- Üyelik Tarihi
- 20 Ağu 2006
- Mesajlar
- 3,305
- Aldığı Beğeniler
- 26
- Takım
- Diğer
Ey râhat-i can isteyen kurbân olandir can sana
Bir kimse caninin rahatini istiyorsa o can kurban olmalidir. Âsikan sadikan, Hak yolunun kurbanlaridir. Bir hükümdar kurban bayraminin arifesinde kendisine: "Bana bir kurbanlik getirin," demisse padisaha gidecek olan kurbani binlerce koyunun içinden seçerler. Boynuzu kirik, ayagi topal, kuyrugu yamuk olan bir koyun, bir koç padisaha götürülür mü? Sürülerin, yüzlerin binlerin içinden seçiliyor. Boynuzu, kuyrugu, ayagi, boyu posu, gözleriyle fevkalâde güzel olacak. En mükemmel olacak. Arti bir de kurbani süslerler. Ondan sonra hünkâra takdim ederler.
Iste Allah da kendi adina kurbanlari, koçun yüzlerce binlerce sürüden seçildigi gibi bu insanlik sürüsünün içinden seçer. Buradaki kurban kelimesi, kurbiyet yani yakinlik anlamindadir. Akraba kelimesi de buradan gelir. Kuran-i Kerim'de:
"Onlar, Allah'a yakindirlar, yaklasiktirlar." (Vakia Suresi, ayet 11)
diye buyrulur.
Onlar dedigi, Allah dostlaridir. Onun için kim ki, canini kurban etmistir; o can rahattir ve canin rahatligi bununladir. Aslinda kurban bayramindaki inegi, danayi, koyunu kesiyoruz. Biçagi çaldigin zaman hiriltili bir ses çikar. O bir gülmedir; tebessümdür; mutluluktur. Onun ne oldugunu ona sormak lâzim. Çünkü o, vuslat anindadir. Insan, son nefeste de böyledir.
Yagma edersen varligin gider gönülden darligin
Yagma et! Neyi yagma edelim? Parayi, pulu mu? Hayir. Onlarin varligini yagma et. Onlarin sana verdigi gururu yagma et. Zenginsen zenginligin gururu var. Bu gururu at. At ki, rahat olasin. Niye? Emanettir. Mevkî, makam üç günlüktür. Servet, bugün sana verilir; yarin ona verilir. Allah'in elindedir. Çünkü Allah, diledigine servet verir. Bir hadis-i kudside:
"Ilmi isteyene, serveti diledigime veririm."
buyrulmustur.
O halde bunlarin hepsi emanettir. Emanet olan seyin gururuna niye kapilmaliyiz? Ziya Pasa, ne güzel buyurmus:
Bir kefendir akibet sermâye-i sah u gedâ
Pes buna magrur olan Mecnûn degil de ya nedir
Dokuz arsin kefenin gururuna kendini kaptirana cinnet getirmis demek lâzim. Baska götürecek bir seyi yok. Hep burada kaliyor. Bir oyuncagi üç gün oynayacaksin sonunda burada birakacaksin ve sen, o üç günlük oyuncagin gururuna kapiliyorsun; baska bir isle, ilimle, irfanla, faziletle, zevkle, sevkle, heyecanla coskuyla, hizmetle mesgul degilsin. Varsa da yoksa da çocugun elinde oynadigi oyuncak gibi sahibi oldugu sandigin seyin gururundasin. Bu konuda Kuran-i Kerim'de ne buyruluyor:
"Dünya, bir meta ve gururdan ibarettir. Herkes, kendinde var olanla
övünüyor" (Al-i Imran Suresi, ayet 185)
Övündügün seyi götürebiliyor musun? Hayir. Bu çocukça bir istir. Iste bu cinnettir; deliliktir. Gidenler ne götürmüsler?
Felegin kimseye dostlugu yoktur. Önce verir sonra geri alir. Geri verinceye kadar elinde tuttugun da emânettir. Bu üç günlük emanetin gururuna kapilmak ise cehalettir.
Sermâye bu yolda hemân
Teslim olur buna inan
Sidk ile Allah'a dayan
Etmez mi gör ihsan sana
Bir kimse caninin rahatini istiyorsa o can kurban olmalidir. Âsikan sadikan, Hak yolunun kurbanlaridir. Bir hükümdar kurban bayraminin arifesinde kendisine: "Bana bir kurbanlik getirin," demisse padisaha gidecek olan kurbani binlerce koyunun içinden seçerler. Boynuzu kirik, ayagi topal, kuyrugu yamuk olan bir koyun, bir koç padisaha götürülür mü? Sürülerin, yüzlerin binlerin içinden seçiliyor. Boynuzu, kuyrugu, ayagi, boyu posu, gözleriyle fevkalâde güzel olacak. En mükemmel olacak. Arti bir de kurbani süslerler. Ondan sonra hünkâra takdim ederler.
Iste Allah da kendi adina kurbanlari, koçun yüzlerce binlerce sürüden seçildigi gibi bu insanlik sürüsünün içinden seçer. Buradaki kurban kelimesi, kurbiyet yani yakinlik anlamindadir. Akraba kelimesi de buradan gelir. Kuran-i Kerim'de:
"Onlar, Allah'a yakindirlar, yaklasiktirlar." (Vakia Suresi, ayet 11)
diye buyrulur.
Onlar dedigi, Allah dostlaridir. Onun için kim ki, canini kurban etmistir; o can rahattir ve canin rahatligi bununladir. Aslinda kurban bayramindaki inegi, danayi, koyunu kesiyoruz. Biçagi çaldigin zaman hiriltili bir ses çikar. O bir gülmedir; tebessümdür; mutluluktur. Onun ne oldugunu ona sormak lâzim. Çünkü o, vuslat anindadir. Insan, son nefeste de böyledir.
Yagma edersen varligin gider gönülden darligin
Yagma et! Neyi yagma edelim? Parayi, pulu mu? Hayir. Onlarin varligini yagma et. Onlarin sana verdigi gururu yagma et. Zenginsen zenginligin gururu var. Bu gururu at. At ki, rahat olasin. Niye? Emanettir. Mevkî, makam üç günlüktür. Servet, bugün sana verilir; yarin ona verilir. Allah'in elindedir. Çünkü Allah, diledigine servet verir. Bir hadis-i kudside:
"Ilmi isteyene, serveti diledigime veririm."
buyrulmustur.
O halde bunlarin hepsi emanettir. Emanet olan seyin gururuna niye kapilmaliyiz? Ziya Pasa, ne güzel buyurmus:
Bir kefendir akibet sermâye-i sah u gedâ
Pes buna magrur olan Mecnûn degil de ya nedir
Dokuz arsin kefenin gururuna kendini kaptirana cinnet getirmis demek lâzim. Baska götürecek bir seyi yok. Hep burada kaliyor. Bir oyuncagi üç gün oynayacaksin sonunda burada birakacaksin ve sen, o üç günlük oyuncagin gururuna kapiliyorsun; baska bir isle, ilimle, irfanla, faziletle, zevkle, sevkle, heyecanla coskuyla, hizmetle mesgul degilsin. Varsa da yoksa da çocugun elinde oynadigi oyuncak gibi sahibi oldugu sandigin seyin gururundasin. Bu konuda Kuran-i Kerim'de ne buyruluyor:
"Dünya, bir meta ve gururdan ibarettir. Herkes, kendinde var olanla
övünüyor" (Al-i Imran Suresi, ayet 185)
Övündügün seyi götürebiliyor musun? Hayir. Bu çocukça bir istir. Iste bu cinnettir; deliliktir. Gidenler ne götürmüsler?
Felegin kimseye dostlugu yoktur. Önce verir sonra geri alir. Geri verinceye kadar elinde tuttugun da emânettir. Bu üç günlük emanetin gururuna kapilmak ise cehalettir.
Sermâye bu yolda hemân
Teslim olur buna inan
Sidk ile Allah'a dayan
Etmez mi gör ihsan sana