bu meşakkatli dönemde,tek çarenin Efendimiz (Aleyhi Salat-u Selam)'ın sünnetine sımsıkı sarılmak olduğunu defalarca tekrarladı.Allah'ın (Azze ve Celle) Kur'an-ı Kerim'de,Efendimiz (Aleyhi Salat-u Selam) hakkında buyurduğu ayetleride hatırlatan Şeyh Hazretleri,ayrıca bunca zamandır yeryüzüne gelen nice büyük makamdaki hutebaların,alimlerin güç yetiremediği ve vasfını vermekten aciz kaldıkları Efendimiz (Aleyhi Salat-u Selam)'ın bu yüce ahlakını ilk önce kendi hayatımızda tatbik edip,daha sonra yakınımızdakilerle başlayarak elimizden geldiğince neşretmeye gayret etmemiz gerektiğini önemle vurguladılar.

Defalarca tekrarladıkları bir başka hususta,Efendimiz (Aleyhi Salat-u Selam)'ın mütevaziliği idi.Efendimiz (Aleyhi Salat-u Selam) öyle mütevazi ve fakir fukara düşkünüydiki,Allah'a dua ettiğinde "Ya Rabbi!beni Miskinlerle,fakirlerle haşr-u neşreyle." diye buyururdu.Ardından Şeyh Hazretleri bir Hadis-i Şerif'i anlattı;"Bir gün Efendimiz (Aleyhi Salat-u Selam)'ın yoldan geçerken birisiyle karşılaştı.Efendimiz (Aleyhi Salat-u Selam)'ı gören o şahıs birden titremeye ve heyecanlanmaya başladı.Bunu gören Hz. Peygamber (Aleyhi Salat-u Selam) ' Neden korkuyorsun ve heyecanlanıyorsun? Ben kimimki benden korkuyorsun? Ben öyle bir kadının evladıyım ki,daha ağzına taze et girmemiştir.(Eskiden Mekke halkı fakirlikten dolayı eti kurutur öyle yerlerdi).' diyerek kendisinin ne kadar mütevazi ve yumuşak tabiatlı olduğunu anlıyoruz"

Şeyh Hazretleri Vaaz ve Nasihatlerinde Efendimiz (Aleyhi Salat-u Selam) hakkında "El-Muallim Azim (Büyük öğretici ve rehber,Hulik el-Azim (Yaratılmışların en yücesi),Resul-i A'zam" gibi sıfatları sıkça kullanarak,Efendimiz (Aleyhi Salat-u Selam)'ın üstün meziyetlerinin takipçisi olduğu,O'na sevdalı ve davasına sadık olduğu oradaki bulunan binlerce insan tarafından açıkça müşahade edilmiştir.

Konuşmasının sonunda Haznevi Ailesinin iki esasını dile getirmeyi ihmal etmeyen Şeyh Muhammed Muta hazretleri,bunların "Siyasetle uzaktan yakından ilgilenmediğini" ve "Hiç bir şekilde ne burada ne de başka bir yerde mal ve dünya malı toplamadığını,insanların kendisine teklif etmeleri halinde bile kabul etmediğini" beyan etti.

Son olarak İslam Devletlerinin yöneticilerine Hak yolda,zalimlere karşı dimdik ayakta kalabilmeleri için Yüce Allah'tan muvaffakiyetler ve başarılar temmenisi ve niyazında bulundu.Bugün en yakınımızda bulunan Gazze vahşetinden can ve mal kaybı yaşayanlara da sabır ve sebat ihsan etmesi için Yüce Allah'a dua etti.
 

Sevgi_Cicegi

ResuL SewDaLisi..
 
Üyelik Tarihi
25 Kas 2008
Mesajlar
199
Aldığı Beğeniler
8
Konum
Asr-ı Saadet
Takım
Galatasaray
Değerli kardeşlerim,bizlere emredilenler kolay şeyler değildir.Bu iş kolay değildir.Gayret lazımdır.Çalışmak lazımdır. Eğer gayret ve çalışmak yoksa insan maneviyata ulaşamaz.Çünkü insanda yaptığı işin alametlerinin görünmesi gerekmektedir.Amel etmek,ilim öğrenmek, marifet sahibi olmak,Allah’ın (c.c.) rızasına kavuşmak isteyen kimse, buraya geldiği zaman mutlaka sadatın sohbetine kulak vermelidir.Şeyh hazretlerinin(k.s.) adabını dinlemeli ve öğrendiğiyle amel etmelidir.Amel bilgiden daha zordur.Amelden daha zor olan ise ihlastır.İhlas ; tüm hal ve hareketlerin Allah (c.c.) için olmasıdır.Allah’ın (c.c.) yüzü suyu hürmetine olmasıdır.Ben iyiyim, takvalıyım,müridim,muhlisim bunu görsünler diye olmamalıdır.Kibirlenmemek gerekmektedir.

Allah'u Ekber Rabbim bizleri Sadaatı-kiramdan Himmetinden ayırmasın ki kapısında Rabbime kul Resülümüze ümmet etmeyi layık etsin.Allah razı olsun kardeşim Tel-İrfanı yaşadım sayende...
 
Üst Alt