Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

seylan_54

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
23 Ocak 2011
Mesajlar
3,957
Aldığı Beğeniler
1,393
Hicret, tüm peygamberlerin hayatında var olan kutlu yürüyüşün adıdır. Hicret, O'nun olmanın göstergesidir. Hicret, O'na yöneliş ve yürüyüştür. Tıpkı "Ben Rabbime gidiyorum, O'na göç ediyorum" (29/26) diyen İbrahim peygamber gibi.

Hicret, tüm peygamberlerin hayatında var olan kutlu yürüyüşün adıdır. Hicret, O'nun olmanın göstergesidir. Hicret, O'na yöneliş ve yürüyüştür. Tıpkı "Ben Rabbime gidiyorum, O'na göç ediyorum" (29/26) diyen İbrahim peygamber gibi. Hz. Âdem’in cennetten dünyaya, dünyadan Allah'a yürüyüşü ile başlayan hicret, son Peygamberin Mekke'den Medine'ye hicreti ile devam etmiştir. Bu büyük hicretle, Müslümanlar devlet olmuşlar, Allah'ın dinini bir bütün olarak yaşama ve başkalarına ulaştırma imkânı elde etmişlerdir. Hicretle yeni arayışlara çıkılır, yeni kapılar aralanır.

Zira Allah'ın dini, hayatın bütün alanlarında, bütün kurumlarıyla yaşanması gereken bir bütündür. İşte hicret ilahî sistemin işleyişinin önündeki engelleri kaldırma eylemidir. Hicret, hak ile bâtılın birbirinden ayrışmasıdır. Nitekim Hz. Ömer zamanında Hz. Ali "Ey Ömer Hz. Peygamberin hicretini takvim başı yap. Çünkü o, hak ile batılı birbirinden ayırmıştır" diyerek bu gerçeği dile getirmiştir. Güçlü bir iman donanımından sonra, bu imanı bütünüyle dini hayata geçirmek için en uygun ortamı aramak ve oluşturmaktır hicret. Sızlanmalara son vermek, savunma mekanizmalarını bir kenara bırakıp yeni alternatifler oluşturmaktır. Hicrete erebilmek için, iman adamının inandığı gibi yaşama azim ve kararlılığı içerisinde olması gerekir. Bu uğurda sıkıntıları göze almak gerekir, gerektiğinde maldan, evlattan, anadan, babadan, eşten dosttan, yurttan ayrılmak ve hatta candan geçmek gerekir. İşte bu şuurda olanlar için Allah'ın arzı son derece geniştir (4/97-100) ve Allah, kendisini hesaba katarak yaşayanlara nice çıkış yolları açar ve hiç ummadıkları yerden onları rızıklandırır. (65/2-3) Kurbanın, bizi Allah'tan alıkoyan şeylerden kurtulmak olması gibi; hicret de bizi O'ndan alıkoyan şeylerden ayrılmaktır.

Hicret, asla görevden, insanlardan, yurttan, dünyadan kaçış değildir. Aksine o, uygun olmayan şartları uygun hale getirmek, kaybedilenleri yeniden kazanmak, mahv olanları kurtarmaktır. Hicrette Muhacir ve Ensar ruhunu yaşatmak vardır. Muhacirin fedakârlığını, Ensarın diğergamlığını yaşamaktır hicret. Kaynaşıp kardeş olmak, bir binanın tuğlaları gibi kenetlenmektir. Sonuçta ilâhî yardıma ve fethe ermektir hicret. Bu fetih elbette evvela gönüllerin fethi, sonra da yerlerin fethi olacaktır.

"Muhacirlik taslamayın, gerçek anlamda hicret edin" buyuran Hz. Peygamber "Gerçek muhâcir, haramlardan helallere göç eden kimsedir" diyerek hicretin sınırlarını en geniş bir biçimde ortaya koymuştur. Hicret ayında hicreti yeniden anlamaya çalışalım. Ensâr ve Muhacir ruhunu yaşatmaya gayret edelim. Nelerden/kimlerden ayrılmamız gerektiğini ve nelerle/kimlerle beraber olmamız gerektiğini belirleyelim.

Bizi O'ndan alıkoyan neyse onu tespit edip ondan ayrılalım. Nefis, şeytan, kötü huy, kötü arkadaş, kötü çevre vb. Hiç birini küçük görmeden ve basite almadan hayatımızdaki haramlara bir son verelim, yeni helallerle tanışalım. Günahın büyüğüne küçüğüne değil, kime karşı işlendiğine bakalım.

Sevabın büyüğü küçüğünü değil, kimin için işlendiğini düşünelim. Hz. Âdem’den Hz. Muhammed'e ve ondan günümüze muhâcirlik rütbesini kazananlara ne mutlu! Yüce Allah'ın rahmeti, O'nun uğruna hicret edenlerin üzerine olsun.

Ali AKPINAR
 

Beste

Dert etme Duâ et..
 
Üyelik Tarihi
13 Eki 2009
Mesajlar
11,177
Aldığı Beğeniler
18,751
Konum
Sessiz
Takım
Galatasaray
Allah razi olsun
 

Necmeddin

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
24 Ocak 2006
Mesajlar
10,138
Aldığı Beğeniler
179
Konum
Batman
Takım
Diğer
Hicret, asla görevden, insanlardan, yurttan, dünyadan kaçış değildir. Aksine o, uygun olmayan şartları uygun hale getirmek, kaybedilenleri yeniden kazanmak, mahv olanları kurtarmaktır. Hicrette Muhacir ve Ensar ruhunu yaşatmak vardır. Muhacirin fedakârlığını, Ensarın diğergamlığını yaşamaktır hicret. Kaynaşıp kardeş olmak, bir binanın tuğlaları gibi kenetlenmektir. Sonuçta ilâhî yardıma ve fethe ermektir hicret. Bu fetih elbette evvela gönüllerin fethi, sonra da yerlerin fethi olacaktır.
 

Geceler

Sükut_u Sonbahar
 
Üyelik Tarihi
11 Nis 2007
Mesajlar
24,205
Aldığı Beğeniler
22,175
Takım
Fenerbahçe
Cenab-i Hak razi olsun insaAllah kardesim ömrüne bereket tesekkürler
Selam ve Dualarimla......
 
Üst Alt